Tüm Duyurular

    3’er aylık Geçici vergi dönemleri bazında berat yükleme tercihinde bulunmak isteyen mükelleflerin,


    •Mali mühür veya elektronik imza ile e-Defter uygulamasına giriş yapıp “Bilgi Güncelle” kısmından “Berat Yükleme Tercihi” bölümünden; Aylık yükleme / Geçici vergi dönemleri bazında yükleme şeklinde seçimlerini yapmaları mümkün bulunmaktadır. 


    •Yapılan tercih 31/01/2020 tarihine kadar e-Defter uygulaması üzerinden güncellenebilir. Bu tarihten sonra yapılan seçimin değiştirilmesi mümkün bulunmamaktadır. 


    •Söz konusu yükleme tercihi, ilgili hesap dönemini kapsamakta olup, 2020/Ocak döneminden itibaren yüklenecek berat dosyaları için geçerli olacaktır. 


    •Tercihlerini 31/01/2020 tarihine kadar bildirmeyen mükellefler, 2020 hesap dönemi berat dosyaları için Aylık yükleme seçeneğini tercih etmiş olarak değerlendirilecektir. 


    İlgili duyuru ve tercihe göre Berat Yükleme dönemlerini aşağıdaki tablodan görebilirsiniz




    E-DEFTER BERATLARININ AYLIK VEYA GEÇİCİ VERGİ DÖNEMLERİ

    BAZINDA YÜKLENEBİLMESİNE İLİŞKİN

    DUYURU

    16/01/2020

    Bilindiği üzere, 19/10/2019 tarihli ve 30923 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 1 Sıra No'lu Elektronik Defter Genel Tebliğinde değişiklik yapan 3 Sıra No'lu Elektronik Defter Genel Tebliğin “4.3.4” bölümünde aylık dönemler için oluşturulacak e-Defterlerin berat dosyalarının aylık veya geçici vergi dönemleri bazında yüklenebilmesi imkanı getirilmiştir.

    Bu kapsamda;

    Geçici vergi dönemleri bazında berat yükleme tercihinde bulunmak isteyen mükelleflerin, mali mühür veya elektronik imza ile e-Defter uygulamasına giriş yapıp “Bilgi Güncelle” kısmından “Berat Yükleme Tercihi” bölümünden; Aylık yükleme / Geçici vergi dönemleri bazında yükleme şeklinde seçimlerini yapmaları mümkün bulunmaktadır.

    Yapılan tercih 31/01/2020 tarihine kadar e-Defter uygulaması üzerinden güncellenebilir. Bu tarihten sonra yapılan seçimin değiştirilmesi mümkün bulunmamaktadır.Söz konusu yükleme tercihi, ilgili hesap dönemini kapsamakta olup, 2020/Ocak döneminden itibaren yüklenecek berat dosyaları için geçerli olacaktır.

    Tercihlerini 31/01/2020 tarihine kadar bildirmeyen mükellefler, 2020 hesap dönemi berat dosyaları için Aylık yükleme seçeneğini tercih etmiş olarak değerlendirilecektir. Söz konusu mükellefler, berat dosyalarını ilgili olduğu ayı takip eden üçüncü ayın son gününe kadar (hesap döneminin son ayına ait berat dosyalarını, gelir veya kurumlar vergisi beyannamelerinin verildiği ayın son gününe kadar) yüklemek zorundadırlar.

    Duyurulur.

    Aylık yükleme tercihinde bulunulması durumunda, e-Defter berat dosyalarının yükleme sürelerini gösterir tablo için tıklayınız.

    Geçici vergi dönemleri bazında yükleme tercihinde bulunulması durumunda, e-Defter berat dosyalarının yükleme sürelerini gösterir tablo için tıklayınız.




    Muhtasar Ve Prim Hizmet Beyannamesi Uygulaması İle İlgili VUK 122 Nolu Sirküler

    13 Ocak 2020 tarihli ve 122 Sıra No.lu Vergi Usul Kanunu Sirküleri ile, vergi kanunlarına göre vergi kesintisi yapmak zorunda olanlar ile 5510 sayılı Kanuna göre sigortalıların prime esas kazanç ve hizmet bilgilerini bildirmekle yükümlü olanların, sadece hizmet erbabına ödenen ücretlerden yapılan vergi kesintilerini matrahlarıyla birlikte ve sigortalının sigorta primleri ve kazançları toplamı, meslek adları ve kodları ve prim ödeme gün sayılarını 1003B Beyanname kodlu Muhtasar ve Prim Hizmet Beyannamesi ile mevcut e-beyanname şifresinden ayrı olarak kullanıcı kodu, parola ve şifre alınması suretiyle elektronik ortamda gönderebilmelerine imkân sağlanmıştır.

    Söz konusu Sirkülere ulaşmak için tıklayınız.

    Şifre İle İlgili Yetki Tablosu için tıklayınız.

    TÜRMOB'un e-imza projesi kapsamında, odamız ile Elektronik Bilgi Güvenliği A.Ş. ( e-güven) arasında anlaşma imzalanmıştır.

    Anlaşma gereği e-imza almak isteyen meslek mensubu , aday meslek mensubu ve TÜRMOB üyesi olmayan gerçek kişiler (avukat, doktor, veteriner hekim gibi),

     www.turmobeimza.com.tr web sayfasından online başvuru ve ödemelerini gerçekleştirdikten sonra, odamıza bizzat kendileri gelerek hiç zaman kaybetmeden e-imzalarını teslim alabileceklerdir.

    TÜRMOB üyesi olmayan gerçek kişilerin başvuru sonrası sertifika sözleşmesini doldurarak odamıza teslim etmeleri gerekmektedir.

    Not: Yasa gereği e-imzanın kişinin kendisine teslim edilmesi zorunlu olduğundan başkası adına teslim alınması mümkün değildir.




    e-Fatura ve e-Arşiv Fatura uygulamalarına kayıtlı bulunan ve ÖKC kullanma mecburiyeti bulunmayan mükellefler ile Güvenli Mobil Ödeme Sisteminden yararlanan mükelleflerce, 500 TL’ye kadar olan satışlarına NİHAİ TÜKETİCİ olarak e-Arşiv Fatura düzenleyebilirler.


    10 Ocak 2020 CUMA

    Resmî Gazete

    Sayı : 31004

    TEBLİĞ

    Hazine ve Maliye Bakanlığı (Gelir İdaresi Başkanlığı)’ndan:

    VERGİ USUL KANUNU GENEL TEBLİĞİ (SIRA NO: 509)’NDE
    DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR TEBLİĞ (SIRA NO: 515)


    MADDE 1 – 19/10/2019 tarihli ve 30923 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği (Sıra No: 509)’nin “V.2. Belgelerin Elektronik Ortamda Oluşturulması” başlıklı bölümünün yedinci paragrafı aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
    “e-Fatura ve e-Arşiv Fatura uygulamalarına kayıtlı bulunan ve 30/9/2017 tarihli ve 30196 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan 483 Sıra No.lu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliğinin 6 ncı maddesinin birinci fıkrasında belirtilen şartları sağlayarak ÖKC kullanımından muafiyeti bulunan mükellefler ile 1/6/2019 tarihli ve 30791 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan 507 Sıra No.lu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliğinde belirtilen Güvenli Mobil Ödeme ve Elektronik Belge Yönetim Sisteminden yararlanan mükelleflerce, vergiler dahil toplam satış tutarı 500 TL’ye kadar olan perakende mal ve hizmet satışlarına ait düzenlenen e-Arşiv Faturanın “müşterinin adı, ticaret unvanı, adresi, vergi dairesi ve hesap numarası” bilgileri yerine, müşterinin adı bölümünde “NİHAİ TÜKETİCİ” açıklamasına yer verilerek düzenlenmesi de mümkün olup bu şekilde düzenlenen e-Arşiv Faturalar perakende satış fişi veya ÖKC fişi olarak kabul edilecektir. Başkanlık, bu kapsamda düzenlenecek e-Arşiv Faturaların düzenlenmesinde uyulacak usul ve esaslar ile şekli, formatı, içeriği ve uygulamaya yönelik diğer hususları ebelge.gib.gov.tr adresinde yayımlanacak kılavuzlarla belirlemeye yetkilidir.”

    MADDE 2 – Bu Tebliğ yayımı tarihinde yürürlüğe girer.

    MADDE 3 – Bu Tebliğ hükümlerini Hazine ve Maliye Bakanı yürütür.

     

    Tebliğin Yayımlandığı Resmî Gazete'nin

    Tarihi

    Sayısı

    19/10/2019

    30923


     

     

    10 Ocak 2020 tarih ve 31004 sayılı Resmi Gazete'de yayınlanan Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği (Sıra No: 509)’nde Değişiklik Yapılmasına Dair Tebliğ (Sıra No: 515) görüntülemek için tıklayınız 

    04 Nisan - 13 Nisan 2020 tarihlerinde yapılacak olan 2020-1 Dönem YMM Sınavı ile ilgili duyuruya aşağıdaki DOSYALAR bölümünden ulaşabilirsiniz.

    ÖZET:

    01/1/2020 tarihinden itibaren ülkenin tamamında Muhtasar ve Prim Hizmet Hizmet Beyannamesi uygulamasına geçildiğinden, 5018 sayılı Kanuna ekli (I) sayılı cetvelde sayılan kamu idareleri hariç olmak üzere 2020/Ocak ayından itibaren e-Bildirge üzerinden aylık prim ve hizmet belgesi verilemeyecektir. 2020/Ocak ayından itibaren sigortalıların prime esas kazanç ve hizmetleri yetkili vergi dairesine verilecek Muhtasar ve Prim Hizmet beyannamesi ile SGK’ ya bildirilecektir.

    İlgili TÜRMOB Mevzuat Sirkülerini (2020/30) görüntülemek için tıklayınız

    “Muhtasar ve Prim Hizmet Beyannamesi Hakkında” e-Bildirge Sistemindeki Duyuru…>>>

    DUYURU


         Bilindiği üzere “Muhtasar ve Prim Hizmet Beyannamesinin” ortak alınması ile ilgili, 18.02.2017 tarih ve 29983 sayılı Resmi Gazetede yayınlanan Genel Tebliğ hükümlerine göre, söz konusu uygulamaya 1/1/2020 tarihinden itibaren (2020/Ocak ayı Muhtasar ve Prim Hizmet Beyannamesi ile birlikte) tüm ülke çapında geçilmiş olup, 5018 sayılı Kanuna ekli (I) sayılı cetvelde sayılan kamu idareleri (SGK işyeri tescil kütüklerinde faaliyette bulunulan alan kısmı “Genel Bütçe Kapsamında” olarak işaretlenenler) hariç olmak üzere 2020/Ocak ayından itibaren e-Bildirge üzerinden aylık prim ve hizmet belgesi alınmayacaktır.

         İşyerinizin 5018 sayılı Kanuna ekli (I) sayılı cetvelde sayılan kamu idarelerinden biri olmasına rağmen e-Bildirge üzerinden aylık prim ve hizmet belgesi gönderemiyor iseniz tescil bilgilerinizin güncellenmesi amacıyla işyerinizin işlem gördüğü sosyal güvenlik il müdürlüğüne/sosyal güvenlik merkezine müracaat etmeniz gerekmektedir.

         Diğer taraftan, e-Bildirge üzerinden aylık prim ve hizmet belgesi gönderecek işverenlerimizin 2020/Ocak ayından itibaren e-Bildirge v.1 yerine e-Bildirge v.2 uygulamasını kullanmaları gerekmektedir. e-Bildirge v.2 uygulamasına https://ebildirge.sgk.gov.tr/EBildirgeV2 adresinden ulaşılabilir.
    Kamuoyuna saygıyla duyurulur.

    8 Ocak 2020 Tarih ve 31002 Sayılı Resmi Gazetede Yayınlanan 2040 Sayılı Cumhurbaşkanı Kararı

    Bağ-Kur ve GSS prim borcu olanlar ve bakmakla yükümlü olduğu kişiler 31.12.2020 tarihine kadar Sağlık Bakanlığı ve Devlet Üniversitelerinin Hastanelerinden sağlık yardımı alabileceklerdir.

    8 Ocak 2020 tarih ve 31002 Sayılı Resmi Gazetede yayınlanan " 8/1/2002 Tarihli ve 4736 Sayılı Kanunun 1 inci Maddesinin Birinci Fıkrası Hükmünden Muaf Tutulacakların Tespitine Dair 28/1/2002 Tarihli ve 2002/3654 Sayılı Bakanlar Kurulu Kararında Değişiklik Yapılmasına İlişkin Karar (Karar Sayısı: 2040)" görüntülemek için tıklayınız..

    Kuyumcularda Fatura Kesme Mecburiyeti Sınırı VUK. 514 sayılı Tebliği ile 4.200.-TL’ye çıkarılmıştır.

    Kuyumcularda Fatura Kesme Mecburiyeti Sınırı VUK. 514 sayılı Tebliği ile 4.200.-TL’ye çıkarılmıştır.


    4 Ocak 2020 CUMARTESİ

    Resmî Gazete

    Sayı : 30998

    TEBLİĞ

    Hazine ve Maliye Bakanlığı (Gelir İdaresi Başkanlığı)’ndan:

    VERGİ USUL KANUNU GENEL TEBLİĞİ
    (SIRA NO: 514)
    Amaç ve kapsam
    MADDE 1 – (1) Bu Tebliğin amaç ve kapsamını; kuyumculuk, sarraflık ve mücevheratçılık gibi işlenmiş kıymetli maden ve kıymetli taş alım satımında bulunan mükelleflerin gerçekleştirmiş oldukları işlenmiş kıymetli maden ve kıymetli taşlar ile bunlardan mamul eşya satışlarında fatura düzenleme zorunluluklarında değişiklik yapılması oluşturmaktadır.
    Dayanak
    MADDE 2 – (1) Bu Tebliğ, 4/1/1961 tarihli ve 213 sayılı Vergi Usul Kanununun mükerrer 257 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendine dayanılarak hazırlanmıştır.
    Tanımlar
    MADDE 3 – (1) Bu Tebliğ uygulamasında;
    a) 213 sayılı Kanun: 4/1/1961 tarihli ve 213 sayılı Vergi Usul Kanununu,
    b) 32 sayılı Karar: 11/8/1989 tarihli ve 20249 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Türk Parası Kıymetini Koruma Hakkında 32 Sayılı Kararı,
    c) Kıymetli maden: 32 sayılı Kararın 2 nci maddesinde her tür ve şekilde altın, gümüş, platin ve paladyum şeklinde tanımlanan madenleri,
    ç) Kıymetli taş: 32 sayılı Kararın 2 nci maddesinde elmas, pırlanta, yakut, zümrüt, topaz, safir, zebercet ve inci şeklinde tanımlanan taşları,
    ifade eder.
    Kuyumculuk, sarraflık ve mücevheratçılık faaliyetinde bulunanların kuyum satışlarında fatura düzenleme mecburiyeti
    MADDE 4 – (1) Kuyumculuk, sarraflık ve mücevheratçılık gibi işlenmiş kıymetli maden ve kıymetli taş alım satımında bulunan mükelleflerce gerçekleştirilen işlenmiş kıymetli maden ve kıymetli taşlar ile bunlardan mamul eşya satışları bakımından 213 sayılı Kanunun 232 nci maddesinin ikinci fıkrasında yer alan fatura düzenleme mecburiyetine ilişkin haddin, mezkûr fıkrada yer alan ve işlemin gerçekleştiği yıla ait olan haddin 3 katı olarak uygulanması uygun görülmüştür.
    (2) Birinci fıkrada belirtilen düzenlemenin, söz konusu malların satışını 379, 385 ve 424 Sıra No.lu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliğlerinde açıklandığı şekilde tevsik etmek zorunda olanların bu kapsamda düzenlemek zorunda oldukları belgelere bir etkisi bulunmamaktadır.
    (3) Kuyumculuk, sarraflık ve mücevheratçılık gibi işlenmiş kıymetli maden ve kıymetli taş alım satımında bulunan mükelleflerin bu nitelikte olmayan başka faaliyetlerinin de (beyaz eşya alım-satımı, kafe işletmesi gibi) bulunması, bu Tebliğ düzenlemesinden yararlanılmasına engel teşkil etmez. Ancak bu faaliyetlere ilişkin olarak düzenlenmesi gereken faturalar bakımından 213 sayılı Kanunun 232 nci maddesinin ikinci fıkrasında yer alan had dikkate alınır.
    Yürürlük
    MADDE 5 – (1) Bu Tebliğ 1/1/2020 tarihinden geçerli olmak üzere yayımı tarihinde yürürlüğe girer.
    Yürütme
    MADDE 6 – (1) Bu Tebliğ hükümlerini Hazine ve Maliye Bakanı yürütür.

     


    Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği (Sıra No: 514) görüntülemek için tıklayınız. 

    02 Ocak 2020 Tarihli ve 30996 Sayılı Resmi Gazete 1. Mükerrer Gazete 1994 Sayılı Cumhurbaşkanı Kararı

    02 Ocak 2020 Tarihli ve 30996 Sayılı 1. Mükerrer Resmi Gazete de yayımlanan "Mal ve Hizmetlere Uygulanacak Katma Değer Vergisi Oranlarının Tespitine İlişkin Kararda Değişiklik Yapılmasına Dair Karar (Karar Sayısı: 1994)" görüntülemek için tıklayınız


    MALİ MÜHRÜ HENÜZ TESLİM EDİLMEYEN MÜKELLEFLERİN DİKKATİNE


    Başkanlığımıza yansıyan olaylardan 454 ve 509 Sıra Nolu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliğleri kapsamında, 01.01.2020 tarihi itibarıyla e-Defter uygulamasına geçmek zorunda olan mükelleflerimizin Mali Mühür sertifikası edinme sürecinde, çeşitli nedenlerle gecikmeler yaşandığı anlaşılmıştır. 


    01.01.2020 tarihi itibarıyla e-Defter uygulamasına geçecek mükelleflerimizden; Mali Mühür Sertifikası 31.12.2019 tarihine kadar teslim edilmeyenler, Ocak ayı içinde e-Defter uygulamasına başvurmaları halinde, uygulamaya başlama tarihi olarak 01.01.2020 tarihini seçebileceklerdir.


    Kamuoyuna önemle duyurulur

    3065 Sayılı Katma Değer Vergisi Kanununun Geçici 37 nci Maddesi ile 5520 Sayılı Kurumlar Vergisi Kanununun Geçici 9 uncu Maddesinin Uygulanma Süreleri Hakkında Karar (Karar Sayısı: 1950)

    Her bir bölgede uygulanmak için, Teşvik Belgeli Yatırımlarda, Yatırıma Katkı Oranına 15 puan ilave edilmiştir. Yatırım Teşvik Belgeli inşaat işleri nedeniyle yüklenilen KDV’nin iadesine 2020 ve 2021’de de devam edilecektir.

    3065 Sayılı Katma Değer Vergisi Kanununun Geçici 37 nci Maddesi ile 5520 Sayılı Kurumlar Vergisi Kanununun Geçici 9 uncu Maddesinin Uygulanma Süreleri Hakkında Karar (Karar Sayısı: 1950)

    30 Aralık 2019 tarihli ve 30994 sayılı Resmi Gazete'de yayınlanan 1950 sayılı Cumhurbaşkanı Kararını görüntülemek için tıklayınız.

    1948 Sayılı Cumhurbaşkanı Kararı

    193 Sayılı Gelir Vergisi Kanununun Geçici 90 ıncı Maddesinin Birinci, Üçüncü ve Altıncı Fıkralarında Yer Alan Sürelerin, Bitim Tarihlerinden İtibaren 6 Ay Uzatılması Hakkında Karar (Karar Sayısı: 1948)

    30 Aralık 2019 tarihli ve 30994 sayılı Resmi Gazete'de yayınlanan 1948 sayılı Cumhurbaşkanı Kararını görüntülemek için tıklayınız.


    Tahsilat Genel Tebliği ( Seri: C Sıra No:5 )

    30 Aralık 2019 PAZARTESİ

    Resmî Gazete

    Sayı : 30994

    TEBLİĞ

    Hazine ve Maliye Bakanlığı (Gelir İdaresi Başkanlığı)’ndan:
    TAHSİLAT GENEL TEBLİĞİ
    (SERİ: C SIRA NO: 5)
    Tecil faizi
    MADDE 1 – 21/7/1953 tarihli ve 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanunun 48 inci maddesi ile Bakanlığımıza tanınan yetkiye istinaden, halen yıllık %19 olarak uygulanmakta olan tecil faizi oranı bu Tebliğin yayımı tarihinden itibaren yıllık %15 olarak belirlenmiştir.
    Bundan böyle, 6183 sayılı Kanunun 48 inci maddesine istinaden bu Tebliğin yayımı tarihinden itibaren yapılacak müracaatlara dayanılarak tecil edilen amme alacaklarına yıllık  %15 oranında tecil faizi uygulanacaktır.
    Bu Tebliğin yayımı tarihinden önceki müracaatlara dayanılarak tecil edilecek olan amme alacaklarına, müracaat tarihlerinden bu Tebliğin yayımı tarihine kadar (bu tarih hariç) geçen süre için geçerli olan oranda, bu Tebliğin yayımı tarihinden itibaren de yıllık %15 oranında tecil faizi uygulanması gerekmektedir.
    Aynı şekilde, bu Tebliğin yayımı tarihinden önce tecil edilmiş ve tecil şartlarına uygun olarak ödenmekte olan amme alacaklarının bu Tebliğin yayımı tarihinden sonra ödenmesi gereken taksit tutarlarına, bu Tebliğin yayımı tarihine kadar (bu tarih hariç) geçen süre için geçerli olan oranlarda, bu Tebliğin yayımı tarihinden itibaren de yıllık %15 oranında tecil faizi uygulanacaktır.
    Diğer taraftan, 6183 sayılı Kanunun 48 inci maddesine göre belirlenen tecil faizinin belirli yüzdesi esas alınarak anılan Kanunun 48/A maddesine göre tecil edilen alacaklar için hesaplanan tecil faizi oranı da bu Tebliğle belirlenen oran ve uygulama esasları dikkate alınarak tespit edilecektir.
    Tecil faizi, Seri: A Sıra No: 1 Tahsilat Genel Tebliğinde yer alan esaslar doğrultusunda hesaplanacaktır.
    Yürürlük
    MADDE 2 – Bu Tebliğ yayımı tarihinde yürürlüğe girer.
    Yürütme
    MADDE 3 – Bu Tebliğ hükümlerini Hazine ve Maliye Bakanı yürütür.

     

    30 Aralık 2019 tarihli ve 30994 sayılı Resmi Gazete'de yayınlanan Tahsilat Genel Tebliği (Seri:C Sıra No:5)'igörüntülemek için tıklayınız.

    27 Aralık 2019 CUMA

    Resmî Gazete

    Sayı : 30991 (2. Mükerrer)

    TEBLİĞ

    Hazine ve Maliye Bakanlığı (Gelir İdaresi Başkanlığı)’ndan:

    KATMA DEĞER VERGİSİ GENEL UYGULAMA TEBLİĞİNDE
    DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR TEBLİĞ
    (SERİ NO: 29)
    MADDE 1 – 26/4/2014 tarihli ve 28983 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Katma Değer Vergisi Genel Uygulama Tebliğinin (III/B-3.) bölümünün sekizinci paragrafında yer alan “2019 yılı için 14.100 TL” ibaresinden sonra gelmek üzere “, 2020 yılı için 17.300 TL” ibaresi eklenmiştir.
    MADDE 2 – Bu Tebliğ 1/1/2020 tarihinde yürürlüğe girer.

    MADDE 3 – Bu Tebliğ hükümlerini Hazine ve Maliye Bakanı yürütür.

    İlgili TÜRMOB Mevzuat Sirkülerini (2019/189) görüntülemek için tıklayınız

    İlgili tebliği görüntülemek için tıklayınız.


    27 Aralık 2019 CUMA

    Resmî Gazete

    Sayı : 30991 (2. Mükerrer)

    TEBLİĞ

    Hazine ve Maliye Bakanlığı (Gelir İdaresi Başkanlığı)’ndan:
    DAMGA VERGİSİ KANUNU GENEL TEBLİĞİ
    (SERİ NO: 64)
    Amaç ve kapsam
    MADDE 1 – (1) Bu Tebliğin amacı, 1/7/1964 tarihli ve 488 sayılı Damga Vergisi Kanununun 14 üncü maddesinde yer alan azami tutarın ve Damga Vergisi Kanununa ekli (1) sayılı tabloda yer alan maktu vergilerin yeniden değerleme oranına göre belirlenerek tespit ve ilan edilmesidir.
    Dayanak
    MADDE 2 – (1) Bu Tebliğ, 488 sayılı Kanunun 14 üncü maddesinin birinci fıkrası ve mükerrer 30 uncu maddesinin birinci fıkrası hükümlerine dayanılarak hazırlanmıştır.
    Maktu damga vergisi tutarları ile azami tutarın belirlenmesi
    MADDE 3 – (1) Bakanlığımızca 2019 yılı için yeniden değerleme oranı % 22,58 (yirmiiki virgül ellisekiz) olarak tespit edilmiş ve 23/12/2019 tarihli ve 30987 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği (Sıra No: 512) ile ilan edilmiş bulunmaktadır.
    (2) 488 sayılı Kanunun mükerrer 30 uncu maddesinin birinci fıkrası hükmü gereğince, Kanuna ekli (1) sayılı tabloda yer alan ve 63 Seri No’lu Damga Vergisi Kanunu Genel Tebliği ile tespit edilen maktu vergiler, (maktu ve nispi vergilerin asgari ve azami miktarlarını belirleyen hadler dahil), yeniden değerleme oranında artırılmış ve 1/1/2020 tarihinden itibaren uygulanacak miktarları Tebliğ ekindeki (1) sayılı tabloda gösterilmiştir.
    (3) 488 sayılı Kanunun 14 üncü maddesinin birinci fıkrasında yer alan her bir kağıttan alınacak damga vergisine ilişkin üst sınır yeniden değerleme oranında artırılmış ve 1/1/2020 tarihinden itibaren 3.239.556,40 Türk Lirası olmuştur.
    Yürürlük
    MADDE 4 – (1) Bu Tebliğ 1/1/2020 tarihinde yürürlüğe girer.
    Yürütme
    MADDE 5 – (1) Bu Tebliğ hükümlerini Hazine ve Maliye Bakanı yürütür.

    Ekleri için tıklayınız


    İlgili tebliği görüntülemek için tıklayınız.

    27 Aralık 2019 CUMA

    Resmî Gazete

    Sayı : 30991 (2. Mükerrer)

    TEBLİĞ

    Hazine ve Maliye Bakanlığı (Gelir İdaresi Başkanlığı)’ndan:
    GELİR VERGİSİ GENEL TEBLİĞİ
    (SERİ NO: 310)


    BİRİNCİ BÖLÜM
    Amaç ve Yasal Düzenlemeler
    Amaç
    MADDE 1 – (1) Bu Tebliğin amacı, 31/12/1960 tarihli ve 193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun 21, 23/8, 23/10, 31, 40/1, 40/7, 47, 48, 68, mükerrer 80, 82, 86, 89/15, 103 ve mükerrer 121 inci maddelerinde yer alan ve yeniden değerleme oranında artırılan maktu had ve tutarlar, basit usule tabi mükelleflerde toplu belge düzenleme uygulaması ile 1/1/2006 tarihinden önce ihraç edilen bir kısım menkul kıymetlerden 2019 takvim yılında elde edilen menkul sermaye iradının beyanında dikkate alınacak indirim oranı uygulamasına ilişkin hususların açıklanmasıdır.
    Yasal düzenlemeler
    MADDE 2 – (1) 193 sayılı Kanunun mükerrer 121 inci maddesinde;
    “…
    Birinci fıkrada yer alan tutar, her yıl bir önceki yıla ilişkin olarak 213 sayılı Vergi Usul Kanunu hükümlerine göre belirlenen yeniden değerleme oranında artırılmak suretiyle uygulanır. Bu şekilde hesaplanan tutarın %5'ini aşmayan kesirler dikkate alınmaz. Cumhurbaşkanı, birinci fıkrada yer alan oranı ve tutarı iki katına kadar artırmaya, sıfıra kadar indirmeye, kanuni oran ve tutarına getirmeye; Maliye Bakanlığı, maddenin uygulanmasına ilişkin usul ve esasları belirlemeye yetkilidir.”
    hükmü yer almaktadır.
    (2) 193 sayılı Kanunun mükerrer 123 üncü maddesinde;
    “…
    2. Bu Kanunun 19, 21, 23/8, 23/10, 31, 40/1, 40/7, 47, 48, 68, mükerrer 80, 82 ve 86 ncı maddeleri ile 89 uncu maddesinin birinci fıkrasının (15) numaralı bendinde yer alan maktu had ve tutarlar, her yıl bir önceki yıla ilişkin olarak Vergi Usul Kanunu hükümlerine göre belirlenen yeniden değerleme oranında artırılmak suretiyle uygulanır. Bu şekilde hesaplanan maktu had ve tutarların % 5'ini aşmayan kesirler dikkate alınmaz. Cumhurbaşkanı, bu surette tespit edilen had ve tutarları % 50'sine kadar artırmaya veya indirmeye yetkilidir.
    3. Bu Kanunun 103 üncü maddesinde yer alan vergi tarifesinin gelir dilim tutarları hakkında, bu maddenin (2) numaralı fıkrası uygulanır.”
    hükmü yer almaktadır.
    İKİNCİ BÖLÜM
    Yeniden Değerleme Oranında Artırılan Had ve Tutarlar
    Yeniden değerleme oranında artırılan had ve tutarlar
    MADDE 3 – (1) 193 sayılı Kanunun mükerrer 123 üncü maddesi hükmü uyarınca, aynı Kanunun 21, 23/8, 23/10, 31, 40/1, 40/7, 47, 48, 68, mükerrer 80, 82, 86, 89/15 ve 103 üncü maddelerinde yer alan ve 2019 yılında uygulanan had ve tutarlar 23/12/2019 tarihli ve 30987 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği (Sıra No: 512) ile 2019 yılı için % 22,58 (yirmiiki virgül ellisekiz) olarak tespit edilen yeniden değerleme oranında artırılması suretiyle belirlenerek 2020 takvim yılında uygulanacak olan had ve tutarlar aşağıdaki şekilde tespit edilmiştir.
    (2) 2020 takvim yılında uygulanmak üzere 193 sayılı Kanunun;
    a) 21 inci maddesinin birinci fıkrasında yer alan mesken kira gelirleri için uygulanan istisna tutarı 6.600 TL,
    b) 23 üncü maddesinin birinci fıkrasının (8) numaralı bendinde yer alan, işverenlerce işyeri veya işyerinin müştemilatı dışında kalan yerlerde hizmet erbabına yemek verilmek suretiyle sağlanan menfaatlere ilişkin istisna tutarı 23 TL,
    c) 23 üncü maddesinin birinci fıkrasının (10) numaralı bendinde yer alan, işverenlerce hizmet erbabının işyerine gidip gelmesi için sağlanan menfaatlere ilişkin istisna tutarı 12 TL,
    ç) 31 inci maddesinin ikinci fıkrasında yer alan engellilik indirimi tutarları;
    - Birinci derece engelliler için 1.400 TL,
    - İkinci derece engelliler için   790 TL,
    - Üçüncü derece engelliler için  350 TL,
    d) 40 ıncı maddesinin birinci fıkrasının;
    - (1) numaralı bendinde yer alan gider olarak indirim konusu yapılabilecek özel tüketim vergisi ve katma değer vergisinin toplam tutarı 140.000 TL,
    - (7) numaralı bendinde yer alan amortisman olarak indirim konusu yapılabilecek tutar; özel tüketim vergisi ve katma değer vergisi hariç 160.000 TL, vergilerin maliyet bedeline eklendiği veya binek otomobilin ikinci el olarak iktisap edildiği hallerde 300.000 TL,
    e) 47 nci maddesinin birinci fıkrasının (2) numaralı bendinde yer alan yıllık kira bedeli toplamı;
    - Büyükşehir belediye sınırları içinde 11.000 TL,
    - Diğer yerlerde 7.000 TL,
    f) 48 inci maddesinin birinci fıkrasında yer alan hadler;
    - (1) numaralı bent için 140.000 TL ve 220.000 TL,
    - (2) numaralı bent için 70.000 TL,
    - (3) numaralı bent için 140.000 TL,
    g) 68 inci maddenin birinci fıkrasının;
    - (4) numaralı bendinde yer alan amortisman olarak indirim konusu yapılabilecek tutar; özel tüketim vergisi ve katma değer vergisi hariç 160.000 TL, vergilerin maliyet bedeline eklendiği veya binek otomobilin ikinci el olarak iktisap edildiği hallerde 300.000 TL,
    - (5) numaralı bendinde yer alan gider olarak indirim konusu yapılabilecek özel tüketim vergisi ve katma değer vergisinin toplam tutarı 140.000 TL,
    ğ) Mükerrer 80 inci maddesinin üçüncü fıkrasında yer alan değer artışı kazançlarına ilişkin istisna tutarı 18.000 TL,
    h) 82 nci maddesinin ikinci fıkrasında yer alan arızi kazançlara ilişkin istisna tutarı 40.000 TL,
    ı) 86 ncı maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin (d) alt bendinde yer alan tevkifata ve istisnaya konu olmayan menkul ve gayrimenkul sermaye iratlarına ilişkin beyanname verme sınırı 2.600 TL,
    i) 89 uncu maddesinin birinci fıkrasının (15) numaralı bendinde yer alan basit usule tabi mükellefler için kazanç indirimi tutarı 13.000 TL,
    olarak tespit edilmiştir.
    (3) 193 sayılı Kanunun 103 üncü maddesinin birinci fıkrasında yer alan gelir vergisine tabi gelirlerin vergilendirilmesinde esas alınan tarife, 2020 takvim yılı gelirlerinin vergilendirilmesinde esas alınmak üzere aşağıdaki şekilde yeniden belirlenmiştir:


    (4) 193 sayılı Kanunun mükerrer 121 inci maddesi hükmü uyarınca, anılan maddenin birinci fıkrasında yer alan tutar, 1/1/2020 tarihinden itibaren verilmesi gereken yıllık gelir ve kurumlar vergisi beyannamelerinde uygulanmak üzere 1.400.000 TL olarak tespit edilmiştir.
    ÜÇÜNCÜ BÖLÜM
    Basit Usulde Vergilendirme ile İlgili Hususlar
    Kar hadleri emsallerine göre düşük olarak tespit edilmiş bulunan emtia için özel hadler
    MADDE 4 – (1) Milli piyango bileti, akaryakıt, şeker ve bunlar gibi kar hadleri emsallerine göre düşük olarak tespit edilmiş bulunan emtia için özel hadler belirleme yetkisi 193 sayılı Kanunun 48 inci maddesi ile Maliye Bakanlığına verilmiştir. Bu yetki kullanılarak 2019 yılı için 31/12/2018 tarihli ve 30642 üçüncü mükerrer sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Gelir Vergisi Genel Tebliği (Seri No: 305) ile belirlenen tutarlar yeniden artırılmıştır.
    (2) Buna göre, anılan maddelerin ticaretini yapanların, 2020 takvim yılında da basit usulden yararlanabilmeleri için alış, satış veya hasılatlarının 31/12/2019 tarihi itibarıyla aşağıda belirtilen hadleri aşmaması gerekmektedir:


    (3) Belirtilen bu malların alım satımı ile uğraşanlar hakkında, basit usulün özel şartları bakımından yukarıdaki hadler dikkate alınmak suretiyle, 2/5/1982 tarihli ve 17682 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Gelir Vergisi Genel Tebliği (Seri No:136)’ndeki hesaplamalar doğrultusunda işlem yapılacaktır.
    Basit usule tabi mükelleflerde gün sonunda toplu belge düzenleme uygulaması
    MADDE 5 – (1) Basit usulde vergilendirilen mükelleflerle ilgili 6/12/1998 tarihli ve 23545 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Gelir Vergisi Genel Tebliği (Seri No:215) ile getirilen, belge vermedikleri günlük hasılatları için gün sonunda tek bir fatura düzenlenmesine ilişkin uygulamanın, 31/12/2020 tarihine kadar devam etmesi Vergi Usul Kanununun mükerrer 257 nci maddesinin Bakanlığımıza verdiği yetkiye istinaden uygun görülmüştür.
    DÖRDÜNCÜ BÖLÜM
    Menkul Sermaye İradının Beyanında İndirim Oranı Uygulaması
    2019 takvim yılında elde edilen bir kısım menkul sermaye iradının beyanında dikkate alınacak indirim oranı uygulaması
    MADDE 6 – (1) 193 sayılı Kanunun 76 ncı maddesinin 5281 sayılı Kanunun 44 üncü maddesiyle yürürlükten kaldırılan ikinci fıkrasında, 193 sayılı Kanunun 75 inci maddesinin ikinci fıkrasının (5), (6), (7), (12) ve (14) numaralı bentlerinde yer alan menkul sermaye iratlarına (döviz cinsinden açılan hesaplara ödenen faiz ve kâr payları, dövize, altına veya başka bir değere endeksli menkul kıymetler ile döviz cinsinden ihraç edilen menkul kıymetlerden elde edilenler hariç) fıkrada belirtilen indirim oranının uygulanması suretiyle bulunacak kısmın, bu iratların beyanı sırasında indirim olarak dikkate alınacağı belirtilmişti.
    (2) 193 sayılı Kanunun indirim oranı uygulamasına yönelik 76 ncı maddesinin ikinci fıkrası 1/1/2006 tarihinden itibaren elde edilen gelirlere uygulanmak üzere 5281 sayılı Kanunla yürürlükten kaldırılmakla birlikte, anılan Kanunun geçici 67 nci maddesinin dokuzuncu fıkrası hükmü gereğince 1/1/2006 tarihinden önce ihraç edilen her nevi tahvil ve Hazine bonolarından elde edilen gelirlerin vergilendirilmesinde 31/12/2005 tarihinde yürürlükte olan hükümler esas alınacağından, indirim oranı uygulaması bahsi geçen menkul kıymet gelirleri için devam etmektedir.
    (3) İndirim oranı; 213 sayılı Kanuna göre o yıl için tespit edilmiş olan yeniden değerleme oranının, aynı dönemde Devlet tahvili ve Hazine bonosu ihalelerinde oluşan bileşik ortalama faiz oranına bölünmesi suretiyle tespit edilmekte olup, 213 sayılı Kanun hükümlerine göre 2019 yılı için tespit edilmiş olan yeniden değerleme oranı % 22,58'dir. Bu dönemde Devlet tahvili ve Hazine bonosu ihalelerinde oluşan bileşik ortalama faiz oranı ise % 19,92'dir. Buna göre, 2019 yılında elde edilen bir kısım menkul sermaye iradının beyanında uygulanacak indirim oranı (%22,58/ %19,92 =) % 113,35 olmaktadır.
    Bu oranlar dikkate alındığında, 2019 yılı gelirlerine uygulanacak indirim oranı birden büyük çıkmaktadır.
    (4) Bu kapsamda, 2019 takvim yılında elde edilen menkul sermaye iratlarından, 1/1/2006 tarihinden önce ihraç edilmiş olan ve 193 sayılı Kanunun 75 inci maddesinin ikinci fıkrasının (5) numaralı bendinde sayılan her nevi tahvil ve Hazine bonosu faizleri ile Toplu Konut İdaresi ve Özelleştirme İdaresince çıkarılan menkul kıymetlerden sağlanan gelirler indirim oranının birden büyük olması dolayısıyla beyan edilmeyecektir.
    (5) Dövize, altına veya başka bir değere endeksli menkul kıymetler ile döviz cinsinden ihraç edilen menkul kıymetlerden elde edilen menkul sermaye iratlarının ve ticari işletmelere dahil kazanç ve iratların beyanında indirim oranı uygulanmamaktadır.
    (6) 193 sayılı Kanunun geçici 67 nci maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca, anılan Kanunun 75 inci maddesinin ikinci fıkrasının (7), (12) ve (14) numaralı bentlerinde yazılı menkul sermaye iratları 1/1/2006 tarihinden itibaren nihai olarak tevkifat yoluyla vergilendirilmekte olup bu gelirlerin beyanı ve bu gelirlere indirim oranı uygulanması söz konusu değildir.
    Yürürlük
    MADDE 7 – (1) Bu Tebliğ 1/1/2020 tarihinde yürürlüğe girer.
    Yürütme
    MADDE 8 – (1) Bu Tebliğ hükümlerini Hazine ve Maliye Bakanı yürütür.



    İlgili TÜRMOB Mevzuat Sirkülerini (2019/187) görüntülemek için tıklayınız

    İlgili tebliği görüntülemek için tıklayınız





    27 Aralık 2019 CUMA

    Resmî Gazete

    Sayı : 30991 (2. Mükerrer)

    TEBLİĞ

    Hazine ve Maliye Bakanlığı (Gelir İdaresi Başkanlığı)’ndan:
    VERGİ USUL KANUNU GENEL TEBLİĞİ
    (SIRA NO: 513)
    Amaç
    MADDE 1 – (1) Bu Tebliğin amacı, 4/1/1961 tarihli ve 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 104, mükerrer 115, 153/A, 177, 232, 252, 313, 343, 352 (Kanuna Bağlı Cetvel), 353, 355 ve mükerrer 355 inci maddelerinde yer alıp 2019 yılında uygulanan had ve tutarların yeniden değerleme oranında artırılması suretiyle 1/1/2020 tarihi itibarıyla uygulanacak had ve tutarların belirlenmesine ilişkin hususların açıklanmasıdır.
    Yasal düzenlemeler
    MADDE 2 – (1) 213 sayılı Kanunun mükerrer 414 üncü maddesinin üçüncü fıkrasında, “Bu Kanunda yer alan maktu hadler ile asgari ve azami miktarları belirtilmiş olan para ile ödenecek ceza miktarları, her yıl bir önceki yıla ilişkin olarak bu Kanun uyarınca belirlenen yeniden değerleme oranında artırılmak suretiyle uygulanır. Bu şekilde hesaplanan maktu had ve miktarların yüzde beşini aşmayan kesirler dikkate alınmaz. Cumhurbaşkanı, bu suretle tespit edilen had ve miktarları yarısına kadar artırmaya veya indirmeye, nispi hadleri ise iki katına kadar artırmaya veya yarısına kadar indirmeye veya tekrar kanuni seviyesine getirmeye yetkilidir.” hükmü yer almaktadır.
    Yeniden değerleme oranında artırılan had ve tutarlar
    MADDE 3 – (1) 213 sayılı Kanunun mükerrer 414 üncü maddesi hükmü uyarınca, aynı Kanunun 104, mükerrer 115, 153/A, 177, 232, 252, 313, 343, 352 (Kanuna Bağlı Cetvel), 353, 355 ve mükerrer 355 inci maddelerinde yer alıp 2019 yılında uygulanan had ve tutarların, 2019 yılı için %22,58 (yirmi iki virgül elli sekiz) olarak tespit edilen yeniden değerleme oranında artırılması suretiyle belirlenen ve 1/1/2020 tarihinden itibaren uygulanacak olan had ve tutarlar ekli listede gösterilmiştir.
    Yürürlük
    MADDE 4 – (1) Bu Tebliğ 1/1/2020 tarihinde yürürlüğe girer.
    Yürütme
    MADDE 5 – (1) Bu Tebliğ hükümlerini Hazine ve Maliye Bakanı yürütür.

    Eki için tıklayınız


    İlgili TÜRMOB Mevzuat Sirkülerini (2019/188) görüntülemek için tıklayınız

    İlgili tebliği görüntülemek için tıklayınız




    *Yıllık çalışan sayısı 50’den çok veya yıllık mali bilanço toplamı 25 milyon TL’den çok olan gerçek ve tüzel kişi veri sorumlularına Sicile kayıt ve bildirim yükümlülüğünü yerine getirmeleri için verilen sürenin 30.06.2020 tarihine,

    *Yurtdışında yerleşik gerçek ve tüzel kişi sorumlularına Sicile kayıt ve bildirim yükümlülüğünü yerine getirmeleri için verilen sürenin 30.06.2020 tarihine,

    *Yıllık çalışan sayısı 50’den az ve yıllık mali bilanço toplamı 25 milyon TL’den az olup ana faaliyet konusu özel nitelikli kişisel veri işleme olan gerçek veya tüzel kişi sorumlularına Sicile kayıt ve bildirim yükümlülüğünü yerine getirmeleri için verilen sürenin 30.09.2020 tarihine,

    *Kamu kurum ve kuruluşu veri sorumlularına Sicile kayıt ve bildirim yükümlülüğünü yerine getirmeleri için verilen sürenin 31.12.2020 tarihine kadar uzatılmıştır.

    Kişisel Verileri Koruma Kurumunun VERBİS'e Kayıt Süresinin Uzatılması Hakkındaki Duyurusunu görüntülemek için tıklayınız.

    İşçinin bir günlük normal çalışma karşılığı asgari ücreti; 1 Ocak 2020 - 31 Aralık 2020 tarihleri arasında 98,10 (Doksan Sekiz Lira On Kuruş) Türk Lirası olarak belirlenmiştir.

    27 Aralık 2019 tarihli ve 30991 Resmi Gazete'de yayınlanan ilgili kararı görüntülemek için tıklayınız.






    23 Aralık 2019 PAZARTESİ

    Resmî Gazete

    Sayı : 30987

    TEBLİĞ


    Hazine ve Maliye Bakanlığı (Gelir İdaresi Başkanlığı)’ndan:


    VERGİ USUL KANUNU GENEL TEBLİĞİ

    (SIRA NO: 512)


    Bilindiği üzere, 213 sayılı Vergi Usul Kanununun mükerrer 298 inci maddesinin (B) fıkrasına göre, yeniden değerleme oranı, yeniden değerleme yapılacak yılın Ekim ayında (Ekim ayı dâhil) bir önceki yılın aynı dönemine göre Türkiye İstatistik Kurumunun Yurt İçi Üretici Fiyat Endeksinde meydana gelen ortalama fiyat artış oranı olup, bu oranın Hazine ve Maliye Bakanlığınca Resmî Gazete ile ilan edilmesi gerekmektedir.
    Bu hüküm uyarınca yeniden değerleme oranı 2019 yılı için % 22,58 (yirmiiki virgül ellisekiz) olarak tespit edilmiştir.
    Bu oran, aynı zamanda 2019 yılına ait son geçici vergi dönemi için de uygulanacaktır.
    Öte yandan, bu konuda daha önce yayımlanmış olan tebliğler de yürürlükte bulunmaktadır.
    Tebliğ olunur.


    23 Aralık 2019 tarih ve 30987 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren ilgili tebliği görüntülemek için tıklayınız.


    ÖZET:

    Öteden beri işletme hesabı esasında defter tutmakta olan bir mükellefin 2020 yılında tutması gereken defterlerin tespitinde 2019 yılı alış, satış ve gayrisafi iş hasılatı tutarları 2020 yılı için yayımlanacak olan Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği ile açıklanacak ve 1 Ocak 2020 tarihinden itibaren yürürlüğe girecek hadler ile karşılaştırılarak karar verilmelidir.

    İlgili TÜRMOB Mevzuat Sirkülerine (2019/178) ve  Gelir İdaresi Başkanlığı'nın "Sınıf değiştirmede dikkate alınacak hadler hk." yazısına aşağıdaki DOSYALAR bölümünden ulaşabilirsiniz.


    1774 sayılı Kanun gereği; her çeşit ticaret ve sanat amacı güden iş yerlerinde sürekli veya geçici çalışanlar ve buralarda her türlü barındırmalar için işyerlerinin sorumlu işleticisi tarafından örneğine uygun kimlik belgesi doldurularak üç gün, yöneticiler için ise 24 saat içerisinde genel kolluk örgütüne verilmesi zorunludur. İşyerinden ayrılması halinde üç gün, işleticinin değişmesi halinde ise 24 saat içinde kolluk örgütüne bildirmesi gerekmektedir.

    ayrıca 1774 sayılı Kanun gereği bu işyerlerinde geçici ve ya sürekli çalışanlar için ekte gönderilen İşletici Kimlik Bildirme Belgesi (Form1) ve Çalışanlara Ait Kimlik Bildirme Belgesi (Form2)’nin 3’er nüsha doldurularak, 1Adet kimlik fotokopisi ve 1 adet fotoğraf ile bağlı bulundukları Polis Merkezi Amirliklerine getirmeleri gerekmektedir.

    Odunpazarı Kaymakamlığı İlçe Emniyet Müdürlüğünün ilgili yazısına; İşletici Kimlik Bildirme Belgesi (Form1) ile Çalışanlara Ait Kimlik Bildirme Belgesi (Form2) ye aşağıdaki DOSYALAR bölümünden ulaşabilirsiniz.


    TÜRMOBKart projesi kapsamında gerekli teknik çalışmaların tamamlandığı ve meslek mensuplarımız ile aday meslek mensuplarımızın kimlik kartlarının değiştirileceği, Sürekli Mesleki Geliştirme Eğitimi Yönetmeliği kapsamında yapılacak yüz yüze eğitimlerin bu kart aracılığıyla takip edileceği, bu kapsamda meslek mensuplarımızın kimliklerini değiştirmelerinin zorunluluk arz ettiği bildirilmiştir. Kart basım sürecinden önce meslektaşlarımızın bilgi ve fotoğraf güncellemelerini yapmaları gerekmektedir.

    TÜRMOB tarafından 2020 yılı içerisinde yüzyüze eğitim faaliyetleri planlanmakta olup, bu eğitimler gerçekleştirilecektir. Eğitimlere katılım durumları yazılımlar aracılığıyla kontrol edilecek ve sisteme otomatik kaydedilecektir. Bu kapsamda, meslek mensuplarımızın eski mesleki kimliklerini TÜRMOBKart ile değiştirmeleri gerekmektedir.

    İlgili TÜRMOB yazısını aşağıdaki DOSYALAR bölümünden görüntüleyebilirsiniz.

    İlgili TÜRMOB Özel Mevzuat Sirkülerini (2019/176) görüntülemek için tıklayınız


    7 Aralık 2019 CUMARTESİ

    Resmî Gazete

    Sayı : 30971

    KANUN

    DİJİTAL HİZMET VERGİSİ İLE BAZI KANUNLARDA VE 375 SAYILI
    KANUN HÜKMÜNDE KARARNAMEDE DEĞİŞİKLİK
    YAPILMASI HAKKINDA KANUN

    Kanun No. 7194                                                                                                         
    Kabul Tarihi: 5/12/2019

    BİRİNCİ BÖLÜM
    Verginin Konusu, Tanımlar, Mükellef ve Vergi Sorumlusu, Muafiyet ve İstisnalar
    Verginin konusu
    MADDE 1 – (1) Türkiye’de sunulan aşağıdaki hizmetlerden elde edilen hasılat, dijital hizmet vergisine tabidir:
    a) Dijital ortamda sunulan her türlü reklam hizmetleri (reklam kontrol ve performans ölçüm hizmetleri, kullanıcılarla ilgili veri iletimi ve yönetimi gibi hizmetler ile reklamın sunulmasına ilişkin teknik hizmetler dâhil)
    b) Sesli, görsel veya dijital herhangi bir içeriğin (bilgisayar programları, uygulamalar, müzik, video, oyunlar, oyun içi uygulamalar ve benzerleri dâhil) dijital ortamda satışı ile bu içeriklerin dijital ortamda dinlenmesine, izlenmesine, oynanmasına veya elektronik cihazlara kaydedilmesine veya bu cihazlarda kullanılmasına yönelik dijital ortamda sunulan hizmetler
    c) Kullanıcıların birbirleriyle etkileşime geçebilecekleri dijital ortamların sağlanması ve işletilmesi hizmetleri (kullanıcılar arasında bir mal veya hizmetin satılmasına veya satılmasının kolaylaştırılmasına yönelik sunulan hizmetler dâhil)
    (2) Birinci fıkrada sayılan hizmetlere yönelik dijital ortamda dijital hizmet sağlayıcıları tarafından verilen aracılık hizmetlerinden elde edilen hasılat da dijital hizmet vergisine tabidir.
    Tanımlar
    MADDE 2 – (1) Bu Kanunun uygulanmasında;
    a) Dijital ortam: Fiziki olarak karşı karşıya gelmeksizin, çevrim içi faaliyetin gerçekleştirildiği her türlü ortamı,
    b) Dijital hizmet sağlayıcıları: 1 inci maddede sayılan hizmetleri sunanları,
    c) Hasılatın elde edilmesi: Hasılatın mahiyet ve tutar itibarıyla kesinlik kazanmış olmasını,
    ç) Hizmetin Türkiye’de sunulması: Hizmetin Türkiye’de sunulmasını, hizmetten Türkiye’de faydalanılmasını, hizmetin Türkiye’de bulunan kişilere yönelik gerçekleştirilmesini veya hizmetin Türkiye’de değerlendirilmesini (Değerlendirmeden maksat, hizmetin karşılığını teşkil eden ödemenin Türkiye’de yapılması veya ödeme yurt dışında yapılmışsa, Türkiye’de ödeyenin veya nam ve hesabına ödeme yapılanın hesaplarına intikal ettirilmesi veya kârından ayrılmasıdır. Şu kadar ki, dijital ortamda sunulan reklam hizmetinin Türkiye’de bulunmayan kişilere yönelik gerçekleştirilmesi durumunda hizmet Türkiye’de değerlendirilmiş sayılmaz.),
    d) Finansal muhasebe açısından konsolide grup: Uluslararası Finansal Raporlama Standartları veya Türkiye Finansal Raporlama Standartları uyarınca konsolide finansal tablolarda yer alan tüm işletmeleri,
    ifade eder.
    Mükellef ve vergi sorumlusu
    MADDE 3 – (1) Dijital hizmet vergisinin mükellefi, dijital hizmet sağlayıcılarıdır. Bunların, 31/12/1960 tarihli ve 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu ile 13/6/2006 tarihli ve 5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanunu bakımından tam mükellef olup olmaması, dar mükellefiyette söz konusu faaliyetleri Türkiye’de bulunan iş yeri veya daimi temsilcileri vasıtasıyla gerçekleştirip gerçekleştirmemesi dijital hizmet vergisi mükellefiyetine tesir etmez.
    (2) Mükellefin Türkiye içinde ikametgâhının, iş yerinin, kanuni ve iş merkezlerinin bulunmaması hâlleri ile gerekli görülen diğer hâllerde Hazine ve Maliye Bakanlığı, vergi alacağının emniyet altına alınması amacıyla vergiye tabi işlemlere taraf olanlar ile işleme ve ödemeye aracılık edenleri verginin ödenmesinden sorumlu tutabilir.
    Muafiyet ve istisnalar
    MADDE 4 – (1) İlgili hesap döneminden önceki hesap döneminde, 1 inci maddede sayılan hizmetlere ilişkin, Türkiye’de elde edilen hasılatı 20 milyon Türk lirasından veya dünya genelinde elde edilen hasılatı 750 milyon avrodan veya muadili yabancı para karşılığı Türk lirasından az olanlar dijital hizmet vergisinden muaftır. Mükellefin, finansal muhasebe açısından konsolide bir grubun üyesi olması hâlinde, bu hadlerin uygulanmasında grubun verginin konusuna giren hizmetlere ilişkin elde ettiği toplam hasılat dikkate alınır.
    (2) İlgili hesap dönemi içerisinde birinci fıkrada yer alan hadlerin her ikisinin de aşılması hâlinde muafiyet sona erer ve haddin aşıldığı vergilendirme dönemini takip eden dördüncü vergilendirme döneminden itibaren dijital hizmet vergisi mükellefiyeti başlar. Söz konusu hadlerin aşılıp aşılmadığının tespitinde, hesap döneminin üçer aylık dönemlerinin sonu itibarıyla ilgili hesap dönemi içinde elde edilen kümülatif hasılat dikkate alınır.
    (3) Arka arkaya iki hesap dönemi boyunca birinci fıkradaki hadlerden herhangi birinin altında kalanların vergi muafiyeti, izleyen hesap döneminden itibaren tekrar başlar.
    (4) Cumhurbaşkanı, birinci fıkrada yer alan hadleri verginin konusuna giren hizmet türlerine göre ayrı ayrı veya birlikte sıfıra kadar indirmeye veya üç katına kadar artırmaya yetkilidir.
    (5) Hazine ve Maliye Bakanlığı, muafiyetin tespiti ve uygulanması amacıyla bildirim ve belgelendirme yükümlülüğü getirmeye ve maddenin uygulanmasına ilişkin usul ve esasları belirlemeye yetkilidir. Bu kapsamda bildirim ve belgelendirme yükümlülüklerini tam ve zamanında doğru olarak yerine getirmeyenlere, yükümlülüklerini yerine getirmeleri için otuz gün ek süre verilir. Verilen ek süre içerisinde, bildirim ve belgelendirme yükümlülüklerini tam ve zamanında doğru olarak yerine getirmeyenler bu maddede yer alan muafiyetten yararlanamaz.
    (6) Dijital ortamda yapılan aşağıdaki hizmetlerden elde edilen hasılat dijital hizmet vergisinden istisnadır ve bu hizmetlerden elde edilen hasılat birinci fıkradaki hadlerin tespitinde dikkate alınmaz:
    a) 4/2/1924 tarihli ve 406 sayılı Telgraf ve Telefon Kanununun ek 37 nci maddesi kapsamında üzerinden Hazine payı ödenen hizmetler
    b) 13/7/1956 tarihli ve 6802 sayılı Gider Vergileri Kanununun 39 uncu maddesi kapsamında üzerinden özel iletişim vergisi alınan hizmetler
    c) 19/10/2005 tarihli ve 5411 sayılı Bankacılık Kanununun 4 üncü maddesi kapsamındaki hizmetler
    ç) 28/2/2008 tarihli ve 5746 sayılı Araştırma, Geliştirme ve Tasarım Faaliyetlerinin Desteklenmesi Hakkında Kanunun 2 nci maddesinde tanımlanan Ar-Ge merkezlerinde Ar-Ge faaliyetleri neticesinde oluşturulan ürünlerin satışı ile münhasıran bu ürünler üzerinden sunulan hizmetler
    d) 20/6/2013 tarihli ve 6493 sayılı Ödeme ve Menkul Kıymet Mutabakat Sistemleri, Ödeme Hizmetleri ve Elektronik Para Kuruluşları Hakkında Kanunun 12 nci maddesi kapsamında yer alan ödeme hizmetleri
    (7) Dijital hizmet vergisine ilişkin istisna ve muafiyetler, ancak bu Kanuna hüküm eklenmek veya bu Kanunda değişiklik yapılmak suretiyle düzenlenir. Diğer kanunlarda yer alan istisna veya muafiyet hükümleri bu vergi bakımından geçersizdir.
    İKİNCİ BÖLÜM
    Verginin Matrahı, Oranı ve Hesabı
    Verginin matrahı, oranı ve hesabı
    MADDE 5 – (1) Dijital hizmet vergisinin matrahı, ilgili vergilendirme döneminde verginin konusuna giren hizmetler nedeniyle elde edilen hasılattır. Hasılatın döviz ile hesaplanması hâlinde döviz, hasılatın elde edildiği tarihte geçerli olan Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası döviz alış kuru üzerinden Türk parasına çevrilir.
    (2) Verginin matrahından gider, maliyet ve vergi adı altında indirim yapılmaz. Dijital hizmet vergisi, fatura ve fatura yerine geçen belgelerde ayrıca gösterilmez.
    (3) Dijital hizmet vergisi oranı %7,5’tir.
    (4) Dijital hizmet vergisi, matraha oranın uygulanması suretiyle hesaplanır. Bu şekilde hesaplanan vergiden herhangi bir indirim yapılmaz.
    (5) Cumhurbaşkanı, üçüncü fıkrada belirtilen oranı, hizmet türleri itibarıyla ayrı ayrı veya birlikte %1’e kadar indirmeye, iki katına kadar artırmaya yetkilidir.
    ÜÇÜNCÜ BÖLÜM
    Vergilendirme Dönemi, Verginin Beyanı, Tarhı ve Ödenmesi ile Vergi Güvenliği
    Vergilendirme dönemi, verginin beyanı, tarhı ve ödenmesi
    MADDE 6 – (1) Dijital hizmet vergisinde vergilendirme dönemi, takvim yılının birer aylık dönemleridir. Ancak Hazine ve Maliye Bakanlığı, hizmet türlerine ve mükelleflerin faaliyet hacimlerine göre birer aylık vergilendirme dönemi yerine üçer aylık vergilendirme dönemi tespit etmeye yetkilidir.
    (2) Dijital hizmet vergisi, mükellefin beyanı üzerine tarh olunur. 3 üncü maddenin ikinci fıkrasının uygulandığı durumlarda, bu beyan vergi kesintisi yapmakla sorumlu tutulanlar tarafından yapılır.
    (3) Mükellefler ve vergi kesintisi yapmakla sorumlu tutulanlar, dijital hizmet vergisi beyannamelerini, vergilendirme dönemini takip eden ayın sonuna kadar ilgili vergi dairesine vermekle yükümlüdürler.
    (4) Dijital hizmet vergisi, katma değer vergisi mükellefiyeti bulunan hizmet sağlayıcıları için bu vergi bakımından bağlı bulundukları vergi dairesince, bulunmayanlar bakımından Hazine ve Maliye Bakanlığınca belirlenecek vergi dairesince tarh olunur.
    (5) Dijital hizmet vergisi, mükellef veya vergi sorumlusu olan gerçek veya tüzel kişi adına tarh olunur. Adi ortaklıklarda, verginin ödenmesinden müteselsilen sorumlu olmak üzere, ortaklardan herhangi biri adına tarhiyat yapılır.
    (6) Beyanname vermek mecburiyetinde olan mükellefler ile vergi kesmekle sorumlu tutulanlar, bir vergilendirme dönemine ait dijital hizmet vergisini beyanname verme süresi içinde öderler.
    (7) Dijital hizmet vergisi mükelleflerince ödenen dijital hizmet vergisi, bu mükellefler tarafından gelir ve kurumlar vergisine esas safi kazancın tespitinde gider olarak indirilebilir.
    (8) Hazine ve Maliye Bakanlığı, dijital hizmet vergisi beyannamesinin ve eklerinin şekil ve muhtevasını belirlemeye, faaliyetin gereğini göz önünde tutarak mükellefin müracaatı üzerine veya resen tarh yerini tayin etmeye, mükellef veya vergi sorumlularına sadece vergiye tabi hizmetlerin sunulduğu dönemler için beyanname verdirmeye, verginin beyan ve ödeme zamanı ile tahsiline ilişkin usul ve esasları belirlemeye, bildirim ve belgelendirme yükümlülüğü getirmeye ve buna ilişkin usul ve esasları belirlemeye yetkilidir.
    Vergi güvenliği
    MADDE 7 – (1) 4/1/1961 tarihli ve 213 sayılı Vergi Usul Kanunu kapsamına giren vergilere ilişkin beyanname verme ve ödeme yükümlülüklerini süresinde yerine getirmeyen bu Kanun kapsamındaki dijital hizmet sağlayıcılarına veya Türkiye’deki yetkili temsilcisine, bu yükümlülüklerin yerine getirilmesi için dijital hizmet vergisini tarha yetkili vergi dairesi tarafından internet sayfalarındaki iletişim araçları, alan adı, IP adresi ve benzeri kaynaklarla elde edilen bilgiler kullanılarak 213 sayılı Kanunda sayılan tebligat yöntemleri, elektronik posta veya diğer tüm iletişim araçları ile ihtarda bulunulabilir ve bu durum Gelir İdaresi Başkanlığının internet sitesinde ilan edilir.
    (2) İlandan itibaren otuz gün içinde bu yükümlülüklerin yerine getirilmemesi hâlinde, dijital hizmet sağlayıcılarının sunmuş oldukları hizmetlere erişimin, bu yükümlülükler yerine getirilinceye kadar engellenmesine Hazine ve Maliye Bakanlığınca karar verilir ve bu karar erişim sağlayıcılarına bildirilmek üzere Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumuna gönderilir. Engelleme kararlarının gereği bildirimden itibaren yirmi dört saat içinde erişim sağlayıcıları tarafından yerine getirilir.
    (3) Bu maddenin uygulanmasına ilişkin usul ve esaslar, Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığının görüşü alınarak Hazine ve Maliye Bakanlığınca belirlenir.
    DÖRDÜNCÜ BÖLÜM
    Bazı Kanunlarda ve 375 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik
    Yapılmasına İlişkin Düzenlemeler
    MADDE 8 – 13/7/1956 tarihli ve 6802 sayılı Gider Vergileri Kanununun 33 üncü maddesinin birinci fıkrasında yer alan “binde biridir” ibaresi “binde ikisidir” şeklinde ve ikinci fıkrasında yer alan “yukarıdaki oranları aşmayacak şekilde yeniden tespit etmeye yetkilidir” ibaresi “kambiyo muamelelerinde on katına, vergiye tabi diğer muamelelerde ise kanuni seviyesine kadar artırmaya yetkilidir” şeklinde değiştirilmiştir.
    MADDE 9 – 6802 sayılı Kanunun İkinci Kısmının İkinci Bölümünün mülga başlığı “Konaklama Vergisi” şeklinde ve mülga 34 üncü maddesi başlığı ile birlikte aşağıdaki şekilde yeniden düzenlenmiştir.
    “Konaklama vergisi
    MADDE 34- Otel, motel, tatil köyü, pansiyon, apart otel, misafirhane, kamping, dağ evi, yayla evi gibi konaklama tesislerinde verilen geceleme hizmeti ile bu hizmetle birlikte satılmak suretiyle konaklama tesisi bünyesinde sunulan diğer tüm hizmetler (yeme, içme, aktivite, eğlence hizmetleri ve havuz, spor, termal ve benzeri alanların kullanımı gibi) konaklama vergisine tabidir. Geceleme hizmetinin; sağlıklı yaşam tesisleri, eğlence merkezleri gibi tesislerin bünyesinde sunulması, vergilendirmeye etki etmez.
    Konaklama vergisinin mükellefi birinci fıkrada belirtilen hizmetleri sunanlardır.
    Vergiyi doğuran olay, birinci fıkrada belirtilen hizmetlerin sunulması ile meydana gelir.
    Konaklama vergisinin matrahı, verginin konusuna giren hizmetler karşılığında, katma değer vergisi hariç, her ne suretle olursa olsun alınan veya bu hizmetler için borçlanılan para, mal ve diğer suretlerde sağlanan ve para ile temsil edilebilen menfaat, hizmet ve değerler toplamıdır.
    Konaklama vergisinin oranı % 2’dir. Cumhurbaşkanı, bu oranı bir katına kadar artırmaya, yarısına kadar indirmeye, bu sınırlar içinde farklı oranlar tespit etmeye yetkilidir.
    Konaklama vergisi, konaklama tesislerince düzenlenen fatura ve benzeri belgelerde ayrıca gösterilir. Bu vergiden herhangi bir ad altında indirim yapılamaz. Bu vergi, katma değer vergisi matrahına dahil edilmez.
    Aşağıda sayılan hizmetler konaklama vergisinden müstesnadır:
    a) Öğrenci yurtları, pansiyonları ve kamplarında öğrencilere verilen hizmetler.
    b) Karşılıklı olmak kaydıyla yabancı devletlerin Türkiye’deki diplomatik temsilcilikleri, konsoloslukları ve bunların diplomatik haklara sahip mensupları ile uluslararası anlaşmalar gereğince vergi muafiyeti tanınan uluslararası kuruluşlar ve mensuplarına verilen hizmetler.
    Konaklama vergisinde vergilendirme dönemi, faaliyet gösterilen takvim yılının birer aylık dönemleridir. Her bir vergilendirme dönemine ait konaklama vergisi, vergilendirme dönemini takip eden ayın yirmi altıncı günü akşamına kadar katma değer vergisi yönünden bağlı olunan vergi dairesine (katma değer vergisi mükellefiyeti bulunmayanlarca tesisin bulunduğu yer vergi dairesine) beyan edilir ve aynı süre içinde ödenir.
    Hazine ve Maliye Bakanlığı, konaklama vergisi beyannamesinin şekil, içerik ve ekleri ile uygulamaya ilişkin usul ve esasları belirlemeye yetkilidir.”
    MADDE 10 – 31/12/1960 tarihli ve 193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun 18 inci maddesine aşağıdaki fıkra eklenmiştir.
    “Bu madde kapsamındaki kazançları toplamı 103 üncü maddede yazılı tarifenin dördüncü gelir diliminde yer alan tutarı aşanlar bu istisnadan faydalanamazlar. Bu durumda olanların, 94 üncü maddenin birinci fıkrası kapsamında tevkifat yapma yükümlülüğü yoktur.”
    MADDE 11 – 193 sayılı Kanunun 23 üncü maddesinin birinci fıkrasının (10) numaralı bendinde yer alan “taşıma giderleri” ibaresinden sonra gelmek üzere aşağıdaki parantez içi hüküm eklenmiştir.
    “(İşverenlerce taşıma hizmeti verilmeyen durumlarda, çalışılan günlere ait bir günlük ulaşım bedelinin 10 Türk lirasını aşmaması ve buna ilişkin ödemenin toplu taşıma kartı, bileti veya bu amaçla kullanılan ödeme araçlarının temini şeklinde yapılması şarttır. Ödemenin bu tutarı aşması hâlinde aşan kısım ile hizmet erbabına ulaşım bedeli olarak nakden yapılan ödemeler ve bu amaçla sağlanan menfaatler ücret olarak vergilendirilir. Bu istisnanın uygulanmasına ilişkin usul ve esasları belirlemeye Hazine ve Maliye Bakanlığı yetkilidir.)”
    MADDE 12 – 193 sayılı Kanunun 29 uncu maddesinin birinci fıkrasının (4) numaralı bendi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
    “4. Amatör spor yarışmalarını yöneten hakemlere ödenen ücretler (basketbol ve voleybol spor dallarının en üst liglerinde görev alanlar hariç);”
    MADDE 13 – 193 sayılı Kanunun 40 ıncı maddesinin birinci fıkrasının (1), (5) ve (7) numaralı bentlerine sırasıyla aşağıdaki parantez içi hükümler eklenmiştir.
    “(Faaliyetleri kısmen veya tamamen binek otomobillerinin kiralanması veya çeşitli şekillerde işletilmesi olanların bu amaçla kullandıkları hariç olmak üzere, kiralama yoluyla edinilen binek otomobillerinin her birine ilişkin aylık kira bedelinin 5.500 Türk lirasına kadarlık kısmı ile binek otomobillerinin iktisabına ilişkin özel tüketim vergisi ve katma değer vergisi toplamının en fazla 115.000 Türk lirasına kadarlık kısmı gider olarak dikkate alınabilir.)”
    “(Şu kadar ki faaliyetleri kısmen veya tamamen binek otomobillerinin kiralanması veya çeşitli şekillerde işletilmesi olanların bu amaçla kullandıkları hariç olmak üzere, binek otomobillere ilişkin giderlerin en fazla %70’i indirilebilir.)”
    “(Faaliyetleri kısmen veya tamamen binek otomobillerinin kiralanması veya çeşitli şekillerde işletilmesi olanların bu amaçla kullandıkları hariç olmak üzere, özel tüketim vergisi ve katma değer vergisi hariç ilk iktisap bedeli 135.000 Türk lirasını, söz konusu vergilerin maliyet bedeline eklendiği veya binek otomobilin ikinci el olarak iktisap edildiği hâllerde, amortismana tabi tutarı 250.000 Türk lirasını aşan binek otomobillerinin her birine ilişkin ayrılan amortismanın en fazla bu tutarlara isabet eden kısmı gider yazılabilir. Bu hükmün uygulanmasında binek otomobilin iktisap edildiği tarihte yürürlükte olan tutar dikkate alınır.)”
    MADDE 14 – 193 sayılı Kanunun 68 inci maddesinin birinci fıkrasının (4) ve (5) numaralı bentlerine sırasıyla aşağıdaki parantez içi hükümler eklenmiştir.
    “(Şu kadar ki özel tüketim vergisi ve katma değer vergisi hariç ilk iktisap bedeli 135.000 Türk lirasını, söz konusu vergilerin maliyet bedeline eklendiği veya binek otomobilin ikinci el olarak iktisap edildiği hâllerde, amortismana tabi tutarı 250.000 Türk lirasını aşan binek otomobillerinin her birine ilişkin ayrılan amortismanın en fazla bu tutarlara isabet eden kısmı gider yazılabilir. Bu hükmün uygulanmasında binek otomobilin iktisap edildiği tarihte yürürlükte olan tutar dikkate alınır.)”
    “(Şu kadar ki binek otomobillerine ilişkin giderlerin en fazla %70’i ve kiralama yoluyla edinilen binek otomobillerinin her birine ilişkin aylık kira bedelinin 5.500 Türk lirasına kadarlık kısmı ile binek otomobillerinin iktisabında ödenen özel tüketim vergisi ve katma değer vergisi toplamının en fazla 115.000 Türk lirasına kadarlık kısmı gider olarak dikkate alınabilir.)”
    MADDE 15 – 193 sayılı Kanunun 86 ncı maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin (b) alt bendi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
    “b) Tek işverenden alınmış ve tevkif suretiyle vergilendirilmiş 103 üncü maddede yazılı tarifenin dördüncü gelir diliminde yer alan tutarı aşmayan ücretler (birden fazla işverenden ücret almakla beraber, birinciden sonraki işverenden aldıkları ücretlerinin toplamı, 103 üncü maddede yazılı tarifenin ikinci gelir diliminde yer alan tutarı ve birinci işverenden alınan dâhil ücret gelirleri toplamı 103 üncü maddede yazılı tarifenin dördüncü gelir diliminde yer alan tutarı aşmayan mükelleflerin, tamamı tevkif suretiyle vergilendirilmiş ücretleri dâhil),”
    MADDE 16 – 193 sayılı Kanunun 94 üncü maddesine ikinci fıkrasından sonra gelmek üzere aşağıdaki fıkra eklenmiştir.
    “9/6/1932 tarihli ve 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu ile 19/3/1969 tarihli ve 1136 sayılı Avukatlık Kanunu uyarınca karşı tarafa yükletilen vekalet ücretini (icra ve iflas müdürlüklerine yatırılanlar dâhil) ödeyenler tarafından gelir vergisi tevkifatı yapılır.”
    MADDE 17 – 193 sayılı Kanunun 103 üncü maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
    “MADDE 103- Gelir vergisine tabi gelirler;
    oranında vergilendirilir.”
    MADDE 18 – 193 sayılı Kanunun mükerrer 121 inci maddesinin ikinci fıkrasının (1) ve (3) numaralı bentleri ile beşinci fıkrası aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
    “1. İndirimin hesaplanacağı beyannamenin ait olduğu yıl ile bu yıldan önceki son iki yıla ait vergi beyannamelerinin kanuni süresinde verilmiş (Kanuni süresinde verilen bir beyannameye ilişkin olarak kanuni süresinden sonra düzeltme amacıyla veya pişmanlıkla verilen beyannameler bu şartın ihlali sayılmaz.) olması,”
    “3. İndirimin hesaplanacağı beyannamenin verildiği tarih itibarıyla, (1) numaralı bent kapsamındaki vergi beyannameleri üzerine tahakkuk eden vergilerin ödenmiş olması (Ödemenin, ilgili mevzuatı gereği istenilen bilgi ve belgelerin tam ve eksiksiz olarak ibraz edilmiş olması koşuluyla, vergi kanunları gereği doğan iade alacaklarından mahsuben yapılmış olması ve indirimden yararlanıldıktan sonra söz konusu iade alacağı tutarının mahsuben ödemesi talep edilen vergi borcu tutarının altına düşmesi hâlinde, eksik ödenmiş duruma gelen vergilerin mahsuben ödenmek istenilen tutarın %10’unu aşmaması kaydıyla, eksik ödenmiş vergiler dolayısıyla veya vergi kanunları gereğince, tecil edilerek belirlenen şartların gerçekleşmesine bağlı olarak terkin edilecek vergilerin, şartların sağlanamaması hâlinde kanunlarında belirlenen tecil süresinin sonunu takip eden onbeşinci günün bitimine kadar ödenmesi şartıyla, bu şart ihlal edilmiş sayılmaz.), ayrıca, vergi aslı (vergi cezaları ile fer’i alacaklar dâhil) 1.000 Türk lirasının üzerinde vadesi geçmiş borcunun bulunmaması,”
    “Bu maddede geçen vergi beyannameleri ibaresi, yıllık gelir vergisi ve kurumlar vergisi beyannameleri, geçici vergi beyannameleri, muhtasar, muhtasar ve prim hizmet beyannameleri ile Hazine ve Maliye Bakanlığına bağlı vergi dairelerine verilmesi gereken katma değer vergisi ve özel tüketim vergisi beyannamelerini; vergi ibaresi, anılan Bakanlığa bağlı vergi dairelerine verilmesi gereken beyannameler üzerine tahakkuk eden vergileri ifade eder.”
    MADDE 19 – 193 sayılı Kanunun mükerrer 123 üncü maddesinin ikinci fıkrasına “23/8,” ibaresinden sonra gelmek üzere “23/10,” ibaresi, “31,” ibaresinden sonra gelmek üzere “40/1, 40/7,” ibaresi ve “48,” ibaresinden sonra gelmek üzere “68,” ibaresi eklenmiştir.
    MADDE 20 – 193 sayılı Kanunun geçici 67 nci maddesinin altıncı fıkrasında yer alan “beş puana kadar” ibaresi “ayrı ayrı veya birlikte bir katına kadar” şeklinde değiştirilmiştir.
    MADDE 21 – 193 sayılı Kanunun geçici 72 nci maddesinin birinci fıkrasında yer alan “31/12/2019” ibaresi “31/12/2023” şeklinde, fıkranın (a) bendinin (1) numaralı alt bendinde yer alan “% 15,” ibaresi “%20,” şeklinde ve ikinci fıkrası aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
    “(2) Bu ödemeler üzerinden 94 üncü madde kapsamında ayrıca tevkifat yapılmaz. Bu madde kapsamındaki gelirler toplamının, 103 üncü maddede yazılı tarifenin dördüncü diliminde yer alan tutarı aşması hâlinde, bu gelirler yıllık beyannameyle beyan edilir. Yıllık beyanname verilmesi durumunda, beyan edilen bu gelirler üzerinden hesaplanan gelir vergisinden, tevkifat yapmakla sorumlu olanlarca vergi dairesine ödenmiş olması şartıyla, bu Kanuna göre kesilen vergiler mahsup edilir.”
    MADDE 22 – 193 sayılı Kanuna aşağıdaki geçici madde eklenmiştir.
    “GEÇİCİ MADDE 91- 1/1/2019-31/12/2019 tarihleri arasında elde edilen ücret gelirlerine, bu maddeyi ihdas eden Kanunla 103 üncü maddede yapılan değişiklik öncesi tarife uygulanır.
    Mükerrer 123 üncü maddeye bu maddeyi ihdas eden Kanunla eklenen 40/1 maddesi ile 68 inci maddede yer alan 5.500 Türk liralık kira tutarı hakkında, 2019 yılına ilişkin olarak 1/1/2020 tarihinden itibaren geçerli olacak şekilde yeniden değerleme yapılmaz.
    Geçici 72 nci maddenin birinci fıkrasının (a) bendinin (1) numaralı alt bendinde ve ikinci fıkrasında bu maddeyi ihdas eden Kanunla yapılan değişiklikler, 1/11/2019 tarihinden önce akdedilerek geçerlilik kazanmış sporcu sözleşmeleri kapsamında yapılan ücret ödemelerine uygulanmaz. Daha önceki sözleşmeler kapsamında yapılan ücret ödemeleri için geçici 72 nci maddenin değişiklik öncesi hükümleri uygulanır. 1/11/2019 tarihinden önceki sözleşmelere ilişkin olarak 1/11/2019 tarihinden sonra yapılan süre uzatımı ve ücreti etkileyen değişiklikler bu kapsamda değildir.”
    MADDE 23 – 4/1/1961 tarihli ve 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 112 nci maddesinin üçüncü fıkrasına (b) bendinden sonra gelmek üzere aşağıdaki bent eklenmiştir.
    “c) 379 uncu madde kapsamında kanun yolundan vazgeçilmesi durumunda söz konusu maddeye göre hesaplanacak vergilere, kendi vergi kanunlarında belirtilen ve tarhiyatın ilgili bulunduğu döneme ilişkin normal vade tarihinden itibaren, kanun yolundan vazgeçme dilekçesinin vergi dairesine verildiği tarihe kadar;”
    MADDE 24 – 213 sayılı Kanuna 160 ıncı maddesinden sonra gelmek üzere aşağıdaki madde eklenmiştir.
    “Mükellefiyet kaydının analiz ve değerlendirme sonuçlarına bağlı olarak terkini:
    MADDE 160/A- Mükellefiyet süresi, aktif ve öz sermaye büyüklüğü, ödenen vergi tutarı, çalışan sayısı, vergisel yükümlülüklerin yerine getirilip getirilmediği gibi hususlar dikkate alınarak mükelleflerin vergisel uyum seviyelerine yönelik olarak Hazine ve Maliye Bakanlığınca yapılan analiz ve değerlendirme çalışmaları neticesinde sahte belge düzenleme riskinin yüksek olduğu tespit edilen mükellefler vergi incelemesine sevk edilir ve bunlar nezdinde yoklama yapılır.
    Yoklamayı müteakip, Hazine ve Maliye Bakanlığı tarafından belirlenen esaslar çerçevesinde vergi dairesinin mükellefin sahte belge düzenleme riskinin yüksek olduğuna ilişkin görüşü ve ilgisine göre vergi dairesi başkanı veya defterdarın onayı ile mükellefiyet kaydı terkin edilir ve bu durum mükellefe tebliğ edilir. Tebliğ tarihinden itibaren bir ay içerisinde 153/A maddesinin birinci fıkrasında yer alan asgari teminat tutarından az olmamak üzere, sahte belge düzenleme riskinin yüksek olduğu dönemlerde düzenlenen belgelerde yer alan toplam tutarın %10’u tutarında aynı maddede belirtilen türde teminat verilmesi ve tüm vergi borçlarının ödenmesi şartıyla mükellefiyet, terkin tarihi itibarıyla yeniden tesis edilir. Mükellefiyetin terkin edildiği tarih ile yeniden tesis edildiği tarih aralığında verilmeyen beyanname ve bildirimler, yeniden tesise ilişkin yazının mükellefe tebliğ edildiği tarihten itibaren bir ay içinde verilir ve tahakkuk eden vergiler aynı sürede ödenir.
    Bu madde kapsamında mükellefiyeti terkin edilenler ve 153/A maddesinin birinci ve ikinci fıkrasında belirtildiği şekilde bunlarla ilişkili olan kişilerin işe başlama bildiriminde bulunmaları hâlinde, bu kişiler hakkında mükellefiyet tesis edilebilmesi için işe başlama bildiriminde bulunanların ve mükellefiyet kaydı bu madde kapsamında terkin edilenlerin tüm vergi borçlarının ödenmiş ve ikinci fıkrada belirtilen şekilde teminat verilmiş olması şarttır. Bu madde uyarınca teminat alınarak mükellefiyeti yeniden tesis edilenlerin düzenlemek zorunda oldukları fatura veya fatura yerine geçen belgelerden Hazine ve Maliye Bakanlığınca belirlenenlerin, elektronik belge olarak düzenlenmesi zorunludur. Kâğıt olarak düzenlenmesi hâlinde bu belgeler vergi kanunları bakımından hiç düzenlenmemiş sayılır ve kayıtların tevsikinde kullanılamaz.
    Mükellef hakkında yapılan inceleme neticesinde, mükellefin başka bir ticari, zirai ve mesleki faaliyeti olmadığı hâlde münhasıran sahte belge düzenlemek amacıyla mükellefiyet tesis ettirdiği tespit olunursa, alınan teminat inceleme neticesinde doğan borçlar dâhil vergi borçlarına mahsup edilerek artan tutar iade olunur. Yapılan incelemede mükellefin başka bir ticari, zirai veya mesleki faaliyeti bulunduğu hâlde sahte belge düzenlediği tespit olunursa, mükellef hakkında 153/A maddesinin dördüncü fıkrası hükümleri çerçevesinde işlem tesis edilir. Şu kadar ki, daha önceden alınmış olan teminat sahte belge düzenleme fiili nedeniyle yapılan tarhiyatların ve kesilen cezaların kesinleşmesine kadar mükellefe iade olunmaz. Yapılan inceleme neticesinde mükellefin sahte belge düzenlemediği tespit olunursa, alınan teminat başkaca vergi borcu bulunmaması kaydıyla iade olunur.
    Bu madde kapsamında alınan teminatların iadesinde, 153/A maddesinin birinci fıkrası uyarınca alınan teminatların iadesine ilişkin; bu teminatların vergi borçlarına mahsubu ve eksilen teminatların tamamlatılmasında ise aynı maddenin dokuzuncu fıkrasına ilişkin hükümler uygulanır.
    Bu madde kapsamında elektronik belge düzenleme yükümlülüğü getirilen mükelleflere ilişkin bilgiler Hazine ve Maliye Bakanlığı tarafından belirlenecek usul ve esaslara göre duyurulur. Bu kapsamda yapılan duyurular vergi mahremiyetinin ihlâli sayılmaz.
    Hazine ve Maliye Bakanlığı, madde kapsamındaki işlemlere ilişkin süreleri, elektronik ortamda belge düzenleme zorunluluğunun başlayacağı tarihi, bu madde kapsamındaki mükelleflerin tahsilat ve ödemelerinin tevsiki ile bu maddenin uygulanmasına ilişkin diğer usul ve esasları belirlemeye yetkilidir.”
    MADDE 25 – 213 sayılı Kanunun 370 inci maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
    “MADDE 370- a) Vergi incelemesine başlanılmadan veya takdir komisyonuna sevk edilmeden önce verginin ziyaa uğradığına delalet eden emareler bulunduğuna dair yetkili merciler tarafından yapılmış ön tespitler hakkında tespit tarihine kadar ihbarda bulunulmamış olması kaydıyla mükellefler izaha davet edilebilir. Kendisine izaha davet yazısı tebliğ edilen mükellefler, davet konusu tespitle sınırlı olarak, bu Kanunun 371 inci maddesinde yer alan pişmanlık hükümlerinden yararlanamaz. İzaha davet yazısının tebliğ tarihinden itibaren otuz günlük süre içerisinde izahta bulunulması durumunda, yapılan izah değerlendirilerek değerlendirme sonucunu içeren yazı mükellefe tebliğ edilir.
    1. Mükelleflerce yapılan izah sonucu vergi ziyaına sebebiyet verilmediğinin idarece anlaşılması hâlinde mükellefler söz konusu tespitle ilgili olarak vergi incelemesine tabi tutulmaz veya takdir komisyonuna sevk edilmez.
    2. Mükelleflerce yapılan izahın yeterli bulunmaması hâlinde, değerlendirme sonucunu içeren yazının tebliğ edildiği tarihten itibaren otuz gün içerisinde; hiç verilmemiş olan vergi beyannamelerinin verilmesi, eksik veya yanlış yapılan vergi beyanının tamamlanması veya düzeltilmesi ve ödeme süresi geçmiş bulunan vergilerin, ödemenin geciktiği her ay ve kesri için, 6183 sayılı Kanunun 51 inci maddesinde belirtilen nispette uygulanacak gecikme zammı oranında bir zamla aynı sürede ödenmesi şartıyla vergi ziyaı cezası, ziyaa uğratılan vergi üzerinden %20 oranında kesilir. Bu durum vergi incelemesi yapılmasına ve gerekirse tarhiyatın ikmaline engel teşkil etmez.
    b) (a) fıkrası uyarınca yapılmış ön tespitlerin, verginin bu Kanunun 359 uncu maddesinde yer alan fiillerle ziyaa uğratılmış olabileceğine ilişkin olması hâlinde bu kapsamdaki mükellefler izaha davet edilmez. Şu kadar ki, sahte veya muhteviyatı itibarıyla yanıltıcı belge kullanma fiilinin işlenmiş olabileceğine dair yapılan ön tespitlerde, kullanılan sahte veya muhteviyatı itibarıyla yanıltıcı belge tutarı, bir takvim yılında 100 bin Türk lirasını geçmeyen veya bu tutarı geçse bile ilgili yıldaki toplam mal ve hizmet alışlarının %5’ini aşmayan mükelleflere ön tespite ilişkin yazı tebliğ edilebilir. Mükelleflerce, haklarında yapılan tespite ilişkin yazının tebliğ edildiği tarihten itibaren otuz gün içerisinde; hiç verilmemiş olan vergi beyannamelerinin verilmesi, eksik veya yanlış yapılan vergi beyanının tamamlanması veya düzeltilmesi ve ödeme süresi geçmiş bulunan vergilerin, ödemenin geciktiği her ay ve kesri için, 6183 sayılı Kanunun 51 inci maddesinde belirtilen nispette uygulanacak gecikme zammı oranında bir zamla aynı sürede ödenmesi şartıyla vergi ziyaı cezası, ziyaa uğratılan vergi üzerinden %20 oranında kesilir. Bu durum vergi incelemesi yapılmasına ve gerekirse tarhiyatın ikmaline engel teşkil etmez. Bu fıkra kapsamında kendisine ön tespite ilişkin yazı tebliğ edilen mükellefler, tespitle sınırlı olarak bu Kanunun 371 inci maddesinde yer alan pişmanlık hükümlerinden yararlanamaz. Bu fıkrada yer alan tutar, her yıl bir önceki yıla ilişkin olarak bu Kanun uyarınca belirlenen yeniden değerleme oranında artırılmak suretiyle uygulanır.
    c) Hazine ve Maliye Bakanlığı bu madde uyarınca ön tespiti ve/veya izaha daveti yapacak ve yapılan izahı değerlendirecek mercii, yapılacak ön tespitin ve/veya izaha davetin şekli ve kapsamını, davet yapılacakları, yapılan izahın değerlendirme süresini, yapılan izahta kullanılacak bilgi ve belgeler ile uygulamaya ilişkin usul ve esasları belirlemeye yetkilidir.”
    MADDE 26 – 213 sayılı Kanunun 376 ncı maddesinin birinci fıkrası aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
    “Mükellef veya vergi sorumlusu;
    1. İkmalen, resen veya idarece tarh edilen vergiyi veya vergi farkını ve vergi ziyaı, usulsüzlük ve özel usulsüzlük cezalarının yarısını ihbarnamelerin tebliğ tarihinden itibaren otuz gün içinde ilgili vergi dairesine başvurarak vadesinde veya 6183 sayılı Kanunda belirtilen türden teminat göstererek vadenin bitmesinden itibaren üç ay içinde ödeyeceğini bildirirse kesilen cezanın yarısı,
    2. Uzlaşmanın vaki olması durumunda, üzerinde uzlaşılan vergiyi veya vergi farkını ve vergi ziyaı cezasının %75’ini, bu Kanunun ek 8 inci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinde yer alan ödeme süreleri içinde öderse üzerinde uzlaşılan cezanın %25’i,
    indirilir.”
    MADDE 27 – 213 sayılı Kanunun mülga 379 uncu maddesi aşağıdaki şekilde yeniden düzenlenmiştir.
    “Kanun yolundan vazgeçme:
    MADDE 379- Vergi/ceza ihbarnamesine karşı süresinde açılan davalarda, vergi mahkemesince verilen istinaf yolu açık kararlar ile bölge idare mahkemesince verilen temyiz yolu açık kararlarda (Danıştayın bozma kararı üzerine verilen kararlar hariç);
    1. Kaldırılan vergi tutarının %60’ı, tasdik edilen vergi tutarının tamamı ile tasdik edilen vergi tutarına ilişkin vergi ziyaı cezasının %75’i,
    2. Bağlı olduğu vergi aslı dava konusu yapılmayan veya 359 uncu maddede yazılı fiillere iştirak nedeniyle kesilen vergi ziyaı cezaları ile usulsüzlük ve özel usulsüzlük cezalarının kaldırılan tutarının %25’i ve tasdik edilen tutarının %75’i,
    mükellef için geçerli olan kanun yoluna başvuru süresi içerisinde, dava konusu vergi ve/veya vergi cezalarının tümü için kanun yolundan vazgeçildiğine ilişkin dilekçenin ilgili vergi dairesine verilmesi şartıyla kanun yolundan vazgeçme dilekçesinin verildiği tarih itibarıyla başkaca bir işleme gerek kalmaksızın tahakkuk eder.
    Bu şekilde tahakkuk eden tutarlar tahakkuk tarihinden itibaren bir ay içinde ödenir. Bu maddeye göre tahakkuk eden vergi ve/veya vergi cezalarının %80’inin, hesaplanacak gecikme faizi ile birlikte bu sürede tamamen ödenmesi şartıyla, vergi ve ceza tutarından %20 oranında indirim yapılır. Şu kadar ki, tasdik edilerek tahakkuk eden vergi tutarında indirim yapılmaz. İndirim hükmünden yararlanılabilmesi için dava konusu yapılan ve bu maddeye göre tahakkuk eden vergi ve/veya vergi cezaları ile gecikme faizlerinin birlikte bu fıkra kapsamında ödenmesi şarttır.
    Kanun yolundan vazgeçme dilekçesi vergi dairesince ilgili yargı merciine gönderilir ve bu dilekçenin vergi dairesine verildiği tarih kanun yolundan vazgeçme tarihi olarak kabul edilir. Kanun yolundan vazgeçilmesi hâlinde idarece de ihtilaf sürdürülmez. Kanun yolundan vazgeçildiği hâlde istinaf veya temyiz yoluna başvurulması durumunda ise bu başvurular incelenmez.
    Kanun yolundan vazgeçilen vergi ve vergi ziyaı cezası için bu maddeye göre yapılan tahakkuktan önce ödenen gecikme faizi ve gecikme zammı da dâhil tutarlar, bu madde hükmüne göre ödenecek tutarlara mahsup edilir.
    Bu madde uyarınca istinaf ve temyiz yolundan vazgeçilen davaya ilişkin kararlarda hükmedilen yargılama giderleri, avukatlık ücretleri ve fer’ileri karşılıklı olarak talep edilmez ve bu alacaklar için icra takibi yapılamaz.
    Bu maddenin uygulanmasına ilişkin usul ve esaslar Hazine ve Maliye Bakanlığınca belirlenir.”
    MADDE 28 – 213 sayılı Kanunun ek 1 inci maddesinin birinci fıkrasındaki parantez içi hükümde yer alan “kesilen ceza hariç” ibaresi “kesilen ceza ve 370 inci maddenin (b) fıkrası kapsamında kendilerine ön tespite ilişkin yazı tebliğ edilen mükelleflere mezkur maddeye göre kesilen ceza hariç” şeklinde değiştirilmiştir.
    MADDE 29 – 213 sayılı Kanunun ek 9 uncu maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
    “EK MADDE 9- Bu bölüm uyarınca üzerinde uzlaşılan vergi ve cezalar hakkında 376 ncı maddenin birinci fıkrasının (2) numaralı bendi hükmü dışında indirim uygulanmaz.
    Hakkında 376 ncı maddenin birinci fıkrasının (1) numaralı bendi hükümleri uygulanan vergi ve cezalar için bu bölüm hükümleri uygulanmaz. Mükellefin uzlaşma tutanağını imzalayıncaya kadar uzlaşma talebinden vazgeçtiğini beyanla hadiseye 376 ncı maddenin birinci fıkrasının (1) numaralı bendi hükümlerinin uygulanmasını isteme hakkı mahfuzdur.”
    MADDE 30 – 29/7/1970 tarihli ve 1319 sayılı Emlak Vergisi Kanununa 41 inci maddeden sonra gelmek üzere kısım başlığıyla birlikte aşağıdaki madde eklenmiştir.

    “DÖRDÜNCÜ KISIM

    Değerli Konut Vergisi

    Konu:
    MADDE 42- Türkiye sınırları içinde bulunan mesken nitelikli taşınmazlardan bina vergi değeri veya Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğünce belirlenen değeri 5.000.000 Türk lirası ve üzerinde olanlar değerli konut vergisine tabidir.”
    MADDE 31 – 1319 sayılı Kanuna, bu Kanunla eklenen 42 nci maddeden sonra gelmek üzere aşağıdaki madde eklenmiştir.
    “Vergiye ait değerlerin tespiti, ilanı ve kesinleşmesi:
    MADDE 43- Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğünce ilgili mevzuat kapsamında yapılan veya yaptırılan değerleme sonucunda belirlenen ve değeri 42 nci maddede yer alan tutarı aşan (bu tutar dâhil) mesken nitelikli taşınmazlar, ilgilileri tarafından ulaşılabilecek şekilde Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğünün internet sitesinde ilan edilir ve ilgilisine ayrıca tebliğ edilir. Tebliğ tarihinden itibaren on beşinci günün sonuna kadar Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğüne itiraz edilmeyen mesken nitelikli taşınmaz değeri kesinleşir. Süresinde yapılan itirazlar, on beş gün içinde değerlendirilerek sonuçlandırılır ve kesinleşen değer, aynı usulle ilan ve ilgilisine tebliğ edilir. Bu değer, değerli konut vergisi uygulamasında Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğünce belirlenen değer olarak kabul edilir.
    Bu vergi uygulamasında, Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğünce belirlenen bir değerin bulunmaması durumunda, bina vergi değeri esas alınarak vergilendirme işlemleri yapılır.
    Bina vergi değeri, 29 uncu maddeye göre belirlenen vergi değeridir.”
    MADDE 32 – 1319 sayılı Kanuna, bu Kanunla eklenen 43 üncü maddeden sonra gelmek üzere aşağıdaki madde eklenmiştir.
    “Matrah ve nispet:
    MADDE 44- Verginin matrahı, bina vergi değeri ve Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğünce belirlenen değerden yüksek olanıdır.
    Değerli konut vergisine tabi mesken nitelikli taşınmazlardan değeri;
    5.000.000 TL ile 7.500.000 TL arasında olanlar                    (Binde 3)
    7.500.001 TL ile 10.000.000 TL arasında olanlar                  (Binde 6)
    10.000.001 TL’yi aşanlar                                                      (Binde 10)
    oranında vergilendirilir.
    Paylı mülkiyette ve elbirliği mülkiyette, matrahın hesabında mesken nitelikli taşınmazın toplam değeri esas alınır.
    42 nci maddede yer alan tutar, ikinci fıkrada yer alan vergi oranlarına esas mesken nitelikli taşınmaz değerlerinin alt ve üst sınırları ile Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğünce belirlenen ve 42 nci maddede yer alan tutarı aşan (bu tutar dâhil) mesken nitelikli taşınmazların değeri her yıl bir önceki yıla ilişkin olarak 213 sayılı Vergi Usul Kanunu hükümlerine göre belirlenen yeniden değerleme oranında artırılır. Bu şekilde hesaplanan tutarların 10.000 Türk lirasına kadar olan kesirleri dikkate alınmaz (Şu kadar ki; Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğünce belirlenen taşınmaz değeri, değer tespitinin yapıldığı yıl yeniden değerleme oranında artırılmaz.).”
    MADDE 33 – 1319 sayılı Kanuna, bu Kanunla eklenen 44 üncü maddeden sonra gelmek üzere aşağıdaki madde eklenmiştir.
    “Mükellefiyet:
    MADDE 45- Değerli konut vergisini mesken nitelikli taşınmazların maliki, varsa intifa hakkı sahibi, her ikisi de yoksa mesken nitelikli taşınmaza malik gibi tasarruf edenler öder.
    Bir mesken nitelikli taşınmaza paylı mülkiyet hâlinde malik olanlar, hisseleri oranında mükelleftirler. Elbirliği mülkiyette malikler vergiden müteselsilen sorumlu olurlar.
    Değerli konut vergisi mükellefiyeti;
    a) Mesken nitelikli taşınmazın değerinin, bina vergi değeri veya Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğünce belirlenen değerin 42 nci maddede belirtilen tutarı aştığının (bu tutar dâhil) belirlendiği tarihi,
    b) 33 üncü maddenin (1) ila (7) numaralı fıkralarında yazılı vergi değerini tadil eden sebeplerin doğması hâlinde bu değişikliklerin vuku bulduğu tarihi,
    c) Muafiyetin sukut ettiği tarihi,
    takip eden yıldan itibaren başlar.
    Yanan, yıkılan, tamamen kullanılmaz hâle gelen veya vergiye tabi iken muaflık şartlarını kazanan mesken nitelikli taşınmazlardan dolayı mükellefiyet, bu olayların vuku bulduğu tarihi takip eden taksitten itibaren sona erer.”
    MADDE 34 – 1319 sayılı Kanuna, bu Kanunla eklenen 45 inci maddeden sonra gelmek üzere aşağıdaki madde eklenmiştir.
    “Muaflıklar:
    MADDE 46- Aşağıda yazılı mesken nitelikli taşınmazlar, değerli konut vergisinden muaftır:
    a) Genel ve özel bütçeli idarelerin, belediyelerin ve üniversitelerin maliki veya intifa hakkına sahip olduğu mesken nitelikli taşınmazlar.
    b) Türkiye sınırları içinde mesken nitelikli tek taşınmazı olan kişilerden; kendisine bakmakla mükellef kimsesi olup onsekiz yaşını doldurmamış olanlar hariç olmak üzere hiçbir geliri olmadığını belgeleyenlerin, gelirleri münhasıran kanunla kurulan sosyal güvenlik kurumlarından aldıkları aylıktan ibaret bulunanların sahip olduğu mesken nitelikli taşınmazlar (intifa hakkına sahip olunması hâli dâhil) (Bu hüküm, belirtilen kişilerin tek meskene hisse ile sahip olmaları hâlinde hisselerine ait kısım hakkında da uygulanır.).
    c) Yabancı devletlere ait olup elçilik ve konsolosluk olarak kullanılan mesken nitelikli taşınmazlar ile elçilerin ikametine mahsus mesken nitelikli taşınmazlar ve bunların müştemilatı (karşılıklı olmak şartıyla) ve merkezi Türkiye’de bulunan milletlerarası kuruluşlara, milletlerarası kuruluşların Türkiye’deki temsilciliklerine ait mesken nitelikli taşınmazlar.
    ç) Esas faaliyet konusu bina inşası olanların işletmelerine kayıtlı bulunan ve henüz ilk satışa, devir ve temlike konu edilmemiş yeni inşa edilen mesken nitelikli taşınmazlar (arsa karşılığı inşaat işlerinde sözleşme gereği taahhüt işini üstlenen müteahhide kalan mesken nitelikli taşınmazlar dâhil) (bu taşınmazların kiraya verilmesi veya sair surette kullanılması hâlleri hariç).”
    MADDE 35 – 1319 sayılı Kanuna, bu Kanunla eklenen 46 ncı maddeden sonra gelmek üzere aşağıdaki madde eklenmiştir.
    “Verginin beyanı, ödeme süresi ve ödeme yeri:
    MADDE 47- Mükellef tarafından, mesken nitelikli taşınmaza ilişkin bina vergi değeri ve Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğünce belirlenen değer, buna ait vesikalarla, mesken nitelikli taşınmazın bulunduğu yerdeki Gelir İdaresi Başkanlığına bağlı yetkili vergi dairesine, mesken nitelikli taşınmazın değerinin 42 nci maddede belirtilen tutarı aştığı (bu tutar dâhil) yılı takip eden yılın şubat ayının 20 nci günü sonuna kadar beyanname ile beyan edilir ve vergi, yetkili vergi dairesince yıllık olarak tarh ve tahakkuk olunur. Müteakip yıllar için mükellef tarafından aynı şekilde yıllık olarak beyanname verilir ve vergi ilgili vergi dairesince tarh ve tahakkuk olunur.
    Elbirliği mülkiyetinde mükellefler müşterek beyanname verebilecekleri gibi, münferiden de beyanname verebilirler. Paylı mülkiyet hâlinde ise beyanname münferiden verilir.
    Vergi dairesi tarafından tarh ve tahakkuk ettirilen vergi, ilgili yılın şubat ve ağustos aylarının sonuna kadar iki eşit taksitte ödenir.
    Yıl içerisinde mükellefiyetin başlamasını gerektirecek durumun meydana gelmesi hâlinde, mükellef tarafından takip eden yılın beyanname verme süresi içerisinde ilgili vergi dairesine beyanname verilir.
    Bu Kanunun 37 nci maddesinin ikinci ve üçüncü fıkrası hükümleri, değerli konut vergisi bakımından uygulanmaz.”
    MADDE 36 – 1319 sayılı Kanuna, bu Kanunla eklenen 47 nci maddeden sonra gelmek üzere aşağıdaki madde eklenmiştir.
    “Değerli konut vergisi hasılatı:
    MADDE 48- Tahsil edilen değerli konut vergisi, genel bütçe geliri olarak kaydedilir ve 2/7/2008 tarihli ve 5779 sayılı İl Özel İdarelerine ve Belediyelere Genel Bütçe Vergi Gelirlerinden Pay Verilmesi Hakkında Kanun ile diğer kanunlara göre mahalli idarelere verilecek payların hesabında dikkate alınmaz.”
    MADDE 37 – 1319 sayılı Kanuna, bu Kanunla eklenen 48 inci maddeden sonra gelmek üzere aşağıdaki madde eklenmiş ve mevcut maddeler buna göre teselsül ettirilmiştir.
    “Yetki:
    MADDE 49- Bu verginin uygulanmasına ilişkin usul ve esasları belirlemeye, muafiyetlerin uygulanmasında aranacak belgeleri tespit etmeye, 47 nci maddede yer alan beyanname verme ve ödeme sürelerini üç aya kadar uzatmaya, beyannamenin verileceği yetkili vergi dairesini, beyannamenin şekil, içerik ve eklerini belirlemeye ve verginin beyanname aranmaksızın tahakkuk ettirilmesine Hazine ve Maliye Bakanlığı yetkilidir.”
    MADDE 38 – 14/9/1972 tarihli ve 1618 sayılı Seyahat Acentaları ve Seyahat Acentaları Birliği Kanununun 34 üncü maddesinin birinci fıkrasının (A) bendinin ikinci paragrafında yer alan “2 yılda” ibaresi “üç yılda” şeklinde ve bendin üçüncü paragrafının (e) alt bendi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
    “e) Yönetim ve Denetim Kurulu üyeleri ile 11/7/2019 tarihli ve 7183 sayılı Türkiye Turizm Tanıtım ve Geliştirme Ajansı Hakkında Kanun ile kurulan Türkiye Turizm Tanıtım ve Geliştirme Ajansı Yönetim Kurulunun asıl ve yedek üyelerini seçmek,”
    MADDE 39 – 1618 sayılı Kanuna aşağıdaki geçici madde eklenmiştir.
    “GEÇİCİ MADDE 5- Birliğin 2019 yılı Kasım ayında yapılacak olan seçimlerinde 34 üncü maddenin birinci fıkrasının (A) bendinde yer alan, seçimlerin üç yılda bir kasım ayında yapılacağına ilişkin hüküm uygulanmaz.
    Birliğin 2019 yılı Kasım ayında yapılan seçimlerinde seçilen Yönetim, Denetim ve Disiplin Kurulu üyeleri ile Türkiye Turizm Tanıtım ve Geliştirme Ajansı Yönetim Kurulunun asıl ve yedek üyelerinin görev süresi üç yıl olarak uygulanır.”
    MADDE 40 – 21/5/1986 tarihli ve 3289 sayılı Gençlik ve Spor Hizmetleri Kanununun ek 12 nci maddesi başlığı ile birlikte aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
    “Amatör sporun desteklenmesi
    EK MADDE 12- Gençlik ve Spor Bakanlığı, Türkiye Futbol Federasyonu ve bağımsız spor federasyonlarına tescil edilmiş olan ve Türkiye’de faaliyette bulunan spor kulüpleri ve sportif alanda faaliyette bulunan sermaye şirketleri tarafından sporculara ödenen ücretlerden tevkif edilerek ilgili vergi dairesine kanuni süresinde beyan edilen ve ödenen gelir vergisinden Gençlik ve Spor Bakanlığının talebi üzerine Hazine ve Maliye Bakanınca uygun görülen pay, Gençlik ve Spor Bakanlığı adına açılacak özel hesaba Hazine ve Maliye Bakanlığınca aktarılır.
    Özel hesaba aktarılan tutarlar aşağıdaki harcamalar dışında kullanılamaz:
    a) Amatör spor dallarında sportif faaliyet gösteren sporculara, bunların çalıştırıcılarına ve diğer spor elemanlarına yapılan ücret ve ücret sayılan ödemeler (Her bir sporcu, çalıştırıcı ve diğer spor elemanları için yıllık olarak yapılacak ödeme, 31/12/1960 tarihli ve 193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun 103 üncü maddesinde yazılı tarifenin üçüncü gelir diliminde yer alan ve ilgili yılda ücretler için geçerli olan tutarın üç katını aşamaz.),
    b) Bu fıkranın (a) bendi kapsamındaki sporcu, çalıştırıcılar ve diğer spor elemanlarının, sportif faaliyetlerine ilişkin iaşe, ibate, seyahat, sağlık, eğitim-öğretim harcamaları ile amatör spor dallarına ilişkin hazırlık kampları, müsabaka, malzeme ve ekipman, federasyon vize, lisans, tescil ve katılım harcamaları.
    Özel hesaptan spor kulüpleri ve sportif alanda faaliyette bulunan sermaye şirketlerine aktarılan tutarlar ile bu tutarlardan yapılan harcamalar, gelir ve kurumlar vergisi uygulamalarında gelir, gider, indirim veya maliyet olarak dikkate alınamaz.
    Özel hesaba aktarılan tutarların kullanılması ve denetlenmesi ile maddenin uygulanmasına ilişkin usul ve esasları belirlemeye Hazine ve Maliye Bakanlığı ile Gençlik ve Spor Bakanlığı müştereken yetkilidir.”
    MADDE 41 – 25/3/1987 tarihli ve 3332 sayılı Sermaye Piyasasının Teşviki, Sermayenin Tabana Yaygınlaştırılması Ve Ekonomiyi Düzenlemede Alınacak Tedbirler İle 5422 Sayılı Kurumlar Vergisi Kanunu, 213 Sayılı Vergi Usul Kanunu Ve 3182 Sayılı Bankalar Kanununda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanuna aşağıdaki geçici madde eklenmiştir.
    “GEÇİCİ MADDE 4- 31/12/2014 tarihine kadar, pay sahibi sayısı nedeniyle payları halka arz olunmuş sayılan ve payları borsada işlem gören anonim ortaklıklar tarafından doğrudan veya dolaylı olarak nominal ya da primli değer üzerinden pay veya pay adı altında satışı yapılmış olan her türlü araç, 6/12/2012 tarihli ve 6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanununun kaydileştirmeye ilişkin şartlarına tabi olmaksızın 29/6/1956 tarihli ve 6762 sayılı mülga Türk Ticaret Kanunu ile 13/1/2011 tarihli ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu kapsamında pay addolunur, bu ortaklıklara yapılan ödemeler pay karşılığı yapılmış kabul edilir ve ortaklık ilişkisi kurulmuş sayılır. Bu payların kaydileştirilmemiş olması ortaklık haklarına halel getirmeyeceği gibi ortaklık ilişkisinin kurulmadığı da iddia edilemez.
    Birinci fıkra kapsamında kurulmuş olan ortaklık ilişkileri hakkında; geçerli bir ortaklık ilişkisi bulunmadığı veya primli pay satışı yapıldığı ileri sürülerek sebepsiz zenginleşme, haksız fiil, sözleşme öncesi görüşmelere aykırılık veya sözleşmeye aykırılık nedenlerine dayalı olarak açılan ve kanun yolu incelemesindekiler dahil görülmekte olan menfi tespit, tazminat veya alacak davalarında, karar verilmesine yer olmadığına dair karar verilir ve yargılama gideri ile maktu vekalet ücreti ortaklık üzerinde bırakılır.”
    MADDE 42 – 6802 sayılı Kanuna aşağıdaki geçici madde eklenmiştir.
    “GEÇİCİ MADDE 3- Bu Kanunun 34 üncü maddesinde yer alan konaklama vergisi oranı 31/12/2020 tarihine kadar % 1 olarak uygulanır.”
    MADDE 43 – 11/7/2019 tarihli ve 7183 sayılı Türkiye Turizm Tanıtım ve Geliştirme Ajansı Hakkında Kanunun 3 üncü maddesinin beşinci fıkrasında yer alan “temsilcisi” ibareleri “Başkanı” şeklinde ve “temsilcilerinden” ibaresi “başkanlarından” şeklinde değiştirilmiştir.
    MADDE 44 – 4/1/2002 tarihli ve 4734 sayılı Kamu İhale Kanununun 3 üncü maddesinin birinci fıkrasına (z) bendinden sonra gelmek üzere aşağıdaki bent eklenmiştir.
    “aa) Faaliyet ve görev alanı kapsamında yer alan tarımsal ürünlerle ilgili olmak üzere, üretimin yetersiz olması nedeniyle ürün fiyatlarında meydana gelebilecek olağanüstü dalgalanmaların önlenmesi veya ürünlerde fiyat istikrarının sağlanması amacıyla ilgili bakanın onayı ve Toprak Mahsulleri Ofisi Yönetim Kurulunun görevlendirmesi ile Toprak Mahsulleri Ofisi Genel Müdürlüğünün ithalat yoluyla yapacağı tarımsal ürün alımları ve buna ilişkin hizmet alımları,”
    MADDE 45 – 4734 sayılı Kanunun geçici 4 üncü maddesinin beşinci fıkrasının ikinci cümlesine “yapım işlerinde” ibaresinden sonra gelmek üzere “; Devlet Malzeme Ofisi Genel Müdürlüğünün idareler adına gerçekleştireceği taşıt alımı, taşıt kiralama, akaryakıt alımı ile ilaç, tıbbi malzeme ve tıbbi cihaz alımlarında” ibaresi ve maddeye aşağıdaki fıkra eklenmiştir.
    “Beşinci fıkra kapsamında Devlet Malzeme Ofisi Genel Müdürlüğü tarafından yapılacak alımlarda uygulanacak usul ve esaslar Kurum görüşü üzerine Devlet Malzeme Ofisi Genel Müdürlüğü tarafından belirlenir. Bu kapsamda yapılacak alımlarda Kanunun 5 inci maddesinin birinci fıkrasında belirlenen temel ilkelere uyularak, ihaleler en yüksek katılımı sağlayacak şekilde gerçekleştirilir.”
    MADDE 46 – 28/3/2002 tarihli ve 4749 sayılı Kamu Finansmanı ve Borç Yönetiminin Düzenlenmesi Hakkında Kanunun 3 üncü maddesinde yer alan “Dış borcun tahsisi” tanımına “Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğüne” ibaresinden sonra gelmek üzere “, Türkiye Sağlık Enstitüleri Başkanlığına” ibaresi eklenmiştir.
    MADDE 47 – 4749 sayılı Kanuna aşağıdaki geçici madde eklenmiştir.
    “GEÇİCİ MADDE 31- 5 inci maddede düzenlenen net borç kullanımı tutarı 2019 yılı için, 1/1/2019 tarihinden geçerli olmak üzere, Bakan ve Cumhurbaşkanı tarafından artırılan net borç kullanım tutarına yetmiş milyar Türk lirası ilave edilerek uygulanır.”
    MADDE 48 – 31/5/2006 tarihli ve 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununa aşağıdaki geçici madde eklenmiştir.
    “GEÇİCİ MADDE 79- 5434 sayılı Kanunun mülga 64 üncü maddesi, bu Kanunun 47 nci maddesinin sekizinci fıkrası ile 2330 sayılı Kanun veya 2330 sayılı Kanun hükümleri uygulanarak aylık bağlanmasını gerektiren kanunlara, 1005 sayılı Kanun, 3713 sayılı Kanunun ek 3 üncü maddesine, 17/7/2004 tarihli ve 5233 sayılı Terör ve Terörle Mücadeleden Doğan Zararların Karşılanması Hakkında Kanuna ve 24/6/2008 tarihli ve 5774 sayılı Başarılı Sporculara Aylık Bağlanması ile Devlet Sporcusu Unvanı Verilmesi Hakkında Kanuna göre aylık bağlanmış olanların kendilerine veya bunlardan ölenlerin hak sahiplerine, bu kapsamda maddenin yürürlük tarihine kadar yapılan ve bu Kanunun 96 ncı maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi kapsamında olduğu Kurumca tespit edilen fazla veya yersiz ödemelere ilişkin borç çıkarılmaz, çıkarılmış borçların ödenmemiş olan kısımları terkin edilir, maddenin yayımı tarihinden önce tahsil edilmiş tutarlar iade ve mahsup edilmez.
    2330 sayılı Kanunun 4 üncü maddesinin ikinci fıkrasının üçüncü, dördüncü, beşinci ve altıncı cümlelerine aykırı olacak şekilde ödenen ve bu Kanunun 96 ncı maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi kapsamında olduğu Kurumca tespit edilen fazla veya yersiz olarak yapılan ödemeler hakkında da birinci fıkra hükümleri uygulanır.”
    MADDE 49 – 3/6/2007 tarihli ve 5684 sayılı Sigortacılık Kanununa aşağıdaki ek madde eklenmiştir.
    “Sigortacılık ve Özel Emeklilik Düzenleme ve Denetleme Kurumuna ilişkin hükümler
    EK MADDE 5 – (1) Sigortacılık ve Özel Emeklilik Düzenleme ve Denetleme Kurumunda Başkan ve üyeler, görevlerinin devamı süresince görevlerini tam bir dikkat, dürüstlük ve tarafsızlık ile yürüteceklerine, ilgili mevzuat hükümlerine aykırı hareket etmeyeceklerine ve ettirmeyeceklerine dair Yargıtay Birinci Başkanlık Kurulu huzurunda yemin eder. Yemin için yapılan başvuru Yargıtay tarafından acele işlerden sayılır. Başkan ve üyeler, yemin etmedikçe göreve başlamış sayılmaz.
    (2) Sigortacılık ve Özel Emeklilik Düzenleme ve Denetleme Kurumunda Başkan Yardımcısı, Daire Başkanı ve Grup Başkanı kadrolarına atanacaklarda aşağıdaki şartlar aranır:
    a) 14/7/1965 tarihli ve 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 48 inci maddesinde sayılan genel şartları taşımak.
    b) En az dört yıllık yükseköğrenim mezunu olmak.
    c) Kamuda ve/veya sosyal güvenlik kurumlarına tabi olmak kaydıyla uluslararası kuruluşlar ile özel sektörde veya serbest olarak en az beş yıl çalışmış olmak.
    (3) Başkan ve üyeler ile Kurum personeline; 27/6/1989 tarihli ve 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin ek 11 inci maddesi uyarınca belirlenmiş emsali personele mali ve sosyal haklar kapsamında yapılan ödemeler aynı usul ve esaslar çerçevesinde ödenir. Emsali personele yapılan ödemelerden vergi ve diğer yasal kesintilere tabi olmayanlar bu Kanuna göre de vergi ve diğer kesintilere tabi olmaz. Başkan ve üyeler ile Kurum personeli emeklilik hakları bakımından da emsali olarak belirlenen personel ile denk kabul edilir.
    (4) Başkan ve üyeler ile Kurum personeli, sosyal güvenlik açısından 31/5/2006 tarihli ve 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi kapsamında sigortalı sayılır. 5510 sayılı Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi kapsamında sigortalı iken Başkan ve üyeliğe atananlardan bu görevleri sona erenler veya bu görevlerinden ayrılma isteğinde bulunanların bu görevlerde geçen hizmet süreleri kazanılmış hak aylık, derece ve kademelerinin tespitinde dikkate alınır. Bunlardan bu görevleri sırasında 5510 sayılı Kanunun geçici 4 üncü maddesi kapsamına girenlerin bu görevlerde geçen süreleri makam tazminatı ile temsil tazminatı ödenmesi gereken süre olarak değerlendirilir. Kamu kurum ve kuruluşlarında 5510 sayılı Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamında sigortalı iken Başkan ve üyeliğe atananların, önceki kurum ve kuruluşları ile ilişiklerinin kesilmesi kendilerine kıdem tazminatı veya iş sonu tazminatı ödenmesini gerektirmez. Bu durumda olanların kıdem tazminatı veya iş sonu tazminatı ödenmesi gereken hizmet süreleri, Başkan ve üyelikte geçen hizmet süreleri ile birleştirilir ve emeklilik ikramiyesi ödenecek süre olarak değerlendirilir.
    (5) Başkan ve üyeliğe atananlardan atama yapılmadan önce sosyal güvenlik yönünden diğer statülere tabi olanların, istekleri hâlinde bu statülere bağlılıkları devam eder ve bunlar hakkında dördüncü fıkra hükmü uygulanmaz.
    (6) Kurum, 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin ek 25 inci maddesi hükümlerine göre personel görevlendirebilir.
    (7) Kurumda, 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin ek 6 ncı maddesinde belirtilen usul ve esaslar çerçevesinde sözleşmeli olarak bilişim personeli çalıştırılabilir. Söz konusu maddenin üçüncü fıkrasının (a) ve (b) bentlerinde yer alan şartlar Kurum için aranmaz.
    (8) Başkan ve üyeler ile Kurum personelinin görevleriyle bağlantılı olarak işledikleri iddia edilen suçlara ilişkin soruşturmalar için izin verme yetkisi; Başkan ve üyeler için ilişkili Bakana, Kurum personeli için ise Başkana aittir. Başkan ve üyeler ile Kurum personelinin görevleri ile ilgili olarak iştirak hâlinde işledikleri iddia edilen suçlara ilişkin soruşturmalarda Kurum personeli hakkında soruşturma izni verme yetkisi ilişkili Bakana aittir. Başkan ve üyeler ile Kurum personelinin, görevden ayrılmış olsalar dahi, görevleriyle bağlantılı olarak işledikleri iddia edilen suçlardan dolayı başlatılan soruşturma ve kovuşturmalar, ilgili üye veya personelin talebi hâlinde, Kurum tarafından görevlendirilecek bir avukat tarafından takip edilir. Söz konusu davalara ilişkin dava giderleri ile Türkiye Barolar Birliğince açıklanan asgari ücret tarifesinde belirlenen avukatlık ücretinin onbeş katını aşmamak üzere belirlenen avukatlık ücreti Kurum bütçesinden karşılanır. Başkan ve üyeler ile Kurum personelinin, kovuşturma sonucunda mahkumiyetine karar verilmesi ve bu kararın kesinleşmesi hâlinde, Kurum bütçesinden karşılanan avukatlık ücreti, ilgili Başkan ve üyeler ile Kurum personelinden genel hükümlere göre tahsil olunur.
    (9) Başkan ve üyeler, 19/4/1990 tarihli ve 3628 sayılı Mal Bildiriminde Bulunulması, Rüşvet ve Yolsuzluklarla Mücadele Kanununa tabidir.
    (10) Başkan ve üyeler, görevlerinden ayrılmalarını izleyen iki yıl içinde Kurumun denetlemekle ve düzenlemekle yetkili olduğu sektör ve alandaki özel kuruluşlarda görev alamaz. Bu fıkra hükmüne uymayanlar hakkında 2/10/1981 tarihli ve 2531 sayılı Kamu Görevlerinden Ayrılanların Yapamayacakları İşler Hakkında Kanunun 4 üncü maddesi hükmü uygulanır.
    (11) Kurumun malları, varlıkları, hak ve alacakları Devlet malı hükmündedir, haczedilemez ve rehnedilemez.
    (12) Aşağıdaki gelirler Kurumun gelirleri arasında yer alır:
    a) Türkiye’de kurulmuş sigorta, reasürans ve emeklilik şirketleri ile yurt dışında kurulmuş sigorta, reasürans ve emeklilik şirketlerinin Türkiye’deki teşkilatlarından ve sigorta ve reasürans brokerlerinden tahsil edilen katılma payları.
    b) Sigorta acenteleri ve sigorta eksperlerinden Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği tarafından levha kayıt ücreti veya aidat olarak tahsil edilen tutarlardan indirilmek suretiyle Kuruma aktarılan katılma payları.
    c) Kurumca belirlenen tescil, izin ve ruhsat hizmet bedelleri.
    (13) Onikinci fıkra uyarınca katılma payı olarak tahsil olunacak tutarlar, söz konusu fıkranın (a) bendinde belirtilen kuruluşların bir önceki yıl bilanço toplamlarının onbinde beşini, (b) bendinde belirtilen tutarın ise beşte birini geçemez.
    (14) Kurum kadrolarına atanan ve haklarında 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin geçici 12 nci ve geçici 16 ncı maddeleri hükümleri uygulananların mali hakları hususunda söz konusu hükümlerin uygulanmasına devam olunur.”
    MADDE 50 – 8/11/2016 tarihli ve 6755 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Alınması Gereken Tedbirler ile Bazı Kurum ve Kuruluşlara Dair Düzenleme Yapılması Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin Değiştirilerek Kabul Edilmesine Dair Kanunun 37 nci maddesine aşağıdaki fıkra eklenmiştir.
    “(3) Terör örgütlerine veya Milli Güvenlik Kurulunca Devletin milli güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara üyeliği, mensubiyeti veya iltisakı yahut bunlarla irtibatı olan ve bu nedenle kamu görevinden çıkarılmış olan kişilerden, adli veya idari soruşturma veya kovuşturması devam edenlerin sosyal güvenlik haklarına ilişkin başvuruları hakkında 31/10/2019 tarihine kadar karar alan, bu kararları yerine getiren veya işlem yapmayan kamu görevlilerinin bu karar ve fiilleri nedeniyle hukuki, idari, mali ve cezai sorumluluğu doğmaz.”
    MADDE 51 – 27/6/1989 tarihli ve 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin ek 32 nci maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
    “EK MADDE 32- Vergi Müfettişleri, en az dört yıllık yükseköğretim veren hukuk, siyasal bilgiler, iktisat, işletme, iktisadi ve idari bilimler fakülteleri ile yönetmelikle belirlenen yükseköğretim kurumlarından veya bunlara denkliği Yükseköğretim Kurulunca kabul edilmiş yükseköğretim kurumlarından mezun olup, sınavın yapıldığı tarih itibarıyla otuz beş yaşını doldurmamış olan ve yapılacak özel yarışma sınavını kazananlar arasından, Bakan onayı ile mesleğe Vergi Müfettiş Yardımcısı olarak atanır.
    Vergi Müfettiş Yardımcıları, fiilen üç yıl çalışmak ve yardımcılık döneminde performans değerlendirmesine göre başarılı olmak şartıyla yapılacak yeterlik sınavına girmeye hak kazanırlar. Yeterlik sınav konuları ile sınava ilişkin diğer usul ve esaslar yönetmelikle düzenlenir. Yapılacak yeterlik sınavında başarılı sayılabilmek için yeterlik sınavında alınan puanın yüz puan üzerinden en az altmış beş puan olması şarttır. Yeterlik sınavında başarılı olanlar Vergi Müfettişi olarak atanırlar. Yeterlik sınavında başarılı olamayanlar ise Hazine ve Maliye Bakanlığında derecelerine uygun memur kadrolarına atanırlar.
    Yardımcılık dönemi dahil Vergi Müfettişi olarak en az on yıl çalışan ve Vergi Müfettişliğine atanma tarihi sonrasında en az altı yıl performans değerlendirmesinde başarılı olanlar, Vergi Başmüfettişi kadrolarına atanırlar.
    Performans değerlendirme sistemi, Vergi Müfettişlerinin mesleki yeterlik ve yetkinliklerinin objektif, nesnel ve mukayeseli bir şekilde değerlendirilmesi için görev yaptıkları süre içindeki sınavlarda elde ettikleri başarı derecesi, görev yaptıkları başkanlıkların Vergi Müfettişlerinin iş performansına ilişkin değerlendirmeleri, düzenledikleri vergi inceleme raporları hakkında rapor değerlendirme komisyonları tarafından yapılan değerlendirmeler, düzenledikleri diğer inceleme, araştırma, görüş, denetim ve soruşturma raporları hakkında yapılan değerlendirmeler, lisansüstü eğitim düzeyleri ve benzeri kriterler esas alınarak oluşturulur. Vergi Müfettişlerinin performans değerlendirmesi takvim yılı itibarıyla yapılır.
    Performans değerlendirme sisteminin oluşturulması ve yönetimi ile Vergi Müfettişlerinin görev, yetki ve sorumlulukları, mesleğe alınmaları, yetiştirilmeleri, yeterlikleri, yükselmeleri, görevlendirilmeleri ve yer değiştirmelerine ilişkin usul ve esaslar yönetmelikle belirlenir.”
    Yürürlük
    MADDE 52 – (1) Bu Kanunun;
    a) 1 inci ila 7 nci maddeleri bu Kanunun yayım tarihini izleyen üçüncü ay başında,
    b) 9 uncu ve 42 nci maddeleri 1/4/2020 tarihinde,
    c) 10 uncu ve 15 inci maddeleri 1/1/2020 tarihinden itibaren elde edilen gelirlere uygulanmak üzere yayımı tarihinde,
    ç) 11 inci ve 12 nci maddeleri bu Kanunun yayım tarihini izleyen ay başında,
    d) 13 üncü ve 14 üncü maddeleri 1/1/2020 tarihinden itibaren başlayan vergilendirme dönemi gelir ve kazançlarına uygulanmak üzere yayımı tarihinde,
    e) 17 nci maddesi 1/1/2019 tarihinden itibaren elde edilen gelirlere uygulanmak üzere yayımı tarihinde,
    f) 18 inci maddesi 1/1/2020 tarihinden itibaren verilmesi gereken yıllık gelir ve kurumlar vergisi beyannamelerinde uygulanmak üzere yayımı tarihinde,
    g) 21 inci maddesinin 193 sayılı Kanunun geçici 72 nci maddesinde yer alan “31/12/2019” ibaresini “31/12/2023” şeklinde değiştiren hükmü yayımı tarihinde, diğer hükümleri 1/1/2020 tarihinden itibaren elde edilen gelirlere uygulanmak üzere yayımı tarihinde,
    ğ) 23 üncü, 25 inci, 27 nci ve 28 inci maddeleri, 32 nci maddesiyle 1319 sayılı Kanuna eklenen 44 üncü maddenin dördüncü fıkrası ve 40 ıncı maddesi 1/1/2020 tarihinde,
    h) Diğer hükümleri yayımı tarihinde,
    yürürlüğe girer.
    Yürütme
    MADDE 53 – (1) Bu Kanun hükümlerini Cumhurbaşkanı yürütür.

    6/12/2019

     



     

    21 Aralık 2019 Cumartesi The Garden - Batıkent

    29. Geleneksel Gecemizde tüm meslek camiamızla birlikte olmak istiyoruz.


    Şehir içi yolcu taşımacılığı faaliyetinde bulunan ve bu faaliyetlerinden kaynaklanan hasılatlarının tamamını elektronik ücret toplama sistemleri aracılığıyla elde eden mükelleflerin Hasılat Esaslı Kazanç Tespitine ilişkin 309 seri nolu Gelir Vergisi Genel Tebliği

    Şehir içi yolcu taşımacılığı faaliyetinde bulunan ve bu faaliyetlerinden kaynaklanan hasılatlarının tamamını elektronik ücret toplama sistemleri aracılığıyla elde eden mükelleflerin Hasılat Esaslı Kazanç Tespitine ilişkin 309 seri nolu Gelir Vergisi Genel Tebliği 03.12.2019 tarihli Resmi Gazete Yayınlanmıştır.

    İlgili tebliği görüntülemek için tıklayınız.

    İlgili TÜRMOB Mevzuat Sirkülerini (2019/175) görüntülemek için tıklayınız


    2019 yılı Ağustos ayından bu yana Sudan genelini etkisi altına alan şiddetli yağışlar nedeniyle, özellikle Nil Havzasında bulunan bölgelerde meydana gelen sel ve su baskınları sebebiyle yüzbinlerce insan can güvenliği, açlık, susuzluk, barınma ve salgın hastalık sorunları ile karşı karşıya bulunmaktadır.

    Tarihindeki en büyük sel felaketini yaşayan Sudan halkı için Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi ile insani yardım kampanyası başlatıldı. ‘Sudan Sel Felaketi Yardım Kampanyası’, AFAD koordinasyonunda yürütülüyor. Diğer kamu kurumları tarafından toplanan bağışlar, AFAD’ın açtığı kampanya hesaplarına yatırılıyor.

    Siz de ‘Sudan’ yazıp 1866’ya göndererek selzedelere 10 TL katkıda bulunabilir, AFAD internet sitesi üzerinden istediğiniz tutarda bağış yapabilirsiniz.

    SUDAN ACİL YARDIMINIZI BEKLİYOR

    Coğrafya ve iklim etkilerinin, yetersiz altyapı ve yanlış yerleşimle birleşmesi, Sudan’ı zaman zaman ülke genelini kapsayan sellere maruz bırakıyor. Tarihinin en büyük sel felaketini yaşayan Sudan'a, AFAD koordinasyonu ile Türkiye el uzatıyor.

    SUDAN TARİHİNİN EN BÜYÜK SEL FELAKETİ

    Nil Nehri'nin taşması sonucu oluşan sel felaketi nedeniyle, Sudan’ın 16 eyaletinde yaklaşık 41 bin ev yıkıldı. Yaklaşık 400 bin kadar insan afetten doğrudan etkilendi. Sel, yaklaşık 65 bin aileyi acil yardıma muhtaç bıraktı. Afetzedeler, öncelikle barınma, sağlık, eğitim ve beslenme hizmetlerine ihtiyaç duyuyor.

    SUDAN YARDIM ÇALIŞMALARI

    AFAD, 2013 Ağustos’unda 320 bin kişinin etkilendiği sel sonrası bölgeye 15.5 ton insani yardım malzemesi gönderdi. Gönderilen malzemeler; cibinlik, çadır ve mutfak setinden oluşuyordu. 2016 Haziran’ında başlayan aşırı yağışlar sebebiyle ise Hartum’a 50 bin Euro nakdi yardım yapıldı.

    AFAD, Haziran 2018’de bir gemi dolusu gıda malzemesini Sudan’a gönderdi. Türkiye’den yola çıkan gemi ile 10 bin ton buğdayı Sudanlılara ulaştırdı. Ayrıca bölgede elektrik sağlanması ve ulaştırma işlerinin yürütülebilmesi için tankerle 15 bin ton mazot ulaştırdı. AFAD, Eylül 2019’da ise paydaşları ile birlikte Sudan için yardım kampanyası başlattı.

    AFAD’ın Sudan’a 6 yılda yaptığı insani yardımların tutarı, 14.4 milyon USD’yi aştı.

    SİZ NE YAPABİLİRSİNİZ?

    Siz de ‘Sudan’ yazıp 1866’ya göndererek afetzedelere 10 TL katkıda bulunabilir ya da AFAD internet sitesi üzerinden kredi kartınızla istediğiniz miktarda bağış yapabilirsiniz.


    İÇİŞLERİ BAKANLIĞI

    AFET ve ACİL DURUM YÖNETİMİ BAŞKANLIĞI

    SUDAN KAMPANYASI BANKA HESAPLARI

     

    T.C. ZİRAAT BANKASI A.Ş.

    ANKARA KAMU KURUMSAL ŞUBESİ

    TL                                          : TR090001001745555555555192

    USD                                        : TR790001001745555555555193

    EURO                                     : TR520001001745555555555194

    Banka Swift Kod No             : TCZBTR2A

     

     

    TÜRKİYE VAKIFLAR BANKASI T.A.O.

    TUNALI HİLMİ TİCARİ ŞUBESİ

    TL                                          : TR350001500158007309301131

    USD                                        : TR210001500158048017916451

    EURO                                     : TR530001500158048017916457  

    Banka Swift Kod No             : TVBATR2A

     

     

    TÜRKİYE HALK BANKASI A.Ş.

    BAKANLIKLAR ŞUBESİ

    TL                                          : TR180001200940800005000227

    USD                                       : TR380001200940800058000279

    EURO                                    : TR110001200940800058000280

    Banka Swift Kod No            : TRHBTR2A

     

     

    VAKIF KATILIM BANKASI A.Ş.

    KURUMSAL ANKARA ŞUBESİ

    TL                                          : TR520021000000016349000005

    USD                                        : TR140021000000016349000107

    EURO                                     : TR840021000000016349000108

    Banka Swift Kod No             : VAKFTRIS

     

     

    ZİRAAT KATILIM BANKASI A.Ş.

    KURUMSAL ANKARA ŞUBESİ

    TL                                          : TR540020900000412303000007

    USD                                        : TR270020900000412303000008

    EURO                                     : TR970020900000412303000009

    Banka Swift Kod No             : ZKBATRIS

     

     

    DENİZBANK A.Ş.

    BAŞKENT TİCARİ MERKEZ ve KAMU FİNANSMANI ŞUBESİ

    TL                                          : TR410013400001559775900009

    USD                                        : TR950013400001559775900007

    EURO                                     : TR680013400001559775900008

    Banka Swift Kod No             : DENITRIS

     

     

    KUVEYT TÜRK KATILIM BANKASI A.Ş.

    BALGAT ŞUBESİ

    TL                                          : TR350020500009510603500003

    USD                                        : TR940020500009510603500105

    EURO                                     : TR670020500009510603500106

    Banka Swift Kod No             : KTEFTRIS

     

     

    TÜRKİYE İŞ BANKASI A.Ş.

    BAŞKENT ŞUBESİ

    TL                                          : TR840006400000142990982971

    USD                                        : TR170006400000242992579143

    EURO                                     : TR970006400000242992579158

    Banka Swift Kod No             : ISBKTRIS

     

                        

    ŞEKERBANK T.A.Ş.

    ANKARA ŞUBESİ

    TL                                          : TR810005900060130006008867

    USD                                        : TR540005900060130006008868

    EURO                                    : TR270005900060130006008869

    Banka Swift Kod No            : SEKETR2A

     

     

    ALBARAKA TÜRK KATILIM BANKASI A.Ş.

    BAŞKENT KURUMSAL ŞUBESİ

    TL                                          : TR830020300007792009000007

    USD                                        : TR560020300007792009000008

    EURO                                    : TR290020300007792009000009

    Banka Swift Kod No            : BTFHTRIS

     

     

    TÜRK EKONOMİ BANKASI A.Ş.

    ÇANKAYA ANKARA ŞUBESİ

    TL                                          : TR310003200000000073299644

    USD                                        : TR040003200000000073299645

    EURO                                     : TR740003200000000073299646

    Banka Swift Kod No             : TEBUTRIS

     

     

    QNB FİNANSBANK A.Ş.

    ÜMİTKÖY ŞUBESİ

    TL                                          : TR860011100000000088967069

    USD                                        : TR370011100000000088966981

    EURO                                    : TR550011100000000088967142

    Banka Swift Kod No             : FNNBTRIS

     

     

    AKBANK T.A.Ş.

    BAŞKENT KURUMSAL ŞUBESİ

    TL                                          : TR120004600832888000145534

    USD                                        : TR330004600832001000145535

    EURO                                    : TR800004600832036000145536

    Banka Swift Kod No            : AKBKTRIS



    5786 sayılı Yasa ile değişik 3568 sayılı Yasa ve 19 Ağustos 2014 tarih ve 29093 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren "Yeminli Mali Müşavirlik ve Serbest Muhasebeci Mali Müşavirlik Sınav Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik" ile değişen 16 Ocak 2005 tarih ve 25702 sayılı Resmi Gazetede yayımlanmış "Yeminli Mali Müşavirlik ve Serbest Muhasebeci Mali Müşavirlik Sınav Yönetmeliği" hükümlerine göre,düzenlenen Serbest Muhasebeci Mali Müşavirlik Sınavları, aşağıda belirtilen tarihlerde Ankara, İstanbul, İzmir illerinde yapılacaktır.

    Katılımcılar, Sınava Giriş Belgesi ile birlikte T.C. Nüfus Cüzdanı, T.C. Kimlik Kartı veya süresi geçerli pasaport ile sınava katılabileceklerdir. Sınav Giriş Belgeleri sınavdan 1 hafta önce http://belge.tesmer.org.tr adresinde açıklanacaktır.

    2019/3 Dönemi, SMMM Sınav Tarihleri : 7-8 Aralık 2019

    SMMM Sınavına ilişkin programa aşağıdaki DOSYALAR bölümünden ulaşabilirsiniz

    28 Kasım 2019 Saat: 10:00

    Kamu Gözetim Kurumu tarafından gerçekleştirilen denetim faaliyetleri sonucunda elde edilen bulgular ışığında bağımsız denetim konusunda paydaşların bilgilendirilmesi amacıyla, Eskişehir Ticaret Odası Toplantı Salonunda  28 Kasım 2019 tarihinde saat 10.00’da bir toplantı düzenlenmesi planlanmaktadır. Toplantıya katılan denetçiler, Sürekli Eğitim Tebliği kapsamında öngörülen 2 krediyi de kazanmış olacaklardır.


    14-23 Aralık 2019 tarihleri arasında Ankara ilinde yapılacak olan Yeminli Mali Müşavirlik Sınavlarına ilişkin programa aşağıdaki DOSYALAR bölümünden ulaşabilirsiniz

    Katılımcılar, Sınav Giriş Belgesi ile birlikte T.C. Nüfus Cüzdanı, T.C. Kimlik Kartı, süresi geçerli pasaport ile sınava katılabileceklerdir. Sınav Giriş Belgeleri, sınavdan bir hafta önce  http://belge.tesmer.org.tr adresinde açıklanacaktır.


    3568 Sayılı Kanun’a, 5786 sayılı Kanun’un 20. maddesi ile eklenen Geçici 11. madde uyarınca düzenlenen Özel Serbest Muhasebeci Mali Müşavirlik Sınavları 8 Aralık 2019 tarihinde Ankara, İstanbul ve İzmir illerinde yapılacaktır.

    Katılımcılar, Sınava Giriş Belgesi ile birlikte T.C. Nüfus Cüzdanı, T.C. Kimlik Kartı veya süresi geçerli pasaport ile sınava katılabileceklerdir. Sınav Giriş Belgeleri sınavdan öncehttp://mue.tesmer.org.tr adresinde açıklanacaktır.

    Özel SMMM Sınavına ilişkin programa aşağıdaki DOSYALAR bölümünden ulaşabilirsiniz

    ÖZET:

    Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı sigortalılar ile yabancı uyruklu sigortalılar için aynı sigortalının birden fazla belge ya da kanun türünden bildirilmesinin gerektiği hallere (5746 ARGE teşviki, yeraltında ve yer üstünde çalışan sigortalılar, sağlık hizmet sunucularında fiili hizmete tabi çalışan sigortalılar vs.) ilişkin olmak üzere eksik gün nedenlerine “25-Diğer belge/kanun türlerinden gün tamamlama” adında bir eksik gün nedeni ilave edilmiş, yabancı sigortalılar için bazı belge türlerine ilişkin olmak üzere eksik gün kontrolü kaldırılmıştır.

    İlgili TÜRMOB Mevzuat Sirkülerini (2019/170) görüntülemek için  tıklayınız.

    Sosyal Güvenlik Kurumu'nun  12/11/2019 tarihli ve 17519684 Sayılı " Yabancı uyruklu sigortalıların eksin gün bildirimleri" konulu Genel Yazısını görüntülemek için tıklayınız.



    ÖZET

    4447 sayılı Kanunun geçici 19’uncu maddesi uyarınca sigortalının,17103 kanun numaralı teşvik ile 27103 kanun numaralı teşvik kapsamında bir işyerinde teşvik tanımlaması yapıldıktan sonra, destek süresi bitmeden ayrılarak başka bir işyerine girdiklerinde, yeni işe girdikleri işyeri işvereni tarafından yapılan tanımlama sırasında sigortalı için ilk tanımlama yapılan işyerinden kalan süre yerine 12 ay ya da 18 aylık sürelerin verildiği, dolayısıyla prim teşvikinden ya da prim teşviki ile birlikte ücret desteğinden yersiz yararlanıldığı anlaşılan işyerlerinden, haksız yararlanılan teşvik ve ücret destekleri geri alınacaktır.


    TEŞVİK VEYA DESTEKTEN FAZLA YARARLANILAN SÜRELERE AİT GERİ ALINACAK PRİMLERE İLİŞKİN USUL VE UYGULAMALAR:

    4447 sayılı Kanunun geçici 19’uncu maddesinin ikinci fıkrasında "bu maddeyle sağlanan prim desteği 2020/Aralık ayı/dönemi aşılmamak üzere, destek kapsamına giren sigortalılar için 12 ay olarak uygulanır. Ancak bu süre; işe giriş tarihi itibariyle 18 yaşından büyük kadın, 18 yaşından büyük 25 yaşından küçük erkek sigortalılar ile Kuruma engelli olarak kayıtlı sigortalılar için 18 ay olarak uygulanır." hükmü yer almaktadır.

    13/07/2018 tarihli 129 sayılı TÜRMOB sirkülerinde de açıklandığı üzere, sigortalının destek kapsamında işe başladığı işyerinden 12 ay/18 ay destek süresi dolmadan işten ayrılıp aynı işyerinde veya aynı işverene ait farklı bir işyerinde veyahut farklı bir işverene ait işyerinde yeniden işe başlaması durumunda, yeniden işe başladığı tarihteki durumu dikkate alınarak, 4447 sayılı Kanunun geçici 19’uncu maddesinde aranılan şartların sağlanması kaydıyla, sonradan işe girdiği işyeri işverenlerince bu sigortalıdan dolayı kalan süre kadar destekten yararlanabilecektir.

    Ancak SGK tarafından yapılan incelemede bazı işyerlerinden;

    ▪ 17103 kanun numaralı teşvik tanımlaması yapılan işyerinden destek süres bitmeden ayrılarak 27103 teşviki kapsamında başka bir işyerine girdiklerinde,

    ▪ 27103 kanun numaralı teşvik tanımlaması yapılan işyerinden destek süresi bitmeden ayrılarak 17103 teşviki kapsamında başka bir işyerine girdiklerinde,

    Yeni işe girdikleri işyeri işvereni tarafından yapılan tanımlama sırasında sigortalı için ilk tanımlama yapılan işyerinden kalan süre yerine 12 ay ya da 18 aylık sürelerin verildiği,dolayısıyla prim teşvikinden ya da prim teşviki ile birlikte ücret desteğinden yersiz yararlanıldığı anlaşılmıştır.

    Konuyla ilgili gerekli düzeltmeler yapılmasına karşılık geriye yönelik olarak haksız şekilde yararlanıldığı belirtilen teşvik ve destekler için haksız yere yararlanılan işyerlerine mahsus olmak üzere, tahakkuk edecek borç bu işverenlere gecikme cezası ve gecikme zammı olmaksızın 5 iş günü içerisinde tebliğ edilecek, 5 iş günü içerisinde ödenmesi halinde bu işverenlere ayrıca gecikme cezası ve gecikme zammı uygulanmayacaktır.

    Saygılarımızla…

    İlgili TÜRMOB Mevzuat Sirkülerini (2019/169) görüntülemek için tıklayınız

    Sosyal Güvenlik Kurumu'nun  08/11/2019 tarihli ve 17331001 Sayılı “4447 sayılı Kanunun geçici 19’uncu maddesi hatalı tanımlamalar” konulu Genel Yazısını görüntülemek için tıklayınız.



    11 Kasım - 14 Kasım 2019 Hafta içi saat : 17:00 - 23:00 arası


    • Bilirkişilik  Temel Eğitimi, 5 yıllık mesleki kıdem kazanmış kişiler tarafından alınan ve bilirkişilik faaliyetinin yürütülmesi ile ilgili temel teorik ve uygulama bilgileri içeren bir eğitimdir.

    • Temel eğitim 18 saati  teorik ve 6 saati uygulama eğitimi olmak üzere 24 ders saatinden oluşmaktadır.

    • Dersler 11 Kasım -14 Kasım 2019 tarihleri arasında 17:00 - 23:00 saatlerinde toplam 24 saat olarak yapılacaktır.

    • Eğitime başlanılan gün gerekli eğitim çantası verilecektir. Eğitim çantası içinde basılı kaynak kitap, bilirkişi el kitabı, bloknot ve kalem bulunmaktadır.

    • Derslere katılım zorunludur. En fazla 1/12 oranında devamsızlık hakkı bulunmaktadır. Buna göre, toplam eğitim programının 2 ders saatinden fazlasına devam etmeyenlerin eğitim programıyla ilişiği kesilir. İlişiği kesilenlere ücret iadesi yapılmaz.

    • Eğitim sonunda EĞİTİM KATILIM BELGESİ verilecektir. Bu nedenle kayıt esnasında gerekli tüm belgeleri eksiksiz teslim ediniz.

    • Kayıt sonrası iptal mümkün değildir. Eğitim ücreti iade  edilmez, ancak bir başka eğitim dönemi veya eğitim programına tekrar kayıt yapılabilir.

    • Eğitim ücreti 850 TL + %18 KDV’dir. Kayıt esnasında tüm ücretim ödenmesi gerekmektedir. Eğitim  ücreti ödemeyenlerin kayıtları yapılmayacaktır.

    • Eğitim ücreti kredi kartı ile ödenebilir. Kredi kartına 9 taksit yapılabilmektedir. Hangi kartlara taksit yapıldığını kayıt sırasında öğrenebilirsiniz.

    • Eğitime katılmak isteyenlerin aşağıda bulunan Kayıt Formunu doldurarak odamıza teslim etmesi gerekmektedir.

    Bilirkişilik Temel Eğitimi Kesin Kayıt Formunu buraya tıklayarak indirebilirsiniz.

    4 Kasım 2019 Pazartesi günü saat 14:30 da Oda binamızda LUCA Genel Koordinatörü SMMM Cenk İçer’in sunumuyla “509 Sayılı VUK Genel Tebliğine Göre e-Uygulamalar” konulu eğitim semineri;

    8 Kasım 2019 Cuma günü saat 14:00 da Oda binamızda , Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı, Uluslararası Çalışma Örgütü ILO ve Odamız işbirliği ile "Yabancı İşçi Çalıştırma Mevzuatı ve Uygulaması" konulu eğitim semineri;

    9 Kasım 2019 Cumartesi günü saat 15:00 da Oda binamızda İstanbul SMMM Odası Eğitim Müdürü SMMM İnci Şalcı’nın sunumuyla “Güncel VUK 509 Kapsamında e-Uygulamalar“ konulu eğitim semineri düzenlenecektir.

    Ayrıca 11-14 Kasım 2019 tarihleri arasında Bilirkişilik Temel Eğitimi düzenlenecektir.

    Bilirkişilik Temel Eğitimi, 5 yıllık mesleki kıdem kazanmış kişiler tarafından alınan ve bilirkişilik faaliyetinin yürütülmesi ile ilgili temel teorik ve uygulama bilgileri içeren bir eğitimdir.

    Temel eğitim 18 saati teorik ve 6 saati uygulama eğitimi olmak üzere 24 ders saatinden oluşmaktadır.

    Dersler 11 Kasım -14 Kasım 2019 tarihleri arası 17:00 - 23:00 saatlerinde toplam 24 saat olarak yapılacaktır.

    Eğitime başlanılan gün gerekli eğitim çantası verilecektir. Eğitim çantası içinde basılı kaynak kitap, bilirkişi el kitabı, bloknot ve kalem bulunmaktadır.

    Derslere katılım zorunludur. En fazla 1/12 oranında devamsızlık hakkı bulunmaktadır. Buna göre, toplam eğitim programının 2 ders saatinden fazlasına devam etmeyenlerin eğitim programıyla ilişiği kesilir. İlişiği kesilenlere ücret iadesi yapılmaz.

    Eğitim sonunda EĞİTİM KATILIM BELGESİ verilecektir. Bu nedenle kayıt esnasında gerekli tüm belgeleri eksiksiz teslim ediniz.

    Kayıt sonrası iptal mümkün değildir. Eğitim ücreti iade edilmez, ancak bir başka eğitim dönemi veya eğitim programına tekrar kayıt yapılabilir.

    Eğitim ücreti 850 TL + %18 KDV’dir. Kayıt esnasında tüm ücretim ödenmesi gerekmektedir. Eğitim ücreti ödemeyenlerin kayıtları yapılmayacaktır.

    Eğitim ücreti kredi kartı ile ödenebilir. Kredi kartına 9 taksit yapılabilmektedir. Hangi kartlara taksit yapıldığını kayıt sırasında öğrenebilirsiniz.

    Eğitime katılmak isteyenlerin www.esmmmo.org adresinde bulunan Kayıt Formunu doldurarak odamıza teslim etmesi gerekmektedir.



    15/7/2019 tarihli ve 7183 sayılı Türkiye Turizm Tanıtım ve Geliştirme Ajansı Hakkında Kanun ve bu kanuna bağlı 02 Kasım 2019 tarihli Resmi Gazetede yayınlanan Turizm Payı Beyannamesi Genel Tebliği ile bazı işletmeler için yeni bir vergi ve yeni bir elektronik ortamda beyanname verme zorunluluğu getirilmiştir.

    Konaklama tesisleri ve Bakanlıktan belgeli yeme-içme ve eğlence tesislerinin gelirleri üzerinden Binde 7,5, Seyahat acentalarının gelirleri üzerinden ise On Binde 7,5 Turizm Payı, Gelir Vergisi mükellefleri için 3 aylık, Kurumlar Vergisi Mükellefleri içinse Aylık dönemlerde beyan edilip ödenecektir.
    Beyanlar ilgili dönemleri takip eden ayın son günü vergi dairesine elektronik ortamda yapılacak ve beyan edilen turizm payının aynı süre içerisinde ödenecektir. Beyan edilecek tutar olmasa da boş beyan verilecektir.

    Turizm Payı Beyannamesi vermek zorunda olanlar 18 Kasım tarihine kadar mükellefiyet tesisini, İnteraktif Vergi Dairesi üzerinden elektronik ortamda ya da dilekçe ile yetkili vergi dairesine yapabileceklerdir.

    Beyanname verme yükümlülüğünün sona ermesi halinde ise 1 ay içinde vergi dairesine bildirim yapılacaktır.

    Kurumlar vergisi mükellefleri Ekim/2019 dönemine ilişkin olarak verecekleri ilk beyannamelerini bu ayın sonuna kadar

    Gelir Vergisi Mükellefleri ise Ekim-Kasım-Aralık/2019 dönemine ilişkin olarak verecekleri ilk beyannamelerini Ocak/2020 sonuna kadar beyan etmeleri gerekmektedir.

    Neşet ERTOY
    Eskişehir SMMM Odası Başkanı

    Turizm Payı Beyanname Uygulaması BDP programına eklenmiş olup, başvuru paneli İnteraktif Vergi Dairesi üzerinde aktif hale getirilmiştir.

    İlgili TÜRMOB Mevzuat Sirkülerini (2019/167) görüntülemek için tıklayınız

    Turizm Payı Beyannemesi ile ilgili Usül ve Esalar (İSMMMO) görüntülemek için tıklayınız

    İlgili Kanuna ulaşmak için tıklayınız.
    İlgili Tebliğe ulaşmak için tıklayınız.  

    Katılımcılar  Meslek mensubu, stajyer veya büro  çalışanlarından oluşabilir.

    Takımlar 7 Asil , 3  Yedek olmak üzere en fazla 10 kişiden oluşabilir.

    Fikstür katılımcı  listelerine göre belirlenecektir.

    Maçlar tek maç üzerinden  eleme usulü yapılacaktır.

    Katılacak takımlar spor  kıyafetlerini kendileri temin edecektir.

    Katılacak takımların  aşağıdaki DOSYALAR bölümündeki formları doldurarak 5 Kasım 2019 tarihine kadar  odamız sekreteryasına teslim etmesi gerekmektedir.

    Katılımcı listeleri spor  komisyonu tarafından kontrol edilecektir.

    Katılım ücretsizdir.

    Tahsilat Genel Tebliği (Seri: C Sıra No: 4)

    ÖZET :

    Halen yıllık %22 olarak uygulanmakta olan tecil faizi oranı 25 Ekim 2019 tarihinden itibaren yıllık %19 olarak belirlendi.25 Ekim 2019 tarihli ve 30929 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan TAHSİLAT GENEL TEBLİĞİ (SERİ: C SIRA NO: 4) ile yapılan düzenlemeyle halen yıllık %22 olarak uygulanmakta olan tecil faizi oranı 25 Ekim 2019 tarihinden itibaren yıllık %19 olarak belirlenmiştir.6183 sayılı Kanunun 48’inci maddesine göre belirlenen tecil faizinin belirli yüzdesi esas alınarak anılan Kanunun 48/A maddesine göre tecil edilen alacaklar için hesaplanan tecil faizi oranı da bu Tebliğle belirlenen oran ve uygulama esasları dikkate alınarak tespit edilecektir.

    25 Ekim 2019 tarih ve 30929 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan “Tahsilat Genel Tebliği (Seri: C Sıra No: 4)”görüntülemek için tıklayınız.

    İlgili TÜRMOB Mevzuat Sirkülerini (2019/165) görüntülemek için tıklayınız

    Bir vergi dairesi yetki alanından başka bir vergi dairesi yetki alanına iş yerini nakleden mükellefler işi bırakmış sayılmayacak vergi dairelerince adres değişikliği işlemine tabi tutulacaklardır.

    19/10/2019 Tarih ve 510 Sıra Nolu VUK. Genel Tebliğini görüntülemek için tıklayınız.

    İlgili TÜRMOB Mevzuat Sirkülerini (2019/160) görüntülemek için tıklayınız

    19 Ekim 2019 CUMARTESİ

    Resmî Gazete

    Sayı : 30923

    TEBLİĞ


    Hazine ve Maliye Bakanlığı (Gelir İdaresi Başkanlığı)’ndan:
    VERGİ USUL KANUNU GENEL TEBLİĞİ (SIRA NO: 240)’NDE
    DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR TEBLİĞ (SIRA NO: 510)


    MADDE 1 – 28/6/1995 tarihli ve 22327 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği (Sıra No: 240)’nin “B-İŞ YERİ DEĞİŞİKLİĞİ VE NAKİL İŞLEMLERİ” başlıklı bölümü aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
    “Vergi Usul Kanununun 163. maddesi 4108 sayılı Kanunla “İş ve teşebbüsün bir yerden diğer bir yere nakledilmesi adres değişikliği sayılır.” şeklinde değiştirilmiştir.
    Maddenin değişmeden önceki hükmü uyarınca, mükelleflerin bir vergi dairesi yetki alanından başka bir vergi dairesi yetki alanına işyerini nakletmesi, adres değişikliği sayılmayıp o vergi dairesinde işi bırakma, gidilen vergi dairesinde yeniden işe başlama olarak uygulanmakta idi.
    Bu uygulamada, mükelleflerin Vergi Usul Kanunu hükümlerine göre düzenlenmesi zorunlu belgelerinden kullanılmamış olanları imha edilmek üzere vergi dairesine teslim etmeleri gerekmekte idi.
    Bundan böyle, Vergi Usul Kanununun 163. maddesinde yapılan değişikliğe paralel olarak, bir vergi dairesi yetki alanından başka bir vergi dairesi yetki alanına iş yerini veya kanuni merkezini nakleden mükellefler işi bırakmış sayılmayacak vergi dairelerince adres değişikliği işlemine tabi tutulacaklardır.
    İşyeri naklinin, aynı il içerisinde veya iller arasında olması, farklı uygulama yapılmasını da gerektirmeyecektir.
    Mükelleflerce adres değişikliğine ilişkin bildirim yeni vergi dairesine verilecektir.
    Mükelleflerin adres değişikliğine ilişkin dilekçeyi yeni vergi dairesine vermesi üzerine, vergi dairesi tarafından mükellefin bildirdiği yeni iş yeri adresinde yoklama yapılacaktır.
    Yeni vergi dairesi tarafından yapılan yoklama sonucunda mükellefin yeni adresinde faaliyete başladığının tespit edilmesi hâlinde yeni vergi dairesi tarafından nakil nedeniyle işe başlaması yapılacak ve eski vergi dairesinde bulunan mükellefiyet kaydı nakil nedeniyle yeni adreste işe başlama tarihi itibarıyla sistem tarafından otomatik olarak terkin edilecektir.
    Elinde bulunan kullanılmamış belgelerini yeni iş yerinde kullanmaya devam etmek isteyen mükellefler dilekçelerini yeni vergi dairesine verebilecekleri gibi başvurularını Başkanlığımız İnteraktif Vergi Dairesi (https://ivd.gib.gov.tr/) sistemi üzerinden elektronik ortamda da yapabileceklerdir.
    Mükellefin elinde bulunan kullanılmamış belgelerini yeni iş yerinde kullanmaya devam edebilmesi için vergi dairesine dilekçe vermesi hâlinde vergi dairesi tarafından bu belgeler nev'i ve sayı itibarıyla tespit edilerek tutanak düzenlenecek, vergi dairesi müdürü ve mükellef tarafından imzalandıktan sonra tutanağın bir örneği mükellefe verilecektir. Mükelleflerin bu başvurularını Başkanlığımız İnteraktif Vergi Dairesi sistemi üzerinden elektronik ortamda yapmaları hâlinde ise kullanılmamış belgelere ilişkin tutanak düzenlenmeyecektir.
    Yeni vergi dairesi tarafından nakil nedeniyle terkin işleminin tamamlandığı günü takip eden iş günü “Nakil Giden Mükellefler Listesi” eski vergi dairesi sisteminde yer alacaktır.
    Eski vergi dairesinin sisteminde yer alan Nakil Giden Mükellefler Listesi müdür yardımcısı veya şef tarafından kontrol edilecek ve en geç izleyen 2 iş günü içerisinde ilgili memura sevk edilecektir.
    İlgili memur tarafından en geç 5 iş günü içerisinde, Nakil Giden Mükellefler Listesinde yer alan mükellefler tarafından 1/4/2005 tarihinden önce bastırılmış belgelerin bulunup bulunmadığı kontrol edilecek ve söz konusu tarihten önce bastırılmış belgelerin bulunması hâlinde, bu belgelere ilişkin olarak anlaşmalı matbaalar veya noterlerden gelen bilgi formlarına göre sisteme bilgi girişi yapılacaktır.”
    MADDE 2 – Bu Tebliğ yayımı tarihinde yürürlüğe girer.
    MADDE 3 – Bu Tebliğ hükümlerini Hazine ve Maliye Bakanı yürütür.

    Vergi Denetim Kurulu Başkanlığı 1/1/2020 tarihinden itibaren elektronik tebligat sistemini kullanmaya başlayacaktır.

    Mal Müdürlükleri de, elektronik tebligat uygulamasına 1/1/2020 tarihi itibarıyla başlayacaktır. Mal Müdürlüklerine bağlı faaliyet gösteren ve elektronik tebligat sistemini kullanmak zorunda olan kurumlar ve gelir vergisi mükelleflerinin 31/12/2019 tarihine kadar Elektronik Tebligat Talep Bildirimini vermeleri gerekmektedir.

    19/10/2019 Tarih ve 511 Sıra Nolu VUK. Genel Tebliğini görüntülemek için tıklayınız.

    İlgili TÜRMOB Mevzuat Sirkülerini (2019/162) görüntülemek için tıklayınız

    19 Ekim 2019 CUMARTESİ

    Resmî Gazete

    Sayı : 30923

    TEBLİĞ


    Hazine ve Maliye Bakanlığı (Gelir İdaresi Başkanlığı)’ndan:
    VERGİ USUL KANUNU GENEL TEBLİĞİ (SIRA NO: 456)’NDE DEĞİŞİKLİK
    YAPILMASINA DAİR TEBLİĞ (SIRA NO: 511)


    MADDE 1 – 27/8/2015 tarihli ve 29458 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği (Sıra No: 456)’nin “2. Amaç ve Kapsam” başlıklı bölümünün birinci paragrafı aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
    “Tebliğin amacı, 213 sayılı Kanun hükümlerine göre muhataplarına tebliği gereken evrakın, Gelir İdaresi Başkanlığı aracılığıyla elektronik ortamda tebliğ edilmesi ile ilgili usul ve esasları belirlemektir.”
    MADDE 2 – Aynı Tebliğin “3. Tanımlar” başlıklı bölümünün birinci paragrafının (f) bendi aşağıdaki şekilde değiştirilmiş ve (i) bendi yürürlükten kaldırılmıştır.
     “f) İnternet Vergi Dairesi:  Mükellefler tarafından şifre, elektronik imza veya diğer güvenlik araçları kullanılmak suretiyle beyanname, bildirim, yazı, dilekçe, tutanak, rapor ve diğer belgelerin gönderilmesi, ödeme yapılması, vergi levhası, vadesi geçmiş borç durumunu gösterir belge alınması gibi vergisel işlemlerin yapıldığı ve Başkanlık tarafından hizmete sunulan (https://ivd.gib.gov.tr,  https://intvrg.gib.gov.tr gibi) elektronik ortam veya ortamları,”
    MADDE 3 – Aynı Tebliğin “6.Elektronik Tebligatın Gönderilmesi ve Muhatabına İletilmesi”  başlıklı bölümünün birinci paragrafında yer alan “vergi dairesi” ibaresi “tebligatı yapan birim” olarak değiştirilmiş, aynı bölüme aşağıdaki paragraf eklenmiştir.
    “Kendisine elektronik ortamda tebligat yapılacak muhatap tarafından elektronik tebligat sistemine başvuru sırasında veya daha sonra bildirilen mobil telefon numarasına ve/veya e-posta adresine, kendisine gönderilen tebligata ilişkin bilgilendirme mesajı gönderilebilir. Bilgilendirme mesajının herhangi bir nedenle muhataba ulaşmamış olması tebligat süresini ve geçerliliğini etkilemez.”
    MADDE 4 – Aynı Tebliğin “7. Elektronik Tebligat Sisteminden Çıkış” başlıklı bölümüne aşağıdaki paragraf eklenmiştir.
     “Gerçek kişilerde muhatabın; tüzel kişilerde ise şirketin tek kanuni temsilcisi olması durumunda ilgili kanuni temsilcinin, birden çok kanuni temsilcisi olması durumunda tüm kanuni temsilcilerin görme engelli olduklarının ispat ve tevsik edilmesi durumunda, bu mükelleflere elektronik tebligat sistemi kullanılmadan Kanunun 93 üncü ve müteakip maddelerinde belirtilen diğer tebliğ usullerine göre tebligat işlemi yapılacaktır.”
    MADDE 5 – Aynı Tebliğin “10. Diğer Hususlar” başlıklı bölümünün ikinci paragrafı yürürlükten kaldırılmış ve aynı bölüme aşağıdaki paragraflar eklenmiştir.
    “Vergi Denetim Kurulu Başkanlığı 1/1/2020 tarihinden itibaren elektronik tebligat sistemini kullanmaya başlayacaktır.
    Bağlı vergi dairesi müdürlüklerinde (mal müdürlükleri), elektronik tebligat sistemine teknolojik uyum çalışmaları tamamlandığından, elektronik tebligat uygulamasına 1/1/2020 tarihi itibarıyla başlanılacak olup, bağlı vergi dairesi müdürlüklerinde faaliyet gösteren ve elektronik tebligat sistemini kullanmak zorunda olan kurumlar ve gelir vergisi mükelleflerinin sırasıyla bu Tebliğin (5.1.) ve (5.2.) numaralı ayrımında belirlenen usullere göre 31/12/2019 tarihine kadar örnekleri bu Tebliğ ekinde yer alan Elektronik Tebligat Talep Bildirimini vermeleri gerekmektedir. Bağlı vergi dairesi müdürlüklerinde 1/1/2020 tarihinden itibaren yeni mükellefiyet tesis ettiren ve bu Tebliğde getirilen zorunluluk kapsamında olan kurumlar ve gelir vergisi mükellefleri sırasıyla bu Tebliğin (5.1.) ve (5.2.) numaralı ayrımında belirlenen usullere göre işlem yapacaklardır.”
    MADDE 6 – Bu Tebliğ yayımı tarihinde yürürlüğe girer.
    MADDE 7 – Bu Tebliğ hükümlerini Hazine ve Maliye Bakanı yürütür.

     



    A- 1- e-Fatura uygulamasına geçiş zorunluluğu bulunan mükellefler, e-Fatura uygulamasına geçiş süresi içinde (e-Fatura uygulamasına yıl içinde zorunlu olarak geçen mükellefler bakımından izleyen yılın başından itibaren),

    A- 2- Bağımsız denetime tabi olan şirketler 1/1/2020 tarihinden itibaren, 2020 ve müteakip yıllarda bağımsız denetime tabi olma şartlarını sağlayan mükellefler ise şartların sağlandığı yılı takip eden yılın başından itibaren, e-Defter uygulamasına geçmek zorundadırlar.

    B- Defter ve berat dosyalarını oluşturma, NES veya Mali Mühürle imzalama/onaylama ve Başkanlık onaylı berat dosyalarını alma süreleri aşağıdaki tabloda yeniden belirlenmiştir.

    19/10/2019 Tarih ve 3 Sıra Nolu Elektronik Defter Genel Tebliğini görüntülemek için tıklayınız.

    İlgili TÜRMOB Mevzuat Sirkülerini (2019/163) görüntülemek için tıklayınız


    1- 2018 ve 2019 yıllarında Satış hasılatı 5.000.000 TL’yi gecenler 01.07.2020 tarihinden itibaren, 2020 yılı ve müteakip hesap dönemlerinde geçenler ise ilgili yılı takip eden yılın 7.ayından itibaren e-fatura kullanmak zorundadırlar.

    2- e-Fatura mükellefleri 01.01.2020 tarihinden itibaren e-Arşiv Faturaya geçmek zorundadırlar.

    3- 01.01.2020 tarihinden itibaren 30.000 TL üstündeki bütün faturaları (Vergi mükellefleri arasında 5.000 TL) e-Arşiv fatura olarak düzenlemek zorundadır.

    4- 01.02.2020 'den önce mükellef olan Serbest Meslek Erbapları 01.06.2020 'den itibaren, bu tarihten sonra işe başlayanlar ise işe başladıkları ayı izleyen üçüncü ayın sonundan itibaren e-serbest meslek makbuzu düzenleyeceklerdir.

    5- Bazı sektörlerde e-irsaliye, e-müstahsil makbuzu ve e-bilet zorunla hale gelmektedir.

    19/10/2019 Tarih ve 509 Sayılı VUK  E-Uygulamalar Tebliğini görüntülemek için tıklayınız.

    İlgili TÜRMOB Mevzuat Sirkülerini (2019/164) görüntülemek için tıklayınız

    ÖZET:

    1. Yatırım teşvik belgesi kapsamında makine ve teçhizat teslimleri ile yazılım ve gayri maddi hak satış ve kiralamalarında belediyeler ve il özel idareleri ile bunların bağlı kuruluşları ve hisselerinin tamamına sahip oldukları şirketlerce şehir içi yolcu taşımacılığında kullanılmak üzere iktisap edilecek olan minibüslerde istisna kapsamına alınmıştır.

    2. Ulusal güvenlik amaçlı teslim ve hizmetlere ilişkin istisna kapsamına, ulusal güvenlik kuruluşlarınca milli savunma ve iç güvenlik ihtiyaçları için kullanılan kent güvenlik ve plaka tanıma sistemleri dahil tarama, tanıma ve takip sistemleri, radar sistemleri ile istisna kapsamındaki araç, silah ve sistemlerine ilişkin araştırma geliştirme ve test faaliyetlerine yönelik zorunlu olarak kullanılması gereken tesislerin teslimi de dahil edilmiştir.

    3. KDV Kanun’un 13’üncü maddesinin birinci fıkrasına 23/2/2017 tarihli ve 6824 sayılı Kanunun 7’nci maddesi ile yapılan düzenlemeyle 1/4/2017 tarihinden itibaren uygulanmak üzere yabancılara gayrimenkul satışı istisna kapsamına alınmıştır. Bu kapsamda Bedelin Türkiye’ye Getirildiğinin Tevsikinde Alıcılar dışındaki gerçek veya tüzel kişiler tarafından bankalar aracılığıyla satıcıların hesabına yapılan döviz transferlerinin;

    ⎯ Döviz transferine ilişkin banka dekontunda alıcıya ve teslime konu konut veya iş yerine ilişkin bilgilere (proje adı, adresi,bağımsız bölüm numarası) yer verilmesi veya

    ⎯ Dövizi transfer eden gerçek veya tüzel kişiler tarafından,transfere konu tutarın alıcı adına gönderildiğine dair satıcıya,alıcı ve teslime konu konut veya iş yerine ilişkin bilgileri (proje adı, adresi, bağımsız bölüm numarası) içeren bir muvafakatname verilmesi kaydıyla istisna uygulamasında Türkiye’ye getirilen döviz olarak 16.10.2019/159-2 kabul edileceği belirtilmiştir.

    4. Genel ve Özel Bütçeli Kamu İdarelerine, İl Özel İdarelerine,Belediyelere ve Köylere Bağışlanan Tesislerin İnşasına İlişkin İstisna uygulaması kapsamında mülkiyeti Türkiye Diyanet Vakfında bulunmakla birlikte, anılan Vakıf tarafından karşılıksız, süresiz ve geri dönüşsüz olarak Diyanet İşleri Başkanlığına tahsis edilen madde kapsamındaki ibadethane ve din eğitimi verilen tesislerin inşası dolayısıyla bağışta bulunan söz konusu Vakfa yapılan teslim ve hizmetlerin de istisna kapsamında olacağı belirtilmiştir.5. İTUS ile HİS Sertifikalarının iptal edilmesi ile olarak olumsuz rapora dayanılarak yapılan tarhiyatın yargı kararları ile terkin edilmesi halinde mükellefe tekrar sertifika verileceği belirtilmiştir. Daha önce bu uygulama için nihai yargı kararı aranılıyordu.

    15 Ekim 2019 tarih ve 30919 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan “Katma Değer Vergisi Genel Uygulama Tebliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Tebliğ (Seri No: 27)”görüntülemek için tıklayınız.

    İlgili TÜRMOB Mevzuat Sirkülerini (2019/159) görüntülemek için tıklayınız


    VUK 118 Nolu Sirküler

    Meslek Mensuplarımız için Mücbir Sebebe ilişkin olarak yayınlanan 15.10.2019 tarihli ve VUK-118 sayılı Sirkülerle, meslek mensubunun kendisinin veya yakınının vefat etmesi ve vefat tarihi itibarıyla beyanname/bildirimin verilme süresinin bitimine 7 gün veya daha az süre kalmış olması durumunda, yakını veya kendisi vefat eden meslek mensubu tarafından beyanname/bildirimleri verilen mükelleflerin mezkûr beyanname/bildirim verilme süreleri ile bunlara istinaden tahakkuk eden vergilerin ödeme sürelerinin son günü, bunların verilmesi gereken sürenin son gününü takip eden günden itibaren 7 nci güne uzatılmıştır. Sirküler uygulamasında; eşi ve çocuğu ile kendisinin veya eşinin ana, baba ve kardeşi meslek mensubunun yakını kabul edilecektir.

    VUK 118 Nolu Sirküleri görüntülemek için tıklayınız

    T.C.

    HAZİNE VE MALİYE BAKANLIĞI

    Gelir İdaresi Başkanlığı

     

    VERGİ USUL KANUNU SİRKÜLERİ/118

     

    Konusu: Kendisi veya yakını  vefat eden meslek mensuplarının beyanname/bildirimlerini verdiği mükelleflerin zor durum hükümlerinden faydalandırılması

    Tarihi: 15/10/2019

    Sayısı: VUK-118/2019-8

    1. Giriş

    Kendisi veya yakını vefat eden meslek mensuplarının beyanname ve bildirimlerini verdikleri mükelleflerin 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 17 nci maddesinde yer alan zor durum hükümlerinden faydalandırılması hakkında açıklamalar işbu Sirkülerin konusunu teşkil etmektedir.

    2. Mevzuat

    213 sayılı Kanunun “Mühlet verme” başlıklı 17 nci maddesine göre, zor durumda bulunmaları hasebiyle vergi muamelelerine müteallik ödevleri süresi içinde yerine getiremeyecek olanlara, kanunî sürenin bir katını, kanunî sürenin bir aydan az olması halinde bir ayı geçmemek üzere, Hazine ve Maliye Bakanlığınca münasip bir mühlet verilebilir. Bu mühletin verilebilmesi için:

    1. Mühlet isteyen, sürenin bitmesinden evvel yazı ile istemde bulunmalıdır.

    2. İstemde gösterilen mazeret, mühlet verecek makam tarafından kabule layık görülmelidir.

    3. Mühletin verilmesi halinde verginin alınması tehlikeye girmemelidir.

    Mezkûr maddenin üçüncü fıkrasına göre Hazine ve Maliye Bakanlığı mühlet verme yetkisini tamamen veya kısmen mahalline devredebileceği gibi bölgeler, iller, ilçeler veya sektörler ile iş kolları ya da mükellef grupları itibarıyla yazılı başvuru şartı aramaksızın da kullanabilir.

    Aynı Kanunun mükerrer 257 nci maddesinin birinci fıkrasının (4) numaralı bendinde yer alan düzenleme ile vergi beyannameleri ve bildirimlerin şifre, elektronik imza veya diğer güvenlik araçları konulmak suretiyle internet de dâhil olmak üzere her türlü elektronik bilgi iletişim araç ve ortamında verilmesi ile beyanname ve bildirimlerin yetki verilmiş gerçek veya tüzel kişiler aracı kılınarak gönderilmesi hususlarında izin vermeye veya zorunluluk getirmeye Bakanlığımız yetkili kılınmıştır.

    Öte yandan aynı maddenin dördüncü fıkrasına göre Bakanlığımızın beyanname ve bildirimlerin yetki verilmiş gerçek veya tüzel kişiler aracı kılınarak gönderilmesi hususunda izin vermesi veya zorunluluk getirmesi halinde, (mükellef veya vergi sorumlusu ile gönderme işini yapacak kişiler arasında özel sözleşme düzenlenmek kaydıyla) elektronik ortamda gönderilen beyanname ve bildirimler, mükellef veya vergi sorumlusu tarafından verilmiş addolunur.

    Bakanlığımıza verilen yetkiye istinaden yayımlanan 340 Sıra No.lu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliğinde beyannamelerin elektronik ortamda gönderilmesine ilişkin usul ve esaslar belirlenmiş olup, muhtelif Genel Tebliğlerde de beyannamelerin elektronik ortamda gönderilmesine ilişkin diğer açıklamalara yer verilmiştir. Durumları belirlenen kriterlere uyan mükelleflerin, istemeleri halinde kendi beyannamelerini kullanıcı kodu, parola ve şifre almak suretiyle elektronik ortamda göndermeleri uygun görülmüş olup belirtilen şartları taşımayan mükelleflerin beyannamelerini, 340 Sıra No.lu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliğinde belirtilen açıklamalar doğrultusunda,  elektronik beyanname gönderme aracılık yetkisi almış bulunan gerçek veya tüzel kişiler vasıtasıyla anılan Tebliğ ekinde yer alan sözleşmelerden durumlarına uyan sözleşmeyi düzenlemek suretiyle elektronik ortamda göndermeleri gerektiği açıklanmıştır. Ayrıca elektronik ortamda gönderilme zorunluluğu getirilen beyannameler için belirlenen usul ve esaslar, elektronik ortamda gönderilme zorunluluğu getirilen bildirimler için de geçerlidir.

    3. Meslek mensuplarının kendisinin veya yakınının vefatı durumunda beyanname ve bildirimini verdikleri mükelleflerin zor durum hükümlerinden faydalandırılması

    Yukarıda yer verilen düzenlemeler çerçevesinde hâlihazırda birçok mükellef beyanname ve bildirimlerini 3568 sayılı Kanun uyarınca yetki almış Serbest Muhasebeci, Serbest Muhasebeci Mali Müşavir ve Yeminli Mali Müşavirler (meslek mensubu) aracılığıyla göndermek zorunda olup, meslek mensupları aracılığıyla gönderilen beyannameler mükellef tarafından verilmiş kabul edilmektedir.

    Öte yandan, beyanname ve bildirimleri meslek mensubu aracılığıyla verilen mükellefler, meslek mensubunun vefatından geç haberdar olabilmekte ya da yakını  vefat eden meslek mensupları, defin işlemleri ve vefatla ilgili diğer vecibelerin yerine getirilecek olması nedeniyle süreye ihtiyaç duyabilmekte, bu nedenlerle beyanname ve bildirimlerin verilme süreleri aşıldığından vergi cezaları ile muhatap olunabilmektedir.

    Bu itibarla, 213 sayılı Kanunun 17 nci maddesinin Bakanlığımıza verdiği yetkiye istinaden, meslek mensubunun kendisinin veya yakınının vefat etmesi ve vefat tarihi itibarıyla beyanname/bildirimin verilme süresinin bitimine 7 gün veya daha az süre kalmış olması durumunda, yakını veya kendisi vefat eden meslek mensubu tarafından beyanname/bildirimleri verilen mükelleflerin mezkûr beyanname/bildirim verilme süreleri ile bunlara istinaden tahakkuk eden vergilerin ödeme sürelerinin son günü, bunların verilmesi gereken sürenin son gününü takip eden günden itibaren 7 nci güne uzatılmıştır.

     Beyanname/bildirim verme ve ödeme sürelerinin uzatılması, vergi dairelerince yukarıda belirtilen şartların oluştuğunun anlaşılması durumunda re’sen yapılabileceği gibi ilgililerin yazılı başvurusuna istinaden de yapılabilir. Vergi dairesince re’sen uzatma yapılmadığı durumlarda, bu sürelerin dolmasından önce veya sonra beyanname/bildirimleri veren meslek mensubunun kendisinin veya yakınının vefat ettiğinin ve vefat tarihinin ispat ve tevsik edilmesi şarttır.

    Bu Sirküler uygulamasında; eşi ve çocuğu ile kendisinin veya eşinin ana, baba ve kardeşi meslek mensubunun yakını kabul edilir.

    Örnek 1: Ankara Vergi Dairesi Başkanlığı Keçiören Vergi Dairesi Müdürlüğü mükelleflerinden SMMM Bay (A) 20.11.2019 tarihinde vefat etmiştir. Bay (A)’nın vefat ettiği tarih itibarıyla, beyannameleri Bay (A) tarafından verilen mükelleflere ait KDV ve muhtasar beyannamelerin verilme süresinin bitimi olan 26.11.2019 tarihine 7 günden az kalmış olması nedeniyle, 26.11.2019 tarihine 7 gün eklenecek ve söz konusu beyannameler 03.12.2019 tarihine kadar verilecek, tahakkuk eden vergiler yine 03.12.2019 tarihine kadar ödenecektir.

    Örnek 2: İstanbul Vergi Dairesi Başkanlığı Üsküdar Vergi Dairesi Müdürlüğü mükelleflerinden SMMM Bayan (B)’nin kardeşi 25.11.2019 tarihinde vefat etmiştir. Bayan (B)’nin kardeşinin vefat ettiği tarih itibarıyla, bildirimleri Bayan (B) tarafından verilen mükelleflere ait Ba-Bs bildirimlerinin verilme süresinin bitimi olan 02.12.2019 tarihine 7 gün kalması nedeniyle, 02.12.2019 tarihine 7 gün eklenecek ve söz konusu bildirimler 09.12.2019 tarihine kadar verilecektir.

    Örnek 3: Gaziantep Vergi Dairesi Başkanlığı İslahiye Vergi Dairesi Müdürlüğü mükelleflerinden SMMM Bay (C)’nin kayınvalidesi 19.10.2019 tarihinde vefat etmiştir. Bay (C)’nin kayınvalidesinin vefat ettiği tarih itibarıyla, beyannameleri Bay (C) tarafından verilen mükelleflere ait KDV ve muhtasar beyannamelerin verilme süresinin bitimi olan 28.10.2019 tarihine, 7 günden fazla kalması nedeniyle, bu Sirküler kapsamında zor durum hükümlerinden faydalanılmayacak, söz konusu beyannameler 28.10.2019 tarihine kadar verilecek ve tahakkuk eden vergiler de 28.10.2019 tarihine kadar ödenecektir.

    Duyurulur.

     

     

        Bekir BAYRAKDAR

      Gelir İdaresi Başkan V.

    Nakliyecilik faaliyetinde bulunanlar, İkamet adresinde serbest meslek faaliyetinde bulunanlar, Sermayesi 350.000 TL’nin üzerinde olan Sermaye şirketlerinin adres değişikliği ve şube yoklamaları ile Gerçek kişinin ölümü halinde mükellefiyet terki, Tüzel kişilerin tasfiye-iflas nedeniyle işi bırakma için vergi dairesi yoklama tutulması zorunluluğu kaldırılmıştır.

    İlgili GİB - 2019/5 Uygulama İç Genelgesini görüntülemek için tıklayınız.

    İlgili TÜRMOB Mevzuat Sirkülerini (2019/161) görüntülemek için tıklayınız

    Aile mahkemeleri, tüketici mahkemeleri ve çocuk mahkemeleri görev alanına giren davalar ve işler, vesayet davaları ve işleri, bu davalara bağlı kanun yolları, iş uyuşmazlıklarında dava şartı olarak arabuluculuk ile bunlara bağlı ilamlı icra takipleri kapsamında verilen avukatlık hizmetlerinde KDV yüzde 18'den yüzde 8'e indirilmiştir.

    İlgili Cumhurbaşkanı Kararını görüntülemek için tıklayınız.

    Bağımsız Denetçilerden, Odalarımızda yapılacak olan eğitimlere katılmak isteyenler, eğitim ücretlerini; http://denetciegitimi.tesmer.org.tr adresi üzerinden yapacakları başvuru sırasında kredi kartı ile on-line olarak ödeyebileceklerdir.

    Bağımsız Denetçilere Yönelik Sürekli Eğitim Programlarına Başvuru süresi konulu, 10.09.2019 Tarih ve 5533 Sayılı TÜRMOB yazısını görüntülemek için tıklayınız.

         T.C. Hazine ve Maliye Bakanlığı Gelir İdaresi Başkanlığının 02.08.2019 tarihli ve 29537098-220.01-E. 112462 sayılı yazısı ile elektronik beyanname uygulaması ile ilgili olarak 18.10.2007 tarih ve 26674 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 376 Sıra No.lu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliğinde “Bağlı vergi dairesi müdürlüklerinin (malmüdürlüklerinin) otomasyona geçme çalışmaları devam etmekte olduğundan, bağlı vergi dairesi müdürlüklerinin mükelleflerine bu tebliğ ve daha önceki tebliğlerle getirilmiş olan elektronik ortamda beyanname gönderme zorunluluğu, bağlı vergi dairelerinin otomasyona geçtiğinin Gelir İdaresi Başkanlığı internet sitesinden ('www.gib.gov.trl duyurulmasını izleyen otuzuncu günden itibaren başlayacaktır.” açıklamasının yer aldığı, söz konusu Tebliğ hükmüne istinaden bağlı vergi dairesi müdürlükleri (malmüdürlükleri) mükelleflerinin elektronik ortamda gönderme zorunluluğu bulunan beyannamelerini bağlı oldukları vergi dairelerine elektronik ortamda gönderecekleri hususunun Gelir İdaresi Başkanlığı internet sitesinden 02/08/2019 tarihinde duyurulduğu, buna göre bağlı vergi dairesi müdürlükleri (malmüdürlükleri) mükelleflerinin 01/09/2019 tarihinden itibaren verecekleri elektronik ortamda gönderme zorunluluğu bulunan beyannameleri bağlı oldukları vergi dairelerine elektronik ortamda gönderileceği bildirilmiştir.

    Bu nedenle, bağlı vergi dairesi müdürlükleri (malmüdürlükleri) mükelleflerinin 01.09.2019 tarihinden itibaren verecekleri elektronik ortamda gönderme zorunluluğu bulunan beyannameleri ile Ba Bs bildirim formlarının bağlı oldukları vergi dairelerine (malmüdürlüklerine) elektronik ortamda gönderilmesi gerekmektedir.

    Gelir İdaresi Başkanlığı'nın 02.08.2019 tarihli Mal Müdürlüğü Mükelleflerinin E-Beyanname Zorunluluğunun Başlaması hakkındaki yazısını görüntülemek için tıklayınız.

    02 Ağustos 2019 Tarihli ve 30850 Sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Bazı Varlıkların Ekonomiye Kazandırılması Hakkında Genel Tebliğ (Seri No: 1) görüntülemek için tıklayınız.



    2 Ağustos 2019 CUMA

    Resmî Gazete

    Sayı : 30850

    TEBLİĞ

    Hazine ve Maliye Bakanlığı (Gelir İdaresi Başkanlığı)’ndan:
    BAZI VARLIKLARIN EKONOMİYE KAZANDIRILMASI
    HAKKINDA GENEL TEBLİĞ
    (SERİ NO: 1)

    BİRİNCİ BÖLÜM
    Amaç, Kapsam ve Dayanak
    Amaç ve kapsam
    MADDE 1 – (1) Bu Tebliğin amacı, 17/7/2019 tarihli ve 7186 sayılı Gelir Vergisi Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanunun 2 nci maddesi ile 193 sayılı Gelir Vergisi Kanununa eklenen geçici 90 ıncı madde hükümlerinin uygulanmasına ilişkin usul ve esasların belirlenmesidir.
    (2) Bu Tebliğ;
    a) Gerçek ve tüzel kişilerin yurt dışında bulunan para, altın, döviz, menkul kıymet ve diğer sermaye piyasası araçlarının yurda getirilerek milli ekonomiye kazandırılmasına,
    b) Yurt içinde bulunan ancak gelir ve kurumlar vergisi mükelleflerinin kanuni defter kayıtlarında yer almayan para, altın, döviz, menkul kıymet ve diğer sermaye piyasası araçları ile taşınmazların vergi dairesine beyan edilerek kanuni defter kayıtlarına alınabilmesine,
    ilişkin açıklamaları kapsamaktadır.
    Dayanak
    MADDE 2 – (1) Bu Tebliğ, 31/12/1960 tarihli ve 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu (G.V.K.)’nun geçici 90 ıncı maddesinin dokuzuncu fıkrası hükmüne dayanılarak hazırlanmıştır.
    İKİNCİ BÖLÜM
    Yurt Dışında Bulunan Varlıkların Bildirilmesi, Türkiye’ye Getirilmesi ve
    Verginin Ödenmesi
    Yurt dışında bulunan varlıklara ilişkin bildirim
    MADDE 3 – (1) Yurt dışında bulunan para, altın, döviz, menkul kıymet ve diğer sermaye piyasası araçlarını, geçici 90 ıncı madde hükümleri çerçevesinde, 31/12/2019 tarihine (bu tarih dahil) kadar Türkiye’deki banka veya aracı kurumlara bildiren gerçek ve tüzel kişiler, söz konusu varlıkları serbestçe tasarruf edebileceklerdir.
    (2) Birinci fıkra kapsamında gerçek ve tüzel kişilerce yapılacak bu bildirimlerin, yetkili kılınmış vekiller veya kanuni temsilciler tarafından da yapılabilmesi mümkündür.
    (3) Birinci fıkra kapsamında bildirime konu edilecek varlıkların, bildirim tarihinden itibaren üç ay içinde Türkiye’ye getirilmesi koşuluyla, bu varlıklara yurt dışında hangi tarih itibarıyla sahip olunduğunun anılan madde hükmünden yararlanılması açısından herhangi bir önemi bulunmamaktadır.
    (4) Gerçek ve tüzel kişilerce, yurt dışında bulunan söz konusu varlıklar, 19/7/2019 tarihinden 31/12/2019 tarihine kadar, Ek-1'de yer alan form ile bankalara veya (menkul kıymet ve diğer sermaye piyasası araçlarına münhasır olmak üzere) aracı kurumlara bildirilebilecektir. Gerçek ve tüzel kişilerce, söz konusu varlıklara ilişkin olarak vergi dairelerine herhangi bir beyanda bulunulmayacaktır.
    (5) Gerçek ve tüzel kişilerce, yurt dışında bulunan varlıklar için tek bir bildirim verilmesi esastır. Ancak, maddenin uygulamasında bildirimin yapıldığı her ay farklı bir vergilendirme dönemi olarak kabul edildiğinden 31/12/2019 tarihine kadar birden fazla bildirimde bulunulması mümkündür.
    a) Bir bildirimde bulunulduktan sonra aynı ay içerisinde, yapılan hataların düzeltilmesi amacıyla ya da bildirime konu edilen varlıkları azaltıcı ya da artırıcı yeni bir bildirimde bulunulmak istenilmesi halinde, ilk bildirimin düzeltilmesi gerekmektedir.
    b) Bildirimde bulunulduktan sonraki aylarda, yapılan hataların düzeltilmesi amacıyla ya da bildirime konu edilen varlıkları azaltıcı bir bildirimde bulunulmak istenilmesi halinde de önceki bildirimin düzeltilmesi gerekmektedir. Bu durumda, banka ve aracı kurumlarca Ek-2’de yer alan beyanname ile vergi dairesine bildirilen varlıklara ilişkin düzeltme talebinin banka ve aracı kurum aracılığıyla yapılması esastır.
    c) Bildirimde bulunulduktan sonraki aylarda, bildirime konu edilen varlıkları artırıcı bir bildirimde bulunulmak istenilmesi halinde ise önceki bildirimin düzeltilmesi söz konusu olmayacak, ilave olarak bildirilmek istenilen varlıklar için yeni bir bildirim yapılacaktır.
    ç) Düzeltme kapsamı dışında verilen tüm bildirimler yeni bir bildirim olarak kabul edilecek ve önceki bildirimle ilişkilendirilmeyecektir.
    Örneğin; 2019/Ağustos ayında 100.000 TL karşılığı döviz beyanında bulunan bir gerçek kişinin, aynı ay içerisinde bildirdiği tutarı 50.000 TL’ye düşürmek ya da 150.000 TL’ye çıkarmak istemesi halinde ilk bildirimine ilişkin düzeltme bildirimi vermesi gerekecektir.
    Ağustos ayında 100.000 TL karşılığı döviz beyanında bulunan bir gerçek kişinin, Eylül veya Ekim ayı içerisinde, bildirdiği tutarı 50.000 TL’ye düşürmek istemesi halinde, Ağustos ayındaki bildirimine ilişkin düzeltme bildirimi vermesi gerekecektir. Banka ve aracı kurumlarca Ek-2’de yer alan beyanname ile vergi dairesine bildirilen varlıklara ilişkin düzeltme talebi ise banka veya aracı kurumlar aracılığıyla yapılacaktır.
    Ağustos ayında 100.000 TL karşılığı döviz beyanında bulunan bir gerçek kişinin, Eylül veya Ekim ayı içerisinde, bildirdiği tutarı 150.000 TL’ye çıkarmak istemesi halinde ise Eylül veya Ekim ayına ilişkin 50.000 TL’lik yeni bir bildirim vermesi gerekecektir. Yeni verilen bildirimler önceki bildirim ile ilişkilendirilmeyeceğinden, sadece ilave tutarın bildirilmesine dikkat edilecektir.
    d) Bildirim süresi sona erdikten sonra bildirimlere ilişkin yapılan düzeltme talepleri dikkate alınmayacaktır. Bu çerçevede, 31/12/2019 tarihine kadar yapılan bildirimlerin bu tarihten sonra düzeltilmesi mümkün olmayacaktır.
    Yurt dışında bulunan varlıkların Türkiye’ye getirilmesi
    MADDE 4 – (1) Geçici 90 ıncı madde kapsamında bildirilen varlıklar nedeniyle hiçbir suretle vergi incelemesi ve vergi tarhiyatı yapılmayacaktır. Bu hükümden faydalanılabilmesi için bildirilen tutarlara ilişkin tarh edilen verginin vadesinde ödenmesi ve bildirime konu edilen varlıkların, bildirimin yapıldığı tarihten itibaren üç ay içinde Türkiye’ye getirilmesi veya Türkiye’deki banka ya da aracı kurumlarda açılacak bir hesaba transfer edilmesi şarttır. Türkiye’deki banka ya da aracı kurumlarda açılacak hesaba ilgili varlığın transferi işlemlerinde, bildirimde bulunan hesap sahibi ile yurt dışından varlığı transfer edenin farklı kişiler olmasının söz konusu hükümden faydalanılması açısından herhangi bir önemi bulunmamaktadır.
    (2) Yurt dışında bulunan varlıklar, yurt dışında bulunan banka veya finansal kurumlardan kullanılan ve 19/7/2019 tarihi itibarıyla kanuni defterlerde kayıtlı olan kredilerin en geç 31/12/2019 tarihine kadar kapatılmasında kullanılabilecektir. Bu takdirde, defter kayıtlarından düşülmesi kaydıyla, borcun ödenmesinde kullanılan varlıklar için Türkiye’ye getirilme şartı aranmayacaktır. Bu hükümden yararlananların, kredilerini kapattıklarına dair yurt dışında bulunan banka veya finansal kurumlardan alacakları tevsik edici belgelerin bir örneğini bildirimlerine eklemeleri gerekmekte olup bu bildirimi alan banka veya aracı kurumun, defter kayıtlarından düşme işlemine ilişkin kontrol yükümlülüğü bulunmamaktadır.
    (3) 19/7/2019 tarihi itibarıyla kanuni defterlerde kayıtlı olan sermaye avanslarının, yurt dışında bulunan para, altın, döviz, menkul kıymet ve diğer sermaye piyasası araçlarının bu tarihten önce Türkiye’ye getirilmek suretiyle karşılanmış olması hâlinde, söz konusu avansların defter kayıtlarından düşülmesi kaydıyla anılan madde hükümlerinden yararlanılabilecektir.
    (4) Yurt dışında bulunan ancak kapsama girmeyen varlıkların (örneğin taşınmazların) 31/12/2019 tarihine kadar kapsamdaki varlıklara dönüştürülmek suretiyle söz konusu madde hükümleri çerçevesinde Türkiye’ye getirilmesi mümkündür.
    (5) Türkiye’ye getirilmekten maksat;
    a) Para, döviz, altın, menkul kıymet ve diğer sermaye piyasası araçlarının fiziki olarak Türkiye’ye getirilmesi veya bu varlıkların Türkiye’deki banka veya aracı kurumlarda açılacak bir hesaba transfer edilmesi,
    b) Fiziki olarak Türkiye’ye getirilmesi veya aracı kurumlarda açılacak bir hesaba transfer edilmesi mümkün olmayan menkul kıymet ve diğer sermaye piyasası araçlarının aracı kurumlara bildirilmesidir.
    (6) Yurt dışında bulunan para, altın, döviz, menkul kıymet ve diğer sermaye piyasası araçlarının Türkiye’deki banka veya aracı kurumlarda mevcut ya da yeni açılan bir hesaba transfer edilmesi durumunda, banka dekontu veya aracı kurum işlem sonuç formları, varlıkların Türkiye’ye getirilmiş olduğunun tevsikinde kullanılabilecektir.
    (7) 31/12/2019 tarihine kadar banka veya aracı kurumlara bildirilmesi kaydıyla, yurt dışında bulunan söz konusu varlıkların Türkiye’ye fiziki olarak getirilmesi sırasında yapılan deklarasyon/bildirime istinaden Gümrük İdaresinden alınan belgeler, varlıkların Türkiye’ye getirilmiş olduğunun tevsikinde kullanılabilecektir.
    (8) Kapsama giren varlıkların Türkiye’ye getirilmesi nedeniyle, hiçbir suretle vergi incelemesi ve tarhiyatı yapılmayacaktır.
    Yurt dışında bulunan varlıkların bildirimi üzerine banka veya aracı kurumlarca yapılacak işlemler ve verginin ödenmesi
    MADDE 5 – (1) Gerçek ve tüzel kişiler yurt dışında bulunan varlıkları, iki nüsha olarak hazırlayacakları Ek-1'de yer alan form ile bankalara veya aracı kurumlara bildireceklerdir. Formun bir nüshası, ilgili banka veya aracı kurum tarafından, varsa bildirim nedeniyle açılan hesaba ilişkin bilgiler yazılıp tasdik edildikten sonra, düzenlenen banka dekontları veya işlem sonuç formlarıyla birlikte ilgilisine geri verilecektir.
    (2) Bildirimin gerçek veya tüzel kişinin vekili ya da kanuni temsilcisi tarafından yapılması halinde, bankalar veya aracı kurumlarca söz konusu vekil veya kanuni temsilcinin yetkili olup olmadığı hususu kontrol edilecektir.
    (3) Bildirime konu edilen varlıklara ilişkin olarak banka veya aracı kurumlar tarafından, bildirimde bulunanlardan herhangi bir belge istenilmeyecektir.
    (4) Banka ve aracı kurumlar, kendilerine bildirilen varlıklara ilişkin olarak %1 oranında hesapladıkları vergiyi, bildirimi izleyen ayın on beşinci günü akşamına kadar vergi sorumlusu sıfatıyla Ek-2'de yer alan beyanname ile bağlı bulundukları vergi dairesine 340 ve 346 sıra no.lu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliğlerinde belirtilen usul ve esaslar doğrultusunda beyan edecektir. Beyan edilen varlıkların değerleri üzerinden, vergi dairelerince %1 oranında tarh edilen vergi, söz konusu beyan süresi içerisinde banka ve aracı kurumlarca vergi sorumlusu sıfatıyla ödenecektir.
    (5) Banka veya aracı kurumlardan, bildirime konu edilen varlıklara ilişkin olarak vergi dairelerince herhangi bir belge istenilmeyecektir.
    ÜÇÜNCÜ BÖLÜM
    Türkiye'de Bulunan Varlıkların Beyanı ve Verginin Ödenmesi
    Türkiye'de bulunan varlıkların beyanı
    MADDE 6 – (1) Gelir veya kurumlar vergisi mükelleflerince sahip olunan ve Türkiye'de bulunan, ancak kanuni defter kayıtlarında yer almayan; para, altın, döviz, menkul kıymet ve diğer sermaye piyasası araçları ile taşınmazlar, 31/12/2019 tarihine (bu tarih dahil) kadar Ek-3’te yer alan beyanname ile gelir veya kurumlar vergisi yönünden bağlı olunan vergi dairelerine doğrudan beyan edilebileceği gibi 340 sıra no.lu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliğinde belirtilen usul ve esaslar doğrultusunda elektronik ortamda da beyan edilebilecektir.
    (2) Yıllık gelir veya kurumlar vergisi beyannamelerini elektronik ortamda vermek zorunda olan mükellefler, Ek-3’te yer alan beyannamelerini de 340 ve 346 sıra no.lu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliğlerinde belirtilen usul ve esaslar doğrultusunda elektronik ortamda vermek zorundadırlar.
    (3) Geçici 90 ıncı madde kapsamında beyan edilen taşınmazların ayni sermaye olarak konulmak suretiyle işletme kayıtlarına alınması halinde, sermaye artırım kararının beyan tarihi itibarıyla alınmış olması ve söz konusu kararın beyan tarihini izleyen onuncu ayın sonuna kadar ticaret siciline tescil edilmesi kaydıyla, bu madde hükümlerinden faydalanılabilir.
    Verginin ödenmesi
    MADDE 7 – (1) Vergi dairelerine beyan edilen varlıkların değerleri üzerinden vergi dairelerince %1 oranında vergi tarh edilecektir. Bu şekilde hesaplanan vergi, tarhiyatın yapıldığı ayı izleyen ayın sonuna kadar ödenecektir.
    DÖRDÜNCÜ BÖLÜM
    Ortak Hükümler
    Şirketlerin kanuni temsilcileri, ortakları veya vekilleri adına görünen varlıkların durumu
    MADDE 8 – (1) Şirketlerin kanuni temsilcileri, ortakları ya da şirket veya şirketin ortakları adına geçici 90 ıncı madde kapsamına giren varlıkları 19/7/2019 tarihinden önce yetkili kuruluşlarca düzenlenen bir vekalet veya temsil sözleşmesine istinaden değerlendirmeye yetkili olanların, bu tarih itibarıyla sahip oldukları ve yurt dışında bulunan varlıklarının, Tebliğde yapılan açıklamalar çerçevesinde şirket adına bildirime konu edilerek Türkiye'ye getirilmesi veya Türkiye'deki banka veya aracı kurumlarda açılacak bir hesaba transfer edilmesi ya da Türkiye'de bulunan ancak 19/7/2019 tarihi itibarıyla kanuni defter kayıtlarında yer almayan varlıklarının Tebliğde yapılan açıklamalar çerçevesinde şirket adına beyan edilmek suretiyle Kanun hükümlerinden yararlanılabilmesi mümkündür.
    (2) Şirket veya şirket ortaklarına ait olduğu halde şirketin kanuni temsilcileri, ortakları veya vekilleri dışındaki kişilerce tasarruf edilen varlıklar, söz konusu madde hükümleri çerçevesinde şirket adına bildirim veya beyana konu edilerek madde hükmünden yararlanılabilecektir. Ayrıca, gerçek kişilere ait olduğu halde bu kişilerin ortağı veya kanuni temsilcisi oldukları yurt dışındaki şirketlerce tasarruf edilen varlıkların da ilgili gerçek kişiler adına bildirim veya beyana konu edilmesi halinde madde hükmünden yararlanılabilmesi mümkündür. Ancak, bildirim veya beyan dışındaki nedenlerle yapılacak inceleme esnasında söz konusu varlıkların şirket veya şirket ortaklarına ya da gerçek kişilere ait olduğunun ispat edilmesi gerekmektedir.
    Varlıkların bildirim veya beyan değeri
    MADDE 9 – (1) Gerek yurt dışında bulunan varlıkların banka veya aracı kurumlara bildirilmesinde gerekse yurt içinde bulunan varlıkların vergi dairelerine beyan edilmesinde, bildirildiği veya beyan edildiği tarih itibarıyla varlıklar, aşağıdaki değerleme ölçütleri ile değerlenecektir:
    a) Türk lirası cinsinden para, itibari (nominal) değeriyle.
    b) Altın, rayiç bedeliyle.
    c) Döviz, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası döviz alış kuruyla.
    ç) Menkul kıymet ve diğer sermaye piyasası araçlarından;
    1) Hisse senedi gibi pay senetleri, varsa borsa rayiciyle, borsa rayici yoksa rayiç bedeliyle, bu bedel tespit edilemiyorsa alış bedeliyle, alış bedeli de belli değilse itibari (nominal) değeriyle.
    2) Tahvil, bono, eurobond gibi borçlanma araçları, varsa borsa rayiciyle, borsa rayici yoksa rayiç bedeliyle, bu bedel tespit edilemiyorsa alış bedeliyle, alış bedeli de belli değilse itibari (nominal) değeriyle.
    3) Yatırım fonu katılma belgeleri, ilgili piyasasında belirlenmiş kapanış fiyatıyla.
    4) Vadeli işlem ve opsiyon sözleşmeleri gibi türev araçlar, varsa borsa rayiciyle, borsa rayici yoksa rayiç bedeliyle, bu bedel tespit edilemiyorsa alış bedeliyle, alış bedeli de belli değilse itibari (nominal) değeriyle.
    d) Taşınmazlar, rayiç bedeliyle.
    (2) Bildirim veya beyanlarda, söz konusu varlıkların Türk lirası karşılığı bedelleri esas alınacaktır.
    (3) Bu Tebliğin uygulanmasında rayiç bedel, söz konusu varlıkların bildirildiği veya beyan edildiği tarih itibarıyla belirlenen alım-satım bedeli olup bu bedelin gerçek durumu yansıtması gerekmektedir.
    (4) Borsa rayiciyle değerlenecek varlıkların borsa rayicinin belirlenmesinde, söz konusu varlıkların bildirildiği veya beyan edildiği tarihte işlem gördüğü yurt içi veya yurt dışındaki borsalarda oluşan değerler dikkate alınacaktır.
    (5) Döviz cinsinden varlıklarda, bunların bildirildiği veya beyan edildiği tarihteki Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası döviz alış kuru dikkate alınacaktır.
    (6) Bildirimde bulunduktan sonra, yapılan hataların düzeltilmesi ya da bildirime konu edilen varlıkların azaltılması amacıyla 31/12/2019 tarihine kadar yapılacak düzeltmelerde varlıkların ilk bildirim tarihindeki değerleri esas alınır.
    Bildirilen veya beyan edilen varlıkların kanuni defter kayıtlarına intikal ettirilmesi
    MADDE 10 – (1) Bildirilen veya beyan edilen varlıklar, Vergi Usul Kanunu uyarınca defter tutan mükelleflerce, kanuni defterlere kaydedilebilecektir.
    (2) Yurt dışında bulunan varlıkların; şirket adına beyan edilmesi durumunda ilgili şirket, şahıslar adına beyan edilmesi halinde bu şahısların kendileri, geçici 90 ıncı maddenin sağladığı imkanlardan yararlanabileceğinden, şirket adına bildirime konu edilen varlıklar, şirketin kanuni defter kayıtlarına intikal ettirilebilecektir.
    (3) Vergi Usul Kanunu uyarınca defter tutan mükelleflerce, Türkiye’ye getirilen varlıklar ile gelir veya kurumlar vergisi mükelleflerince kanuni defterlere kaydedilen varlıklar, dönem kazancının tespitinde dikkate alınmaksızın işletmelerine dahil edilebileceği gibi, aynı varlıklar vergiye tabi kazancın ve kurumlar için dağıtılabilir kazancın tespitinde dikkate alınmaksızın işletmelerinden çekilebilecektir.
    (4) Bilanço esasına göre defter tutan mükellefler, kanuni defterlerine kaydettikleri kıymetleri için pasifte özel fon hesabı açacaklardır. Söz konusu hesap serbestçe tasarrufa konu edilebilecek, sermayeye eklenebileceği gibi ortaklara da dağıtılabilecektir. Fon hesabında tutulan bu tutarlar, işletmenin tasfiye edilmesi halinde vergilendirilmeyeceği gibi 193 sayılı Kanunun 81 inci maddesi ile 13/6/2006 tarihli ve 5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanununun 18 inci, 19 uncu ve 20 nci maddeleri uyarınca gerçekleşecek birleşme, devir ve bölünme hallerinde de vergilendirilmeyecektir. Ayrıca söz konusu varlıklara ilişkin tutarların, kurumlar vergisi mükellefleri tarafından ortaklara dağıtılması halinde kar dağıtımına bağlı stopaj yapılmayacak, gerçek kişi ortaklar ile kurumlar vergisi mükellefi olan ortaklar tarafından elde edilen bu tutarlar da vergilendirilmeyecektir.
    (5) Serbest meslek kazanç defteri ile işletme hesabı esasına göre defter tutan mükellefler, söz konusu kıymetleri defterlerinde ayrıca gösterebileceklerdir.
    (6) Bildirilen veya beyan edilen varlıklar, Vergi Usul Kanunu uyarınca defter tutan mükelleflerce, banka veya aracı kurumlara bildirildiği ya da vergi dairelerine beyan edildiği tarih itibarıyla, 9 uncu maddede yer alan esaslar çerçevesinde belirlenen Türk lirası karşılığı bedelleriyle, kanuni defterlere kaydedilebilecek ve söz konusu varlıkların elden çıkarılması halinde satış kazancının tespitinde bu bedel dikkate alınacaktır.
    Gider ve amortisman uygulaması
    MADDE 11 – (1) 5 inci ve 7 nci maddeler kapsamında ödenen vergilerin, hiçbir suretle gelir veya kurumlar vergisi matrahının tespitinde gider olarak dikkate alınması ya da başka bir vergiden mahsup edilmesi mümkün değildir.
    (2) Beyan edilerek kanuni defter kayıtlarına intikal ettirilen taşınmazlar hakkında Vergi Usul Kanununda yer alan amortismanlara ilişkin hükümler uygulanmayacaktır.
    (3) Kayıtlara alınan bu varlıkların daha sonra elden çıkarılmasından doğan zararlar, gelir veya kurumlar vergisi uygulaması bakımından gelirin veya kurum kazancının tespitinde gider veya indirim olarak kabul edilmeyecektir.
    İnceleme ve tarhiyat yapılmayacak haller
    MADDE 12 – (1) Geçici 90 ıncı maddenin sekizinci fıkrası uyarınca, bildirilen veya beyan edilen tutarlara ilişkin tarh edilen verginin vadesinde ödenmesi ve bildirilen varlıkların, bildirimin yapıldığı tarihten itibaren üç ay içinde Türkiye’ye getirilmesi veya Türkiye’deki banka ya da aracı kurumlarda açılacak bir hesaba transfer edilmesi şartıyla, bildirilen veya beyan edilen varlıklar nedeniyle hiçbir suretle vergi incelemesi ve vergi tarhiyatı yapılmayacaktır.
    (2) Bildirilen veya beyan edilen varlıklar nedeniyle vergi incelemesi ve vergi tarhiyatı yapılmaması imkanından yararlanılabilmesi için, bildirilen veya beyan edilen varlıklara ilişkin tarh edilen verginin vadesinde ödenmesi; bildirilen varlıkların, bildirimin yapıldığı tarihten itibaren üç ay içinde Türkiye’ye getirilmesi ya da Türkiye’deki banka veya aracı kurumlarda açılacak bir hesaba transfer edilmesi gerekmektedir.
    (3) Bildirilen varlıkların, yurt dışında bulunan banka veya finansal kurumlardan kullanılan ve 19/7/2019 tarihi itibarıyla kanuni defterlerde kayıtlı olan kredilerin en geç 31/12/2019 tarihine kadar kapatılmasında kullanılması mümkün olup, defter kayıtlarından düşülmesi kaydıyla, borcun ödenmesinde kullanılan varlıklar için Türkiye’ye getirilme şartı aranmaksızın vergi incelemesi ve vergi tarhiyatı yapılmaması imkanından yararlanılacaktır.
    (4) 19/7/2019 tarihi itibarıyla kanuni defterlerde kayıtlı olan sermaye avanslarının, yurt dışında bulunan para, altın, döviz, menkul kıymet ve diğer sermaye piyasası araçlarının anılan tarihten önce Türkiye’ye getirilmek suretiyle karşılanmış olması halinde, söz konusu avansların defter kayıtlarından düşülmesi kaydıyla, vergi incelemesi ve vergi tarhiyatı yapılmaması imkanından yararlanılabilecektir.
    Diğer hususlar
    MADDE 13 – (1) İlgili kurum ve kuruluşlar, gerçek veya tüzel kişilerin geçici 90 ıncı madde uyarınca yapılacak işlemlere ilişkin taleplerini yerine getirmek zorundadırlar. Banka veya aracı kurumlara bildirimi yapılan varlıklara ilişkin bildirim değeri üzerinden %1 oranında hesaplanan tutarın ödenmemesi durumunda, banka veya aracı kurumların söz konusu bildirimi alma zorunluluğu yoktur.
    (2) Tahakkuk eden verginin vadesinde ödenmemesi veya anılan maddede yer alan diğer şartların yerine getirilememesi, vergi aslının gecikme zammı ile birlikte 6183 sayılı Kanun uyarınca takip ve tahsiline engel teşkil etmemektedir. Ayrıca, bildirim veya beyanlar nedeniyle tahsil edilen vergiler red ve iade edilmeyecektir.
    Tebliğ olunur.

    Ekler için tıklayınız



    Muhtasar Prim Hizmet Beyannamesi Uygulaması 01.01.2020 Tarihine Kadar Ertelenmiştir.

    27 Temmuz 2019 Tarihli ve 30844 Sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Muhtasar ve Prim Hizmet Beyannamesi Genel Tebliği (Sıra No: 1)’nde Değişiklik Yapılmasına Dair 6 Sıra Nolu Tebliğ ile Muhtasar Prim Hizmet Beyannamesi Uygulaması 01.01.2020 tarihine kadar ertelenmiştir.

    Muhtasar ve Prim Hizmet Beyannamesi Genel Tebliği (Sıra No: 1)’nde Değişiklik Yapılmasına Dair 6 Sıra Nolu Tebliği görüntülemek için tıklayınız

    İlgili TÜRMOB Mevzuat Sirkülerini (2019/137) görüntülemek için tıklayınız



    7186 Sayılı Kanun –

    19 Temmuz 2019 Tarihli ve 30836 Sayılı Mükerrer Resmi Gazetede yayımlanan  Gelir Vergisi Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkındaki 7186 Sayılı Kanunu görüntülemek için tıklayınız.


    19 Temmuz 2019 CUMA

    Resmî Gazete

    Sayı : 30836 (Mükerrer)

    KANUN

    GELİR VERGİSİ KANUNU İLE BAZI KANUNLARDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASI HAKKINDA KANUN

    Kanun No. 7186                                                                                                     
    Kabul Tarihi: 17/7/2019

    MADDE 1 – 31/12/1960 tarihli ve 193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun mülga 113 üncü maddesi başlığıyla birlikte aşağıdaki şekilde yeniden düzenlenmiştir.
    “Hasılat esaslı kazanç tespiti
    MADDE 113 – Şehir içi yolcu taşımacılığı faaliyetinde bulunan ve bu faaliyetlerinden kaynaklanan hasılatlarının tamamını elektronik ücret toplama sistemleri aracılığıyla elde eden mükelleflerin talep etmeleri hâlinde söz konusu faaliyetlerinden elde ettikleri gayrisafi hasılatlarının (25/10/1984 tarihli ve 3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanununun 38 inci maddesi kapsamında hasılat esaslı vergilendirme usulüne göre vergilendirilen mükellefler için hesapladıkları katma değer vergisi dâhil tutarın) %10’u bu faaliyetlerine ilişkin vergiye tabi kazanç olarak esas alınır. Vergiye tabi kazancın bu suretle tespitinde ilgili faaliyete ilişkin giderler dikkate alınmaz ve bu kazanca herhangi bir indirim veya istisna uygulanmaz.
    Kazançları birinci fıkra kapsamında tespit edilenlerin;
    a) Bu faaliyetlerine ilişkin gider veya maliyetleri, vergiye tabi diğer kazanç veya iratlarının tespitinde dikkate alınmaz.
    b) Bu kazançları dışındaki beyana tabi diğer kazanç veya iratları hakkında bu madde hükümleri uygulanmaz.
    c) İki yıl geçmedikçe bu usulden çıkmaları mümkün değildir.
    4/1/1961 tarihli ve 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 353 üncü maddesinin birinci ve ikinci fıkrası hükümleri uyarınca bir takvim yılı içinde iki kez ceza kesilen mükellefler, cezanın kesildiği ve takip eden iki takvim yılına ait kazançları için bu madde hükümlerinden yararlanamaz.
    Bu madde hükümleri kurumlar vergisi mükellefleri hakkında da uygulanır.
    Cumhurbaşkanı, birinci fıkrada yer alan oranı iki katına kadar artırmaya, yarısına kadar indirmeye, kanuni oranına getirmeye; Hazine ve Maliye Bakanlığı, maddenin uygulanmasına ilişkin usul ve esasları belirlemeye yetkilidir.”

    MADDE 2 – 193 sayılı Kanuna aşağıdaki geçici madde eklenmiştir.
    “GEÇİCİ MADDE 90 – Yurt dışında bulunan para, altın, döviz, menkul kıymet ve diğer sermaye piyasası araçlarını, bu maddedeki hükümler çerçevesinde, 31/12/2019 tarihine kadar Türkiye’deki banka veya aracı kuruma bildiren gerçek ve tüzel kişiler, söz konusu varlıkları serbestçe tasarruf edebilirler.
    Banka ve aracı kurumlar, kendilerine bildirilen varlıklara ilişkin olarak %1 oranında hesapladıkları vergiyi, bildirimi izleyen ayın on beşinci günü akşamına kadar vergi sorumlusu sıfatıyla bir beyanname ile bağlı bulunduğu vergi dairesine beyan eder ve aynı sürede öderler.
    Birinci fıkra kapsamına giren varlıklar, yurt dışında bulunan banka veya finansal kurumlardan kullanılan ve bu maddenin yürürlük tarihi itibarıyla kanuni defterlerde kayıtlı olan kredilerin en geç 31/12/2019 tarihine kadar kapatılmasında kullanılabilir. Bu takdirde, defter kayıtlarından düşülmesi kaydıyla, borcun ödenmesinde kullanılan varlıklar için Türkiye’ye getirilme şartı aranmaksızın bu madde hükümlerinden yararlanılır.
    Bu maddenin yürürlük tarihi itibarıyla kanuni defterlerde kayıtlı olan sermaye avanslarının, yurt dışında bulunan para, altın, döviz, menkul kıymet ve diğer sermaye piyasası araçlarının bu maddenin yürürlüğe girmesinden önce Türkiye’ye getirilmek suretiyle karşılanmış olması hâlinde, söz konusu avansların defter kayıtlarından düşülmesi kaydıyla bu madde hükümlerinden yararlanılır.
    213 sayılı Vergi Usul Kanunu uyarınca defter tutan mükellefler, bu madde kapsamında Türkiye’ye getirilen varlıklarını, dönem kazancının tespitinde dikkate almaksızın işletmelerine dâhil edebilecekleri gibi aynı varlıkları vergiye tabi kazancın ve kurumlar için dağıtılabilir kazancın tespitinde dikkate almaksızın işletmelerinden çekebilirler.
    Gelir veya kurumlar vergisi mükelleflerince sahip olunan ve Türkiye’de bulunan ancak kanuni defter kayıtlarında yer almayan para, altın, döviz, menkul kıymet ve diğer sermaye piyasası araçları ile taşınmazlar, 31/12/2019 tarihine kadar vergi dairelerine beyan edilir. Beyan edilen söz konusu varlıklar, 31/12/2019 tarihine kadar, dönem kazancının tespitinde dikkate alınmaksızın kanuni defterlere kaydedilebilir. Bu takdirde, söz konusu varlıklar vergiye tabi kazancın ve kurumlar için dağıtılabilir kazancın tespitinde dikkate alınmaksızın işletmeden çekilebilir. Bu fıkra kapsamında beyan edilen taşınmazların ayni sermaye olarak konulmak suretiyle işletme kayıtlarına alınması hâlinde, sermaye artırım kararının beyan tarihi itibarıyla alınmış olması ve söz konusu kararın beyan tarihini izleyen onuncu ayın sonuna kadar ticaret siciline tescil edilmesi kaydıyla, bu madde hükümlerinden faydalanılabilir. Vergi dairelerine beyan edilen varlıkların değeri üzerinden %1 oranında vergi tarh edilir ve bu vergi, tarhiyatın yapıldığı ayı izleyen ayın sonuna kadar ödenir.
    Bu madde kapsamında ödenen vergi, hiçbir suretle gider yazılamaz ve başka bir vergiden mahsup edilemez. Türkiye’ye getirilen veya kanuni defterlere kaydedilen varlıkların elden çıkarılmasından doğan zararlar, gelir veya kurumlar vergisi uygulaması bakımından gider veya indirim olarak kabul edilmez.
    Bu madde kapsamında bildirilen veya beyan edilen varlıklar nedeniyle hiçbir suretle vergi incelemesi ve vergi tarhiyatı yapılmaz. Bu hükümden faydalanılabilmesi için bildirilen veya beyan edilen tutarlara ilişkin tarh edilen verginin vadesinde ödenmesi ve birinci fıkra uyarınca bildirilen varlıkların, bildirimin yapıldığı tarihten itibaren üç ay içinde Türkiye’ye getirilmesi veya Türkiye’deki banka ya da aracı kurumlarda açılacak bir hesaba transfer edilmesi şarttır.
    Cumhurbaşkanı, bu maddede yer alan süreleri, bitim tarihlerinden itibaren altı aya kadar uzatmaya; Hazine ve Maliye Bakanlığı, madde kapsamına giren varlıkların Türkiye’ye getirilmesi, bildirim ve beyanı ile işletmeye dâhil edilmelerine ilişkin hususları, bildirim veya beyana esas değerlerin tespiti, bildirim ve beyanların şekli, içeriği ve ekleri ile yapılacağı yeri, maddenin uygulanmasında kullanılacak bilgi ve belgeler ile uygulamaya ilişkin usul ve esasları belirlemeye yetkilidir.”

    MADDE 3 – 14/1/1970 tarihli ve 1211 sayılı Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası Kanununun 4 üncü maddesinin üçüncü fıkrasının (I) numaralı bendinin (c) alt bendi aşağıdaki şekilde değiştirilmiş ve (II) numaralı bendinin (g) alt bendine aşağıdaki cümleler eklenmiştir.
    “c) Bankaların ve Bankaca uygun görülecek diğer mali kuruluşların bilanço içi veya bilanço dışı uygun görülen kalemlerini esas alarak zorunlu karşılıklar ve umumi disponibilite ile ilgili usul ve esasları belirlemek,”
    “Banka talepleri gerçek zamanlı ve anlık karşılanır. Bu taleplerin karşılanmasını teminen Bankaca kurum ve kuruluşların bilgi işlem sistemlerine erişim sistemleri kurulabilir. Uygulamaya yönelik her türlü usul ve esas Bankaca belirlenir.”

    MADDE 4 – 1211 sayılı Kanunun 40 ıncı maddesinin (II) numaralı fıkrasının birinci paragrafı aşağıdaki şekilde değiştirilmiş ve ikinci paragrafında yer alan “taahhütlerine karşı” ibaresi madde metninden çıkarılmıştır.
    “Bankalar ve elektronik ödeme araçlarını çıkaran kuruluşlar dâhil olmak üzere Bankaca uygun görülecek diğer mali kuruluşlar, Banka nezdinde açılacak hesaplarda bilanço içi veya bilanço dışı uygun görülen kalemlerini esas alarak, nakden zorunlu karşılık tesis ederler. Zorunlu karşılığa tabi bilanço içi veya bilanço dışı uygun görülen kalemlerin kapsamı, zorunlu karşılıkların oranı, tesis süresi ve tesis edilen karşılıklara gerektiğinde ödenecek faiz oranı, mevduat veya katılım fonlarından olağanüstü çekilişler ve birleşme, devir ve bölünme hâllerinde yapılacak işlemler de dâhil olmak üzere uygulamaya yönelik her türlü usul ve esas Bankaca belirlenir.”

    MADDE 5 – 1211 sayılı Kanunun 60 ıncı maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi yürürlükten kaldırılmış, (c) bendinde yer alan “yüzdeler” ibaresi “yüzde” şeklinde değiştirilmiş, “fevkalade” ibaresi madde metninden çıkarılmış ve maddeye aşağıdaki fıkra eklenmiştir.
    “Son yıl kârından ayrılan ihtiyat akçesi hariç, birikmiş ihtiyat akçeleri her yıl kâra katılarak dağıtılabilir.”

    MADDE 6 – 1211 sayılı Kanuna aşağıdaki geçici madde eklenmiştir.
    “GEÇİCİ MADDE 12 – Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihe kadar ayrılmış bulunan ihtiyat akçelerinin tamamı, birikmiş fevkalade ihtiyat akçelerinin ise son yılın kârından ayrılan kısmı hariç tamamı Genel Kurul kararı aranmaksızın Hazineye verilir.”

    MADDE 7 – 28/3/1983 tarihli ve 2809 sayılı Yükseköğretim Kurumları Teşkilatı Kanununa aşağıdaki geçici madde eklenmiştir.
    “GEÇİCİ MADDE 52 – 9/5/2018 tarihli ve 7141 sayılı Yükseköğretim Kanunu ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunla kurulan üniversitelere devredilen bina ve tesislerin bulunduğu taşınmazlardan hâlen bu bina ve tesislerin eski maliki üniversitelerin mülkiyetinde bulunan taşınmazlar, talep etmeleri hâlinde Yükseköğretim Kurulunun onayıyla bu üniversitelere devredilebilir. Kurulan üniversitelere bağlanan birimlerin hangi bina, tesis ve taşınmazları kapsadığı hususundaki tereddütleri gidermeye Yükseköğretim Kurulu yetkilidir.”

    MADDE 8 – 8/5/1985 tarihli ve 3201 sayılı Yurt Dışında Bulunan Türk Vatandaşlarının Yurt Dışında Geçen Sürelerinin Sosyal Güvenlikleri Bakımından Değerlendirilmesi Hakkında Kanunun 3 üncü maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
    “MADDE 3 – Bu Kanunun 1 inci maddesinde belirtilenler ile yurt dışında çalışmakta iken veya yurda kesin dönüş yaptıktan sonra ölenlerin Türk vatandaşı olan hak sahipleri Sosyal Güvenlik Kurumuna müracaat etmek suretiyle bu Kanunla getirilen haklardan yararlanırlar.
    Sosyal güvenlik sözleşmeleri uygulanmak suretiyle kendilerine veya hak sahiplerine kısmi aylık bağlanmış olanların borçlanma işlemleri Sosyal Güvenlik Kurumunca yapılır.”

    MADDE 9 – 3201 sayılı Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasında yer alan  “% 32’sidir.” ibaresi “%45’idir.” şeklinde değiştirilmiş ve fıkranın üçüncü cümlesi yürürlükten kaldırılmıştır.

    MADDE 10 – 3201 sayılı Kanunun 5 inci maddesinin başlığı “Süre tespiti, sigortalılığın başlangıcı ve sürelerin değerlendirilmesi” şeklinde, dördüncü fıkrası aşağıdaki şekilde değiştirilmiş ve maddeye aşağıdaki fıkra eklenmiştir.
    “Yurt dışı hizmet borçlanmasına ait süreler 5510 sayılı Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi kapsamında geçmiş sigortalılık süresi olarak kabul edilir.”
    “Türkiye’deki sigortalılığın başlangıç tarihinden önceki sürelerin borçlandırılması hâlinde bu süreler 5510 sayılı Kanunun 41 inci maddesinde yer alan hükümler esas alınarak Türkiye’deki sigortalılık başlangıç tarihinden, Türkiye’de sigortalılık yok ise borçlanma tutarının tamamen ödendiği tarihten geriye götürülen sürelere ait ilgili aylara mal edilir.”

    MADDE 11 – 3201 sayılı Kanunun 9 uncu maddesinin birinci fıkrasına “aybaşından itibaren” ibaresinden sonra gelmek üzere “kısmi aylığın başlangıç tarihi esas alınarak mülga 2829 sayılı Kanun ya da 5510 sayılı Kanunun 53 üncü maddesi uyarınca tespit edilecek statüye göre ilgili sosyal güvenlik kuruluşunca” ibaresi eklenmiştir.

    MADDE 12 – 8/5/1985 tarihli ve 3201 sayılı Yurt Dışında Bulunan Türk Vatandaşlarının Yurt Dışında Geçen Sürelerinin Sosyal Güvenlikleri Bakımından Değerlendirilmesi Hakkında Kanunun geçici 5 inci maddesi yürürlükten kaldırılmıştır.

    MADDE 13 – 3201 sayılı Kanuna aşağıdaki geçici madde eklenmiştir.
    “GEÇİCİ MADDE 9 – Kısmi aylık bağlanmış olanlar dahil olmak üzere bu maddenin yürürlük tarihinden önce yurt dışında geçen sürelerini borçlanma talebinde bulunanlardan tahakkuk ettirilen borçlarını yasal süresi içinde ödeyenlerin, sigortalılık sürelerinin hangi statüde değerlendirileceğinin ve tahakkuk ettirilecek borç tutarının tespitinde önceki hükümler esas alınır.”

    MADDE 14 – 27/10/1999 tarihli ve 4458 sayılı Gümrük Kanununa aşağıdaki geçici madde eklenmiştir.
    “GEÇİCİ MADDE 10 – Bu Kanunun 235 inci maddesi uyarınca mevcut bir soruşturma kapsamında bulunan veya el konularak mülkiyetin kamuya geçirilmesi kararı verilen kara ulaşım araçları ile ilgili olarak 31/12/2019tarihine kadar ilgili gümrük idaresine başvurulması ve taşıtın ilk iktisabında ödenmesi gereken özel tüketim vergisinin %25’ine tekabül eden tutarın, başvuru sahibine tebliğ edildiği tarihten itibaren bir ay içinde ilgili tahsil dairesine ödenmesi hâlinde, araç hakkında el konularak mülkiyetin kamuya geçirilmesi kararı verilmez, mevcut kararlar kaldırılır ve el konulan araç sahibine iade edilir. İadesi talep edilen ulaşım araçlarının muhafazasına ilişkin masraflar araç sahibince ödenir.
    Bu karar gümrük idaresi tarafından ilgili başsavcılığa/mahkemeye bildirilir. Tasfiyesi tamamlanmış ulaşım araçları için bu fıkra kapsamında başvurular kabul edilmez.
    Birinci fıkrada belirtilen oran, bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önce serbest dolaşıma giriş rejimine tabi tutularak ilk iktisabı gerçekleşmiş kara ulaşım araçları ile ilgili olarak, bu Kanunun 235 inci maddesi kapsamında el konularak mülkiyetin kamuya geçirilmesi kararı verilmesi gereken fiilin gümrük idaresince tespit edilmesinden önce ve birinci fıkrada belirtilen süre içinde kendiliğinden bildirilmesi durumunda %15 olarak uygulanır.
    Cumhurbaşkanı birinci fıkrada yer alan başvuru süresini altı aya kadar uzatmaya yetkilidir. Bu maddenin uygulanmasına ilişkin usul ve esaslar Ticaret Bakanlığı ile Hazine ve Maliye Bakanlığı tarafından müştereken belirlenir.”

    MADDE 15 – 10/5/2005 tarihli ve 5346 sayılı Yenilenebilir Enerji Kaynaklarının Elektrik Enerjisi Üretimi Amaçlı Kullanımına İlişkin Kanuna aşağıdaki geçici madde eklenmiştir.
    “GEÇİCİ MADDE 6 – 4/6/2016 tarihli ve 6719 sayılı Elektrik Piyasası Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun ile 3 üncü maddenin birinci fıkrasının (9) numaralı bendinde yer alan biyokütletanımı kapsamına dahil edilen kaynaklardan enerji üreten tesisler için YEK Destekleme Mekanizmasında öngörülen süreler, üretim tesisinin YEK Destekleme Mekanizmasına dahil edildiği tarihten itibaren başlar.”

    MADDE 16 – 19/10/2005 tarihli ve 5411 sayılı Bankacılık Kanununun 53 üncü maddesi başlığıyla birlikte aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
    “Karşılıklar, teminatlar ve kayıttan düşme
    MADDE 53 – Bankalar, krediler ile ilgili olarak doğmuş veya doğması muhtemel zararların karşılanması için yeterli düzeyde karşılık ayrılmasına, kredilerin kalitesine ve sınıflandırılmasına, garantilerin ve teminatların alınmasına, bunların değerinin ve güvenilirliğinin ölçülmesine, takibe alınan kredilerin izlenmesi ve Kamu Gözetimi, Muhasebe ve Denetim Standartları Kurumunca yayımlanan Türkiye Finansal Raporlama Standartlarına göre kayıttan düşülmesine, kredilerin yeniden yapılandırılması dâhil geri ödenmelerine ilişkin politikaları oluşturmak ve uygulamak, bunları düzenli olarak gözden geçirmek, tüm bu hususları icra edebilecek gerekli yapıları tesis etmek ve işletmek zorundadır. Bu fıkra hükmünün uygulanmasına ilişkin usul ve esaslar Kurulca belirlenir.
    Bu madde uyarınca krediler ile ilgili olarak ayrılan özel karşılıkların tamamı ayrıldıkları yılda kurumlar vergisi matrahının tespitinde gider olarak kabul edilir.
    Bu madde uyarınca özel karşılık ayrıldıktan sonra tahsil imkânı kalmaması nedeniyle kayıttan düşülen krediler, 4/1/1961 tarihli ve 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 322 nci maddesi hükümleri kapsamında değersiz alacak addolunur.”

    MADDE 17 – 5411 sayılı Kanuna aşağıdaki geçici madde eklenmiştir.
    “GEÇİCİ MADDE 32 – Türkiye’de faaliyette bulunan bankalar, finansal kiralama şirketleri, faktoringşirketleri ve finansman şirketleri ile bu maddede tanımlanan diğer finansal kuruluşlarla kredi ilişkisinde bulunan ve Kurum tarafından çıkarılan yönetmeliğe göre hazırlanan Çerçeve Anlaşmalarda belirlenen borçlular, bu kuruluşlar tarafından kullandırılmış olan kredilere ilişkin olarak alınacak tedbirlerle, geri ödeme yükümlülüklerini yerine getirebilmelerine ve istihdama katkıda bulunmaya devam etmelerine imkân verilmesini sağlamak amacıyla, dahiloldukları risk grubundaki diğer borçlularla bir bütün olarak veya kısmen yeniden yapılandırmaya tabi tutulabilir. Bu madde uyarınca yapılacak finansal yeniden yapılandırmalara ilişkin usul ve esaslar Kurum tarafından çıkarılan yönetmelik hükümleri çerçevesinde hazırlanan Çerçeve Anlaşmalar ile belirlenir. Bu madde hükümleri bu maddenin yayımı tarihinden itibaren iki yıl süreyle uygulanır. Bu süreyi iki yıl daha uzatmaya Cumhurbaşkanı yetkilidir.
    Bu maddenin uygulanmasında;
    a) Alacaklı kuruluşlar: Bu Kanunun 3 üncü maddesinde geçen bankalar, 21/11/2012 tarihli ve 6361 sayılı Finansal Kiralama, Faktoring ve Finansman Şirketleri Kanununun 3 üncü maddesinde geçen şirketler, borçlulara doğrudan kredi kullandırmış olan yurt dışında kurulu bankalar ve finansal kuruluşlar, Türkiye’ye doğrudan yatırım yapan çok taraflı bankalar ve kuruluşlar, alacak tahsiline yönelik olarak bu alacaklılar tarafından kurulacak özel amaçlı şirketler ile aynı amaçla 6/12/2012 tarihli ve 6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanununa göre kurulan yatırım fonlarını,
    b) Bağımsız Denetim Kuruluşu: 26/12/2012 tarihli ve 28509 sayılı Resmî Gazetede yayımlanan Bağımsız Denetim Yönetmeliği esaslarına göre kurulu ve faaliyet gösteren, Bağımsız Denetim Kuruluşu Resmi Siciline kayıtlı kuruluşları,
    c) Birlik: Türkiye Bankalar Birliğini,
    ç) Borçlu: Bu Kanun, 3/6/2007 tarihli ve 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu, 6361 sayılı Kanun, 20/6/2013 tarihli ve 6493 sayılı Ödeme ve Menkul Kıymet Mutabakat Sistemleri, Ödeme Hizmetleri ve Elektronik Para Kuruluşları Hakkında Kanun ile yatırım ortaklıkları hariç 6362 sayılı Kanunun 35 inci maddesine tabi kuruluşlar dışında kalan Türkiye’de kurulu şirketleri,
    d) Çerçeve Anlaşmaları: Kurumca çıkarılan yönetmelik uyarınca Birlik tarafından hazırlanan ve alacaklı kuruluşlarca imzalanan Finansal Yeniden Yapılandırma Çerçeve Anlaşmalarını,
    e) Sözleşme: Finansal Yeniden Yapılandırma Çerçeve Anlaşmaları kapsamında borçlu ile alacaklı kuruluşlar arasında imzalanan finansal yeniden yapılandırma sözleşmelerini,
    ifade eder.
    Finansal yeniden yapılandırma kapsamına alınacak borçluların mali durumlarının tespit edilmesi ve bu kapsamda borçlarının yeniden yapılandırılması sonucunda borçlarını geri ödeme kabiliyeti kazanacağına kanaat getirilmesi şarttır. Borçlarını geri ödeme kabiliyeti kazanamayacağına kanaat getirilen borçlular finansal yeniden yapılandırma kapsamına alınamaz.
    Finansal yeniden yapılandırma kapsamına alınacak borçluların mali durumunun tespiti ve finansal yeniden yapılandırmanın uygulanabilirliğine ilişkin değerlendirme; bağımsız denetim kuruluşlarına, Çerçeve Anlaşmaları kapsamında belirlenecek yeterli bilgi ve uzmanlığa sahip kuruluşlara veya borçlu tarafından kabul edilmesi hâlinde alacaklı kuruluşlara yaptırılır.
    Bu madde kapsamında finansal yeniden yapılandırmalarda; kredilerin vadelerini uzatmak, kredileri yenilemek, 6361 sayılı Kanunun 9 uncu maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi hükümleri saklı kalmak kaydıyla ilave kredi vermek, anapara, faiz, temerrüt faizi, gecikme cezaları ve kâr payları ile kredi ilişkisinden doğan diğer her türlü alacağı indirmek veya bunlardan kısmen veya tamamen vazgeçmek, teminat azaltmak, anapara, faiz veya kâr payı alacaklarını; kısmen veya tamamen iştirake çevirmek, özel amaçlı şirketler ile 6362 sayılı Kanuna göre kurulan yatırım fonlarına aynî, nakdî  ya da tahsil şartına bağlı bir bedel karşılığı devir veya temlik etmek, borçlu ya da üçüncü kişilere ait aynî değerler karşılığında kısmen veya tamamen tasfiye etmek, satmak, bilanço dışına çıkarmak, diğer alacaklı kuruluşlar ve alacaklılarla birlikte hareket ederek protokoller yapmak gibi gerekli görülen tedbirler alınır. Finansal kiralama sözleşmelerine konu mallar için 2004 sayılı İcra ve İflas Kanununun 307 nci maddesi hükümleri kıyasen uygulanır.
    Kredilerin teminatlarının ya da alacaklı kuruluşlar tarafından iştirak olarak edinilecek borçluların varlık ve yükümlülüklerinin gerçeğe uygun değerine ilişkin değerleme, taraflardan birinin talep etmesi durumunda, Sermaye Piyasası Kurulunca değerleme yapmaya yetkilendirilmiş kuruluşlar tarafından yapılır. 6362 sayılı Kanuna göre kurulan yatırım fonları için sermaye piyasası mevzuatında yer alan değerlemeye ilişkin düzenlemeler saklıdır.
    Bu maddeye göre yapılan Çerçeve Anlaşmaları ve bu Anlaşmalar kapsamında düzenlenen Sözleşmelerde belirlenen esaslar uyarınca;
    a) Yapılacak işlemler cezaevi harcı ve 2/7/1964 tarihli ve 492 sayılı Harçlar Kanununa göre alınan harçlardan (yargı harcı dahil) ve düzenlenecek kâğıtlar (Çerçeve Anlaşmaları ve Sözleşmeler dahil) 1/7/1964 tarihli ve 488 sayılı Damga Vergisi Kanununa göre alınan damga vergisinden,
    b) Alacaklı kuruluşlar tarafından her ne nam altında olursa olsun tahsil edilecek tutarlar 13/7/1956 tarihli ve 6802 sayılı Gider Vergileri Kanunu gereği ödenecek banka ve sigorta muameleleri vergisinden,
    c) Kullandırılan ve kullandırılacak krediler kaynak kullanımını destekleme fonundan,
    müstesnadır. Bu fıkrada yer alan istisnalar, alacaklı kuruluşların Çerçeve Anlaşmaları ve bu Anlaşmalar kapsamında düzenlenen Sözleşmeler kapsamındaki işlemleri dolayısıyla doğrudan veya dolaylı edindikleri varlıkları ve teminatları, alacaklı kuruluşların kendi aralarında veya borçluya devri hariç, elden çıkardıkları hâllerde uygulanmaz.
    13/6/2006 tarihli ve 5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanununun 5 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendinde yer alan istisna hükmü, kanuni takibe alınma şartı aranmaksızın alacaklı kuruluşlara ilgili varlıklarını Çerçeve Anlaşmaları ve düzenlenen Sözleşmeler kapsamında devreden kurumlar ile bu suretle ilgili varlıkları devralan söz konusu alacaklı kuruluşların bu varlıkları satışından doğan kazançları hakkında da uygulanır.
    25/10/1984 tarihli ve 3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanununun 17 nci maddesinin (4) numaralı fıkrasının (r) bendinde yer alan istisna hükmü, ilgili varlıkların Çerçeve Anlaşmaları ve düzenlenen Sözleşmeler kapsamında alacaklı kuruluşlara devir ve teslimi ile bu suretle ilgili varlıkları devralan alacaklı kuruluşların bu varlıkları devir ve tesliminde de uygulanır.
    Sözleşme hükümleri uyarınca tahsilinden vazgeçilen alacak tutarları 213 sayılı Kanun hükümlerine göre alacaklı için değersiz alacak, borçlu için ise vazgeçilen alacak olarak dikkate alınır. Alacaklı kuruluşlar tarafından dahil oldukları risk grubunda bulunan borçlularla yapılan yeniden yapılandırma işlemlerinde bu fıkra hükümleri uygulanmaz.
    Sözleşmelere göre borçları yeniden yapılandırılan borçlular tarafından alınmış olan teşvik belgelerinin süreleri ve ihracat taahhüt süreleri ile 28/3/2002 tarihli ve 4749 sayılı Kamu Finansmanı ve Borç Yönetiminin Düzenlenmesi Hakkında Kanunun geçici 20 nci maddesi çerçevesinde sağlanan kefaletleri de içermek üzere kredi garanti kurumları tarafından verilen garanti ve kefaletlerin süreleri, sözleşmeler ile belirlenen süreler kadar uzatılmış sayılır.
    Bu madde hükümlerine göre finansal yeniden yapılandırma kapsamına alınan bir borçlunun borçlarının Sözleşmenin imza tarihini izleyen yılın başından itibaren iki yıl içerisinde tekrar finansal yeniden yapılandırmaya konu edilmesi hâlinde, bu madde hükmünde belirtilen vergi istisnaları ve teşvikler uygulanmaz.
    Sözleşmeler ile uygulamaya konulan işlemlerin gerçekleşmemesi hâlinde dahi, uygulanmış olan vergi, fon ve harç istisnaları geri alınmaz.
    Bu maddeye göre yapılan Çerçeve Anlaşmaları ve bu Anlaşmalar kapsamında düzenlenen Sözleşmeler için sağlanan vergi istisnaları ve teşvikler, bu madde kapsamında düzenlenen sözleşmelere istinaden yapılacak işlemlere birinci fıkrada yer alan süreyle sınırlı olmaksızın uygulanır.
    Bu madde uyarınca yapılacak teminat azaltma, anapara ve diğer alacaklardan vazgeçilerek kayıttan düşme yahut benzer işlemlerle kredilerin yeniden yapılandırılması bu Kanunun 160 ıncı maddesi ile düzenlenen zimmet suçunu oluşturmaz.”

    MADDE 18 – 16/5/2006 tarihli ve 5502 sayılı Sosyal Güvenlik Kurumuna İlişkin Bazı Düzenlemeler Hakkında Kanunun 35 inci maddesinin altıncı fıkrasının birinci cümlesine “onaylı muvafakati” ibaresinden sonra gelmek üzere “veya e-Devlet uygulaması üzerinden kimlik teyidi ile verilen izni” ibaresi eklenmiş, ikinci cümlesinde yer alan “idarelerinin kanunlarında” ibaresi “idareleri ile Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankasının ilgili mevzuatında” şeklinde değiştirilmiş, fıkraya ikinci cümlesinden sonra gelmek üzere aşağıdaki cümle, fıkranın mevcut üçüncü cümlesine “kamu idareleri,” ibaresinden sonra gelmek üzere “Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası,” ibaresi eklenmiştir.
    “Kurum, kişisel sağlık verilerini kamu sağlığının korunması, koruyucu hekimlik, tıbbi teşhis, tedavi ve bakım hizmetlerinin yürütülmesi, verilen sağlık hizmetlerinin uygunluğunun ve yerindeliğinin takibi ve finansmanının planlanması amacıyla talebi hâlinde Sağlık Bakanlığı ile paylaşır.”

    MADDE 19 – 13/6/2006 tarihli ve 5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanununa aşağıdaki geçici madde eklenmiştir.
    “GEÇİCİ MADDE 12 – (1) 20/8/2016 tarihli ve 6745 sayılı Yatırımların Proje Bazında Desteklenmesi ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun 80 inci maddesi kapsamında teşviklerden yararlanmasına karar verilen ve bu kapsamda sera etkisi yaratan egzoz gazı salınımını tamamen ortadan kaldıracak teknolojilerin geliştirilmesi için münhasıran Türkiye’de gerçekleştirdikleri Ar-Ge faaliyetleri sonucunda geliştirdikleri elektrik motorlu taşıt araçlarını Türkiye’de imal eden mükelleflerin, destek kararında belirlenen kadarıyla, bu yatırımları dolayısıyla bu Kanunun 32/A maddesi kapsamında hak kazandıkları yatırıma katkı tutarını, söz konusu malların ilk iktisabı dolayısıyla 31/12/2035 tarihine kadar vergi dairesine ödenen özel tüketim vergisinin, takvim yılının üçer aylık dönemleri itibarıyla bu mükelleflere kısmen veya tamamen, nakden ya da vergi borçlarına mahsuben ödenmesi suretiyle kullandırmaya Cumhurbaşkanı yetkilidir.
    (2) Bu maddenin uygulamasına ilişkin usul ve esasları belirlemeye Hazine ve Maliye Bakanlığı yetkilidir.”

    MADDE 20 – 8/3/2007 tarihli ve 5597 sayılı Yurt Dışına Çıkış Harcı Hakkında Kanun ile Çeşitli Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanunun 1 inci maddesinin birinci fıkrasında yer alan “15 Türk Lirası” ibaresi “50 Türk lirası” şeklinde, “bu miktarı” ibaresi “bu miktarı üç katına kadar artırmaya veya” şeklinde ve yedinci fıkrası aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
    “(7) Bu madde uyarınca alınan harcın çıkış başına 15 Türk lirası (Cumhurbaşkanınca 15 Türk lirasından düşük bir miktar belirlenmesi hâlinde belirlenen miktar) 2/3/1984 tarihli ve 2985 sayılı Toplu Konut Kanununun 2 ncimaddesinin (f) bendine göre Toplu Konut İdaresine aktarılır, kalan miktar genel bütçeye gelir kaydedilir.”

    MADDE 21 – 21/3/2007 tarihli ve 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanununa aşağıdaki geçici madde eklenmiştir.
    “GEÇİCİ MADDE 11 – (1) Bu Kanunun 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası uyarınca gümrük vergilerinin kısmen eksik ödenmesi nedeniyle başlatılan bir soruşturma veya kovuşturma kapsamında bulunan ve müsadere kararı verilmemiş kara taşıtları ile ilgili olarak;
    a) Taşıtın tasfiyesinin tamamlanmamış olması,
    b) 31/12/2019 tarihine kadar ilgili gümrük idaresine başvurulması ve taşıtın ilk iktisabında ödenmesi gereken özel tüketim vergisinin %25’ine tekabül eden tutarın, başvuru sahibine tebliğ edildiği tarihten itibaren bir ay içinde ilgili tahsil dairesine ödenmesi,
    şartlarının birlikte gerçekleşmesi hâlinde, araç hakkında el koyma ve müsadere kararı verilmez, mevcut el koyma kararı kaldırılır ve el konulan aracın sahibine iade edilmesine karar verilir. İadesi talep edilen ulaşım araçlarının muhafazasına ilişkin masraflar araç sahibince ödenir. Cumhurbaşkanı bu fıkrada yer alan başvuru süresini altı aya kadar uzatmaya yetkilidir.
    (2) 4458 sayılı Kanunun geçici 10 uncu maddesi kapsamında iade edilen araçlar hakkında el koyma veya müsadere kararı verilmez.
    (3) Birinci ve ikinci fıkrada belirtilen durumlarda, eşyanın müsaderesi yerine eşyanın gümrüklenmiş değerinin ödenmesine karar verilir.
    (4) Birinci fıkranın uygulanmasına ilişkin usul ve esasları tespit etmeye Adalet Bakanlığı ve Ticaret Bakanlığı ile Hazine ve Maliye Bakanlığı müştereken yetkilidir.”

    MADDE 22 – 5/11/2008 tarihli ve 5809 sayılı Elektronik Haberleşme Kanununun 51 inci maddesinin onbirinci fıkrası aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
    “(11) Tahsilata ilişkin riskin yönetilmesi ve kötü niyetli kullanımların önlenmesi amacıyla abonelerin elektronik haberleşme hizmetlerine ve elektronik kimlik bilgisini haiz cihazlara yönelik tarafların kendi sistemlerinde oluşan fatura tutarı ve ödeme bilgileri ile sahtecilik, dolandırıcılık riski içeren şüpheli veya zarar doğurucu vakalara ve işlem hareketlerine ilişkin kayıtlar, işletmeciler ve Kurumun MCKS’si arasında paylaşılabilir veya işlenebilir.”

    MADDE 23 – 5809 sayılı Kanunun 57 nci maddesinin birinci fıkrası aşağıdaki şekilde değiştirilmiş ve maddeye aşağıdaki fıkralar eklenmiştir.
    “(1) İşletmeciler, elektronik kimlik bilgisi değiştirildiği tespit edilen, uluslararası dolaşım hizmetlerine yönelik düzenlemeler ve Kurum düzenlemelerine uymayan elektronik kimlik bilgisini haiz cihazlara, kayıp, kaçak veya çalıntı cihazlara, elektronik haberleşme hizmeti veremezler. Ancak, Kurumun MCKS’sinde kayıtlı iken elektronik kimlik bilgisi kopyalanmış gerçek cihazlar ve mobil haberleşme hizmeti sunan işletmeciler tarafından finansman borcu bulunduğu bildirilen cihazlar borcun devam ettiği süre boyunca sadece eşleştirme yapılan abone numaraları ile kullanılmak üzere kullanıma açılır. İşletmeciler finansman borcu ödenen cihazları, eşleştirme yapılan numara kısıtınınkaldırılmasını teminen MCKS’ye bildirir.”
    “(3) Kurumun MCKS’sinde kayıtlı iken kesintisiz yedi yıl süreyle elektronik haberleşme şebekelerinden hizmet almayan cihazların elektronik kimlik bilgileri kayıtlı olmaktan çıkarılır. Bu yedi yıllık sürenin hesaplanmasında bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önceki süre de dikkate alınır. Bu suretle elektronik kimlik bilgileri kayıtlı olmaktan çıkarılan cihazların kullanıcılarının, Kurum düzenlemeleri çerçevesinde başvuru yapmaları hâlinde cihazların elektronik kimlik bilgileri tekrar kayıtlı hâle getirilir.
    (4) Bu maddenin uygulanmasına ve cihaza ilişkin borcun ödenmemesi hâlinde cihazların MCKS üzerinden kullanıma kapatılmasına ilişkin usul ve esaslar Kurum tarafından belirlenir.”

    MADDE 24 – 5809 sayılı Kanuna aşağıdaki geçici madde eklenmiştir.
    “Elektronik kimlik bilgisi değiştirilen ve borcu bulunan cihazlar
    GEÇİCİ MADDE 6 – (1) Kurumun MCKS’sinde kayıtlı olmakla birlikte bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önce elektronik kimlik bilgisi değiştirilmiş olan cihazlar ile Kurumun uluslararası dolaşım hizmetleri çerçevesinde yaptığı düzenlemelere uymayan cihazlara elektronik haberleşme hizmeti verilmesi dört ay içinde engellenir. Bu cihazların kullanıcılarının, bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren bir yıl içinde Kurum düzenlemeleri çerçevesinde başvuru yaparak iki yüz elli Türk lirası tutarındaki kayıt ücretini genel bütçeye gelir kaydedilmek üzere Hazine ve Maliye Bakanlığı muhasebe birimi hesabına yatırmaları hâlinde, cihazların elektronik kimlik bilgisi ilgili abonenin numaraları ile eşleştirilerek kullanılabilir.
    (2) Bu maddeyi ihdas eden Kanunla, bu Kanunun 57 nci maddesinin birinci fıkrasında yapılan değişiklik uyarınca finansman borcu bulunduğu bildirilen cihazların kısıtlanmasına ilişkin hüküm, bu maddenin yürürlük tarihinden sonraki iş ve işlemlere uygulanır.”

    MADDE 25 – 1/12/2011 tarihli ve 6253 sayılı Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığı İdari Teşkilatı Kanununa aşağıdaki geçici madde eklenmiştir.
    “GEÇİCİ MADDE 14 – (1) 2/7/2018 tarihli ve 703 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 49 uncu maddesiyle bu Kanuna eklenen geçici 13 üncü maddenin üçüncü fıkrası kapsamında İdari Teşkilat kadro ve pozisyonlarına atanıp Milli Saraylar İdaresi Başkanlığında görevlendirilen İdari Teşkilat personeli Milli Saraylar İdaresi Başkanlığına atanabilir. Bu şekilde atananlara göreve başladıkları tarihi izleyen ay başından geçerli olmak üzere atama tarihinden önceki kadro ve pozisyonlarına ilişkin olarak atandıkları tarih itibarıyla almakta oldukları aylık, ücret, ek gösterge, zam, özel hizmet tazminatı, makam tazminatı, temsil tazminatı, görev tazminatı gibi mevzuatında kadro ve pozisyonuna bağlı olarak öngörülen mali haklar ile sosyal hak ve yardımlar kapsamında yapılması öngörülen ödemeler aynı usul ve esaslar çerçevesinde ödenmeye devam edilir. Ataması yapılmayan personelin görevlendirmeleri sonlandırılmış sayılır.
    (2) Birinci fıkra kapsamındaki personelin kadro ve pozisyonları, diğer mevzuattaki hükümlere bakılmaksızın ve başka bir işleme gerek kalmaksızın atandıkları tarih itibarıyla ihdas edilmiş sayılır. Bu şekilde ihdas edilen kadro ve pozisyonlar, herhangi bir nedenle boşalma hâlinde hiçbir işleme gerek kalmaksızın iptal edilmiş sayılır.
    (3) Bu madde kapsamında ataması yapılanların İdari Teşkilat kadro ve pozisyonlarında geçirdikleri süreler, Milli Saraylar İdaresi Başkanlığında geçmiş sayılır.
    (4) Bu madde kapsamında ataması yapılan personele iş sonu tazminatı ödenmez.
    (5) 703 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 49 uncu maddesiyle bu Kanuna eklenen geçici 13 üncü maddenin üçüncü fıkrası kapsamında İdari Teşkilat kadro ve pozisyonlarına atanıp Milli Saraylar İdaresi Başkanlığında görevlendirilen İdari Teşkilat personelinden, Milli Saraylar İdaresi Başkanlığındaki görevlendirmesi devam ederken doğum, askerlik veya ücretsiz izin nedenleriyle görevlerinden ayrılan ve bu nedenlerle bu maddenin yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla görevinde bulunmayanlar ile bu maddenin yürürlüğe girmesinden önce Milli Saraylar İdaresi Başkanlığı kadrolarına atananlar hakkında da bu madde hükümleri uygulanır.”

    MADDE 26 – 21/11/2012 tarihli ve 6361 sayılı Finansal Kiralama, Faktoring ve Finansman Şirketleri Kanununun 16 ncı maddesinin ikinci fıkrasında yer alan “Finansal kiralama ve finansman şirketleri” ibaresi “Şirket” şeklinde değiştirilmiş ve maddeye aşağıdaki fıkra eklenmiştir.
    “(3) Bu madde uyarınca özel karşılık ayrıldıktan sonra tahsil imkânı kalmaması nedeniyle kayıttan düşülen alacaklar, 213 sayılı Kanunun 322 nci maddesi hükümleri kapsamında değersiz alacak addolunur.”

    MADDE 27 – 6/12/2012 tarihli ve 6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanununun 31 inci maddesine aşağıdaki fıkra eklenmiştir.
    “(4) İhraççıların borçlanma araçlarına ilişkin ödeme yükümlülüklerini yerine getirmemesi nedeniyle, MKK tarafından düzenlenip hak sahiplerine verilen belge 9/6/1932 tarihli ve 2004 sayılı İcra ve İflas Kanununun 68 inci maddesinin birinci fıkrasında belirtilen belgelerden sayılır.”

    MADDE 28 – 21/2/2013 tarihli ve 6428 sayılı Sağlık Bakanlığınca Kamu Özel İş Birliği Modeli ile Tesis Yaptırılması, Yenilenmesi ve Hizmet Alınması ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılması Hakkında Kanunun 1 inci maddesinin ikinci fıkrasına (ö) bendinden sonra gelmek üzere aşağıdaki (p) bendi eklenmiş ve diğer bentler buna göre teselsül ettirilmiştir.
    “p) Sözleşme bedeli: Sözleşme kapsamında işletme dönemi boyunca yükleniciye ödenecek kullanım bedeli ile mecburi hizmet bedelinin yönetmelik çerçevesinde hesaplanan net bugünkü değerleri üzerinden elde edilen toplamını,”

    MADDE 29 – 6428 sayılı Kanunun 4 üncü maddesinin dokuzuncu fıkrasında yer alan “değiştirmemek” ibaresi “artırmamak” şeklinde değiştirilmiş ve fıkraya birinci cümleden sonra gelmek üzere aşağıdaki cümleler eklenmiştir.
    “Bu kapsamdaki sözleşme değişikliklerinde, sözleşme bedelinin artırılmaması kaydıyla kullanım bedeli veya hizmet bedeli artırılmak veya azaltılmak suretiyle değiştirilebilir. Sözleşme bedeli, net bugünkü değer dikkate alınarak belirlenir ve net bugünkü değer hesaplanmasına ilişkin esaslara yönetmelikte yer verilir. İdare tarafından gerekli görülmesi hâlinde yükleniciye ödenecek kullanım bedeli ödemelerine ilişkin Türk lirası veya döviz cinsinden alt ve üst limitler sözleşme değişikliği düzenlemelerine uygun olarak belirlenebilir.”

    MADDE 30 – 6428 sayılı Kanuna aşağıdaki geçici madde eklenmiştir.
    “GEÇİCİ MADDE 3 – (1) Bu maddeyi ihdas eden Kanunla 4 üncü maddenin dokuzuncu fıkrasında yapılan değişiklik hükmü, bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önce akdedilmiş sözleşmelere de uygulanır.”

    MADDE 31 – 14/3/2013 tarihli ve 6446 sayılı Elektrik Piyasası Kanununa aşağıdaki geçici madde eklenmiştir.
    “Lisanssız üretim projelerinde tüketim bağı kurulması
    GEÇİCİ MADDE 25 – (1) Bu Kanunun 14 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinde yer alan faaliyetler kapsamındaki bağlantı anlaşması süreleri; çağrı mektubu tarihinden bağlantı anlaşması süresi sonuna kadar tüketim-üretim bağı kopmuş olanlar için, bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren otuz gün içinde çağrı mektubuna esas abonelik ile en az aynı özellikleri haiz eski ve/veya yeni bir tüketim tesisi aboneliği ihdas ederek ilgili şebeke işletmecisine bildirmesi hâlinde söz konusu bildirim tarihini izleyen yüz yirmi günü; bağlantı anlaşması süresi bittiği hâlde geçici kabulü yapılmamış olanlar ve henüz bağlantı anlaşması süresi bitmemiş olanlar için ise bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren yüz yirmi günü kapsayacak şekilde kendiliğinden uzamış kabul edilir.”

    MADDE 32 – 6446 sayılı Kanuna aşağıdaki geçici madde eklenmiştir.
    “Sözleşme süre uzatımı ve devir
    GEÇİCİ MADDE 26 – (1) Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önce; 5 inci maddenin onikinci fıkrası ve ilgili mevzuatı kapsamında yarışması yapılan ve bu maddenin yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla devam eden ilgili sözleşmeler ile 18 inci maddenin beşinci fıkrası kapsamında özelleştirme ihalesi yapılan ve bu maddenin yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla devam eden yenilenebilir enerji kaynakları veya yerli kömüre dayalı elektrik üretim tesisi kurulması amacıyla yapılmış Devir Sözleşmeleri ve Elektrik Satış Anlaşmaları kapsamındaki hak ve yükümlülükler için öngörülen süreler, bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren otuz altı ay süreyle uzatılır. Bu madde kapsamında uzatılan süre içerisinde talepte bulunulması hâlinde ilgili sözleşme/anlaşma (proje şirketi bünyesinde hisse devri de dahil) devredilebilir. Bu durumda devir alacaklarda teknoloji sağlayıcı koşulu hariç ilk yarışmadaki/ihaledeki şartlar aranır. Ancak devirden kaynaklanan kısıtlama ve yaptırımlar uygulanmaz. Devir nedeni ile idareden herhangi bir hak talebinde bulunulamaz.  Bu kapsamda devredilecek sözleşmelerden damga vergisi alınmaz.
    (2) Birinci fıkra kapsamında düzenlenen sözleşmeler/anlaşmalar özel hukuk hükümlerine tabidir. Anılan sözleşme/anlaşmalarda; Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı onayı ile sözleşme konusu ve bedelini değiştirmemek ve finans sağlayıcıların haklarına ilişkin hususlarla sınırlı kalmak kaydıyla, idarenin fesih hakkının ötelenmesi de dahilolmak üzere taraflarca değişiklik yapılabilir. Bu fıkra hâlihazırda imzalanmış sözleşme/anlaşmalar hakkında da uygulanır.”

    MADDE 33 – 12/11/2012 tarihli ve 6360 sayılı On Dört İlde Büyükşehir Belediyesi ve Yirmi Yedi İlçe Kurulması ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun geçici 1 inci maddesinin onbeşinci fıkrasının son cümlesi yürürlükten kaldırılmış ve maddeye aşağıdaki fıkra eklenmiştir.
    “(30) Bu fıkrayı ihdas eden Kanunla ilga edilen son cümlesi dahil onbeşinci fıkraya ilişkin hata ve düzeltmeye dayalı mükellefçe talep edilen red, iade ve ödemeler, idarelerin en son kesinleşmiş bütçe gelirlerinin yüzde biri oranında pay ayrılmak suretiyle yapılır. Talep edilen toplam tutarın, ayrılan ödeneğin toplam tutarını aşması hâlinde red, iade ve ödemeler, sonraki yıllara sari olacak şekilde, idareye başvuru tarihi veya dava açılması hâlinde mahkeme ilamının idareye tebliğ tarihi esas alınmak suretiyle garameten ve taksitlerle gerçekleştirilir. Taksitli ödeme süresince 4/12/1984 tarihli ve 3095 sayılı Kanuni Faiz ve Temerrüt Faizine İlişkin Kanuna göre ayrıca kanuni faiz ödenir.”

    MADDE 34 – Bu Kanunun;
    a) 8 inci ila 13 üncü maddeleri ile 20 nci maddesi yayımı tarihini izleyen ay başından itibaren,
    b) 32 nci maddesi 17/1/2019 tarihinden itibaren uygulanmak üzere yayımı tarihinde,
    c) Diğer maddeleri yayımı tarihinde,
    yürürlüğe girer.

    MADDE 35 – Bu Kanunun;
    a) 25 inci maddesini Cumhurbaşkanı ve Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanı,
    b) Diğer hükümlerini Cumhurbaşkanı,
    yürütür.

    19/7/2019


    Mesleki Uyum Eğitimi’nin son uygulaması, Serbest Muhasebeci unvanlı meslek mensuplarımıza gerekli duyuru yapılarak Ağustos-Eylül/2018 döneminde gerçekleştirilmiştir. 

    Bu duruma karşın; mazeretleri nedeniyle Mesleki Uyum Eğitimi’ne başvuru yapamamış, başvuru yaptığı halde süreçleri tamamlayamamış, son Mesleki Uyum Eğitimi’nin yapılmasından sonra stajlarını tamamlayarak Serbest Muhasebeci unvanı almaya hak kazanmış ya da daha önce yapılmış olan Özel Serbest Muhasebeci Mali Müşavirlik Sınavlarında başarılı olamamış meslek mensuplarımızın eğitime ve sonrasında Özel Serbest Muhasebeci Mali Müşavirlik Sınavı’na katılabilmelerini sağlamak üzere, Eylül-Ekim/2019 döneminde Mesleki Uyum Eğitimi yapılmasına karar verilmiştir.

    Yapılacak olan Mesleki Uyum Eğitimi’ne ilişkin başvurular,http://uyumegitimi.turmob.org.tr adresli internet sitesi üzerinden 26 Ağustos - 13 Eylül 2019 tarihleri arasında yapılabilecektir.

    TÜRMOB'un ilgili yazısını ve mesleki uyum eğitimi 2019 yılı eğitim takvimini görüntülemek için tıklayınız

    Daha önce SGK’nın 03/07/2019 tarihli Genel Yazısı ile Haziran ayı aylık prim ve hizmet bildirgesinin Mali Tatil nedeniyle verilme süresi 29/07/2019 açıklanmışken, bu defa 16/07/2019 tarihli SGK Genel Yazısı ile bildirgelerin verilme süresi 25/07/2019 olarak düzeltilmiştir.

    İlgili SGK Genel Yazısını görüntülemek için tıklayınız.

    İlgili TÜRMOB Mevzuat Sirkülerini (2019/131) görüntülemek için tıklayınız.

    MESLEK MENSUPLARIMIZA  VE MÜKELLEFLERE BAZI MALİ KONULARDA HATIRLATMALAR


    • SONA EREN VE DEVAM EDEN KDV VE ÖTV  İNDİRİMLERİ


    Mobilya ve Ticari araçlardaki KDV  indirimi 30.06.2019 tarihinde sona erdi.

    Daha önce başlatılan Mobilya ve Ticari Araçlardaki KDV indirimi 21 Mart 2019 tarihli Resmi Gazete’de yayınlanan 843 Sayılı Cumhurbaşkanı Kararı ile 30 Haziran 2019 tarihine kadar uzatılmıştı. Mobilyada yüzde 8’e, Ticari araçların tesliminde ise yüzde 1’e çekilen KDV indirimlerinin süresi tekrar uzatılmayıp sona erdi. 01 Temmuz 2019 tarihinden itibaren Mobilya ve Ticari Araç satışlarında KDV oranı eskisi gibi yüzde 18 olarak uygulanmaya başlayacak.  

    Binek Araçlar ve Beyaz Eşyadaki ÖTV  indirimi de sona erdi.

    Motor hacmi 1600 cc’nin altında kalan otomobillerdeki 15 puanlık ÖTV indirimi ile, ÖTV kanununa ekli (IV) sayılı listede yer alan; klima, buzdolabı, su ısıtıcısı, termosifon, çamaşır yıkama ve kurutma makineleri, bulaşık makineleri, elektrik süpürgesi ve elektrikli küçük ev aletlerine uygulanan yüzde 6,7 oranındaki ÖTV indirimleri de 30 Haziran 2019 tarihi itibarı ile son buldu.

    Konut ve İşyeri teslimlerindeki KDV  indirimi ile Tapu Harçlarındaki indirim ise 31.12.2019 tarihine kadar devam  edecek.

    Konut ve İşyerleri teslimlerinde KDV oranı, 30 Nisan 2018 ve 5 Mayıs 2018 tarihli Resmi Gazetede yayınlanan Bakanlar Kurulu Kararları ile yüzde 8’e indirilmiş ve 843 Sayılı Kararın 2’nci maddesi ile indirimli oran uygulaması 31 Aralık 2019 tarihine kadar uzatılmıştı. Bu karar ile Konut ve İşyeri satışlarında yıl sonuna kadar indirimli oran uygulanmaya devam edecektir.

    Aynı karar ile Tapu harçlarında daha önce yüzde 4'ten 3'e indirilen oranda yıl sonuna kadar uygulanmaya devam edecek.


    • GECİKME ZAMMI  ORANI DEĞİŞTİ

    29 Haziran 2019 tarihli Resmi Gazete’de yayınlanan Cumhurbaşkanı Kararı ile; 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanunun 51’inci maddesinin birinci fıkrasında yer alan gecikme zammı oranı her ay için ayrı ayrı uygulanmak üzere % 2,5’e yükseltilmiştir. Karar ile süresi içerisinde ödenmeyen Amme Alacağının ödenmeyen kısmına 01 Temmuz 2019 tarihinden itibaren aylık % 2.5 Gecikme Zammı işletilecektir. Önceki oran % 2’idi.


    • İMAR BARIŞI ÖDEME SÜRELERİ UZATILDI

    31/12/2017 Tarihinden Önce Yapılmış Ruhsatsız veya Ruhsat ve Eklerine Aykırı Yapılar İçin Yapı Kayıt Belgesi Almak Üzere Başvuruda Bulunmuş Olanların Yapı Kayıt Bedeli Ödeme Süresi 01 Temmuz 2019 Tarihli Resmi Gazete’de yayınlanan 1267 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı ile en az % 25’ini 31.07.2019 tarihine kadar ödemek ve geri kalanı takip eden aylarda eşit taksitlerle % 2 artırarak her ayın 1. inde ödemek koşuluyla 31.12.2019 a kadar uzatılmıştır.


    • e-UYGULAMALARIN BAŞLANGIÇ TARİHLERİ

    Gelir İdaresi Başkanlığının web sayfasında 15 Nisan 2019 tarihinde güncellenen Vergi Usul Kanunu Genel Tebliğ Taslağına göre;

    • 2018 veya müteakip yıllar cirosu 5 milyon TL’yi aşan mükelleflerin, e-Fatura ve e-Defter uygulamasına geçiş 1.1.2020 tarihinde ve yine
    • e-Serbest Meslek Makbuzu uygulaması, tüm serbest meslek erbapları için 1/1/2020 tarihinden
    • itibaren zorunlu hale getirilmesi düşünülmektedir.


    • 2019 YILI MALİ TATİL UYGULAMASI (2 TEMMUZ-20 TEMMUZ  ARASI)

     

    5604 sayılı kanun ile her yıl Temmuz ayının birinden yirmisine kadar (yirmisi dahil) mali tatil uygulanmakta, Haziran ayının son gününün tatil günü olması halinde ise, mali tatil, Temmuz ayının ilk iş gününü takip eden günden (02 Temmuz 2019) başlamaktadır.


    MALİ TATİL NEDENİ İLE BEYAN VE ÖDEME  TARİHLERİ TAKVİMİ

    BEYANNAME/BİLDİRGE ÇEŞİDİ           SON BEYAN GÜNÜ                   SON ÖDEME GÜNÜ 

    Muhtasar Beyanı                                          26/07/2019                                        26/07/2019

    Katma Değer Vergisi Beyanı                       26/07/2019                                        26/07/2019

    Sürekli Damga Vergisinin Beyanı               26/07/2019                                        26/07/2019

    SGK Aylık Bildirgesi                                      25/07/2019                                        31/07/2019


    • 2018 YILI YEVMİYE DEFTERLERİ KAPANIŞ TASDİKİ


    Türk  Ticaret  Kanunu’na göre 2018 yılında  fiziki  ortamda  tutulan yevmiye defterlerinin,         (30 Haziran 2019 Pazar gününe denk geldiği için) 1 Temmuz 2019 Pazartesi  (Bugün) gününe kadar notere ibraz edilip son kaydın altına noterce "Görülmüştür" ibaresi yazılarak mühür ve imza ile onaylanması gerekmektedir.


    • MUH - SGK UYGULAMASININ BAŞLAMASI


    Halen pilot il olarak Amasya, Bartın, Çankırı ve Kırşehir’de uygulanan Muhtasar Prim Hizmet Beyannamesi (MUH - SGK) uygulamasının bir uzatma söz konusu olmadığı takdirde Temmuz dönemine ait Muhtasar Beyanname ve yine aynı döneme ait SGK Aylık Prim Bildirgesini kapsamak üzere 1 Temmuz 2019 tarihinden itibaren tüm Türkiye genelinde uygulamaya başlanacaktır.

    Neşet ERTOY

    Eskişehir SMMM Odası Başkanı

                                                                                                                   

    ÖZET:

    Türk Ticaret Kanunu’na göre 2018 yılında fiziki ortamda tutulan yevmiye defterlerinin, (30 Haziran 2019 Pazar gününe denk geldiği için) 1 Temmuz 2019 Pazartesi gününe kadar notere ibraz edilip son kaydın altına noterce "Görülmüştür" ibaresi yazılarak mühür ve imza ile onaylanması gerekmektedir.

    Ticari defterlerin elektronik ortamda tutulması hâlinde defterlerin açılışlarında ve yevmiye defteri ile yönetim kurulu karar defterinin kapanışında noter onayı aranmamaktadır.

    Vergi Usul Kanununun 13’üncü ve 15’inci maddesi uyarınca Maliye Bakanlığı tarafından mücbir sebep halinin ilan edildiği yerlerde,defterlerin kapanış onayları, mücbir sebebin sona erdiği tarihi takip eden ikinci ayın sonuna kadar yaptırılabilir.

    Türk Ticaret Kanunu’nda, ticari defterlerin açılış veya kapanış onaylarını noterde zamanında yaptırmayanlara, 2019 yılı için 7.658 TL idari para cezası öngörülmüştür.


    İlgili TÜRMOB Mevzuat Sirkülerini (2019/120) görüntülemek için tıklayınız.


    VUK 507 Nolu Genel Tebliği

    ÖZET:

    507 sıra No.lu VERGİ USUL KANUNU GENEL TEBLİĞİ ile GÜVENLİ MOBİL ÖDEME VE ELEKTRONİK BELGE YÖNETİM SİSTEM(Sistem) ile ilgili düzenleme yapıldı.

    Tebliğde Güvenli Mobil Ödeme ve Elektronik Belge Yönetim Sistemi,“finans kuruluşları ya da ödeme kaydedici cihaz üreticileri ile birlikte özel entegratör kuruluşlar tarafından bu Tebliğde belirtilen usul ve esaslara uygun gerçekleştirilen satış, ödeme/tahsilat işlemleri ile bu işlemlere ilişkin mali belgelerin elektronik belge olarak oluşturulması,iletilmesi, muhafaza ve ibraz edilmesi süreçlerine ilişkin olarak Bakanlıkça izin verilen sistem”olarak tanımlanıyor.

    Tebliğde belirtilen finans kuruluşları ya da ödeme kaydedici cihaz üreticileri tarafından sunulan Sistemden aşağıdaki belirtilen mükellef grupları 1 Eylül 2019 tarihinden itibaren ihtiyari olarak yararlanabilirler:

    a) Ticari kazancı basit usulde tespit edilen mükellefler,

    b) İşletme hesabı esasına göre defter tutan mükellefler,

    c) Bilanço esasına göre defter tutan mükellefler,

    ç) Serbest meslek kazancı elde eden mükellefler,

    d) Gerçek usulde vergilendirilen zirai kazancı elde eden mükellefler,

    e) Vergiden muaf esnaf.

    Bu mükelleflerden Tebliğle getirilen Sisteme dahil olanlar, Sistem kapsamında gerçekleştirdikleri mal satışı ve hizmet ifasına ilişkin 21 3sayılı Kanun gereğince kendilerine düzenleme zorunluluğu getirilen 03.06.2019/109-2 mali belgeleri elektronik belge olarak düzenlemek ve müşterilerine belgenin türü ve niteliğine bağlı olarak elektronik ve/veya kağıt ortamda iletmek zorundadırlar.

    Vergiden muaf esnaflar, belge düzenleme zorunlulukları bulunmadığından, format ve standardı Başkanlık tarafından belirlenen ve www.efatura.gov.tr internet adresinde yayınlanan Teknik Kılavuz da belirlenen mali değeri bulunmayan, bilgi amaçlı “Bilgi Fişi”düzenleyeceklerdir

    .Sisteme dahil olan mükellefler, sistem kapsamında verilmeyen banka vb. kuruluşlara ait EFT-POS cihazlarını, ödeme kaydedici cihazlarla 483 Sıra No.lu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliğinde ve bu Tebliğe dayanılarak Başkanlık tarafından yayımlanan Teknik Kılavuzlar,Protokol dokümanları ve Başkanlık tarafından www.ynokc.gib.gov.tr internet adresinde yapılan duyurularla belirlenen kurallara uygun kullanılması şartıyla kullanmaya devam edebilirler.

    Sistemi mükelleflere sunan finans kuruluşları tahsilata ilişkin bilgileri,özel entegratörler ise bu sistem kapsamında oluşturulan elektronik belgeleri 10 yıl süre ile gizliliği ve güvenliği sağlanacak şekilde muhafaza etmek zorundadırlar. Bu zorunluluk, hizmetten yararlanan mükelleflerin 213 sayılı Kanunla getirilen muhafaza ve ibraz yükümlülüğünü ortadan kaldırmaz.

    Sisteme dahil olan mükellefler mücbir sebepler ve 494 Sıra No.lu VergiUsul Kanunu Genel Tebliğinde belirtilen haller dışında, Sistem kapsamında elektronik ortamda düzenlenmesi gereken belgeleri kağıt ortamında düzenleyemezler. Bu nedenle mücbir sebep veya zorunlu durumlarda kullanılmak üzere yeterli miktarda matbu belge bulundurulması zorunludur.

    İlgili TÜRMOB Mevzuat Sirkülerini (2019/109) görüntülemek için tıklayınız

    01 Haziran 2019 Tarihli ve 30791 Sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği (Sıra No:507) görüntülemek için tıklayınız


    22 Ağustos - 1 Eylül 2019

    17-26 Ağustos 2019 tarihleri arasında yapılacağı duyurulan 2019/2 dönemi Yeminli Mali Müşavirlik Sınav tarihleri 22 Ağustos - 1 Eylül 2019 tarihleri arasında yapılmak üzere değiştirilmiştir. Bu sınava ilişkin başvuru tarihleri aşağıdaki gibidir.

    2019/2 dönemi Yeminli Mali Müşavirlik Sınav Tarihleri
    22 Ağustos - 1 Eylül 2019
    İlk kez sınava katılacaklar için son başvuru tarihi
    17 Haziran 2019
    Tekrar sınava katılacaklar için başvuru tarihleri
    17 Haziran 2019 - 17 Temmuz 2019


    İlk kez sınav başvurusunda bulunacak adayların 17 Haziran 2019 tarihi itibariyle sınava katılım için gerekli olan hizmet sürelerini fiilen tamamlamış olmaları gereklidir.

    İlk kez sınava katılacak adayların https://ssi.tesmer.org.tr adresinden ön başvurusunu yaptıktan sonra bu belgelerin yazıcı çıktısını sınav başvuru dosyaları ile birlikte PTT veya kargo yolu ile Başkanlığımıza göndermeleri gerekmektedir.

    Tekrar sınava katılacak adayların isehttps://ssi.tesmer.org.tr adresinden başvuru yapmaları yeterlidir.

    TÜRMOB'un Odamıza göndermiş olduğu yazıyı aşağıdaki DOSYALAR bölümünden görüntüleyebilirsiniz.



    SGK Genelgesi 2019-10

    ÖZET

    Şirket kuruluş aşamasında 5510 sayılı Kanunun 4’üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamında sigortalı çalıştırılması halinde,ticaret sicil müdürlüklerince sigortalı tesciline esas olan bilgiler SGK’ ya on-line olarak aktarılarak sigortalıların tescil işlemleri otomatik olarak yapılacak olup, bu sigortalılar için ayrıca sigortalı işe giriş bildirgesi düzenlenmeyecektir.

    İlgili TÜRMOB Mevzuat Sirkülerini (2019/101) görüntülemek için tıklayınız.

    16 Mayıs 2019 tarihli 2019-10 sayılı SGK Genelgesini görüntülemek için tıklayınız.


    ÖZET

    Zaman içinde yapılan yasal değişiklikler ile yönetmelikle yapılan ikincil mevzuat düzenlemeleri sonucunda çalışanların sigortalılık durumları ile hizmetleri konusunda değişiklikler olmuştur. Sosyal Güvenlik Kurumu ilgili mevzuat bölümünde belirtilen genelge ile sigortalılık işlemleri konulu 2013/11 sayılı genelgede değişiklikler yapılmıştır.

    İlgili TÜRMOB Mevzuat Sirkülerini (2019/98) görüntülemek için tıklayınız.

    24 Nisan 2019 tarihli 2019-9 sayılı SGK Genelgesini görüntülemek için tıklayınız.


    11-12 Mayıs 2019

    23. Olağan Genel Kurul toplantımız çoğunluk aranmaksızın 11 Mayıs 2019 saat 10:30'da, seçimler 12 Mayıs 2019 Pazar günü saat 09:00 - 17:00 arasında Oda binamızda yapılacaktır.


    .



    Tarih: 29/04/2019

    Sayı: VUK-116 / 2019-6


    T.C.

    HAZİNE ve MALİYE BAKANLIĞI

    Gelir İdaresi Başkanlığı

     

    VERGİ USUL KANUNU SİRKÜLERİ/116

    Konusu: Elektronik defter (e-Defter) uygulamasına dâhil olanlar tarafından 30 Nisan 2019 günü sonuna kadar oluşturulması ve imzalanması gereken e-Defterlerin oluşturulma ve imzalanma süresi ile aynı sürede Gelir İdaresi Başkanlığı Bilgi İşlem Sistemine yüklenmesi gereken “Elektronik Defter Beratları”nın yüklenme süresinin uzatılması.

    Tarihi : 29/04/2019

    Sayısı  : VUK-116 / 2019-6

    1. Giriş:

    Başkanlığımıza iletilen talepler doğrultusunda, 213 Vergi Usul Kanunun mükerrer 242 nci maddesindeki yetkiye dayanılarak, elektronik defter     (e-Defter) uygulamasına dâhil olanlar tarafından 30 Nisan 2019 günü sonuna kadar oluşturulması ve imzalanması gereken e-Defterlerin oluşturulma ve imzalanma süresi ile aynı sürede Gelir İdaresi Başkanlığı Bilgi İşlem Sistemine yüklenmesi gereken “Elektronik Defter Beratları”nın yüklenme süresinin uzatılması bu sirkülerin konusunu oluşturmaktadır.

     2. Elektronik Defterlerin Oluşturulma ve İmzalanma Süresi ile Elektronik Defter Beratlarının Yüklenme Süresinin Uzatılması:

    30 Nisan 2019 günü sonuna kadar oluşturulması ve imzalanması gereken e-Defterlerin oluşturulma ve imzalanma süresi ile aynı sürede Gelir İdaresi Başkanlığı Bilgi İşlem Sistemine yüklenmesi gereken “Elektronik Defter Beratları”nın yüklenme süresi 6 Mayıs 2019 günü sonuna kadar uzatılmıştır.

    Duyurulur.

     

     

    Bekir BAYRAKDAR

            Gelir İdaresi Başkan V.





    Poşet Beyannamesi Uygulaması

    POŞET BEYANNAMESİ HAKKINDA ÖZET BİLGİLER


    1. Beyanname Kurumlar Vergisi Mükellefleri için aylık, Gelir Vergisi Mükellefleri için 3 aylık dönemler halinde verilecektir. 
    2. İlk üç ay için (Ocak, Şubat, Mart) beyannameler her ay ayrı satırda gösterilerek tek beyanname halinde 24 Nisan tarihine kadar verilip katılım payı ay sonuna kadar ödenecektir.
    3. Mükellef beyanname verdiği dönemde mükellefiyeti otomatik olarak GİB tarafından açılacaktır. Beyanname verilmeden resen mükellefiyet kaydı açılmayacaktır.
    4. Mükellefiyet kaydı açılmış olanlarda, poşet satışının olmadığı aylarda beyanname boş olarak verilecektir.
    5. Plastik poşet kullanmayan işyerleri için beyanname verilmeyecektir.
    6. Mükellefiyet açıldıktan sonraki dönemlerde plastik poşet kullanımı sona ermişse bir ay içinde interaktif vergi dairesinden bildirimde bulunarak mükellefiyet kapatılabilir.
    7. 01.01.2019 tarihinden önce alınmış poşetler için poşet temin edilen kişinin TC / Vergi Kimlik Numarası alanına beyanname veren kişinin kendi TC / Vergi Kimlik Numarası yazılacaktır.

    GİB'in hazırlamış olduğu Poşet Beyannamesi Kılavuzuna ve İSMMM Odası tarafından hazırlanan Poşet Beyannamesi Uygulama Rehberine aşağıdaki DOSYALAR bölümünden ulaşabilirsiniz.

    "Kurumlar Vergisi 2019" konulu eğitim dökümanı; Sürekli Eğitici Eğitimi başlıklı internet sitesinde yayına açılmıştır.

    Meslek mensuplarımız , http://see.tesmer.org.tr adresli internet sitesinden " Kurumlar Vergisi 2019 " başlıklı eğitim dökümanına ulaşabilirler.


    AFAD, insanların açlıktan öldüğü Yemen için insani yardım kampanyası başlattı.

    Yemen’de 2015 yılında şiddetlenen çatışmalarda bugüne kadar 29 milyonluk ülke nüfusunun 22.2 milyonu yardıma muhtaç duruma geldi.

    5 milyon çocuk yetersiz beslenme, temiz suya ulaşımın olmaması, ilaç ve tıbbi malzemelerdeki eksiklikler gibi nedenlerle kolera başta olmak üzere salgın hastalıklarla mücadele ediyor.

    Ülkede her 10 dakikada, 5 yaşından küçük bir çocuk, önlenebilir sebepler yüzünden, hayatını kaybediyor.

    #YemeneUmutOl

    Hiçbir çocuk açlıktan ölmemeli; ilaç bulunamadığı için annesiz kalmamalı…

    AFAD, Yemen’de vicdanları yaralayan bu insani krizin kurbanlarına destek olmak için bir yardım kampanyası başlattı.

    “Yemen” yazıp 1866’ya göndererek 10 TL katkıda bulunabilir ya da AFAD internet sistesi üzerinden bağış yapabilirsiniz.

    Şimdi Yemenli çocuklara ve Yemen’e umut olma vakti!

    Bundan sonra her 10 dakikada bir çocuğun yaşama tutunabilmesi için.

    Yemen Yardım Kampanyası Hesap Numaraları

    T.VAKIFLAR BANKASI T.A.O. TUNALI HİLMİ ŞUBESİ

    TL-Hesap IBAN No
    TR360001500158007308197253
    USD Doları Hesap IBAN No
    TR030001500158048017356503
    EURO Hesap IBAN No
    TR410001500158048017356498
    Banka Swift Kod No
    TVBATR2A

     KUVEYT TÜRK KATILIM BANKASI A.Ş BALGAT ŞUBESİ

    TL-Hesap IBAN No
    TR620020500009510603500002
    USD Doları Hesap IBAN No
    TR510020500009510603500103
    EURO Hesap IBAN No
    TR240020500009510603500104
    Banka Swift Kod No
    KTEFTRISXXX

    ALBARAKA TÜRK KATILIM BANKASI A.Ş BAŞKENT KURUMSAL ŞUBESİ

    TL-Hesap IBAN No
    TR670020300007792009000004
    USD Doları Hesap IBAN No
    TR400020300007792009000005
    EURO Hesap IBAN No
    TR130020300007792009000006
    Banka Swift Kod No
    BTFHTRIS

     T.C.ZİRAAT KATILIM A.Ş ANKARA KURUMSAL ŞUBESİ

    TL-Hesap IBAN No
    TR380020900000412303000004
    ABD Doları Hesap IBAN No
    TR110020900000412303000005
    EURO Hesap IBAN No
    TR810020900000412303000006
    Banka Swift Kod No
    ZKBATRIS

    T.C ZİRAAT BANKASI A.Ş ANKARA KAMU ŞUBESİ

    TL-Hesap IBAN No
    TR820001001745555555555139
    USD Doları Hesap IBAN No
    TR760001001745555555555150
    EURO Hesap IBAN No
    TR430001001745555555555162
    Banka Swift Kod No
    TCZBTR2AXXX 

     DENİZBANK A.Ş BAŞKENT TİCARİ MERKEZ VE KAMU FİNANSMANI ŞUBESİ

    TL-Hesap IBAN No
    TR790013400001559775900004
    USD Doları Hesap IBAN No
    TR520013400001559775900005
    EURO Hesap IBAN No
    TR250013400001559775900006
    Banka Swift Kod No
    DENITRIS

    VAKIF KATILIM BANKASI A.Ş ANKARA KURUMSAL ŞUBESİ

    TL-Hesap IBAN No
    TR090021000000016349000003
    USD Doları Hesap IBAN No
    TR680021000000016349000105
    EURO Hesap IBAN No
    TR410021000000016349000106
    Banka Swift Kod No
    VAKFTRISXXX

    TÜRKİYE İŞ BANKASI A.Ş BAŞKENT ŞUBESİ

    TL-Hesap IBAN No
    TR440006400000142990976901
    USD Doları Hesap IBAN No
    TR060006400000242992559747
    EURO Hesap IBAN No
    TR650006400000242992559752
    Banka Swift Kod No
    ISBKTRIS

    AKBANK T.A.Ş. BAŞKENT KURUMSAL ŞUBESİ

    TL-Hesap IBAN No
    TR950004600832888000137929
    USD Doları Hesap IBAN No
    TR190004600832001000137930
    EURO Hesap IBAN No
    TR660004600832036000137931
    Banka Swift Kod No
    AKBKTRIS

    TÜRKİYE EKONOMİ BANKASI A.Ş ÇANKAYA ŞUBESİ

    TL-Hesap IBAN No
    TR170003200000000064827819
    USD Doları Hesap IBAN No
    TR540003200000000064827832
    EURO Hesap IBAN No
    TR050003200000000064827841
    Banka Swift Kod No
    TEBUTRIS

    T.HALK BANKASI A.Ş. BAKANLIKLAR ŞUBESİ

    TL-Hesap IBAN No
    TR450001200940800005000226
    ABD Doları Hesap IBAN No
    TR820001200940800058000263
    EURO Hesap IBAN No
    TR550001200940800058000264
    Banka Swift Kod No
    TRHBTR2A

    QNB FİNANSBANK A.Ş ÜMİTKÖY ŞUBESİ

    TL-Hesap IBAN No
    TR120011100000000081398327
    ABD Doları Hesap IBAN No
    TR340011100000000081398416
    EURO Hesap IBAN No
    TR570011100000000081398487
    Banka Swift Kod No
    FNNBTRIS

    ŞEKERBANK T.A.Ş ANKARA ŞUBESİ

    TL-Hesap IBAN No
    TR840005900060130006008134
    ABD Doları Hesap IBAN No
    TR570005900060130006008135
    EURO Hesap IBAN No
    TR300005900060130006008136
    Banka Swift Kod No
    SEKETR2A
    DİĞER BANKALAR

    İşlem Basamakları:

    • Bağış yapılacak bankanın 'İnternet Bankacılığı' veya 'Mobil Bankacılık' sistemine giriş yapılır
    • 'Ödemeler', 'İşlem Yap' v.s (bankalara göre değişiklik gösterebilmektedir) sekmesine giriş yapılır
    • 'Bağış' sekmesi seçilir
    • 'AFAD T.C. Başbakanlık' ve ardından bağış yapılacak 'Kampanya (AFAD Filistin)' seçilir
    • 'Bağış Tutarı' belirlenir (TL, USD, EURO)

    04 Nisan 2019 tarih ve 30735 Sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Geri Kazanım Katılım Payı Beyannamesi Genel Tebliği (Sıra No: 1) i görüntülemek için tıklayınız.

    İlgili TÜRMOB Mevzuat Sirkülerini (2019/86) görüntülemek için tıklayınız.


    4 Nisan 2019 PERŞEMBE

    Resmî Gazete

    Sayı : 30735

    TEBLİĞ

    Hazine ve Maliye Bakanlığı (Gelir İdaresi Başkanlığı)’ndan:

    GERİ KAZANIM KATILIM PAYI BEYANNAMESİ GENEL TEBLİĞİ
    (SIRA NO: 1)
    BİRİNCİ BÖLÜM

    Amaç, Dayanak ve Tanımlar

    Amaç
    MADDE 1 – (1) Bu Tebliğin amacı ve konusu, 9/8/1983 tarihli ve 2872 sayılı Çevre Kanununa ekli (1) sayılı listede yer alan ürünlerden plastik poşetler için ödenecek geri kazanım katılım payının beyanı ve tahsiline ilişkin usul ve esasların belirlenmesidir.      
    Dayanak
    MADDE 2 – (1) Bu Tebliğ, 9/8/1983 tarihli ve 2872 sayılı Çevre Kanununun ek 11 inci maddesine dayanılarak hazırlanmıştır.
    Tanımlar
    MADDE 3 – (1) Bu Tebliğde geçen;
    a) Başkanlık: Gelir İdaresi Başkanlığını,
    b) Geri Kazanım Katılım Payı: 2872 sayılı Kanunun ek 11 inci maddesi gereğince Kanuna ekli (1) sayılı listede yer alan, plastik poşetler için satış noktalarından alınan payı,
    c) Satış noktası: Tüketicilere/kullanıcılara verilmek üzere plastik poşet temin ederek toptan ve/veya perakende olarak mal veya ürün satışını yapan mağaza, market ve benzeri satış yerlerini,
    ç) Plastik poşet: Plastikten yapılmış, satış noktalarından tüketicilere/kullanıcılara mal veya ürünleri taşıma amacıyla temin edilen saplı veya sapsız poşetleri,
    d) Geri Kazanım Katılım Payı Beyannamesi: 2872 sayılı Kanuna ekli (1) sayılı listede yer alan ürünlerden satış noktalarınca tüketicilere/kullanıcılara verilen plastik poşetler için ödenmesi gereken geri kazanım katılım payının bildirilmesine ilişkin beyannameyi,
    e) Meslek Mensubu: 1/6/1989 tarihli ve 3568 sayılı Serbest Muhasebeci Mali Müşavirlik ve Yeminli Mali Müşavirlik Kanunu uyarınca yetki almış olup bağımsız çalışan serbest muhasebeci, serbest muhasebeci mali müşavir ve yeminli mali müşavirleri,
    f) Meslek Odası: 7/6/2005 tarihli ve 5362 sayılı Esnaf ve Sanatkârlar Meslek Kuruluşları Kanunu kapsamında esnaf ve sanatkârlar tarafından kurulan odaları,
    ifade eder.

    İKİNCİ BÖLÜM

    Geri Kazanım Katılım Payı Beyannamesinin Verilmesine İlişkin İşlemler
    Geri Kazanım Katılım Payı Beyannamesi
    MADDE 4 – (1) 2872 sayılı Kanunun ek 11 inci maddesinin Hazine ve Maliye Bakanlığına vermiş olduğu yetkiye dayanılarak Geri Kazanım Katılım Payı Beyannamesinin elektronik ortamda beyan edilmesi zorunluluğu getirilmiştir.
    (2) Gelir veya kurumlar vergisi mükellefi olsun veya olmasın tüm satış noktaları Geri Kazanım Katılım Payı Beyannamelerini elektronik ortamda göndermek zorundadırlar.
    (3)  2872 sayılı Kanunun ek 11 inci maddesinin Hazine ve Maliye Bakanlığına vermiş olduğu yetkiye dayanılarak beyan dönemleri;
    a)  Kurumlar vergisi mükellefleri için aylık,
    b)  Diğerleri için üç aylık,
    olarak belirlenmiştir.
    (4) Üç aylık beyan dönemleri aşağıda belirtildiği gibi olacaktır:
    a) Birinci dönem; Ocak-Şubat-Mart.
    b) İkinci dönem; Nisan-Mayıs-Haziran.
    c) Üçüncü dönem; Temmuz-Ağustos-Eylül.
    ç) Dördüncü dönem; Ekim-Kasım-Aralık.
    (5) Geri Kazanım Katılım Payı Beyannamesinin, plastik poşetin satışının yapıldığı beyan dönemini takip eden ayın 24 üncü günü saat 23.59’a kadar yetkili vergi dairesine elektronik ortamda gönderilmesi gerekmektedir.
    (6) Geri Kazanım Katılım Payı Beyannamesini vermekle yükümlü olanlar, beyan dönemi içerisinde plastik poşet satışı yapmamış olsalar dahi Geri Kazanım Katılım Payı Beyannamesini vermekle yükümlüdürler. Bu durumda beyannamenin “Beyan edilecek geri kazanım katılım payı bulunmamaktadır” seçeneği işaretlenerek gönderilmesi gerekmektedir.
    ÖRNEK 1: Ankara ilinde market işletmeciliği faaliyetinde bulunan (A) Ltd. Şti.’nin,  Başkent Vergi Dairesinde kurumlar vergisi, katma değer vergisi ve gelir (stopaj) vergisi mükellefiyeti bulunmaktadır. Perakende olarak mal satan (A) Ltd. Şti. ürün satışlarında tüketicilere ücret karşılığında plastik poşet vermektedir. (A) Ltd. Şti. Nisan/2019 beyan dönemi içerisinde tüketicilere hiç plastik poşet satışı yapmamıştır.
    Bu durumda (A) Ltd. Şti.’nin Nisan/2019 beyan dönemine ait Geri Kazanım Katılım Payı Beyannamesinin, “Beyan edilecek geri kazanım katılım payı bulunmamaktadır” seçeneği işaretlenerek 24/5/2019 günü saat 23.59’a kadar Başkent Vergi Dairesine elektronik ortamda gönderilmesi gerekmektedir.
    (7) Faaliyetleri sırasında hiçbir şekilde plastik poşet kullanmayan veya münhasıran kağıt, karton, tekstil gibi plastikten farklı bir malzemeden imal edilmiş poşet kullanan satış noktaları Geri Kazanım Katılım Payı Beyannamesi vermeyecektir.  
    ÖRNEK 2:  İstanbul ilinde tekstil ürünleri satışı yapan (B) Ltd. Şti.’nin Kadıköy Vergi Dairesinde kurumlar vergisi, katma değer vergisi ve gelir (stopaj) vergisi mükellefiyeti bulunmaktadır. Perakende olarak mal satan (B) Ltd. Şti. ürün satışlarında kağıt poşet kullanmaktadır.
    Bu durumda (B) Ltd. Şti. Geri Kazanım Katılım Payı Beyannamesi vermeyecektir.
    (8) Çevre ve Şehircilik Bakanlığınca yapılan düzenlemeler kapsamında ücretlendirme uygulamasından muaf tutulan plastik poşetleri tüketiciye/kullanıcıya temin eden satış noktaları, bu poşetler için Geri Kazanım Katılım Payı Beyannamesi vermeyecektir.
    (9) Üç aylık beyan dönemleri hâlinde verilecek Geri Kazanım Katılım Payı Beyannamelerinde, aylık dönemlere ilişkin bilgilerin ayrı ayrı gösterilmesi gerekmektedir.
    Geri Kazanım Katılım Payı Beyannamesinin verileceği vergi dairesi
    MADDE 5 – (1) Geri Kazanım Katılım Payı Beyannamesinin verileceği yetkili vergi dairesi;
    a) 2872 sayılı Kanunun ek 11 inci maddesi hükmü gereğince; gelir veya kurumlar vergisi mükellefiyeti bulunanlar için gelir veya kurumlar vergisi yönünden bağlı olduğu,
    b) 2872 sayılı Kanunun ek 11 inci maddesi ile Hazine ve Maliye Bakanlığına verilen yetkiye istinaden; gelir veya kurumlar vergisinden mükellefiyeti bulunmayan gerçek kişiler için yerleşim yeri adresinin bulunduğu, gerçek kişiler dışında kalanlar için ise kanuni merkezi/işyerinin bulunduğu,
    yer vergi dairesidir.
    ÖRNEK 3: Ankara ilinde ticari faaliyette bulunan (C) A.Ş.’nin,  Seğmenler Vergi Dairesinde kurumlar vergisi, katma değer vergisi ve gelir (stopaj) vergisi mükellefiyeti bulunmaktadır. Mükellefin aynı zamanda İstanbul, Çorum, Samsun illerinde ve Bursa ili Gemlik ilçesinde şubeleri vardır.
    (C) A.Ş.’nin, merkez ve şubelerinden yapmış olduğu plastik poşet satışlarına ait Geri Kazanım Katılım Payı Beyannamesini, plastik poşet satışının yapıldığı beyan dönemini takip eden ayın 24 üncü günü saat 23.59’a kadar kurumlar vergisi mükellefiyetinin bulunduğu Seğmenler Vergi Dairesine elektronik ortamda göndermesi gerekmektedir.
    ÖRNEK 4: Konya ilinde faaliyet gösteren üç ortaklı (ABC) Adi Ortaklığının Meram Vergi Dairesinde katma değer vergisi ve gelir (stopaj) vergisi mükellefiyeti bulunmaktadır. Ortak (A) nın Ankara ili Kızılbey Vergi Dairesinde gelir vergisi mükellefiyeti, Ortak (B) nin Konya ili Meram Vergi Dairesinde gelir vergisi mükellefiyeti, Ortak (C) nin ise İzmir ili Kordon Vergi Dairesinde gelir vergisi mükellefiyeti bulunmaktadır.
    (ABC) Adi Ortaklığının, yapmış olduğu plastik poşet satışlarına ait Geri Kazanım Katılım Payı Beyannamesini plastik poşet satışının yapıldığı beyan dönemini takip eden ayın 24 üncü günü saat 23.59’a kadar (ABC) Adi Ortaklığının katma değer vergisi ve gelir (stopaj) vergisi mükellefiyetinin bulunduğu Meram Vergi Dairesine ortaklık adına elektronik ortamda göndermesi gerekmektedir.    
    Geri Kazanım Katılım Payı Beyannamelerinin elektronik ortamda bizzat mükelleflerce gönderilmesi
    MADDE 6 – (1) Geri Kazanım Katılım Payı Beyannamesini;
    a) 30/9/2004 tarihli ve 25599 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği Sıra No: 340 ile Hazine ve Maliye Bakanlığınca yapılan diğer düzenlemelere göre beyannamelerini elektronik ortamda kendileri gönderme şartlarını taşıyan mükellefler,
    b) Gelir veya kurumlar vergisi mükellefiyeti bulunmamakla birlikte geri kazanım katılım payını beyan etme zorunluluğu bulunanlar,
    elektronik ortamda kendileri gönderebileceklerdir.
    (2) Hazine ve Maliye Bakanlığınca yapılan düzenlemeler kapsamında bu Tebliğin yürürlüğe girdiği tarihten önce kendileri tarafından elektronik ortamda beyanname göndermek üzere kullanıcı kodu, parola ve şifre alan mükellefler mevcut kullanıcı kodu, parola ve şifrelerini kullanarak Geri Kazanım Katılım Payı Beyannamesini gönderebileceklerdir.
    (3) Geri Kazanım Katılım Payı Beyannamesinin elektronik ortamda gönderilebilmesi için bu maddenin birinci fıkrasının (b) bendinde belirtilenlerin bu Tebliğin Ek-1’inde yer alan Elektronik Ortamda Geri Kazanım Katılım Payı Beyannamesi Gönderme Talep Formunu  doldurarak yetkili vergi dairesine müracaat etmeleri gerekmektedir.
    (4) Bu maddenin birinci fıkrasının (b) bendinde sayılanlardan beyannamelerini elektronik ortamda kendileri göndermek için talepte bulunanlara, 340 Sıra No.lu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliğinde belirtilen usul ve esaslara göre yetkili vergi dairesince kullanıcı kodu, parola ve şifre verilecektir.
    (5) Bu maddenin birinci fıkrasının (b) bendinde yer alanlar, istemeleri hâlinde Geri Kazanım Katılım Payı Beyannamelerini aracılık yetkisi verilmiş gerçek veya tüzel kişiler vasıtasıyla 340 Sıra No.lu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliğinde yer alan usul ve esaslar doğrultusunda gönderebileceklerdir. Bu durumda ilk beyanname gönderilmeden önce gerekli kayıt işlemlerinin yapılması için yetkili vergi dairesine müracaat edilmesi gerekmektedir.
    (6) Geri Kazanım Katılım Payı Beyannamesini elektronik ortamda bizzat gönderme şartlarını taşımayan mükelleflerin (adi ortaklıklar dahil) elektronik beyanname gönderme aracılık yetkisi almış bulunan gerçek veya tüzel kişiler vasıtasıyla 340 Sıra No.lu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği ekinde yer alan sözleşmelerden durumuna uyan sözleşmeyi düzenlemek suretiyle elektronik ortamda göndermeleri gerekmektedir.
    Geri Kazanım Katılım Payı Beyannamesini elektronik ortamda göndermek üzere aracılık yetkisi verilen gerçek ve tüzel kişiler
    MADDE 7 – (1) 2872 sayılı Kanunun ek 11 inci maddesinin Hazine ve Maliye Bakanlığına verdiği yetkiye istinaden;
    a) 340 Sıra No.lu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliğinde yer alan usul ve esaslar doğrultusunda vergi beyannameleri, bildirim ve eklerini elektronik ortamda göndermek üzere aracılık yetkisi bulunan meslek mensuplarının müşterilerine ait,
    b) 17/12/2017 tarihli ve 30273 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği (Sıra No:486)’nde yer alan usul ve esaslar doğrultusunda vergi beyannameleri, bildirim ve eklerini elektronik ortamda göndermek üzere “Defter-Beyan Sistemi”ni kullanma yetkisi bulunan meslek odalarının üyelerine ait,
    Geri Kazanım Katılım Payı Beyannamelerini elektronik ortamda göndermeleri uygun görülmüştür.
    (2) Hazine ve Maliye Bakanlığınca yapılan düzenlemeler kapsamında bu Tebliğin yürürlüğe girdiği tarihten önce elektronik ortamda beyanname gönderme aracılık yetkisi almış bulunan gerçek ve tüzel kişiler; mevcut kullanıcı kodu, parola ve şifrelerini kullanarak müşterileriyle/üyeleriyle aralarında daha önce düzenlemiş oldukları mevcut sözleşmelerine dayanarak (yeni bir sözleşme düzenlemeden) müşterilerine/üyelerine ait Geri Kazanım Katılım Payı Beyannamelerini elektronik ortamda gönderebileceklerdir.
    (3) Bu Tebliğin yürürlüğe girdiği tarihten sonra elektronik ortamda beyanname gönderme aracılık yetkisi alacak olan gerçek ve tüzel kişiler; bağlı oldukları vergi dairesince kendilerine verilen kullanıcı kodu, parola ve şifrelerini kullanarak müşterileriyle/üyeleriyle aralarında durumlarına uyan sözleşmeyi düzenlemek suretiyle müşterilerine/üyelerine ait Geri Kazanım Katılım Payı Beyannamelerini elektronik ortamda gönderebileceklerdir.
    Geri Kazanım Katılım Payı Beyannamesinin onaylanması, tahakkuk fişinin düzenlenmesi ve ödenmesi
    MADDE 8 – (1) Elektronik ortamda gönderilen Geri Kazanım Katılım Payı Beyannameleri sistem tarafından ön kontrolü yapıldıktan sonra kabul edilecektir.
    (2) Geri Kazanım Katılım Payı Beyannamesinde, geri kazanım katılım payının tahakkuk ettirilmesini engelleyen hata tespit edilmesi hâlinde bu hata kaynağı ile birlikte beyannameyi gönderene elektronik ortamda bildirilecek ve beyannameyi gönderen tarafından söz konusu hatalar düzeltildikten sonra beyanname tekrar gönderilecektir.
    (3) Elektronik ortamda gönderilen Geri Kazanım Katılım Payı Beyannamesinin geçerliliği ve matematiksel hata içermediği sistem tarafından saptandıktan sonra, beyannameyi gönderenin ekranından beyannameye onay vermesi istenecektir. Onaylama işleminin gerçekleşmesiyle birlikte Geri Kazanım Katılım Payı Beyannamesi vergi dairesine verilmiş sayılacaktır.
    (4) Geri Kazanım Katılım Payı Beyannamesinin kanuni süresinde verilen beyanname olarak kabulü için onaylama işleminin beyannamenin verilmesi gereken son gün saat 23.59’a kadar tamamlanmış olması gerekmektedir.
    (5) Geri Kazanım Katılım Payı Beyannamesinin, aracılık yetkisi verilmiş gerçek veya tüzel kişiler tarafından elektronik ortamda gönderilmesi ve onay işleminin yapılmasıyla birlikte bu beyanname mükellef tarafından verilmiş sayılacaktır. Onaylama işlemi tamamlanan beyannameye ait tahakkuk fişi düzenlenerek mükellefe veya aracılık yetkisi verilmiş gerçek/tüzel kişiye elektronik ortamda iletilecektir.
    (6) Tahakkuk eden geri kazanım katılım payı, beyannamenin verildiği ayın sonuna kadar, vergi daireleri veznelerine, PTT işyerlerine, anlaşmalı bankalara ödenebileceği gibi Başkanlığın internet adresi (www.gib.gov.tr) üzerinden banka kartı ve banka hesabından havale yöntemi ile de ödenebilecektir.
    Süresinde beyan edilip ödenmeyen geri kazanım katılım payının tahsili
    MADDE 9 – (1) Geri Kazanım Katılım Payı Beyannamesinin süresi içinde verilmesine rağmen beyan edildiği ayın sonuna kadar katılım payının ödenmemesi hâlinde vergi dairesince 21/7/1953 tarihli ve 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanunun 55 inci maddesi uyarınca düzenlenecek ödeme emrinin tebliği ile ve söz konusu alacağa vade tarihinden itibaren Kanunun 51 inci maddesi kapsamında gecikme zammı tatbik edilmek suretiyle takip işlemlerine başlanılır. Ayrıca, süresinde beyan edilmekle birlikte ödenmeyen geri kazanım katılım payı bilgileri Çevre ve Şehircilik Bakanlığı ile paylaşılır.
    Geri Kazanım Katılım Payı Beyannamesinin süresinde beyan edilmediğinin veya eksik beyan edildiğinin tespiti
    MADDE 10 – (1) Geri kazanım katılım payı beyanlarına ilişkin bilgiler Başkanlık tarafından Çevre ve Şehircilik Bakanlığı ile paylaşılır. Çevre ve Şehircilik Bakanlığınca geri kazanım katılım payı beyannamesinin süresinde beyan edilmediğinin veya eksik beyan edildiğinin tespiti hâlinde beyan edilmeyen veya eksik beyan edilen katılım payının her bir dönemi ayrı ayrı belirtilmek üzere tebliğ tarihinden itibaren bir ay içinde ödenmesi gerektiğine ilişkin yazı ilgiliye Çevre ve Şehircilik Bakanlığınca tebliğ edilir. Ayrıca söz konusu yazının bir örneği ile tebliğ edildiği tarihi içeren bilgi vergi dairesi ile paylaşılır. Bir aylık ödeme süresinin son günü vade tarihi kabul edilerek vergi dairesince geri kazanım katılım payının takibine 6183 sayılı Kanunun 55 inci maddesine göre düzenlenecek ödeme emrinin tebliği ile başlanılır. Söz konusu alacak beyan edilmesi gereken son günden ödendiği tarihe kadar geçen süre için 6183 sayılı Kanunun 51 inci maddesine göre hesaplanacak gecikme zammı oranında faiz uygulanarak aynı Kanuna göre tahsil edilir.
    Süresinden sonra verilen geri kazanım katılım payı beyannamesi
    MADDE 11 – (1) Geri Kazanım Katılım Payı Beyannamesinin kanuni süresinden sonra ödeme süresinden önce verilmesi hâlinde vade tarihi beyan edildiği ayın son günü kabul edilerek, geri kazanım katılım payının beyan edilmesi gereken son günden ödendiği tarihe kadar geçen süre için 6183 sayılı Kanunun 51 inci maddesine göre hesaplanacak faiz ile birlikte aynı Kanuna göre tahsil edilir.
    (2) Geri Kazanım Katılım Payı Beyannamesinin beyan edilmesi gerektiği aydan sonra verilmesi hâlinde katılım payının, beyannamenin verildiği tarihten itibaren bir ay içinde ödenmesi gerekir. Bir aylık ödeme süresinin son günü vade tarihi kabul edilerek süresinde beyan edilmeyen katılım payının beyan edilmesi gereken son günden ödendiği tarihe kadar geçen süre için 6183 sayılı Kanunun 51 inci maddesine göre hesaplanacak gecikme zammı oranında faiz uygulanarak aynı Kanuna göre tahsil edilir.
    (3) 2872 sayılı Kanunun 20 nci maddesinin birinci fıkrasının (z) bendi gereğince ilgiliye idari para cezası verilmesi için durum vergi dairesince Çevre ve Şehircilik Bakanlığına bildirilir.
    Geri Kazanım Katılım Payı Beyannamesine ilişkin düzeltme beyannamesi
    MADDE 12 – (1) Geri Kazanım Katılım Payı Beyannamesinin kanuni beyanname verme süresi içinde elektronik ortamda verilmesi esastır. Kanuni süresi içinde veya kanuni süresinden sonra verilen beyannamenin hatalı ve/veya eksik olduğu hallerde, süresinde veya süresi geçtikten sonra bu hata ve/veya eksiklikleri düzeltici mahiyette elektronik ortamda yeni bir beyanname verilmesi mümkündür.
    (2) Daha önce verilen Geri Kazanım Katılım Payı Beyannamesi veya beyannamelerindeki hata ve/veya eksikliklere ilişkin verilecek düzeltme beyannamelerinin, söz konusu beyan dönemlerine münhasır olarak verilen beyannamelerde yer alan bilgileri de kapsaması gerekmektedir.
    (3) Geri Kazanım Katılım Payı Beyannamesi süresinde verilmekle birlikte beyanname verme süresi geçtikten sonra verilen düzeltme beyannameleri üzerine ödenmesi gereken katılım paylarına ilişkin bu Tebliğin 11 inci maddesinde yer alan hükümlere göre işlem yapılması gerekmektedir.
    (4) Geri Kazanım Katılım Payı tutarını azaltıcı mahiyetteki düzeltme beyannamesi verilmesi hâlinde bu beyannamelere ilişkin Çevre ve Şehircilik Bakanlığının ilgili il müdürlüklerinden görüş istenilecek ve alınan cevaba göre gerekli düzeltme işlemleri yapılacaktır.
    Ceza uygulaması
    MADDE 13 – (1) Geri Kazanım Katılım Payı Beyannamesine ilişkin fiillerin 2872 sayılı Kanun gereğince idari para cezası gerektirmesi hâlinde;
    a) Bildirim ve beyan yükümlülüğünü zamanında ve/veya tam olarak yerine getirmediği tespit edilenlere 2872 sayılı Kanunun 20 nci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi hükmü,
    b) Geri kazanım katılım payını ödemediği tespit edilenlere 2872 sayılı Kanunun 20 nci maddesinin birinci fıkrasının (z) bendi hükmü,
    gereğince Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından idari yaptırım uygulanacaktır.
    (2) Bu Tebliğ kapsamında yapılacak bildirim ve beyanlarda yanlış ve yanıltıcı beyanda bulunanlar hakkında Çevre ve Şehircilik Bakanlığınca 2872 sayılı Kanunun 26 ncı maddesi doğrultusunda işlem tesis edilir.
    ÜÇÜNCÜ BÖLÜM
    Çeşitli ve Son Hükümler
    Diğer hususlar
    MADDE 14 – (1) Geri Kazanım Katılım Payı Beyannamesinin elektronik ortamda gönderilmesine ilişkin olarak bu Tebliğde belirtilmeyen hususlar hakkında, 340 ve 486 Sıra No.lu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliğlerinde yer alan açıklamalara göre işlem yapılacaktır.
    (2) Geri Kazanım Katılım Payı Beyannamesine ilişkin bu Tebliğde belirtilmeyen hususlar hakkında, 2872 sayılı Kanun ve bu Kanun kapsamında çıkarılan diğer mevzuatta yer alan hükümlere göre işlem yapılacaktır.
    (3) Gelir veya kurumlar vergisi mükellefiyeti bulunmamakla birlikte geri kazanım katılım payını beyan etme zorunluluğu bulunanlar, Geri Kazanım Katılım Payı Beyannamesini elektronik ortamda göndermek üzere kendilerine verilmiş bulunan kullanıcı kodu, parola ve şifrelerini başka amaçla kullanamayacakları gibi bir başkasının kullanımına da izin vermeyeceklerdir. Gelir veya kurumlar vergisi mükellefiyeti bulunmayanlar kullanıcı kodu, parola ve şifrelerinin yetkisiz kişilerce kullanıldığını öğrendikleri anda (kullanıcı kodu, parola ve şifrenin kaybedilmesi, çalınması vb. durumlar dâhil) Gelir İdaresi Başkanlığının 189 numaralı Vergi İletişim Merkezine (VİMER) telefonla veya ilgili vergi dairesine dilekçe ile derhal bilgi vereceklerdir. Söz konusu kişiler bildirim anına kadar yapılan işlemlerden ve taraflarına verilen kullanıcı kodu, parola ve şifrenin kullanımından sorumlu olacaklardır.
    (4) Geri Kazanım Katılım Payı Beyannamesi https://ebeyanname.gib.gov.tr/internet adresinden görüntülenebilecektir.
    (5) 2872 sayılı Kanun gereğince Geri Kazanım Katılım Payı Beyannamesini vermekle yükümlü olanların bu yükümlülüklerinin sona erdiği tarihten itibaren bir ay içerisinde bağlı bulundukları vergi dairesine yükümlülüğün sona erdiğini bildirmeleri gerekmektedir.
    Geçiş dönemi uygulaması
    GEÇİCİ MADDE 1 – (1) 2872 sayılı Kanunun geçici 4 üncü maddesi hükmü gereğince 2019 yılının Ocak ve Şubat ayında satılan plastik poşetlere ilişkin Geri Kazanım Katılım Payı Beyannamesi 24/4/2019 tarihine kadar verilecek ve 30/4/2019 tarihine kadar ödenecektir.
    (2) 24/4/2019 tarihine kadar beyan edilmesi gereken Geri Kazanım Katılım Payı Beyannamesinde Ocak, Şubat ve Mart aylarına ilişkin geri kazanım katılım paylarının ayrı ayrı bildirilmesi gerektiğinden Ocak ayı için Çevre ve Şehircilik Bakanlığına verilmiş olan beyanların da bu Tebliğ hükümlerine göre verilecek beyannameye dahil edilmesi gerekmektedir. Bu kapsamda 24/4/2019 tarihine kadar beyan edilecek Ocak ayına ait katılım payları da vergi dairelerine veya vergi tahsilatına yetkili bankalara ödenebilecektir.
    Yürürlük
    MADDE 15 – (1) Bu Tebliğ yayımı tarihinde yürürlüğe girer.
    Yürütme
    MADDE 16 – (1) Bu Tebliğ hükümlerini Hazine ve Maliye Bakanı yürütür.

     

    Eki için tıklayınız.

     


    25 Nisan - 5 Mayıs 2019 tarihleri arasında Ankara ilinde yapılacak olan Yeminli Mali Müşavirlik Sınavlarına ilişkin programa aşağıdaki DOSYALAR bölümünden ulaşabilirsiniz

    Katılımcılar, Sınav Giriş Belgesi ile birlikte T.C. Nüfus Cüzdanı, T.C. Kimlik Kartı, süresi geçerli pasaport ile sınava katılabileceklerdir. Sınav Giriş Belgeleri, sınavdan bir hafta öncehttp://belge.tesmer.org.tr adresinde açıklanacaktır.

    3568 Sayılı Kanun’a, 5786 sayılı ICanun’un 20. maddesi ile eklenen Geçici 11. madde uyarınca düzenlenen Özel Serbest Muhasebeci Mali Müşavirlik Sınavları 7 Temmuz 2019 tarihinde Ankara, İstanbul ve İzmir illerinde yapılacaktır.

    Sınava katılmak isteyen Meslek Mensupları, 06.05.2019 - 14.06.2019 tarihleri arasındahttp://mue.tesmer.org.tr adresi üzerinden başvuru yapabilirler. Sınav bedeli ders başına 250,00-TL’dir. Sınav bedelinin; T.İş Bankası Dikmen / Ankara Şubesi 0686938 veya Halk Bankası Yenişehir/Ankara Şubesi 16000140 no.lu TESMER hesaplarından birisine ödenmesi gerekmektedir.

    Sınav yeri ve saatleri daha sonra http://www.tesmer.org.tr adresinde duyurulacaktır

    5786 sayılı Yasa ile değişik 3568 sayılı Yasa ve 19 Ağustos 2014 tarih ve 29093 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren "Yeminli Mali Müşavirlik ve Serbest Muhasebeci Mali Müşavirlik Sınav Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik" ile değişen 16 Ocak 2005 tarih ve 25702 sayılı Resmi Gazetede yayımlanmış "Yeminli Mali Müşavirlik ve Serbest Muhasebeci Mali Müşavirlik Sınav Yönetmeliği" hükümlerine göre,düzenlenen Serbest Muhasebeci Mali Müşavirlik Sınavları, aşağıda belirtilen tarihlerde Ankara, İstanbul, İzmir illerinde yapılacaktır.

    Bu sınava; stajını tamamlayan serbest muhasebeci mali müşavir aday meslek mensupları, Serbest Muhasebeci meslek mensupları ve anılan Yasa’nın 6’ncı maddesine göre, hizmet sürelerini stajdan saydıran aday meslek mensupları katılacaktır.

    2019/2 Dönemi, SMMM Sınav Tarihleri : 6-7 Temmuz 2019

    İlk kez katılacaklar için başvuru tarihleri : 08.04.2019 -06.05.2019

    Tekrar katılacaklar için başvuru tarihleri : 06.05.2019-14.06.2019

    İlk kez sınav başvurusunda bulunacak adayların; 15/05/2019 tarihi itibariyle stajlarını fiilen tamamlamış olmaları (Stajdan sayılan hizmetler, stajdan sayılan kurslar v.b) ve staj bitirme belgelerinin dosyalarında bulunması gereklidir.

    TÜRMOB'un 2019-2 Dönem SMMM Sınav Duyurusu konulu yazısını aşağıdaki DOSYALAR bölümünden görüntüleyebilirsiniz.


    Staja Giriş Sınavı, Ankara Üniversitesi tarafından 29 Haziran 2019 Cumartesi günü Ankara, İstanbul (Anadolu ve Avrupa Yakası) olmak üzere, 3 bölgede yapılacaktır. Bu sınava Kanunun 4.maddesindeki genel şartlar ile 5/A-a maddesindeki öğrenim şartlarına haiz Lisans/Yüksek lisans mezunları başvuru yapabileceklerdir.

    Staja Giriş Sınavına katılmak isteyen adaylar, başvurularını https://ssi.tesmer.org,tr web adresi üzerinden yapacaklardır. Sınav ücreti, sınav başvurusu sırasında web üzerinden sanal pos ile ödenebileceği gibi aşağıda yer alan banka şubelerine de ödenebilir.

          İlk kez başvuru yapan adaylar, sınav başvuru formalarını staj başvuru dosyaları ile birlikte odasına teslim edecektir.

         Sınav süresi devam eden adayların web üzerinden başvuru yapmaları yeterlidir.

    Staj ve Sınav Uygulama Yönergesi gereğince, Staja Giriş Sınavında ilk girişinde başarılı olamayanlar, sınav sonuçlarının ilanı tarihinden itibaren 3 yıl içerisinde açılacak 9 sınava daha girebilirler. Bu sınav süresi hiçbir nedenle uzatılamaz.

    “Sınava Giriş Belgeleri” sınavdan 1 hafta önce http://belge.tesmer.org.tr adresinde yayımlanacaktır. Sınav katılımcıları, sınava girerken yanlarında "Sınav Giriş Belgesi" ile "Geçerli Kimlik Belgesi"ni (T.C Kimlik No yazılı güncel fotoğraflı nüfus cüzdanı, T.C Kimlik Kartı veya süresi geçerli pasaport veya Geçici Kimlik Belgesi) bulundurmaları gerekmektedir. Sınav giriş belgesi ve geçerli kimlik belgesi olmayanlar sınava alınmayacaktır. Sınav başvurusunda bulunan adaylardan,herhangi bir mazeret nedeniyle sınava katılmayanların sınav bedeli iade ve mahsup edilmeyecektir.

    Başvuru ve Banka Bilgileri

    Sınav Tarihi
    29 Haziran 2019
    Sınav Başvuru Tarihleri
    01.04.2019 - 30.04.2019
    Odalara Dosya Tesliminin Son Tarihi
    30.04.2019
    Staj Dosya ve Başvuru Bedeli Banka Bilgisi
    1.400,00-TL
    İş Bankası Ankara/Dikmen Şubesi 487 239 Halkbank Yenişehir /Ankara Şubesi 16000 140
    Staja Giriş Sınav Bedeli Banka Bilgisi
    220,00-TL
    İş Bankası Ankara /Dikmen Şubesi 48/ 286 Halkbank Yenişehir /Ankara Şubesi 16000 140



    26 Nolu KDV Genel Uygulama Tebliği

    28 Mart 2109 Tarihli ve 30728 Sayılı Resmi Gazetede yayımlanan ikinci  el motorlu kara taşıtı ticaretiyle iştigal eden mükelleflerde binek otomobillerin  KDV’siyle ilgili 26 Nolu KDV Genel Uygulama Tebliği'ni görüntülemek için tıklayınız.

    İlgili TÜRMOB Mevzuat Sirkülerini (2019/81) görüntülemek için tıklayınız.

    22 Mart 2109 Tarihli ve 30722 Sayılı Resmi Gazetede yayımlanan İkinci el araç ticaretiyle iştigal eden mükelleflerin, satın aldıkları araçların tesliminde uygulanan KDV oranını satışlarında da uygulayabilmesiyle ilgili 845 Nolu Cumhurbaşkanı Kararını görüntülemek için tıklayınız

    845 Nolu Cumhurbaşkanı Kararıyla ilgili TÜRMOB Mevzuat Sirkülerini (2019/73) görüntülemek için tıklayınız.

    KDV Genel Uygulama Tebliğinde Değişiklik Yapan 25 Nolu Tebliğ

    23 Mart 2019 tarih ve 30723 Sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren  KDV Genel Uygulama Tebliğinde Değişiklik Yapan 25 Nolu Tebliği görüntülemek için tıklayınız

    İlgili TÜRMOB Mevzuat Sirkülerini (2019/76) görüntülemek için tıklayınız.

    2019/8 Sayılı SGK Genelgesi

    ÖZET:

    2016, 2017 ve 2018 yıllarında işverenlerimize verilen ve 2019 yılında da bazı değişikliklerle devam ettirilen asgari ücret desteğinin uygulama usul ve esasları 22.03.2019 tarih 2019-8 sayılı SGK Genelgesinde açıklanmıştır. Buna göre, 2019 yılında; 2019 yılı öncesi tescil edilen işyerleri için prime esas günlük kazancı 102 TL, toplu iş sözleşmesi uygulanan özel sektör işverenlerine ait işyerleri için 203,00 TL ve Linyit ve Taşkömürü çıkarılan işyerleri için 271 TL ve altında olan, 2019 yılında tescil edilen işyerleri için ise uzun vadeli sigorta kollarına tabi tüm sigortalıların çalışma gün sayısının; 2018/ Ocak ila 2018/ Kasım ayında bildirilen sigortalı sayısının ortalaması, 2019 yılında tescil edilen işyerleri için bildirim yapılan aydaki sigortalı sayısı dikkate alınarak,sigortalı sayısı 500’ün altında olan işyerleri için günlük 5 TL, 500 ve üzerinde olan işyerleri için günlük 3,36 TL ile çarpılması sonucu bulunacak tutar kadar şartları taşıyan işverenlere sigortalı başına asgari ücret desteği verilecektir. 2019 yılının bütün aylarında asgari ücret desteği verilecektir.

    İlgili TÜRMOB Mevzuat Sirkülerini (2019/74) görüntülemek için tıklayınız.

    22 Mart 2019 tarihli 2019-8 sayılı SGK Genelgesini görüntülemek için tıklayınız.

    Muhtasar ve KDV Beyannameleri 26 Mart 2019 tarihine, Gelir Vergisi Beyannameleri ise 1 Nisan 2019 tarihine kadar uzatılmıştır.

    22 Mart 2019 tarihli ve 114 Sıra No.lu Vergi Usul Kanunu Sirküleri ile;

    25 Mart 2019 günü sonuna kadar verilmesi gereken Muhtasar Beyannameler ile Damga Vergisi Beyannameleri ve Katma Değer Vergisi Beyannamelerinin verilme süreleri 26 Mart 2019 Salı günü sonuna kadar,

    25 Mart 2019 günü sonuna kadar verilmesi gereken 2018 takvim yılına ait Yıllık Gelir Vergisi Beyannamelerinin verilme süreleri 1 Nisan 2019 Pazartesi günü mesai saati bitimine kadar

    uzatılmıştır.

    Elektronik ortamda beyanname veren mükelleflerin, beyannamelerini gün sonuna kadar gönderebilmeleri mümkündür.

    Söz konusu sirkülere ulaşmak için tıklayınız.

    2019-7 Sayılı SGK Genelgesi

    ÖZET:

    01/02/2019 ila 30/04/2019 tarihleri arasında işyerlerinde 2018 yılı Ocak ila Aralık ayları/döneminde 5510 sayılı Kanunun 4’üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamında uzun vadeli sigorta kollarından en az sigortalı bildirimi yapılan aydaki/dönemdeki sigortalı sayısına ilave olarak işe alınanlar için;

    • İlave olarak işe alınan sigortalıların prim ödeme gün sayısının 67,36 Türk lirası ile çarpımı sonucu bulunacak tutar kadar ücret desteği,

    • İlave olarak işe alınan sigortalıların çalıştığı işyerinin imalat sektöründe veya bilişim sektörüne ait işkolu kodlarında faaliyet göstermesi halinde, ilgili döneme ait günlük brüt asgari ücretin sigortalının prim ödeme gün sayısıyla çarpımı sonucu bulunacak tutarı geçmemek üzere, sigortalının 5510 sayılı Kanunun 82.maddesi uyarınca belirlenen prime esas kazançları üzerinden hesaplanan sigortalı ve işveren hissesi primlerinin tamamı kadar prim desteği,

    • İlave olarak işe alınan sigortalıların diğer sektörlerde faaliyet göstermesi halinde sigortalının, 5510 sayılı Kanunun 82.maddesi uyarınca belirlenen prime esas kazanç alt sınırı üzerinden hesaplanan sigortalı ve işveren hissesi primlerinin tamamı kadar prim desteği, sağlanmaktadır.

    21 Mart 2019 tarihli 2019-7 sayılı SGK Genelgesini görüntülemek için tıklayınız.

    7166 Sayılı Sosyal Hizmetler Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunu görüntülemek için tıklayınız.

    İlgili TÜRMOB Mevzuat Sirkülerini (2019/72) görüntülemek için tıklayınız.

    845 Sayılı Cumhurbaşkanı Kararı

    22 Mart 2109 Tarihli ve 30722 Sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 845 Nolu Cumhurbaşkanı Kararı ile; 

    İkinci el araç ticaretiyle iştigal eden mükellefler, satın aldıkları araçların tesliminde uygulanan KDV oranını satışlarında da uygulayabilecektir.

    İlgili Cumhurbaşkanı Kararı'nı görüntülemek için tıklayınız

    İlgili TÜRMOB Mevzuat Sirkülerini (2019/73) görüntülemek için tıklayınız.

    ÖTV ve KDV İndirimlerinin Uzatılması Hakkındaki 843 Nolu Cumhurbaşkanı Kararı

    21 Mart 2109 Tarihli ve 30721 Sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 843 Nolu Cumhurbaşkanı Kararı ile;

    -Tapu Harçlarındaki indirim ile 150 m2 üzeri konutların teslimleri ve işyeri teslimlerindeki KDV indirimi 31.12.2019 tarihine kadar, 

    -Mobilya ve Ticari araçlardaki KDV indirimi 30.06.2019 tarihine kadar,

    -Binek araçlar ve beyaz eşyadaki ÖTV indirimi ise 30.06.2019 tarihine kadar uzatılmıştır.

    İlgili Cumhurbaşkanı Kararı'nı görüntülemek için tıklayınız

    İlgili TÜRMOB Mevzuat Sirkülerini (2019/71) görüntülemek için tıklayınız.

    Yasal Süresi Dışında Düzenlenen Aylık Prim Hizmet Belgelerinin SGK’ya Elektronik Olarak Verilebilmesiyle İlgili TÜRMOB Mevzuat Sirküleri

    ÖZET:

    Sosyal Güvenlik Kurumu, süresi içinde düzenlenen aylık prim hizmet belgelerini e-Sigorta sistemi üzerinden elektronik olarak alırken,süresinde verilmeyen veya süresi dışında düzenlenen aylık prim hizmet belgelerini manuel olarak kağıt ortamında alabilmekteydi. Yapılan düzenleme ile artık süresi dışında düzenlenen asıl, ek veya iptal aylık prim hizmet belgeleri SGK’ ya elektronik olarak verilebilecektir.

    İlgili TÜRMOB Mevzuat Sirkülerini (2019/70) görüntülemek için tıklayınız.



    306 Seri Nolu Gelir Vergisi Genel Tebliği

    15 Mart 2019 tarihli ve 30715 Sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 306 Seri Nolu Gelir Vergisi Genel Tebliği'ni görüntülemek tıklayınız

    ÖZET:

    306 seri No.lu Gelir Vergisi Tebliği’nde 7161 ve 7162 sayılı Kanunlarla Gelir Vergisi Kanunu’nda yapılan değişikliklere istinaden;

    — Uçuş ve dalış hizmetlerinde gelir vergisi istisnası,

    — Tazminat ödemelerinde gelir vergisi istisnası uygulaması

    — İnternet ve benzeri elektronik ortamlar üzerinden yapılan satışlarda esnaf muaflığı

    — 27/3/2018 tarihinden önce karşılıklı sonlandırma sözleşmesi veya ikale sözleşmesi kapsamında ödenen ek tazminatlar üzerinden kesilen gelir vergisinin iadesi konularında açıklamalar yapıldı.

    İlgili TÜRMOB Mevzuat Sirkülerini (2019/69) görüntülemek için tıklayınız.


    307 Seri Nolu Gelir Vergisi Genel Tebliği (Seri No: 301)’nde Değişiklik Yapılmasına Dair Tebliğ

    15 Mart 2019 tarihli ve 30715 Sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 307 Seri Nolu Gelir Vergisi Genel Tebliği (Seri No: 301)’nde Değişiklik Yapılmasına Dair Tebliği görüntülemek tıklayınız

    İlgili TÜRMOB Mevzuat Sirkülerini (2019/68) görüntülemek için tıklayınız.

    Eski Nesil ÖKC lerin Kayıtlardan Silinmesine İlişkin GİB Duyurusu

    ESKİ NESİL ÖDEME KAYDEDİCİ CİHAZ KULLANAN MÜKELLEFLERİMİZİN DİKKATİNE

    08.03.2019

       Başkanlığımıza intikal eden olaylardan, eski nesil ÖKC’lerin hurdaya ayrılması ve kayıtlardan silinmesine yönelik iş ve işlemler hakkında tereddüt edilen hususlar ile ilgili olarak aşağıdaki açıklamaların yapılmasına ihtiyaç duyulmuştur.

       Bilindiği üzere, 3100 Sayılı Kanun kapsamında yayımlanan 9 Seri No.lu Genel Tebliğin"1.Ödeme Kaydedici Cihazlara İlişkin Kayıt ve Tasdik İşlemleri" başlıklı bölümünde, ÖKC'lerin kayıt işlemini müteakip "Ödeme Kaydedici Cihazlara Ait Levha'nın mükelleflere verileceği, kayda ilişkin belgeler ile bu levhada yer alan bilgilerin mükelleflerin vergi dairesindeki dosyasında saklanacağı, işi bırakma, yeni bir cihaz alma veya herhangi bir nedenle eski cihazlarını hurdaya ayırılmasının istenmesi durumunda işlemlerin 60 Seri No.lu ÖKC Genel Tebliğin "4.Hurdaya Ayrılan Cihazlar" başlıklı bölümünde yapılan açıklamalar çerçevesinde ÖKC'lerin hurdaya ayrılma işlemlerinin gerçekleştirileceği belirtilmiştir.

       Diğer taraftan, 483 Sıra No.lu VUK Genel Tebliği ve bu Tebliğde belirtilen yetkiler çerçevesinde Başkanlığımızca hazırlanıp https://ynokc.gib.gov.tr/ internet adresinde yayınlanan Teknik Kılavuzlara göre; gerek eski nesil gerekse yeni nesil ÖKC'lerden gerçekleştirilen perakende mal ve hizmet satışlarına ilişkin aylık satış raporu bilgilerinin ÖKC bazında GİB'e bildirilmesi yükümlülüğü getirilmiş olduğundan GİB bilgi sistemlerinde yer alan ÖKC kayıt bilgilerinin doğruluğu önem arz etmektedir.

       Mükellefiyeti devam eden (faal) mükelleflerin sahip oldukları ÖKC'lerinin hurdaya ayırma işlemlerinin yapılmasına rağmen, zamanında vergi dairesine bildirilmemesi vb. sebeplerle hâlâ GİB Bilgi Sistemlerinde (Tercih Bildirim Ekranı/Adıma Kayıtlı Ödeme Kaydedici Cihazlar) aktif olarak görünmesi durumunda; hurdaya ayrılan cihaza ait servis tutanağı veya ÖKC levhasından herhangi birinin ibraz edilmesiyle ya da bu belgeleri ibraz edilememekle/vergi dairesi tarh dosyası içeriklerinden ulaşılamamakla birlikte vergi dairesi/mal müdürlüğüne verilecek yazılı dilekçe üzerine ilgili cihazlara ait kayıtlar silinebilecektir. 

       Konu ile ilgili olarak, mükellefler tarafından kullanılan eski nesil ÖKC’leri fiilen hurdaya ayrıldığı halde GİB Bilgi Sistemlerinde (Tercih Bildirim Ekranı/Adıma Kayıtlı Ödeme Kaydedici Cihazlar) aktif olarak görünmesi durumunda ilgili cihaza ait kayıtların silinmesi için vergi dairesi/mal müdürlüğüne verilmesi gereken dilekçe örneğine ulaşmak için tıklayınız.

    %5 Vergi İndiriminden Faydalanma Şartlarını Sorgulama Ekranıyla İlgili GİB Duyurusu


    ÖNEMLİ DUYURU

    İnteraktif Vergi Dairesinde Yeni Hizmet,Vergi İndirimi Sorgulama

       193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu’nun mükerrer 121 inci maddesi hükümlerine göre vergiye uyumlu mükelleflere tanınan vergi indirimi (%5) müessesesinden anılan maddede sayılan şartları taşıyan mükellefler yararlanabilmektedir. Bu kapsamda,mükelleflerimizin beyannamelerini vermeden önce durumlarını sorgulayabilmeleri amacıyla hazırlanan sorgulama ekranı Başkanlığımızın https://ivd.gib.gov.tr adresindeki İnteraktif Vergi Dairesinde yer alan "Sorgulamalar" sekmesi altında gelir vergisi mükellefleri için uygulamaya açılmıştır.

       Kurumlar vergisi mükellefleri için söz konusu sorgulama ekranı beyan dönemi başlamadan önce (1 Nisan) kullanıma açılacaktır. 08.03.2019

       Kaynak : https://ebeyanname.gib.gov.tr/index.html

    Kredi Kartı Satışlarının KDV Beyannamesine Otomatik Yansıtılmasına İlişkin GİB Duyurusu



    Defter Beyan Sistemi

    Kredi Kartı İşlemlerinin KDV Beyanına Otomatik Eklenmesi

       Sisteme gelir kaydı yapılırken tahsil edilen tutara ilişkin olarak “Kredi Kartı” alanına kaydedilen tutarların, KDV beyannamesinin “Kredi Kartı ile Tahsil Edilen Teslim ve Hizmetlerin KDV Dahil Karşılığını Teşkil Eden Bedel” satırına otomatik olarak yansımasına ve söz konusu tutarın bankalardan alınan POS satış bilgileri ile karşılaştırılarak farklılıkların “Beyanname Onay”aşamasında kullanıcılara mesaj olarak gösterilmesine yönelik çalışma tamamlanmış ve kullanıma açılmıştır. 07.03.2019

    Kaynak : https://www.defterbeyan.gov.tr/tr/duyurular

    Defter Beyan Sistemi Üzerinden Verilen Yıllık Gelir Vergisi İade Talep Dilekçelerinin Alınmasına Dair GİB Duyurusu

    Defter Beyan Sistemi

    Yıllık Gelir Vergisi Beyannamesine İlişkin

    İade Talep Dilekçesi Alınmaya Başlanmıştır


       Defter-Beyan Sistemi üzerinden verilen Yıllık Gelir Vergisi Beyannamesine (1001E) ilişkin “İade Talep Dilekçesi” https://intvrg.gib.gov.tr adresinden alınmaya başlanmıştır. “Gelir/Kurumlar Vergisi İade Talebi Giriş (GEKSİS)” işlemlerine yönelik geliştirme çalışmaları devam etmekte olup, söz konusu çalışmanın tamamlanması sonrası tekrar bilgilendirme yapılacaktır.

    Kaynak : https://www.defterbeyan.gov.tr/tr/duyurular

    Temel Fatura Olarak Düzenlenen E-Faturaların İptal Portalı Kullanımına İlişkin GİB Duyurusu

    GİB E-FATURA DUYURUSU

    FATURA İPTAL PORTALI KULLANIMA AÇILMIŞTIR

    Temel senaryoda düzenlenen faturaların iptal edilebileceği Fatura İptal Portalı kullanıma açılmıştır. Fatura İptal Portaline ulaşmak için tıklayınız..

    Temel Fatura İptal Portalı Kullanım Kılavuzuna ulaşmak için tıklayınız..

    Kaynak : http://www.efatura.gov.tr/anasayfa.html

    İhracat Bedellerinin 180 Gün İçerisinde Türkiye’ye Getirilmesi ve %80’inin Bankaya Bozdurulması Zorunluluğuna İlişkin Süre Altı Ay Daha Uzatılmasıyla İlgili 64 Nolu TÜRMOB Mevzuat Sirküleri

    İlgili TÜRMOB Mevzuat Sirkülerini (2019/64) görüntülemek için tıklayınız.

    İş Akdinin Feshinde Arabuluculuk Faaliyetinin Anlaşmayla Sonuçlanması Halinde İşveren İş Kanunu’nun 21’inci Maddesi Gereği SGK’ya Geriye Yönelik Belge Vermek ve Prim Ödemek Zorunda Olmamasına İlişkin 63 Nolu TÜRMOB Mevzuat Sirküleri

    İlgili TÜRMOB Mevzuat Sirkülerini (2019/63) görüntülemek için tıklayınız.

    üzgünüz... kederliyiz... acılıyız...

    5 Mart 2019 Salı günü saat 12:30 da Valilik Meydanında Atatürk Anıtına Çelenk Sunma Töreni ve Basın Açıklaması düzenlenecektir. Saat 14:00 da ise Oda binamızda Özellik Arz Eden Dönem Sonu İşlemleri, Güncel Vergi Uygulamaları, İndirimli Kurumlar Vergisi ve Vergi Teşvikleri Konulu Eğitim Semineri düzenlenecektir.


    Muhtasar ve KDV Beyannamelerinin Verilme Süresi ile Defter Beyan Sistemi Kayıt Süreleri Uzatılmıştır

    Tarih: 25/02/2019


    T.C.

    T.C. HAZİNE VE MALİYE BAKANLIĞI

    Gelir İdaresi Başkanlığı

    VERGİ USUL KANUNU SİRKÜLERİ/113

    Konusu: 25/2/2019 tarihine kadar verilmesi gereken Muhtasar Beyannameler, Damga Vergisi Beyannameleri, Katma Değer Vergisi Beyannameleri ile ticari kazançları basit usulde tespit edilen mükelleflerin 2018 takvim yılına ilişkin yıllık Gelir Vergisi Beyannamelerinin verilme süreleri ile 2019/Ocak dönemine ilişkin olarak Defter-Beyan Sistemine yapılması gereken kayıt süresinin uzatılması ve Defter-Beyan Sisteminden verilmesi gereken bahse konu beyannamelerin Beyanname Düzenleme Programı aracılığıyla da verilmesi

    Tarihi: 25/2/2019

    Sayısı: VUK-113 / 2019-3

    1. Giriş:

    Bakanlığımıza gelen yoğun talep nedeniyle, 25/2/2019 tarihine kadar verilmesi gereken Muhtasar Beyannameler, Damga Vergisi Beyannameleri, Katma Değer Vergisi Beyannameleri ile ticari kazançları basit usulde tespit edilen mükelleflerin 2018 takvim yılına ilişkin yıllık Gelir Vergisi Beyannamelerinin verilme süreleri ile 2019/Ocak dönemine ilişkin olarak Defter-Beyan Sistemine yapılması gereken kayıt süresinin uzatılması ve Defter-Beyan Sisteminden verilmesi gereken bahse konu beyannamelerin Beyanname Düzenleme Programı aracılığıyla da verilmesi bu Sirkülerin konusunu oluşturmaktadır.

    2. 2019/Ocak Dönemi Beyannameleri ile Basit Usule Tabi Olanların Yıllık Gelir Vergisi Beyannamelerinin Verilme Sürelerinin Uzatılması: 

    25/2/2019 tarihine kadar verilmesi gereken Muhtasar Beyannameler, Damga Vergisi Beyannameleri ve Katma Değer Vergisi Beyannamelerinin verilme süreleri 26/2/2019 günü sonuna kadar, ticari kazançları basit usulde tespit edilen mükelleflerin 2018 takvim yılına ilişkin yıllık Gelir Vergisi Beyannamelerinin verilme süresi 28/2/2019 günü sonuna kadar uzatılmıştır.

    Beyanname verme sürelerinin uzatılması ödeme süresini etkilemeyeceğinden, mükelleflerin beyan ettikleri vergileri kanuni süresinde ödeyecekleri tabiidir.

    3. 2019/Ocak Dönemine İlişkin Defter-Beyan Sistemine Yapılması Gereken Kayıt Süresinin Uzatılması:

    Defter-Beyan Sistemi kapsamında yer alan mükellefler tarafından 2019/Ocak dönemine ilişkin olarak 25/2/2019 günü sonunu kadar yapılması gereken kayıt süresi 15/3/2019 günü sonuna kadar uzatılmıştır.

    4. 2019/Ocak Dönemi Beyannamelerinin Beyanname Düzenleme Programı Aracılığıyla da Verilebilmesi:

    Defter-Beyan Sistemi kapsamında yer alan mükellefler tarafından 2019/Ocak dönemine ilişkin olarak verilmesi gereken beyannameler, Sistemin yanı sıra mevcut e-Beyanname uygulaması üzerinden Beyanname Düzenleme Programı aracılığıyla da verilebilecektir.

    Duyurulur.





    Poşet Beyannamesi 24 Nisan 2019 Tarihine Ertelendi. Kanun No: 7166

    22 Şubat 2019 tarihli ve 30694 Sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 7166 Sayılı Sosyal Hizmetler Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun ile poşet beyannamelerinin verilme süresi 24 Nisan 2019 tarihine ertelenmiştir.

    İlgili kanunu görüntülemek için tıklayınız.

    Kurumlar Vergisi 1 Nolu Genel Tebliğinde Değişiklik Yapan 17 Nolu Tebliğ

    15  Şubat 2019 tarihli ve 30687 Sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Kurumlar Vergisi Genel Tebliği (Seri No: 1)’nde Değişiklik Yapılmasına Dair Tebliğ (Seri No: 17) i görüntülemek için tıklayınız

    (Değişikliklerle ilgili açıklayıcı bilgiler kısa bir süre içerisinde yüklenecektir.)



    KDV Genel Uygulama Tebliğinde Değişiklik Yapan 23 Nolu Tebliğ

    Bu Tebliğ ile 7104 sayılı Kanunla 3065 sayılı KDV Kanununda yapılan düzenlemelere ilişkin olarak KDV Genel Uygulama Tebliğinin ilgili bölümlerinde değişiklik yapılmıştır. 

    Ayrıca, indirimli orana tabi işlemlere ilişkin iade talep süresi, tam istisna kapsamındaki işlemlere ilişkin iade talep süresi ve kısmi tevkifat uygulanan işlemlere ilişkin iade talep sürelerine yönelik olarak düzenlemeler yapılmıştır.

    (Diğer değişikliklerle ilgili açıklayıcı bilgiler kısa bir süre içerisinde yüklenecektir.)

    15  Şubat 2019 tarihli ve 30687 Sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Katma Değer Vergisi Genel Uygulama Tebliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Tebliğ (Seri No: 23) i görüntülemek için tıklayınız

    İndirilecek KDV’nin 109 No.lu Satıra Kaydedilmek Suretiyle İndirim Konusu Yapılması Hakkındaki TÜRMOB Mevzuat Sirküleri

    ÖZET:

    Gelir İdaresi Başkanlığının e-Beyanname hizmetini verdiği internet sayfasında yer alan 1.2.2019 tarihli duyuru güncellenmiş olup; tam tevkifat kapsamındaki işlemlere ilişkin olarak sorumlu sıfatıyla 2 no.lu KDV beyannamesinde beyan edilen KDV’nin de, tevkifatı yapan mükellefler tarafından “109 - Sorumlu Sıfatıyla Beyan Edilen KDV” satırında indirim konusu yapılabileceği belirtildi.

    İlgili TÜRMOB Mevzuat Sirkülerini (2019/48) görüntülemek için tıklayınız.



    İl Sınırları İçerisinde Otobüsle Toplu Taşıma Faaliyetinde Bulunanlar Hasılat Esaslı Vergileme Sistemine Tabi Tutulmuşlardır.

    7 Şubat 2019 tarihli ve 30679 Sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 718 Sayılı Cumhurbaşkanı Kararı ile il sınırları içerisinde otobüsle toplu taşıma faaliyetinde bulunanlar hasılat esaslı vergileme sistemine tabi tutulmuşlardır. 

    Düzenleme 1 Mart 2019 tarihi itibariyle yürürlüğe girecektir. Vergi oranı hasılatın % 1.5’i, yürürlük tarihi 1 Mart 2019

    ÖZET:

    718 sayılı CK ile Katma Değer Vergisi Kanununun 38’inci maddesinde yer alan hasılat esaslı vergilendirme kapsamında sektör ve vergi oranı konusunda düzenleme yapıldı.

    Buna göre 5216 sayılı Büyükşehir Belediyesi Kanunu ile 5393 sayılı Belediye Kanunu kapsamında belediyeler tarafından ruhsat verilen,toplu taşıma hatlarını kiralayan, toplu taşıma hizmetinin hizmet satın alma yollarıyla yerine getirilmesi halinde bu hizmeti sunan ve gelirlerinin tamamını elektronik ücret toplama sistemleri aracılığıyla tahsil eden otobüs işletmelerinin (belediyelerin otobüs işletmeleri ile doğrudan veya dolaylı olarak sermayesinin %51 veya daha fazlası belediyelere ait şirketler hariç) münhasıran il sınırları içinde, otobüsle (sürücüsü dâhil en az on sekiz oturma yeri olan) yapmış oldukları toplu taşıma faaliyetlerine ilişkin hasılat esaslı vergilendirme usulüne göre hasılatlarına uygulayacakları vergi oranı %1,5 olarak belirlendi.

    İlgili TÜRMOB Mevzuat Sirkülerini (2019/50) görüntülemek için tıklayınız.

    İlgili Cumhurbaşkanı Kararı'nı görüntülemek için tıklayınız.

    Konkordato Komiserliği ve Alacaklılar Kuruluna Dair Yönetmelik

    30 Ocak 2019 tarih ve 30671 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren ilgili yönetmeliği görüntülemek için tıklayınız.

    İlgili TÜRMOB Mevzuat Sirkülerini (2019/49) görüntülemek için tıklayınız.

    ÖZET:

    30.01.2019 tarih ve 30671 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Konkordato Komiserliği ve Alacaklılar Kuruluna Dair Yönetmelik ile Konkordato Talebine Eklenecek Belgeler Hakkında Yönetmeliğinde,İcra ve İflas Kanunu ve 7155 sayılı Kanunla getirilen değişiklikler kapsamında Konkordato Komiserliği kurumuna ilişkin temel bilgiler yer aldı.

    Bu kapsamda 2/6/2018 tarihli ve 30439 sayılı Resmî Gazetede yayımlanan Konkordato Komiserinin Niteliklerine ve Alacaklılar Kurulunun Zorunlu Olarak Oluşturulmasına Dair Yönetmelik yürürlükten kaldırıldı.Komiserlik eğitimi Bakanlıkça izin verilmek kaydıyla; bünyesinde hukuk fakültesi bulunan üniversiteler ile Türkiye Barolar Birliği ve Türkiye Serbest Muhasebeci Mali Müşavirler ve Yeminli Mali Müşavirler Odaları Birliği tarafından verilecektir.

    Asliye ticaret mahkemesince görevlendirilen Komiserlere, eğitim izni verilen kuruluşlarca, toplam on iki saatten az olmamak üzere üç yılda bir defa yenileme eğitimi verilecektir.


    30 Ocak 2019 ÇARŞAMBA

    Resmî Gazete

    Sayı : 30671

    YÖNETMELİK

    Adalet Bakanlığından:
    KONKORDATO KOMİSERLİĞİ VE ALACAKLILAR
    KURULUNA DAİR YÖNETMELİK
    BİRİNCİ BÖLÜM
    Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar
    Amaç ve kapsam
    MADDE 1 – (1) Bu Yönetmeliğin amacı; 9/6/1932 tarihli ve 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu hükümleri uyarınca görevlendirilecek konkordato komiserinin nitelikleri, eğitimi, eğitim verecek kurumlar ve eğitimden muaf tutulacaklar ile alacaklılar kurulunun zorunlu olarak oluşturulacağı hâller ve konkordato komiserliği ile alacaklılar kuruluna dair diğer hususlara ilişkin usul ve esasları düzenlemektir.
    Dayanak
    MADDE 2 – (1) Bu Yönetmelik, 2004 sayılı Kanunun 289 uncu maddesinin dördüncü fıkrası ile 290 ıncımaddesinin altıncı fıkrasına dayanılarak hazırlanmıştır.
    Tanımlar
    MADDE 3 – (1) Bu Yönetmelikte geçen;
    a) Bağımsız denetçi: Bağımsız denetim yapmak üzere, 1/6/1989 tarihli ve 3568 sayılı Serbest Muhasebeci Mali Müşavirlik ve Yeminli Mali Müşavirlik Kanununa göre yeminli mali müşavirlik ya da serbest muhasebeci mali müşavirlik ruhsatını almış meslek mensupları arasından, Kamu Gözetimi, Muhasebe ve Denetim Standartları Kurumu tarafından yetkilendirilen kişileri,
    b) Bakanlık: Adalet Bakanlığını,
    c) Başkanlık: Adalet Bakanlığı Hukuk İşleri Genel Müdürlüğü bünyesinde kurulan Bilirkişilik Daire Başkanlığını,
    ç) Bölge kurulu: Bilirkişilik bölge kurulunu,
    d) Kanun: 9/6/1932 tarihli ve 2004 sayılı İcra ve İflas Kanununu,
    e) Komiser: Kanunun 287 ve devamı maddeleri gereğince asliye ticaret mahkemesince görevlendirilen konkordato komiserini,
    f) Liste: Bölge kurulu tarafından oluşturulan komiser listesini,
    g) Temel eğitim: Mevzuatta yer alan esaslar ve Bakanlık tarafından belirlenen ilkeler kapsamında listeye kayıt için alınması gereken zorunlu komiserlik eğitimini,
    ifade eder.
    İKİNCİ BÖLÜM
    Konkordato Komiseri
    Komiserin nitelikleri
    MADDE 4 – (1) Komiserde aşağıdaki nitelikler aranır:
    a) Türk vatandaşı olmak.
    b) Tam ehliyetli olmak.
    c) En az dört yıllık lisans eğitimi veren fakültelerden veya bunlara denkliği Yükseköğretim Kurulu tarafından kabul edilen yurtiçindeki veya yurtdışındaki öğretim kurumlarından mezun olmak ve beş yıldan az olmamak üzere mesleki tecrübeye sahip bulunmak.
    ç) İflas etmemiş olmak.
    d) Son üç yıl içinde görevin gerektirdiği özen yükümlülüğüne uymadığından dolayı komiserlik görevine son verilmemiş olmak.
    e) Disiplin yönünden meslekten veya memuriyetten çıkarılmamış olmak, sanat icrasından veya mesleki faaliyetten yasaklı bulunmamak.
    f) Kamu hizmetinden yasaklı olmamak.
    g) Fiilen yürütmekte olduğu mesleğinin ilgili mevzuatında, komiserliği yürütmesine engel bir hüküm bulunmamak.
    ğ) 26/9/2004 tarihli ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 53 üncü maddesinde belirtilen süreler geçmiş olsa bile; kasten işlenen bir suçtan dolayı bir yıldan fazla süreyle hapis cezasına ya da affa uğramış olsa bile devletin güvenliğine karşı suçlar, Anayasal düzene ve bu düzenin işleyişine karşı suçlar ile zimmet, irtikâp, rüşvet, hırsızlık, dolandırıcılık, sahtecilik, güveni kötüye kullanma, hileli iflas, ihaleye fesat karıştırma, edimin ifasına fesat karıştırma, suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama veya kaçakçılık, gerçeğe aykırı bilirkişilik veya tercümanlık yapma, yalan tanıklık ve yalan yere yemin suçlarından mahkûm olmamak.
    h) Terör örgütleriyle iltisaklı veya irtibatlı olmamak.
    ı) Bu Yönetmeliğin 13 üncü maddesi hükmü saklı kalmak kaydıyla komiserlik eğitimini tamamlamış olmak.
    Komiserin görevlendirilmesi
    MADDE 5 – (1) Mahkeme, komiseri, bağlı bulunduğu bölge adliye mahkemesinde kurulu bulunan bölge kurulu tarafından oluşturulan listeden seçer. Bu listede görevlendirilecek komiser bulunmaması hâlinde liste dışından görevlendirme yapılır ve yapılan bu görevlendirme bölge kuruluna bildirilir.
    (2) Üç komiser görevlendirilmesi durumunda; komiserlerden biri, mahkemenin bulunduğu ilde faaliyet göstermek şartıyla bağımsız denetçiler arasından seçilir. Seçilecek komiserlerden bir diğerinin ise hukukçu olması tercih edilir.
    (3) Listeye kayıtlı komiser kendisine verilen görevi kabulle yükümlüdür.
    (4) Bir kişi eş zamanlı olarak beşten fazla dosyada geçici komiser ve komiser olarak görev yapamaz.
    (5) Komiserin görevinin sona ermesi hâlinde bu durum mahkemesince sebepleriyle birlikte derhâl bağlı bulunduğu bölge adliye mahkemesinde kurulu bulunan bölge kuruluna bildirilir.
    Komiserin yasaklılık sebepleri ve yasak işler
    MADDE 6 – (1) Komiser;
    a) Kendisinin,
    b) Eşinin, nişanlısının yahut kan ve kayın alt ve üstsoyunun veya üçüncü derece dâhil olmak üzere bu dereceye kadar olan kan ve kayın hısımlarının,
    c) Kanuni temsilcisi veya vekili, çalışanı, kayyımı ya da yasal danışmanı bulunduğu bir şahsın,
    menfaati olan işleri göremez ve bu durumda derhâl görevlendirmeyi yapan asliye ticaret mahkemesine haber vermek zorundadır. Mahkeme tarafından müracaat yerinde görülürse komiserin görevine son verilir.
    (2) Komiser, görevi kapsamında kendisi veya başkaları hesabına sözleşme yapamaz, yaparsa hükümsüzdür.
    Komiserlikten kaçınma ve ayrılma sebepleri
    MADDE 7 – (1) Aşağıdaki kişiler komiserlik görevini kabul etmekten kaçınabilirler:
    a) Bedensel engelleri veya sürekli hastalıkları sebebiyle bu görevi yapmakta güçlük çekecek olanlar.
    b) Uhdesinde birden fazla komiserlik görevi bulunanlar.
    c) Mahkemece kabul edilecek başka mazereti bulunanlar.
    (2) Görevi kabulden kaçınma talebi, görevlendirmenin öğrenildiği tarihten itibaren beş gün içinde, görevlendirmeyi yapan mahkemeye verilecek dilekçeyle yapılır. Dilekçeye, kaçınma sebebi ve varsa belgelerin eklenmesi gerekir. Mahkeme dosya üzerinden yapacağı inceleme sonucunda, talebin yerinde olmadığına karar verirse, komiser görevi kabulle yükümlüdür. Bu karara rağmen komiser görevden kaçınmaya devam ederse, mahkeme başka bir komiser görevlendirir ve kaçınan komiseri bağlı bulunduğu bölge adliye mahkemesinde kurulu bulunan bölge kuruluna bildirir.
    (3) Komiser haklı bir mazeretin ortaya çıkması hâlinde, mazeretin ortaya çıktığı tarihten itibaren beş gün içinde görevden ayrılmayı talep edebilir. İkinci fıkra hükümleri kıyasen burada da uygulanır.
    Komiserin yükümlülükleri
    MADDE 8 – (1) Komiser, görevini yerine getirirken aşağıdaki yükümlülüklere uymak zorundadır:
    a) Görevini kanun, bu Yönetmelik ve dürüstlük kuralları çerçevesinde tarafsız, objektif ve özenle yerine getirmek.
    b) Kendisine tevdi olunan görevi bizzat yerine getirmek.
    c) Görevi sebebiyle öğrendiği sırların gizliliğini sağlamak ve korumak.
    ç) Görevi sırasında elde ettiği bilgileri kendisi, yakınları veya üçüncü kişiler yararına doğrudan veya dolaylı bir menfaat elde etmek için kullanmamak.
    d) Görev, unvan ve yetkilerini kullanarak kendisi, yakınları veya üçüncü kişiler lehine menfaat sağlamamak, hediye kabul etmemek ve aracılıkta bulunmamak.
    (2) Birinci fıkranın (c), (ç) ve (d) bentlerinde sayılan yükümlülükler komiserlik görevi sona erdikten sonra da devam eder.
    (3) Komiser, görev almak için reklam sayılabilecek nitelikte girişim ve eylemlerde bulunamaz.
    (4) Birinci fıkrada sayılan yükümlülüklere aykırı davranan komiserin görevine mahkemece son verilir. Bu durum derhâl bölge kuruluna ve ayrıca eylemin suç oluşturması hâlinde Cumhuriyet başsavcılığına bildirilir.
    Komiserin bilgi ve belge temini ile iletişimi
    MADDE 9 – (1) Komiser, görevi kapsamında ihtiyaç duyduğu bilgi ve belgeleri, özel ve kamu kurum ve kuruluşları ile ilgililerden talep edebilir, doğrudan yazışma yapabilir ve iletişim kurabilir.
    ÜÇÜNCÜ BÖLÜM
    Komiserlik Eğitimi
    Temel eğitim
    MADDE 10 – (1) Temel eğitim, komiserlik görevinin yürütülmesi için gerekli teorik ve pratik bilgileri içerir.
    (2) Temel eğitim, en az otuz altı ders saatinden oluşur. Eğitim kuruluşları, Başkanlığın uygun görüşü ile eğitim ders saatini arttırabilirler.
    (3) Temel eğitim medeni usul ve icra iflas hukuku, medeni hukuk, ticaret hukuku ile işletme, iktisat, maliye ve muhasebe alanında profesör, doçent veya doktor unvanına sahip olanlar tarafından verilir.
    (4) Temel eğitim; icra ve iflas hukukunun genel ilkeleri, konkordato mevzuatı, komiserin taşıması gereken nitelikler, komiserin görevi, yetkisi, yükümlülükleri ile hukuki ve cezai sorumluluğu, konkordato projesi, alacaklılar kurulu ve görevleri, işletme yönetimi, finansal raporların analizi, işletmelerde kriz yönetimi, rapor yazım usul ve tekniği ile Başkanlık tarafından gerekli görülen diğer konuları kapsar.
    (5) Temel eğitime katılmak zorunludur. Eğitim kuruluşlarınca, katılımcıların derslere devam durumunu gösteren çizelge düzenlenir ve derslerin 1/12’sine devam etmeyenlerin eğitim programıyla ilişiği kesilir.
    (6) Temel eğitimin içeriği, yöntemi ile usul ve esasları bu alanlardaki ihtiyaca göre Başkanlık tarafından güncellenebilir.
    (7) Temel eğitime ilişkin usul ve esaslar genelgeyle belirlenir.
    Yenileme eğitimi
    MADDE 11 – (1) Komiserlere, eğitim izni verilen kuruluşlarca, toplam on iki saatten az olmamak üzere üç yılda bir defa yenileme eğitimi verilir. Komiser, yenileme eğitimine listeye kaydedildiği tarihten itibaren üçüncü yılın içinde katılmak zorundadır. Yenileme eğitimi almayan komiser listeye tekrar kaydedilmez.
    (2) Yenileme eğitimi hakkında 10 uncu madde hükmü kıyasen uygulanır.
    Katılım belgesi
    MADDE 12 – (1) Eğitim kuruluşları, temel ve yenileme eğitimlerini tamamlayan katılımcılara en geç on beş gün içinde eğitimi tamamladıklarına dair bir belge verir.
    Komiserlik eğitiminden muaf tutulacaklar
    MADDE 13 – (1) Medeni usul ve icra iflas hukuku, medeni hukuk, ticaret hukuku ile işletme, iktisat, maliye ve muhasebe alanında profesör veya doçent unvanına sahip olanlar komiserlik eğitiminden muaftır.
    Eğitim kuruluşlarına izin verilmesi ve izin süresinin uzatılması
    MADDE 14 – (1) Komiserlik eğitimi Bakanlıkça izin verilmek kaydıyla; bünyesinde hukuk fakültesi bulunan üniversiteler ile Türkiye Barolar Birliği ve Türkiye Serbest Muhasebeci Mali Müşavirler ve Yeminli Mali Müşavirler Odaları Birliği tarafından verilir.
    (2) İzin verilen eğitim kuruluşlarının listesi Başkanlık tarafından elektronik ortamda yayımlanır.
    (3) İzin için başvuru Başkanlıkça belirlenecek usule göre yapılır. Başvuruda; eğitimin içeriği ve sürelerini kapsar şekilde eğitim programı, eğiticilerin sayısı, unvanları, uzmanlıkları ve yeterlilikleri ile eğitim verilecek mekânlar hakkında gerekçeli ve yeterli bilgiler verilir.
    (4) Başkanlık tarafından altmış gün içinde yapılacak inceleme sonucunda, eğitimin amacına ulaşıp ulaşmayacağı, eğitimin yapılacağı mekânların uygunluğu ve eğitim kuruluşlarında eğitim faaliyetinin devamlılığının sağlanıp sağlanmayacağı gözetilerek ilgili eğitim kuruluşuna en çok üç yıl için geçerli olmak üzere izin verilir; başvuran kuruluşun aranılan nitelikleri taşımadığının tespiti hâlinde talep reddedilir ve ilgilisine bildirilir.
    (5) Eğitim kuruluşu, izin süresinin bitiminden en az iki ay önce bu sürenin uzatılması için başvurmak zorundadır.
    (6) Başkanlık tarafından, eğitim kuruluşunun 15 inci maddeye göre sunduğu raporlar ile yapılan denetime ilişkin raporların incelenmesi sonucunda, eğitimin belirlenen şartlar ve içerikte başarılı bir şekilde devam ettiğinin ve 16 ncı maddede düzenlenen eğitim izninin iptalini gerektirir hâllerin bulunmadığının anlaşılması hâlinde, verilen izin üç yıla kadar uzatılabilir.
    (7) İzin süresi uzatılmayan eğitim kuruluşu listeden çıkarılır. Bu eğitim kuruluşuna ait belgeler dosyasında saklanır.
    Bilgi verme yükümlülüğü
    MADDE 15 – (1) Eğitim kuruluşları, Başkanlığa her yıl Ocak ayında bir önceki yıl içinde gerçekleştirdikleri eğitim programı sayısı, eğitime katılan ve eğitimi tamamlayan kişi sayısı, eğitim alan kişilerin uzmanlık alanları ile meslekleri, eğitim veren kişiler, eğitim verilen yerler ile istenilen diğer hususları içeren bir rapor sunar.
    (2) Rapor sunmayan eğitim kuruluşuna, on beş gün içinde raporun sunulmaması hâlinde, eğitim izninin iptal edileceği hususu yazılı olarak ihtar olunur.
    Eğitim kuruluşuna verilen iznin iptali
    MADDE 16 – (1) Aşağıdaki hâllerde eğitim kuruluşuna verilen izin Bakanlık tarafından iptal edilir:
    a) İzin şartlarından birinin ortadan kalktığının veya mevcut olmadığının sonradan anlaşılması.
    b) Belirlenen usul ve esaslara uygun eğitim verilmediğinin tespit edilmesi.
    c) Katılım belgesi düzenlenmesinde sahtecilik yapılması.
    ç) 15 inci maddede belirtilen bilgi verme yükümlülüğünün yapılan ihtara rağmen yerine getirilmemesi.
    d) Eğitim kuruluşunun iznin iptali için yazılı talepte bulunması.
    (2) İzni iptal edilen eğitim kuruluşu listeden çıkarılır. Bu eğitim kuruluşuna ait belgeler dosyasında saklanır.
    Eğitim kuruluşunun denetimi
    MADDE 17 – (1) Eğitim kuruluşları, komiserlik eğitimiyle ilgili faaliyetleri açısından Başkanlığın gözetimi ve denetimi altındadır.
    (2) Eğitim kuruluşları, Başkanlık tarafından doğrudan veya bölge kurulu marifetiyle; komiserlik eğitiminin verilip verilmediği, verilen eğitimin içeriği, kim tarafından ve nerede verildiği, sınıf mevcutları ve eğitim başvurusu için sunulan bilgi ve belgeler ile belirlenen diğer hususlar yönünden her zaman denetlenebilir.
    DÖRDÜNCÜ BÖLÜM
    Başvuru ve Liste
    Listeye kayıt için başvuru
    MADDE 18 – (1) İlgili, listeye yazılmak için Başkanlık tarafından belirlenen takvim ve esaslara göre yerleşim yerinin veya mesleki faaliyetini yürüttüğü yerin bağlı olduğu bölge kuruluna başvuru yapar.
    (2) İlgili, başvuru sırasında kimlik, yerleşim ve iletişim bilgileri ile 4 üncü maddede aranan nitelikleri taşıdığına dair belgeleri ve aynı maddenin birinci fıkrasının (ç), (d), (e), (f) ve (g) bentlerinde gösterilen engellerin kendisinde bulunmadığına dair beyannameyi sunar.
    (3) Bölge kurulu, listeye kayıt için aranılan şartların sağlandığını tespit ederse ilgiliyi üç yıl için listeye kaydeder; aksi hâlde başvuruyu reddeder. Ret kararı ilgilisine bildirilir.
    (4) Kamu Gözetimi, Muhasebe ve Denetim Standartları Kurumu, komiser olma niteliklerini taşıyan bağımsız denetçilerin listesini kaydedilmek üzere bölge kuruluna bildirir.
    (5) Oluşturulan listeler bölge kurulu tarafından internet sitesinde ilan edilir.
    (6) Komiser, ikinci fıkrada sayılan hususlarla ilgili olarak kendisine ait bilgilerde meydana gelen her türlü değişikliği bir ay içinde varsa belgesiyle birlikte listeye işlenmek üzere bölge kuruluna iletir.
    (7) Komiser, yerleşim yeri, görev veya iş yeri değişikliği nedeniyle başka bir bölge kurulu listesine nakil talebinde bulunabilir.
    Listeden çıkarılma
    MADDE 19 – (1) Aşağıdaki hâllerde komiser, bölge kurulu tarafından listeden çıkarılır:
    a) Komiser tarafından talep edilmesi.
    b) Kamu Gözetimi, Muhasebe ve Denetim Standartları Kurumu tarafından komiserin bağımsız denetçi olma niteliğini kaybettiğinin bildirilmesi.
    c) Komiserliğe kabul şartlarının kaybedilmesi veya listeye kayıt tarihinde gerekli şartların bulunmadığının sonradan tespit edilmesi.
    ç) Bu Yönetmelik hükümlerine aykırı olarak görevin kabul edilmemesi veya görevin bırakılması.
    d) Görevin gerektirdiği güven duygusunu sarsıcı tutum ve davranışlarda bulunulması.
    e) 8 inci maddede belirtilen yükümlülüklere aykırı davranılması.
    İncelemenin usul ve esasları
    MADDE 20 – (1) Bölge kurulu başkanı, 19 uncu maddenin birinci fıkrasının (c), (ç), (d) ve (e) bentlerinde belirtilen hâllerde başvuru üzerine veya resen gerekli inceleme ve araştırmayı bizzat veya bölge kurulu üyelerinden biri vasıtasıyla yapabilir.
    (2) Bölge kurulu başkanı veya görevlendirilen üye, yapacağı denetim ve inceleme sırasında komiser hakkındaki iddiaları ciddi bulursa komisere tebligat yaparak bir hafta içinde yazılı savunma yapmasını ister.
    (3) Bölge kurulu başkanı veya görevlendirilen üye, bizzat veya istinabe suretiyle delilleri toplar, gerekli gördüğü kimselerin beyanlarını alır ve yapacağı inceleme sonucunda hazırladığı raporu bölge kuruluna sunar.
    (4) Bölge kurulu başkanı veya görevlendirilen üye, inceleme sırasında yargı mercilerinden, kamu kurum ve kuruluşlarından, meslek odalarından, özel hukuk tüzel kişilerinden ve gerçek kişilerden inceleme konusuyla ilgili bilgi ve belge talep edebilir. İlgililerce bu talebin yerine getirilmesi zorunludur.
    (5) Yapılacak inceleme sonucunda 19 uncu maddenin birinci fıkrasının (c), (ç), (d) ve (e) bentlerinde belirtilen hâllerden birinin gerçekleştiğinin anlaşılması hâlinde komiserin listeden çıkarılmasına karar verilir. Karar komisere tebliğ edilir ve kesinleştikten sonra komiserin görev yaptığı kamu kurum ve kuruluşlarına, kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşlarına ve ilgili diğer yerlere bildirilir.
    (6) Komiser hakkındaki inceleme, ivedilikle ve her hâlde başvuru veya resen incelemeye başlama tarihinden itibaren en geç altı ay içinde sonuçlandırılır.
    BEŞİNCİ BÖLÜM
    Alacaklılar Kurulu
    Alacaklılar kurulunun oluşturulması
    MADDE 21 – (1) Mahkeme tarafından kesin mühlet kararıyla birlikte veya en geç Kanunun 299 uncu maddesi gereğince alacaklıların alacaklarını bildirmesi ve Kanunun 300 üncü maddesi gereğince borçlunun alacaklılar hakkındaki beyanı alındıktan sonra, yedi alacaklıyı geçmemek, herhangi bir ücret takdir edilmemek ve tek sayıda olmak kaydıyla komiserin de görüşü alınarak alacaklılar kurulu oluşturulabilir.
    (2) Bu durumda alacakları, hukuki nitelik itibarıyla birbirinden farklı olan alacaklı sınıfları ve varsa rehinli alacaklılar, alacaklılar kurulunda hakkaniyete uygun şekilde temsil edilir.
    Alacaklılar kurulunun zorunlu olarak oluşturulacağı hâller
    MADDE 22 – (1) Hukuki nitelikleri büyük ölçüde birbirine benzer alacaklar, aynı alacaklı sınıfında yer alır. Rehinli alacaklılar, rehnin kıymetini karşılayan miktardaki alacakları bakımından ayrı bir sınıf olarak kabul edilir.
    (2) En az üç alacaklı sınıfı bulunması kaydıyla, alacaklı sayısının iki yüz elliyi veya alacak miktarının yüz yirmi beş milyon Türk Lirasını aşması hâlinde alacaklılar kurulunun oluşturulması zorunludur.
    Alacaklılar kurulunun görevleri
    MADDE 23 – (1) Alacaklılar kurulu, komiserin faaliyetlerine nezaret eder; komisere tavsiyelerde bulunabilir ve Kanunun öngördüğü hâllerde mahkemeye görüş bildirir.
    (2) Alacaklılar kurulu komiserin faaliyetlerini yeterli bulmazsa, mahkemeden komiserin değiştirilmesini gerekçeli bir raporla isteyebilir. Mahkeme bu talep hakkında borçluyu ve komiseri dinledikten sonra kesin olarak karar verir.
    Alacaklılar kurulunun çalışma usul ve esasları
    MADDE 24 – (1) Alacaklılar kurulu her ay en az bir kere toplanır. Alacaklılar kurulunun aylık olağan toplantıları komiser tarafından belirlenerek bildirilen gün ve yerde yapılır.
    (2) Alacaklılar kurulu ayrıca üyelerinin salt çoğunluğunun talebi üzerine her zaman toplanabilir. Bu hâlde, yapılacak toplantıların komisere bildirilmesi zorunludur.
    (3) Alacaklılar kurulu toplantıda hazır bulunanların oy çokluğuyla karar alır. Komiser toplantılarda hazır bulunarak alınan kararları toplantıya katılanların imzasını almak suretiyle tutanağa bağlar.
    ALTINCI BÖLÜM
    Çeşitli ve Son Hükümler
    Yürürlükten kaldırılan yönetmelik
    MADDE 25 – (1) 2/6/2018 tarihli ve 30439 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Konkordato Komiserinin Niteliklerine ve Alacaklılar Kurulunun Zorunlu Olarak Oluşturulmasına Dair Yönetmelik yürürlükten kaldırılmıştır.
    Geçiş hükmü
    GEÇİCİ MADDE 1 – (1) Bu Yönetmeliğin yürürlüğe girdiği tarihten önce alınan komiserlik eğitimleri, listeye kayıt için yapılacak başvuruda dikkate alınmaz.
    (2) Bu Yönetmeliğe göre oluşturulan listeler, bölge kurulu tarafından ilan edilir. Bu ilan yapılıncaya kadar listeden görevlendirme usulü dikkate alınmaksızın komiser görevlendirilmesine devam olunur ve bu komiserler listede bulunmasalar dahi mevcut dosyalardaki görevlerini tamamlar.
    Yürürlük
    MADDE 26 – (1) Bu Yönetmelik yayımı tarihinde yürürlüğe girer.
    Yürütme
    MADDE 27 – (1) Bu Yönetmelik hükümlerini Adalet Bakanı yürütür.

    Konkordato Talebine Eklenecek Belgeler Hakkında Yönetmelik

    30 Ocak 2019 tarih ve 30671 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren ilgili yönetmeliği görüntülemek için tıklayınız.

    İlgili TÜRMOB Mevzuat Sirkülerini (2019/49) görüntülemek için tıklayınız.

    30 Ocak 2019 ÇARŞAMBA

    Resmî Gazete

    Sayı : 30671

    YÖNETMELİK

    Adalet Bakanlığından:
    KONKORDATO TALEBİNE EKLENECEK BELGELER
    HAKKINDA YÖNETMELİK
    BİRİNCİ BÖLÜM
    Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar
    Amaç
    MADDE 1 – (1) Bu Yönetmeliğin amacı, konkordato talebine eklenecek belgelere ilişkin usul ve esasları düzenlemektir.
    Kapsam
    MADDE 2 – (1) Bu Yönetmelik, konkordato talebine eklenecek belgeleri, bu belgelerin şeklini, içeriğini ve diğer hususları kapsar.
    Dayanak
    MADDE 3 – (1) Bu Yönetmelik, 9/6/1932 tarihli ve 2004 sayılı İcra ve İflas Kanununun 286 ncı maddesine dayanılarak hazırlanmıştır.
    Tanımlar
    MADDE 4 – (1) Bu Yönetmelikte geçen;
    a) Bağımsız denetim kuruluşu: Kamu Gözetimi, Muhasebe ve Denetim Standartları Kurumu tarafından yetkilendirilen bağımsız denetim kuruluşlarını,
    b) Bağımsız Denetim Standartları: Kamu Gözetimi, Muhasebe ve Denetim Standartları Kurumu tarafından yürürlüğe konulan ve uluslararası standartlarla uyumlu olan bağımsız denetim standartlarını,
    c) Finansal raporlama çerçevesi: Borçlunun, 26/3/2018 tarihli ve 2018/11597 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile yürürlüğe konulan Bağımsız Denetime Tabi Şirketlerin Belirlenmesine Dair Karar uyarınca bağımsız denetime tabi olması durumunda, Kamu Gözetimi, Muhasebe ve Denetim Standartları Kurumu düzenlemelerine göre uyguladığı Türkiye Muhasebe Standartlarını, bunlar dışındaki borçlular için yürürlükteki mevzuatı,
    ç) Güvence Denetimi Standartları: Türkiye Denetim Standartları kapsamında Kamu Gözetimi, Muhasebe ve Denetim Standartları Kurumu tarafından yayımlanan ve uluslararası standartlarla uyumlu olan güvence denetimi standartlarını,
    d) Kurum: Kamu Gözetimi, Muhasebe ve Denetim Standartları Kurumunu,
    e) Türkiye Denetim Standartları: 26/9/2011 tarihli ve 660 sayılı Kamu Gözetimi, Muhasebe ve Denetim Standartları Kurumunun Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararname uyarınca yürürlüğe konulan, bilgi sistemleri denetimi dâhil olmak üzere, bağımsız denetim alanında uluslararası standartlarla uyumlu eğitim, etik, kalite kontrol ve denetim standartları ile bu alana ilişkin diğer düzenlemeleri,
    f) Türkiye Muhasebe Standartları: Kurum tarafından yayımlanan, Türkiye Finansal Raporlama Standartları, Büyük ve Orta Boy İşletmeler için Finansal Raporlama Standardı ile farklı işletme büyüklükleri, sektörler ve kâr amacı gütmeyen kuruluşlar için belirlenen standartlar ve bunlarla ilişkili diğer düzenlemeleri,
    ifade eder.
    İKİNCİ BÖLÜM
    Konkordato Talebine Eklenecek Belgeler
    Talebe eklenecek belgeler
    MADDE 5 – (1) Borçlu, konkordato talebine aşağıdaki belgeleri ekler:
    a) Konkordato ön projesi.
    b) Borçlunun malvarlığının durumunu gösterir belgeler.
    c) Alacaklı ve alacak listesi.
    ç) Karşılaştırma tablosu.
    d) Makul güvence veren denetim raporu.
    (2) Borçlu, iflasa tabi olmayan kişilerden ise sadece birinci fıkranın (a) ve (c) bentlerinde yazılı belgeler ile uygun düştüğü ölçüde (b) bendinde yazılı belgeleri konkordato talebine ekler.
    (3) Konkordato işlemlerinin başlatılması alacaklılardan biri tarafından talep edilmişse mahkeme, birinci veya ikinci fıkrada belirtilen belge ve kayıtların eksiksiz olarak sunulması için borçluya makul bir süre verir. Bu durumda anılan belge ve kayıtların hazırlanması için gerekli masraf alacaklı tarafından karşılanır.
    Konkordato ön projesi
    MADDE 6 – (1) Konkordato ön projesinde aşağıdaki hususlar yer alır:
    a) Borçlunun, borçlarını hangi oranda veya vadede ödeyeceği.
    b) Alacaklıların, alacaklarından hangi oranda vazgeçmiş olacakları.
    c) Borçlunun, ödemelerin yapılması için mallarını satıp satmayacağı.
    ç) Borçlunun faaliyetine devam edebilmesi ve alacaklılara ödemelerini yapabilmesi için gerekli malî kaynağı hangi yöntemle sağlayacağı; bu kapsamda sermaye artırımı veya kredi temini yoluna gidip gitmeyeceği yahut başka bir yöntem kullanıp kullanmayacağı.
    Borçlunun malvarlığının durumunu gösterir belgeler
    MADDE 7 – (1) Borçlu, malvarlığının durumunu gösterir belgeleri konkordato talebine ekler. Şayet borçlu, defter tutmaya mecbur kişilerden ise ayrıca aşağıdaki belgeleri de ekler:
    a) 13/1/2011 tarihli ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununa göre hazırlanan son bilanço.
    b) Gelir tablosu.
    c) Nakit akım tablosu.
    ç) İşletmenin devamlılığı esasına göre hazırlanan ara bilanço.
    d) Aktiflerin muhtemel satış fiyatları üzerinden hazırlanan ara bilanço.
    e) Ticari defterlerin açılış ve kapanış tasdikleri ile elektronik ortamda oluşturulan defterlere ilişkin e-defter berat bilgileri.
    f) Maddi ve maddi olmayan duran varlıklara ait olup defter değerlerini içeren listeler.
    g) Tüm alacak ve borçları, vadeleri ile birlikte gösteren liste ve belgeler.
    ğ) Borçlunun malî durumunu açıklayıcı diğer bilgi ve belgeler.
    (2) 2018/11597 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı uyarınca bağımsız denetime tabi olan borçlular için, birinci fıkranın (a), (b) ve (c) bentlerinde sayılanların bağımsız denetimden geçmiş olması gerekir.
    (3) Birinci fıkranın (a), (b) ve (c) bentlerinde sayılan finansal tabloların tarihi bakımından, bunlara ilişkin hesap dönemi kapanışı üzerinden bir takvim yılı geçmemiş olmalıdır. Diğer bentlerde sayılan tablo, bilgi ve belgelerin tarihi ise mahkemeye başvuru tarihinden en fazla doksan gün öncesine ait olabilir.
    (4) Birinci fıkranın (a), (b), (c), (ç) ve (d) bentlerinde sayılan tablolar finansal raporlama çerçevesine uygun olarak hazırlanır.
    Alacaklı ve alacak listesi
    MADDE 8 – (1) Borçlu; alacaklıları, alacak miktarlarını ve alacaklıların imtiyaz durumunu gösteren listeyi konkordato talebine ekler.
    Karşılaştırma tablosu
    MADDE 9 – (1) Borçlu, konkordato ön projesinde yer alan teklife göre alacaklıların eline geçmesi öngörülen miktar ile iflası hâlinde alacaklıların eline geçebilecek muhtemel miktarı karşılaştırmalı olarak gösteren tabloyu konkordato talebine ekler.
    Makul güvence veren denetim raporu
    MADDE 10 – (1) Borçlu, 16 ncı madde kapsamında hazırlanan rapor ile dayanaklarını konkordato talebine ekler.
    Diğer belge ve kayıtlar
    MADDE 11 – (1) Borçlu, konkordato sürecinde mahkeme veya komiser tarafından istenebilecek diğer belge ve kayıtları da ibraz etmek zorundadır.
    ÜÇÜNCÜ BÖLÜM
    Denetim ve Rapor
    Denetimin konusu ve kapsamı
    MADDE 12 – (1) Denetim, borçlunun konkordato ön projesinde yer alan teklifinin gerçekleşeceği hususunda makul güvence verilip verilmeyeceğinin tespiti amacıyla yapılır.
    (2) Bağımsız denetim kuruluşu, makul güvence veren denetim raporunu hazırlarken aşağıdaki belgeleri denetler:
    a) Konkordato ön projesi.
    b) Borçlunun malvarlığının durumunu gösterir belgeler.
    c) Alacaklı ve alacak listesi.
    ç) Karşılaştırma tablosu.
    (3) Bağımsız denetim kuruluşu, yapacağı denetimde yukarıda sayılan belgelerin dışında gerekli gördüğü diğer bilgi ve belgeleri de isteyebilir.
    Denetimde uyulacak standartlar
    MADDE 13 – (1) Borçlunun malvarlığının durumunu gösteren belgeler ile alacaklı ve alacak listesi, Bağımsız Denetim Standardı 805’e; konkordato ön projesi ile karşılaştırma tablosu, Güvence Denetimi Standardı 3000 ve Güvence Denetimi Standardı 3400’e uygun olarak denetlenir.
    Denetim kıstası
    MADDE 14 – (1) Bağımsız denetim kuruluşu denetimi, aşağıdaki kıstasları esas alarak yürütür:
    a) Borçlunun malvarlığının durumunu gösterir belgeler ile alacaklı ve alacak listesi açısından finansal raporlama çerçevesi.
    b) Konkordato ön projesi ile karşılaştırma tablosu açısından 2004 sayılı Kanunun 285 ve 286 ncı maddeleri.
    Denetim kanıtı
    MADDE 15 – (1) Denetim kanıtı, denetim konusunda denetim kıstası çerçevesinde önemli uyumsuzluklar bulunup bulunmadığı hususunda güvence verilmesini teminen görüş bildirmeye yönelik olarak bağımsız denetçi tarafından elde edilen ve belirlenen güvence seviyesi için yeterli ve uygun bilgi, belge ve beyanlardır. Bu kanıtlar, denetimin Türkiye Denetim Standartları çerçevesinde ve mesleki şüphecilik içinde planlanması ve gerçekleştirilmesi suretiyle elde edilir ve tevsik edilir.
    (2) Denetim, denetimin konusunda önemli uyumsuzluklara yol açabilecek koşulların mevcut olabileceği göz önünde bulundurularak, mesleki şüphecilik içinde planlanır ve gerçekleştirilir. Önemlilik, mevcut koşullar içinde değerlendirildiğinde, denetim konusu ile denetim kıstası arasındaki uyumsuzluğun boyutuna, niteliğine veya her ikisine bağlıdır.
    (3) Bağımsız denetim kuruluşu, borçlunun ileriye yönelik finansal bilgilere dair varsayım ve tahminlerinin makul olup olmadığına ilişkin kendisini ikna eden kanıtları elde eder. Bu kanıtları elde edememesi durumunda, konkordato ön projesinde yer alan teklifin gerçekleşmesine ilişkin olumlu sonuca varamaz.
    Rapor
    MADDE 16 – (1) Makul güvence veren denetim raporu, denetim kanıtlarının Türkiye Denetim Standartları çerçevesinde değerlendirilmesi sonucunda, makul güvence seviyesine uygun şekilde oluşturulan denetçi görüşünün ve varsa dikkat çekilmek istenen diğer hususların, mahkemeye sunulması amacıyla Kurum düzenlemelerine uygun olarak hazırlanan ve imzalayan bağımsız denetim kuruluşu tarafından sorumluluğu üstlenilen belgedir. Bağımsız denetim kuruluşu, yaptığı denetim sonucunda konkordato ön projesinde yer alan teklifin gerçekleşeceği hususunda olumlu sonuca varırsa, makul güvence veren denetim raporunu hazırlar.
    Sorumluluk
    MADDE 17 ‒ (1) Bu Yönetmelik kapsamında düzenlenecek raporlar ve bu raporlara dayanak olacak denetimlerde, bağımsız denetim kuruluşlarının faaliyetleri, hak ve yükümlülükleri, raporların inceleme ve denetimleri, bu raporlar sebebiyle doğacak idari ve hukuki sorumluluk ile diğer hususlar hakkında 660 sayılı Kanun Hükmünde Kararname hükümleri uygulanır.
    Sözleşme ve ücret tarifesi
    MADDE 18 – (1) Borçlu, bu Yönetmelik kapsamında yapılacak denetim için bağımsız denetim kuruluşu ile sözleşme imzalar.
    (2) Bu Yönetmelik kapsamında yapılacak denetimin toplam ücretinin üst sınırına ilişkin ücret tarifesi, denetimin kapsamı ve niteliği dikkate alınarak Adalet Bakanlığı ile Hazine ve Maliye Bakanlığınca müştereken belirlenebilir.
    Bildirim
    MADDE 19 – (1) Bağımsız denetim kuruluşu, 18 inci madde uyarınca imzalanan sözleşme ile 16 ncı maddede belirtilen raporu borçlunun konkordato talebinde bulunduğu tarihten itibaren altmış gün içinde Kuruma bildirir.
    DÖRDÜNCÜ BÖLÜM
    Çeşitli ve Son Hükümler
    Hüküm bulunmayan hâller
    MADDE 20 – (1) Bu Yönetmelikte hüküm bulunmayan hâllerde 26/12/2012 tarihli ve 28509 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Bağımsız Denetim Yönetmeliği hükümleri uygulanır.
    Yürürlük
    MADDE 21 – (1) Bu Yönetmelik yayımı tarihinde yürürlüğe girer.
    Yürütme
    MADDE 22 – (1) Bu Yönetmelik hükümlerini Adalet Bakanı yürütür.

    Gelir Vergisi Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair 7162 Sayılı Kanun

    30 Ocak 2019 tarih ve 30671 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Gelir Vergisi Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair 7162 Sayılı Kanunu görüntülemek için tıklayınız.

    İlgili TÜRMOB Mevzuat Sirkülerini (2019/44) görüntülemek için tıklayınız.


    ÖZET:

    7162 sayılı Kanun ile Gelir Vergisi Kanunu, Katma Değer Vergisi Kanunu, Kurumlar Vergisi Kanunu ve Belediye Gelirleri Kanunu’nda değişiklikler yapılmıştır. Bu değişiklikler aşağıdaki konulara ilişkindir.

    - Evlerde üretilen çeşitli ürünlerin yıl içinde gerçekleştirilen satış tutarı, ilgili yıl için geçerli olan asgari ücretin yıllık brüt tutarından fazla olmaması koşuluyla internet ve benzeri elektronik ortamlar üzerinden satışı esnaf muaflığı kapsamına alındı.

    - İşverenler tarafından hizmet erbabına ödenen işsizlik veya işe başlatmama tazminatı veya diğer benzer adlar altında yapılan ödemelerden sadece 4447 sayılı İşsizlik Sigortası Kanunu uyarınca ödenen işsizlik ödeneği ve 22/5/2003 tarihli ve 4857 sayılı İş Kanunu’nagöre ödenen işe başlatmama tazminatının gelir vergisinden müstesna olduğu hüküm altına alındı.

    - Vergiye uyumlu mükelleflerin vergi indiriminden yararlanabilmeleri için uymaları gereken eksik ödeme sınırı 10 TL’den 250 TL’ye yükseltildi. Söz konusu değişiklik 1/1/2019 tarihinden itibaren verilmesi gereken yıllık gelir ve kurumlar vergisi beyannamelerinde indirim şartlarının varlığı açısından dikkate alınacaktır.

    - 27/3/2018 tarihinden önce karşılıklı sonlandırma sözleşmesi veya ikale sözleşmesi kapsamında yapılan ödemeler üzerinden kesilen gelir vergisi hizmet erbabına red ve iade edilecektir. Madde gerekçesinde karşılıklı sonlandırma sözleşmesi ve ikale sözleşmesi kapsamında yapılsa dahi ek tazminat niteliğinde olmayan ihbar tazminatı, normal ücret, yıllık izin ücreti, geçmiş veya mevcut dönemdeki çalışmalar karşılığı yapılan hizmet primi ve ikramiye ödemeleri ile ücret kapsamında olan benzeri ödemelerden kesilen gelir vergisinin iadesinin mümkün olmadığı belirtilmiştir.

    - 2019 UEFA Süper Kupa Finali ve 2020 UEFA Şampiyonlar Ligi Finali müsabakaları ile ilgili mal teslimi ve hizmet ifalarına KDV istisnası getirildi.

    - 2019 UEFA Süper Kupa Finali ve 2020 UEFA Şampiyonlar Ligi Finali müsabakalarının Türkiye’de oynanmasına ilişkin olarak elde edilen kazanç ve iratlar ile ilgili gelir ve kurumlar vergisi muafiyeti getirildi.

    - Maliye Bakanlığı’na biletle girilen yerlere ilişkin eğlence vergisinin hesaplanması ve ödenmesine dair işlemlerin elektronik belge düzenlenmek suretiyle yapılmasına ait usul ve esasları belirleme yetkisi verildi.

    551 sayılı KHK yürürlükten kaldırıldığından 6769 sayılı Kanun kapsamında patent veya faydalı model belgesi verilerek koruma altına alınan buluşların da Sınai mülkiyet hakları istisnasından faydalanabilmesi imkanı getirildi.



    0 Ocak 2019 ÇARŞAMBA

    Resmî Gazete

    Sayı : 30671

    KANUN

    GELİR VERGİSİ KANUNU İLE BAZI KANUNLARDA DEĞİŞİKLİK
    YAPILMASINA DAİR KANUN


    Kanun No. 7162                                                                                                         
    Kabul Tarihi: 18/1/2019
    MADDE 1 – 31/12/1960 tarihli ve 193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun 9 uncu maddesinin birinci fıkrasının (6) numaralı bendine “işyeri açmaksızın” ibaresinden sonra gelmek üzere “veya yıl içinde gerçekleştirilen satış tutarı, ilgili yıl için geçerli olan asgari ücretin yıllık brüt tutarından fazla olmamak üzere, internet ve benzeri elektronik ortamlar üzerinden” ibaresi eklenmiştir.
    MADDE 2 – 193 sayılı Kanunun 25 inci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
    “1. Ölüm, engellilik ve hastalık sebebiyle verilen tazminat ve yardımlar ile 25/8/1999 tarihli ve 4447 sayılı İşsizlik Sigortası Kanunu uyarınca ödenen işsizlik ödeneği ve 22/5/2003 tarihli ve 4857 sayılı İş Kanununa göre ödenen işe başlatmama tazminatı;”
    MADDE 3 – 193 sayılı Kanunun mükerrer 121 inci maddesinin ikinci fıkrasının (1) numaralı bendinde yer alan “10 Türk lirasına” ibaresi “250 Türk lirasına” şeklinde değiştirilmiş ve bende “ödemeler bu şartın ihlali sayılmaz.” ibaresinden sonra gelmek üzere aşağıdaki cümle eklenmiştir.
    “Vergi kanunları gereğince, tecil edilerek belirlenen şartların gerçekleşmesine bağlı olarak terkin edilecek vergilerin, şartların sağlanamaması halinde kanunlarında belirlenen tecil süresinin sonunu takip eden onbeşinci günün bitimine kadar ödenmesi şartıyla bu şart ihlal edilmiş sayılmaz.”
    MADDE 4 – 193 sayılı Kanuna aşağıdaki geçici madde eklenmiştir.
    “GEÇİCİ MADDE 89 – 27/3/2018 tarihinden önce karşılıklı sonlandırma sözleşmesi veya ikale sözleşmesi kapsamında ödenen tazminatlar, iş kaybı tazminatları, iş sonu tazminatları, iş güvencesi tazminatları gibi çeşitli adlar altında yapılan ödemeler ve yardımlar üzerinden tevkif edilerek tahsil edilen gelir vergisi, hizmet erbabının düzeltme zamanaşımı süresi içerisinde tarha yetkili vergi dairelerine başvurmaları ve dava açmamaları, açılmış davalardan vazgeçmeleri şartıyla 213 sayılı Vergi Usul Kanununun düzeltmeye ilişkin hükümleri uyarınca red ve iade edilir.
    Bu madde hükümlerinden yararlanmak üzere vazgeçilen davalarla ilgili olarak yargılama giderleri ve vekâlet ücretine hükmedilmez.
    Hakkında kesinleşmiş yargı kararı bulunan iade talepleriyle ilgili olarak bu madde hükmü uygulanmaz.
    Bu maddenin uygulanmasına ilişkin usul ve esasları belirlemeye Hazine ve Maliye Bakanlığı yetkilidir.”
    MADDE 5 – 26/5/1981 tarihli ve 2464 sayılı Belediye Gelirleri Kanununun 21 inci maddesinin ikinci fıkrasının beşinci cümlesine “ödeme kaydedici cihaz kullanılarak” ibaresinden sonra gelmek üzere “veya elektronik belge düzenlenmek suretiyle” ibaresi eklenmiştir.
    MADDE 6 – 25/10/1984 tarihli ve 3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanununa aşağıdaki geçici madde eklenmiştir.
    “GEÇİCİ MADDE 40 – 2019 UEFA Süper Kupa Finali ve 2020 UEFA Şampiyonlar Ligi Finali müsabakalarına ilişkin olmak üzere Avrupa Futbol Federasyonları Birliği (UEFA), katılımcı futbol kulüpleri ve organizasyonda görevli tüzel kişilerden iş yeri, kanuni ve iş merkezi Türkiye’de bulunmayanlara, bu müsabakalar dolayısıyla yapılacak mal teslimleri ve hizmet ifaları ile bunların bu müsabakalar dolayısıyla yapacakları mal teslimleri ve hizmet ifaları katma değer vergisinden müstesnadır.
    Bu maddede düzenlenen istisnalar dolayısıyla yüklenilen vergiler, vergiye tabi işlemler üzerinden hesaplanan vergilerden indirilir. İndirim yoluyla telafi edilemeyen vergiler ise 32 nci madde hükümleri uyarınca istisna kapsamında işlem yapan mükellefin talebi üzerine nakden veya mahsuben iade edilir.
    Hazine ve Maliye Bakanlığı istisna ve iadenin uygulamasına ilişkin usul ve esasları belirlemeye yetkilidir.”
    MADDE 7 – 4/4/1990 tarihli ve 3621 sayılı Kıyı Kanununa aşağıdaki ek madde ve ekli (1), (2), (3) ve (4) nolu krokiler ile listeler eklenmiştir.
    “EK MADDE 2 – Ekli (1), (2), (3) ve (4) nolu krokiler ile listelerde sınır ve koordinatları gösterilen alanlarda bu Kanunun kıyılar, sahil şeritleri, doldurma ve kurutma yoluyla kazanılan arazilere ilişkin yapı ve yapılaşmaya dair sınırlayıcı hükümleri uygulanmaz.”
    MADDE 8 – 12/4/1990 tarihli ve 3624 sayılı Küçük ve Orta Ölçekli İşletmeleri Geliştirme ve Destekleme İdaresi Başkanlığı Teşvik ve Muafiyetleri Kanununun mülga ek 1 inci maddesi aşağıdaki şekilde yeniden düzenlenmiştir.
    “EK MADDE 1 – Başkanlık tarafından desteklenen araştırma, geliştirme, tasarım, yenilik, girişimcilik, iş geliştirme, üretim ve yatırım faaliyetlerine ilişkin her türlü süreçte görev yapmak ve mesleki bilgi ve deneyiminden faydalanmak üzere geçici süreyle kamu görevlileri ile kamu görevlisi olmayan alanında uzman diğer kişiler görevlendirilebilir. Bu kapsamda görevlendirilen öğretim elemanları ile kamu görevlisi olmayan alanında uzman diğer kişilere 4/11/1981 tarihli ve 2547 sayılı Yükseköğretim Kanununun 38 inci maddesinde öngörülen aylık tutarın beş katını aşmamak kaydıyla diğer kanunlardaki düzenleme ve kısıtlamalara tabi olmaksızın ödeme yapılabilir. Yapılacak ödemelere ilişkin usul ve esaslar; işin ve hizmetin özelliği, görev yeri, çalışma şartları ve süreleri gibi hususlar esas alınmak suretiyle Başkanlıkça belirlenir. 2547 sayılı Kanuna göre görevlendirilecekler, asli görevlerine ait aylık, ücret, ödenek, her türlü zam ve tazminatlar ve diğer mali ve sosyal haklar ile 2547 sayılı Kanunun 58 inci maddesinde öngörülen ödemelerden aynı usul ve esaslar çerçevesinde yararlanmaya devam eder. Bu maddede öngörülen ödemeden yararlananlara 6245 sayılı Harcırah Kanununa göre harcırah ödenmez.”
    MADDE 9 – 2/3/2005 tarihli ve 5307 sayılı Sıvılaştırılmış Petrol Gazları (LPG) Piyasası Kanunu ve Elektrik Piyasası Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun 5 inci maddesinin ikinci fıkrasının ikinci cümlesi ile yedinci fıkrasının üçüncü cümlesi yürürlükten kaldırılmış ve dördüncü fıkrasının birinci cümlesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
    “Dağıtıcıların, teknik düzenlemelere uygun depolama ve/veya dolum tesisine sahip olması zorunludur.”
    MADDE 10 – 31/5/2006 tarihli ve 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununa aşağıdaki geçici madde eklenmiştir.
    “GEÇİCİ MADDE 78 – Bu Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamında haklarında uzun vadeli sigorta kolları hükümleri uygulanan sigortalıları çalıştıran işverenlerce;
    a) 2018 yılının aynı ayına ilişkin Kuruma verilen aylık prim ve hizmet belgelerinde veya muhtasar ve prim hizmet beyannamelerinde prime esas günlük kazancı 102 Türk lirası ve altında bildirilen sigortalıların toplam prim ödeme gün sayısını geçmemek üzere, 2019 yılında cari aya ilişkin verilen aylık prim ve hizmet belgelerinde veya muhtasar ve prim hizmet beyannamelerinde bildirilen sigortalılara ilişkin toplam prim ödeme gün sayısının,
    b) 2019 yılı içinde ilk defa bu Kanun kapsamına alınan işyerlerinden bildirilen sigortalılara ilişkin toplam prim ödeme gün sayısının,
    2019 yılı Ocak ila Aralık ayları/dönemi için bu maddede belirtilen tutarlar ile çarpımı sonucu bulunacak tutar, bu işverenlerin Kuruma ödeyecekleri sigorta primlerinden mahsup edilir ve bu tutar İşsizlik Sigortası Fonundan karşılanır. Ancak (a) bendinde belirtilen prime esas günlük kazanç tutarı 18/10/2012 tarihli ve 6356 sayılı Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanunu hükümleri uyarınca toplu iş sözleşmesine tabi özel sektör işverenlerine ait işyerleri için 203 Türk lirası olarak esas alınır.
    Birinci fıkrada belirtilen işyerlerinin tespitinde; 2018 yılı Ocak ila Kasım ayları/döneminde uzun vadeli sigorta kollarından aylık prim ve hizmet belgeleri veya muhtasar ve prim hizmet beyannameleri ile bildirimi yapılan 4 üncü maddenin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamındaki sigortalı sayısının ortalaması esas alınır. Ortalama sigortalı sayısı; beş yüzün altında olan işyerleri için günlük 5 Türk lirası, beş yüz ve üzerinde olan işyerleri için günlük 3,36 Türk lirası destek sağlanır.
    Bu madde kapsamında destekten yararlanılacak ayda/dönemde, 2018 yılı Ocak ila Kasım ayları/döneminde aylık prim ve hizmet belgesi veya muhtasar ve prim hizmet beyannamesi ile 4 üncü maddenin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamında uzun vadeli sigorta kollarından en az sigortalı bildirimi yapılan aydaki/dönemdeki sigortalı sayısının altında bildirimde bulunulması halinde bu madde hükümleri uygulanmaz.
    Mevcut bir işletmenin kapatılarak değişik bir ad ve unvan altında ya da bir iş birimi olarak açılması veya yönetim ve kontrolü elinde bulunduracak şekilde doğrudan veya dolaylı ortaklık ilişkisi bulunan şirketler arasında istihdamın kaydırılması, şahıs işletmelerinde işletme sahipliğinin değiştirilmesi gibi İşsizlik Sigortası Fonu katkısından yararlanmak amacıyla muvazaalı işlem tesis ettiği anlaşılan veya sigortalıların prime esas kazançlarını 2019 yılı Ocak ila Aralık ayları/dönemi için eksik bildirdiği tespit edilen işyerlerinden İşsizlik Sigortası Fonunca karşılanan tutar, gecikme cezası ve gecikme zammıyla birlikte geri alınır ve bu işyerleri hakkında bu madde hükümleri uygulanmaz.
    İşverenlerin çalıştırdıkları sigortalılarla ilgili 2019 yılı Ocak ila Aralık aylarına/dönemine ait aylık prim ve hizmet belgelerini veya muhtasar ve prim hizmet beyannamelerini yasal süresi içerisinde vermediği, sigorta primlerini yasal süresinde ödemediği, denetim ve kontrolle görevli memurlarca yapılan soruşturma ve incelemelerde çalıştırdığı kişileri sigortalı olarak bildirmediği veya bildirilen sigortalının fiilen çalışmadığı durumlarının tespit edilmesi, Kuruma prim, idari para cezası ve bunlara ilişkin gecikme cezası ve gecikme zammı borcu bulunması hâllerinde bu maddenin birinci fıkrasının (b) bendine ilişkin hükümler uygulanmaz. Ancak Kuruma olan prim, idari para cezası ve bunlara ilişkin gecikme cezası ve gecikme zammı borçlarını 6183 sayılı Kanunun 48 inci maddesine göre tecil ve taksitlendiren işverenler bu tecil ve taksitlendirme devam ettiği sürece anılan fıkra hükmünden yararlandırılır. Bu maddenin uygulanmasında bu Kanunun ek 14 üncü maddesi hükümleri uygulanmaz.
    Birinci fıkranın (a) bendinin uygulanmasında, bir önceki yılın aynı ayına ilişkin olarak aylık prim ve hizmet belgesi veya muhtasar ve prim hizmet beyannamesi verilmemiş olması halinde bildirim yapılmış takip eden ilk aya ilişkin aylık prim ve hizmet belgesindeki veya muhtasar ve prim hizmet beyannamesindeki bildirimler esas alınır. 2018 yılından önce bu Kanun kapsamına alınmış ancak 2018 yılında sigortalı çalıştırmamış işyerleri hakkında birinci fıkranın (b) bendi hükümleri uygulanır.
    Sigortalı ve işveren hisselerine ait sigorta primlerinin Devlet tarafından karşılandığı durumlarda işverenin ödeyeceği sigorta priminin İşsizlik Sigortası Fonunca karşılanacak tutardan az olması hâlinde sadece sigorta prim borcu kadar mahsup işlemi yapılır.
    3213 sayılı Kanunun ek 9 uncu maddesi uyarınca ücretleri asgarî ücretin iki katından az olamayacağı hükme bağlanan “Linyit” ve “Taşkömürü” çıkarılan işyerlerinde yer altında çalışan sigortalılar için birinci fıkranın uygulanmasında (a) bendi uyarınca belirlenecek günlük kazanç 271 Türk lirası olarak ve 2018 yılının aynı ayına ilişkin Kuruma verilen aylık prim ve hizmet belgelerinde veya muhtasar ve prim hizmet beyannamelerinde bildirilen prim ödeme gün sayısının yüzde 50’sini geçmemek üzere, 2019 yılında cari aya ilişkin verilen aylık prim ve hizmet belgelerinde veya muhtasar ve prim hizmet beyannamelerinde bildirilen sigortalılara ilişkin toplam prim ödeme gün sayısı dikkate alınır.
    Bu madde hükümleri, 5018 sayılı Kanuna ekli (I) sayılı cetvelde sayılan kamu idarelerine ait kadro ve pozisyonlarda 4 üncü maddenin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamında çalışan sigortalılar için uygulanmaz.
    4734 sayılı Kanunun 2 nci maddesinin birinci fıkrasının (a), (b), (c) ve (d) bentlerinde sayılan idareler tarafından ilgili mevzuatı uyarınca yapılan ve sözleşmesinde fiyat farkı ödeneceği öngörülen hizmet alımlarında, ihale dokümanında personel sayısının belirlendiği ve haftalık çalışma saatinin tamamının idarede kullanılmasının öngörüldüğü işçilikler için birinci fıkra uyarınca İşsizlik Sigortası Fonu tarafından karşılanacak tutarlar bu idarelerce işverenlerin hak edişinden kesilir.
    2019 yılı Ocak ila Aralık aylarına/dönemine ilişkin yasal süresi dışında Kuruma verilen aylık prim ve hizmet belgelerinde veya Hazine ve Maliye Bakanlığına verilecek muhtasar ve prim hizmet beyannamelerinde kayıtlı sigortalılar için bu madde hükümleri uygulanmaz.
    Bu maddenin uygulanmasına ilişkin usul ve esaslar Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı ve Türkiye İş Kurumunun görüşleri alınmak suretiyle Kurum tarafından belirlenir.”
    MADDE 11 – 13/6/2006 tarihli ve 5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanununun 5/B maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendine “Kanun Hükmünde Kararname” ibaresinden sonra gelmek üzere “veya 22/12/2016 tarihli ve 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu” ibaresi ve (b) bendine “2 nci maddesinde” ibaresinden sonra gelmek üzere “veya 6769 sayılı Kanunun 3 üncü maddesinde” ibaresi eklenmiştir.
    MADDE 12 – 5520 sayılı Kanuna aşağıdaki geçici madde eklenmiştir.
    “GEÇİCİ MADDE 11 – (1) 2019 UEFA Süper Kupa Finali ve 2020 UEFA Şampiyonlar Ligi Finali müsabakalarının Türkiye’de oynanmasına ilişkin olarak Türkiye’de elde ettikleri kazanç ve iratları dolayısıyla Avrupa Futbol Federasyonları Birliği (UEFA), katılımcı futbol kulüpleri ve organizasyonda görevli tüzel kişilerden işyeri, kanuni ve iş merkezi Türkiye’de bulunmayanlar gelir ve kurumlar vergisinden muaftır. Bu muafiyet, tevkif yoluyla alınan vergileri de kapsar.”
    MADDE 13 – 24/3/2010 tarihli ve 5978 sayılı Yurtdışı Türkler ve Akraba Topluluklar Başkanlığına İlişkin Bazı Düzenlemeler Hakkında Kanunun geçici 3 üncü maddesine aşağıdaki fıkralar eklenmiştir.
    “(3) Bu madde kapsamında atananların Başkanlıkta sözleşmeli personel pozisyonlarında geçirdikleri hizmet süreleri, öğrenim durumlarına göre yükselebilecekleri dereceleri aşmamak kaydıyla kazanılmış hak aylık derece ve kademelerinin tespitinde değerlendirilir. Bunlar, atandıkları kadronun mali ve sosyal haklarına göreve başladığı tarihi takip eden ay başından itibaren hak kazanır ve önceki pozisyonlarında aldıkları mali ve sosyal haklar hakkında herhangi bir mahsuplaşma yapılmaz. Bu şekilde Yurtdışı Türkler ve Akraba Topluluklar Uzmanı kadrolarına atananlara iş sonu tazminatı ve diğer ücretler ödenmez. Bu personelin önceden iş sonu tazminatı ödenmiş süreleri hariç, iş sonu tazminatına esas olan toplam hizmet süreleri, 8/6/1949 tarihli ve 5434 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Emekli Sandığı Kanunu uyarınca ödenecek emekli ikramiyesine esas toplam hizmet süresinin hesabında dikkate alınır.
    (4) Birinci fıkrada öngörülen yabancı dil şartının değerlendirilmesinde, dil yeterliği bakımından YDS’ye denkliği kabul edilen ve uluslararası geçerliliği bulunan başka bir belge de dikkate alınır.
    (5) Birinci fıkra kapsamında başvuru hakkını haiz olanlara bu fıkranın yayımı tarihi itibarıyla on günlük ek başvuru süresi verilir.”
    MADDE 14 – 14/3/2013 tarihli ve 6446 sayılı Elektrik Piyasası Kanununun 3 üncü maddesinin birinci fıkrasının (y) bendine “gün içi piyasası” ibaresinden sonra gelmek üzere “ve ileri tarihli fiziksel teslimat gerektiren diğer elektrik piyasaları” ibaresi eklenmiş ve (nn) bendinde yer alan “teslimatı veya” ibaresi madde metninden çıkarılmıştır.
    MADDE 15 – 6446 sayılı Kanunun 11 inci maddesine aşağıdaki fıkralar eklenmiştir.
    “(14) EPİAŞ tarafından işletilen veya mali uzlaştırma ile diğer mali işlemleri yürütülen piyasalarda, risk yönetimine ilişkin usul ve esaslar, merkezî karşı taraf ve takas hizmetleri nedeniyle piyasa katılımcılarından alınacak teminatlara ilişkin usul ve esaslar ile piyasa katılımcılarının yükümlülüklerini yerine getirememesi nedeniyle uygulanacak temerrüt yönetimi ve oluşturulacak temerrüt garanti hesabına ilişkin usul ve esaslar Kurum tarafından çıkarılan yönetmelikle belirlenir.
    (15) EPİAŞ tarafından işletilen veya mali uzlaştırma ile diğer mali işlemleri yürütülen piyasalara ilişkin olarak EPİAŞ ve merkezî uzlaştırma kuruluşu nezdinde tutulan teminatlar ile oluşturulan temerrüt garanti hesabındaki varlıklar, amaçları dışında kullanılamaz, haczedilemez, rehnedilemez, idari mercilerin tasfiye kararlarından etkilenmez, iflas masasına dâhil edilemez ve üzerlerine ihtiyati tedbir konulamaz.”
    MADDE 16 – Bu Kanunun;
    a) 3 üncü maddesi 1/1/2019 tarihinden itibaren verilmesi gereken yıllık gelir ve kurumlar vergisi beyannamelerinde indirim şartlarının varlığı açısından dikkate alınmak üzere yayımı tarihinde,
    b) 8 inci maddesi 9/7/2018 tarihinden geçerli olmak üzere yayımı tarihinde,
    c) 10 uncu maddesi 1/1/2019 tarihinden geçerli olmak üzere yayımı tarihinde,
    ç) Diğer maddeleri yayımı tarihinde,
    yürürlüğe girer.
    MADDE 17 – Bu Kanun hükümlerini Cumhurbaşkanı yürütür.

    29/01/2019

     

    Ekleri için tıklayınız.

    Dolandırıcılık Hakkında

         T.C. Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı İş Sağlığı ve Güvenliği Genel Müdürlüğü’nün 14/01/2019 tarihli ve 35804503-589-E.109634 sayılı yazısı ile son zamanlarda çeşitli sektörler özelinde İş Sağlığı ve Güvenliği Müdürlüğünce seminer düzenleneceği, sonrasında katılımcı işletmelere plaket verileceği beyan edilerek adres istenildiği, akabinde iş sağlığı ve güvenliği mevzuatı adlı bir kitabın faturası ile birlikte bu adreslere kargo yoluyla gönderildiği yönünde bildirimlerin arttığı bildirilmiştir.

     İş Sağlığı ve Güvenliği Müdürlüğünün ismi kullanılmak suretiyle yukarıda belirtilen yöntemler veya başka yollar ile işverenlerin zarara uğratılmasının önüne geçmek amacıyla dikkatli olunması rica olunur.

    T.C. Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı İş Sağlığı ve Güvenliği Genel Müdürlüğü’nün yazısına aşağıdaki DOSYALAR bölümünden ulaşabilirsiniz.

    Vergi Kanunları ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair 7161 Sayılı Kanun

    ÖZET:

    7161 sayılı Kanunla 6802 sayılı Gider Vergileri Kanunu, 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu, 5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanunu, 3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanunu ve 4760 sayılı Özel Tüketim Vergisi Kanununda değişiklikler yapıldı. Bu değişiklikler aşağıdaki konulara ilişkindir.

    - Varlık finansmanı fonlarının sermaye piyasalarında yaptıkları işlemler nedeniyle elde ettikleri paralar banka ve sigorta muameleleri vergisinden müstesna tutuldu.

    - Gelir Vergisi Kanunu’nda pilotlar ve kabin memurlarına ödenen ücretler ile teşvik gayesi ile verilen mükafatların gelir vergisinden müstesna tutulmasına ilişkin düzenlemelerde değişiklik yapıldı.

    - Tarım Ürünleri Lisanslı Depoculuk Kanunu kapsamında düzenlenen ürün senetlerinin elden çıkarılmasından doğan kazançların,gelir ve kurumlar vergisinden müstesna tutulmasına yönelik düzenleme 31/12/2023 tarihine kadar uzatıldı.

    - İmalat sanayiine yönelik yatırım teşvik belgesi kapsamındaki yatırım harcamaları için yatırıma katkı oranının artırımlı uygulanabilmesine yönelik düzenleme 2019 yılı sonuna kadar uzatıldı.

    - Organize sanayi bölgeleri ile küçük sanayi sitelerinin yenilenebilir ve diğer enerji tesisleri inşasına inşasına ilişkin, bunlara veya bunlar tarafından oluşturulan iktisadi işletmelere yapılan mal teslimleri ile hizmet ifaları KDV’den müstesna tutuldu.

    - Kültür ve Turizm Bakanlığınca yayıncılık sertifikası verilmiş yayıncılar tarafından yapılan kitap ve süreli yayınların teslimi KDV’denmüstesna tutuldu.

    - Kur farkının KDV matrahına dahil olduğuna yönelik düzenleme yapıldı.

    - 2011/2266 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile uygulama usul ve esasları belirlenen ve sınırları ve koordinatları gösterilen alanda yapılacak iyileştirme, yenileme ve dönüşüm projeleri kapsamında,trampa yolu ile kamulaştırılan taşınmazların Hazineye devir ve teslimi işlemlerinin katma değer vergisi, damga vergisi ve tapu harcından müstesna tutulmasına yönelik düzenlemenin uygulanma süresi 31/12/2020 tarihine kadar uzatıldı. Bu taşınmazların 31/12/2020 tarihine kadar Hazineye devrinden dolayı Gelir ve Kurumlar Vergisi Kanunlarına göre kazanç oluşmuş sayılmayacaktır.

    - İmalat sanayine yönelik yatırım teşvik belgesi kapsamında; sabit yatırım öngörülen yatırımlara ilişkin inşaat işleri nedeniyle yüklenilen ve indirim yoluyla telafi edilemeyen katma değer vergisinin altı aylık/ yıllık dönemi izleyen bir yıl içerisinde belge sahibi mükellefe iade olunmasına yönelik düzenlemenin süresi 2019 yılı sonuna kadar uzatıldı.

    - Şalgam suyu ile Türk Gıda Kodeksine göre çeşnili ve aromalı/aromalandırılmış içme sütleri, bebek ve devam sütleri sayılanlar 18.01.2019 tarihinden itibaren özel tüketim vergisine tabi olmadığı yönünde düzenleme yapıldı.

    İlgili TÜRMOB Mevzuat Sirkülerini (2019/35) görüntülemek için tıklayınız.

    18 Ocak 2019 Tarihli ve 30659 Sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Vergi Kanunları ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair 7161 Sayılı Kanun'u görüntülemek için tıklayınız. 

    2019 Yılı 1. Dönem Etik Eğitimi

    Başvurular : 14 Ocak - 01 Mart 2019 tarihleri arasında http://etik.turmob.org.tr adresinden online olarak yapılabilecektir. (Bu dönemden sonraki başvuru dönemleri ayrıca duyurulacaktır.)

    2019/1 Dönem Etik Eğitimi ile ilgili TÜRMOB'un Odamıza göndermiş olduğu yazıya, 

    Etik Eğitim Yardım Kılavuzuna ve

    Etik Eğitim 2019/1 Dönem Takvimine aşağıdaki DOSYALAR bölümünden ulaşabilirsiniz.

    Bilirkişilerin Kullanması Zorunlu Hale Gelen e-Tebligat Sistemi Hakkındaki Bilirkişilik Daire Başkanlığı’nın Duyurusu

    T.C.
    ADALET BAKANLIĞI
    Hukuk ve Mevzuat Genel Müdürlüğü
    Bilirkişilik Daire Başkanlığı

     

       15.03.2018 tarihinde yürürlüğe giren 7101 sayılı “İcra ve iflâs Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun” doğrultusunda, 06/12/2018 tarih ve 30617 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Elektronik Tebligat Yönetmeliğinin “Tebligatın elektronik yolla yapılması zorunlu olanlar” başlıklı 5. maddesi ile; sicile kayıtlı bilirkişiler için yapılacak tebligatların, Ulusal Elektronik Tebligat Sistemi (UETS) üzerinden yapılması zorunlu hale getirilmiştir.

       Daire Başkanlığımızca sicile kayıtlı bilirkişilere ait bilgiler PTT A.Ş’ye iletilmiş olup bu bilgiler doğrultusunda PTT A.Ş tarafından oluşturulacak adreslerin Başkanlığımıza ulaştırılmasına müteakip bilgilendirme yapılacaktır.

       Sicil ve listelere kayıtlı bilirkişiler tarafından UETS üzerinden üretilecek e-tebligat adresi kullanılacak olup, bilirkişilerin bu aşamada kişisel olarak edindiği e-tebligat veya KEP adreslerinin bölge kurullarına bildirilmesine gerek bulunmamaktadır.


    İlgili duyuruyu görüntülemek için tıklayınız.

    7143 Sayılı Kanun’un Geçici İkinci Maddesi Kapsamında SGK Borç Yapılandırmasının Usul ve Esaslar (2019-1 Sayılı SGK Genelgesi)

    ÖZET:

    2018 yılı Mart ayı ve öncesi dönemlere ilişkin olup 7143 sayılı Kanun hükümlerine göre yapılandırma başvurusunda bulunduğu hâlde 28/12/2018 tarihi itibarıyla ödenmesi gereken tutarları süresinde ödemeyerek yapılandırma haklarını kaybeden işverenler için başvuru şartı aranmaksızın, bozulan yapılandırma planları tekrar canlandırılacak, borçlu işveren direkt bankaya gittiğinde ödemediği tutarları ödeyebilecektir. Primini kendi ödeyen sigortalılardan yapılandırılması bozulanlar ise bu Kanun hükmünden yararlanmak için ilgili SGK birimlerine başvuru yapmak şartıyla 7143 sayılı kanunun geçici 2’inci maddesine göre erteleme ve ihya hakkından yararlanabileceklerdir.

    11 Ocak 2019 tarihli “7143 Sayılı Kanun Kapsamında Yapılacak İşlemler” konulu 2019-1 sayılı SGK Genelgesini görüntülemek için tıklayınız.

    İlgili TÜRMOB Mevzuat Sirkülerini (2019/30) görüntülemek için tıklayınız.



    Plastik Poşetlerin Ücretlendirilmesine İlişkin Yeni Usul ve Esaslar Belirlendi

    ÖZET


    Çevre ve Şehircilik Bakanlığı 25/12/2018 tarihli Usul ve Esasları yürürlükten kaldırarak, 09.01.2018 tarihli yeni bir “Plastik Poşetlerin Ücretlendirilmesine İlişkin Usul ve Esaslar”ı belirledi.

    Satış noktalarının plastik poşetlerin satışının gerçekleştiği aya ait beyanı, takip eden ayın biri ile on beşi arasında Bilgi Sistemi üzerinden yapmaları gerekmektedir. Buna göre ilk beyan, 1-15 Şubat 2019 tarihleri arasında yapılacaktır.

    Satış noktalarının, satılan plastik poşetlere ilişkin, adet ve fiyat bilgisini satış belgelerinde gösterebilmek için gerekli alt yapı çalışmalarını 31 Mart 2019 tarihine kadar tamamlamaları gerekmektedir.

    Satış noktalarının plastik poşetler yerine çok kullanımlık taşıma ekipmanını alternatif olarak tüketiciye sunma yükümlülüğü bulunmaktadır


    İlgili TÜRMOB Özel Mevzuat Sirkülerini (2019/28) görüntülemek için tıklayınız.

    Plastik Poşetlerin Ücretlendirilmesine İlişkin 09.01.2019 tarihli Yeni Usul ve Esasları görüntülemek için tıklayınız.


    Mesleki Hizmet Sözleşmelerinde Damga Vergisi Uygulaması Hakkında TÜRMOB Sirküleri

    ÖZET

    Damga Vergisi Kanunu düzenlemelerine göre vergiyi doğuran olay,Kanuna ekli (1) sayılı tabloda yer alan kağıtların imzalanması veya imza yerine geçen bir işaret konmak suretiyle düzenlenmesi ileg erçekleşmekte olup; 3568 sayılı Kanun kapsamında düzenlenen hizmet sözleşmelerinin birden fazla yılı kapsayacak şekilde düzenlenmesi durumunda, damga vergisi matrahını yıl sayısının sözleşmedeki bir yıllık tutarla çarpılması sonucunda bulunacak tutar oluşturmaktadır.

    Yıllık olarak düzenlenen hizmet sözleşmesinin izleyen yıllarda kendiliğinden uzaması ve ayrıca bir sözleşme düzenlenerek imzalanmaması veya şerh konulmaması durumunda ise damga vergisi hesaplanmamaktadır.Sadece E-Birlik sistemi üzerinden bilgi girişine ilişkin işlemlerin yapılmış olması, damga vergisinde vergiyi doğuran olayın gerçekleşmesi sonucunu doğurmamakta dolayısıyla damga vergisi hesaplanmasını gerektirmemektedir. Asıl olan kağıtların imzalanması ya da elektronik imza kullanılmak suretiyle manyetik ortamda ve elektronik veri şeklinde oluşturulmasıdır.Bir nüshadan fazla olarak düzenlenen (nispi vergiye tabi)sözleşmelerin, sadece bir nüshası damga vergisine tabidir.

    İlgili TÜRMOB Mevzuat Sirkülerini (2019/26) görüntülemek için tıklayınız.

    Defter Bilgi Girişleri Kaldırılmıştır.

    3568 Sayılı Kanun Kapsamında

    Yetki Almış Meslek Mensupları İçin

    Önemli Duyuru


    Gelir İdaresi Başkanlığı olarak meslek mensuplarına ve mükelleflerimize daha kaliteli hizmet sunabilmek, gelişen teknolojik imkanları kullanmak ve mevzuatsal duruma uyum sağlayabilmek için yapılan altyapı değişimi çalışmaları nedeniyle, meslek mensupları tarafından Başkanlığımızın https://intvrg.gib.gov.tr adresindeki İnternet Vergi Dairesinde yer alan, - Aracılık Sorumluluk Sözleşmesi Yapılan Mükelleflere Ait Defter Bilgileri Girişi ve - Defter Bilgileri Girilmeyen Aracılık Sorumluluk Sözleşmeleri Listesi menüleri 07.01.2019 tarihi itibariyle uygulamaya kapatılmıştır. 

    Bu tarihten itibaren Defter bilgi girişi yapılmayacaktır. 09.01.2019

    Kaynak : https://ebeyanname.gib.gov.tr/index.html

    7143 Sayılı Kanun Genel Tebliği (Seri No: 5)

    ÖZET

       Tebliğde yapılan açıklamalar, vergi daireleri ile il özel idareleri ile belediyelere ve Yatırım İzleme ve Koordinasyon Başkanlıklarına ait olan ve 7143 sayılı Kanun kapsamında yapılandırılan alacaklara ilişkindir.

       7143 sayılı Kanun kapsamında yapılandırma başvurusunda bulunduğu halde 28/12/2018 tarihi itibarıyla ödenmesi gereken borçlarını süresinde ödemeyerek Kanun hükümlerini ihlal edenlere, 28/2/2019 tarihine kadar ödeme yapmaları halinde Kanun hükümlerinden yeniden yararlanılabilmesi için ayrıca yazılı bir başvuru aranılmayacaktır.

       2018 yılı Aralık ve 2019 yılı Ocak ayında ödenmesi gereken taksitlerin ödeme süresi 28/2/2019 tarihine (bu tarih dâhil) uzatılmıştır. Bunun için ayrıca yazılı başvuru aranılmayacaktır. Uzayan ödeme süresi için herhangi bir zam, faiz uygulanmayacak ve tercih edilen taksit süresine ilişkin katsayıda herhangi bir değişiklik yapılmayacaktır.

       2019 yılı Şubat ayından itibaren ödenmesi gereken taksitlerin ödeme sürelerinde bir değişiklik söz konusu değildir. Matrah ve/veya vergi artırımı hükümlerini ihlal eden mükelleflerce artırıma ilişkin olarak tahakkuk eden vergilerin Kanunun geçici 2’nci maddesinin birinci fıkrasında belirtilen süre ve şekilde tamamen ödenmesi halinde,

       — Matrah/vergi artırımına ilişkin başvuru süresinin sonuna kadar(31 Ağustos 2018) matrah artırımında bulunmuş olmaları kaydıyla 18/5/2018 tarihinden önce başlanmış ve 31/7/2018 tarihine kadar sonuçlandırılmış olan vergi incelemeleri ile takdir işlemlerinde, matrah artımı hükümlerinin ihlal edilmesi nedeniyle yapılan ikmalen, re’sen ve idarece tarhiyatlar ile 

       — Matrah/vergi artırımı şartlarının ihlal edilmesinden sonra başlanılan vergi incelemesi ve takdir işlemleri sonucunda yapılan ikmalen, re’sen ve idarece tarhiyatlar üzerine tahakkuk etmiş alacakların takip ve tahsil işlemlerine devam edilmeyecek ve tahsil edilmiş tutarlar matrah artırımı nedeniyle hesaplanan vergiye mahsup edilecek olup kalan tutar bulunması halinde mükellefe red ve iade edilecektir.

       Geçici 2’nci madde, Kanundan yararlanmak üzere süresinde başvurmayanlara yeni bir başvuru hakkı vermediğinden, süresinde başvuruda bulunmayan borçluların Kanundan yararlanma imkânı bulunmamaktadır.

       İlgili TÜRMOB Mevzuat Sirkülerini (2019/22) görüntülemek için tıklayınız.

       5 Ocak 2019 Tarihli ve 30646 Sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 7143 Sayılı Kanun 5 Seri Nolu Genel Tebliğini görüntülemek için tıklayınız. 


    2019 Yılı Harç Tutarları

    ÖZET

    1 Ocak 2019 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere 492 sayılı Kanuna bağlı tarifelerde yer alan harç tutarlarına ilişkin 82 seri No.lu Harçlar Kanunu Genel Tebliği yayımlandı

    İlgili TÜRMOB Mevzuat Sirkülerini (2019/11) görüntülemek için tıklayınız.

    31 Aralık 2018 Tarihli ve 30642 Sayılı 3. Mükerrer Resmi Gazete'de yayımlanan Harçlar Kanunu Genel Tebliği (Seri No: 82) ni görüntülemek için tıklayınız

    2019 Yılı Motorlu Taşıtlar Vergisi Tutarları

    ÖZET

    2019 yılında uygulanacak motorlu taşıtlar vergisi tutarlarının belirlendiği, 51 Seri No.lu Motorlu Taşıtlar Vergisi Kanunu Genel Tebliği Yayımlandı. Otomobil, kaptıkaçtı, arazi taşıtları ve benzerleri için motorlu taşıtlar vergisi

    - 1 Ocak 2018 tarihinden sonra kayıt ve tescil edilen iktisap edilenler için Motorlu Taşıtlar Vergisi Kanunun 5’inci maddesinde yer alan (I) sayılı Tarifeye,

    - 31/12/2017 tarihinden (bu tarih dahil) önce kayıt ve tescil edilenler için Motorlu Taşıtlar Vergisi Kanununa eklenen Geçici 8’inci maddesinde yer alan (I/A) sayılı Tarifeye 

    göre ayrı ayrı hesaplanacaktır.

    Yeniden değerleme oranı; 31/12/2017 tarihinden önce kayıt ve tescil edilen otomobil, kaptıkaçtı, arazi taşıtları (IA sayılı tarife) ile 1 Ocak 2018 tarihinden sonra tescil edilen vergiye tabi tüm taşıtlar için (I, II ve IV sayılı tarifeler) genel yeniden değerleme oranından farklı olarak %15,9 (on beş virgül dokuz) olarak belirlenmiştir.

    Kanuna bağlı (I) ve (IV) sayılı tarifelerde yer alan taşıtlardan (Ticari maksatla kullanılan uçak ve helikopterler ile taşıt kiralama faaliyeti ile uğraşan işletmelerin bu amaçla kiraya verdikleri taşıtlar hariç) alınan vergi ve cezalar ile gecikme zamları gelir ve kurumlar vergilerinin matrahlarının tespitinde gider olarak kabul edilmemektedir.

    İlgili TÜRMOB Mevzuat Sirkülerini (2019/16) görüntülemek için tıklayınız.

    31 Aralık 2018 Tarihli ve 30642 Sayılı 3. Mükerrer Resmi Gazete'de yayımlanan Motorlu Taşıtlar Vergisi Genel Tebliği (Seri No: 51) ni görüntülemek için tıklayınız. 

    2019 Yılında Uygulanacak Veraset ve İntikal Vergisi Tarifesi ve İstisna Tutarları

    2019 yılında uygulanacak Veraset ve İntikal Vergisi Kanununda yer alan had ve tarifelerin belirlendiği 50 Seri No.lu Veraset ve İntikal Vergisi Kanunu Genel Tebliği yayımlandı.

    İlgili TÜRMOB Mevzuat Sirkülerini (2019/15) görüntülemek için tıklayınız.

    31 Aralık 2018 Tarihli ve 30642 Sayılı 3. Mükerrer Resmi Gazete'de yayımlanan Veraset ve İntikal Vergisi Kanunu Genel Tebliği (Seri No: 50) ni görüntülemek için tıklayınız

    Çok Tehlikeli Sınıfta Yer Alan ve Ondan Fazla Çalışanı Bulunan İşyerlerinde İşsizlik Sigortası Primi İşveren Payı Teşvikinden Yararlanılmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Tebliğ

    31 Aralık 2018 PAZARTESİ

    Resmî Gazete

    Sayı : 30642 (4. Mükerrer)

    TEBLİĞ

    Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığından:

    ÇOK TEHLİKELİ SINIFTA YER ALAN VE ONDAN FAZLA ÇALIŞANI BULUNAN İŞYERLERİNDE

    İŞSİZLİK SİGORTASI PRİMİ İŞVEREN PAYI TEŞVİKİNDEN YARARLANILMASINA

    İLİŞKİN USUL VE ESASLAR HAKKINDA TEBLİĞ

    BİRİNCİ BÖLÜM

    Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar

    Amaç ve kapsam

    MADDE 1 – (1) Bu Tebliğin amacı, 25/8/1999 tarihli ve 4447 sayılı İşsizlik Sigortası Kanununun ek 4 üncü maddesi gereğince üç yıl süreyle ölümlü veya sürekli iş göremezlikle sonuçlanan iş kazası meydana gelmeyen, çok tehlikeli sınıfta yer alan ve ondan fazla çalışanı bulunan işyerlerine sağlanacak işsizlik sigortası primi işveren payı teşvikinin usul ve esaslarını belirlemektir.

    (2) Bu Tebliğ, 20/6/2012 tarihli ve 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu kapsamında çok tehlikeli sınıfta yer alan ve ondan fazla çalışanı bulunan işyerlerini kapsar.

    Dayanak

    MADDE 2 – (1) Bu Tebliğ, 4447 sayılı Kanunun ek 4 üncü maddesine dayanılarak hazırlanmıştır.

    Tanımlar

    MADDE 3 – (1) Bu Tebliğde geçen;

    a) Bakanlık: Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığını,

    b) İSG-KATİP: İş sağlığı ve güvenliği hizmetleri ile ilgili iş ve işlemlerin kayıt, takip ve izlenmesi amacıyla kullanılan iş sağlığı ve güvenliği kayıt, takip ve izleme programını,

    c) İşveren sistemi: 31/5/2006 tarihli ve 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamında sigortalı çalıştıran işverenlerin, bu sigortalılara ilişkin bildirimleri yapmalarına imkan sağlayan elektronik sistemi,

    ç) Kurum: Sosyal Güvenlik Kurumunu,

    d) Kurum sistemi: Kurumun, işverenin teşvikten yararlanıp yararlanamayacağını kontrol ettiği sistemi,

    ifade eder.

    (2) Bu Tebliğin uygulanması bakımından iş kazası ve sürekli iş göremezliğe ilişkin kavramlar 5510 sayılı Kanunda yer aldığı şekilde kabul edilir.

    İKİNCİ BÖLÜM

    Teşvikten Yararlanma Şartlarına İlişkin Hususlar

    Teşvikten yararlanma şartları

    MADDE 4 – (1) Teşvikten yararlanmaya esas şartların sağlanması gereken üç yıllık süre ile teşvikten yararlanılacak üç yıllık süre boyunca işveren, aşağıdaki şartları sağlaması kaydıyla teşvikten yararlanabilir:

    a) İşyerinin 6331 sayılı Kanunun 9 uncu maddesi kapsamında çok tehlikeli sınıfta yer alması gerekmektedir.

    b) İşverenin Türkiye genelinde çok tehlikeli sınıfta yer alan işyerlerinde her ay toplamda ondan fazla çalışanı bulunması gerekmektedir.

    c) Ölümlü veya sürekli iş göremezlikle sonuçlanan iş kazası meydana gelmemesi şarttır.

    ç) İşyerinin, İSG-KATİP’e kayıtlı onaylanmış ve devam eden iş sağlığı ve güvenliği hizmetlerinin verilmesine ilişkin, iş güvenliği uzmanı ve işyeri hekimi ya da 29/12/2012 tarihli ve 28512 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan İş Sağlığı ve Güvenliği Hizmetleri Yönetmeliğine göre Bakanlıkça yetkilendirilmiş kurum ve kuruluşlar ile yapılmış bir sözleşmesinin bulunması şarttır.

    (2) Asıl işveren alt işveren ilişkisi kurulan işyerlerinde, teşvikten yararlanmaya esas şartların sağlanması gereken üç yıllık süre ile teşvikten yararlanılacak üç yıllık süre boyunca alt işverenlere ait işyerlerinde ölümlü veya sürekli iş göremezlikle sonuçlanan iş kazası meydana gelmemesi şarttır.

     (3) 4447 sayılı Kanunun geçici 19 uncu maddesi, 24/5/1983 tarihli ve 2828 sayılı Sosyal Hizmetler Kanununun ek 1 inci maddesi kapsamında prim desteğinden veya işsizlik sigortası primini kapsayan diğer sigorta prim teşviki, destek veya indirimlerden yararlanan işverenler aynı ayda aynı sigortalı için bu maddede belirtilen teşvikten yararlanamaz.

    Teşvikten yararlanmaya esas şartların sağlanması gereken üç yıllık süre

    MADDE 5 – (1) Teşvikten yararlanmaya esas şartların sağlanması gereken süre, teşvikten yararlanmaya başlanılacak takvim yılından bir önceki yılın son ayından/döneminden başlanılarak geriye doğru üç yıl olarak hesaplanır.

    (2) 4447 sayılı Kanunun ek 4 üncü maddesinde takvim yılı esas alındığından anılan maddenin yürürlüğe girdiği tarihten 2016/Ocak ayına kadar geçen süreye ilişkin işveren hak talebinde bulunamaz.

    (3)  Teşvikten yararlanmaya esas şartların sağlanması gereken üç yıllık süre, bir takvim yılı içerisinde Ocak ayı dışında diğer aylarda ilk defa tescil edilen işyerleri için tescil edildiği tarihi takip eden takvim yılının Ocak ayından itibaren hesaplanır.

    Örnek 1: 7/6/2010 tarihinde 5510 sayılı Kanun kapsamında tescil edilmiş olan A işyeri, 2016/Ocak ila 2018/Aralık aylarında bu Tebliğin 4 üncü maddesinde belirtilen şartları sağlaması kaydıyla bu teşvikten 2019/Ocak ayından itibaren yararlanabilecektir.

    Örnek 2: 15/1/2016 tarihinde 5510 sayılı Kanun kapsamında tescil edilmiş olan B işyeri, 2016/Ocak ila 2018/Aralık aylarında bu Tebliğin 4 üncü maddesinde belirtilen şartları sağlaması kaydıyla bu teşvikten 2019/Ocak ayından itibaren yararlanabilecektir.

    Örnek 3: 12/2/2016 tarihinde 5510 sayılı Kanun kapsamında tescil edilmiş olan C işyeri, 2017/Ocak ila 2019/Aralık aylarında bu Tebliğin 4 üncü maddesinde belirtilen şartları sağlaması kaydıyla bu teşvikten 2020/Ocak ayından itibaren yararlanabilecektir.

    Örnek 4: 21/6/2013 tarihinde 5510 sayılı Kanun kapsamında tescil edilmiş olan D işyerinde 31/12/2015 tarihinde ölümlü bir iş kazası yaşanmıştır. D işyeri, 2016/Ocak ila 2018/Aralık aylarında bu Tebliğin 4 üncü maddesinde belirtilen şartları sağlaması kaydıyla bu teşvikten 2019/Ocak ayından itibaren yararlanabilecektir.

    Örnek 5: 15/1/2016 tarihinde 5510 sayılı Kanun kapsamında tescil edilmiş olan E işyerinde 25/1/2016 tarihinde ölümlü bir iş kazası yaşanmıştır. E işyeri, 2017/Ocak ila 2019/Aralık aylarında bu Tebliğin 4 üncü maddesinde belirtilen şartları sağlaması kaydıyla bu teşvikten 2020/Ocak ayından itibaren yararlanabilecektir.

    Örnek 6: 14/2/2019 tarihinde 5510 sayılı Kanun kapsamında tescil edilmiş olan F işyeri, 2020/Ocak ila 2022/Aralık aylarında bu Tebliğin 4 üncü maddesinde belirtilen şartları sağlaması kaydıyla bu teşvikten 2023/Ocak ayından itibaren yararlanabilecektir.

    Teşvikten yararlanma süresi

    MADDE 6 – (1) Teşvikten yararlanma süresi, işyerinin teşvikten yararlanmaya esas şartları sağladığı üç yıllık süreyi takip eden takvim yılından geçerli olmak üzere üç yıldır.

    Örnek 1: Bu Tebliğin 4 üncü maddesinde belirtilen şartları 2018/Ocak ila 2020/Aralık ayları arasında sağlayan A işyeri, 2021/Ocak ayı ila 2023/Aralık ayları arasında 4 üncü maddede belirtilen şartları sağlamaya devam etmesi halinde bu süre boyunca teşvikten yararlanabilecektir.

    Çalışan sayısının hesaplanması

    MADDE 7 – (1) Çalışan sayısının toplamda ondan fazla olup olmadığının tespitinde aşağıdaki şartlar aranır:

    a) Çalışan sayısının hesabında, aynı işveren tarafından Türkiye genelinde çok tehlikeli sınıfta yer alan işyerlerinde 5510 sayılı Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamında çalıştırılan toplam sigortalı sayısı esas alınır.

    b) Asıl işveren alt işveren ilişkisi kurulan işyerlerinde alt işverenin çalışanları asıl işverenin toplam çalışan sayısına veya asıl işverenin çalışanları alt işverenin toplam çalışan sayısına dahil edilmez.

    c) 5/6/1986 tarihli ve 3308 sayılı Mesleki Eğitim Kanununda belirtilen aday çırak, çırak ve işletmelerde mesleki eğitim gören öğrenciler, mesleki ve teknik ortaöğretim ile yükseköğrenimleri sırasında staja tabi tutulan öğrenciler, mesleki ve teknik ortaöğretim sırasında tamamlayıcı eğitim ya da alan eğitimi gören öğrenciler,  kamu kurum ve kuruluşları tarafından desteklenen projelerde görevli bursiyerler ile 4/11/1981 tarihli ve 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu uyarınca üniversitelerde kısmi zamanlı çalıştırılan öğrencilerden aylık prime esas kazanç tutarı, prime esas günlük kazanç alt sınırının otuz katından fazla olmayanlar, Türkiye İş Kurumunca düzenlenen eğitimlere katılan kursiyerler ile toplum yararına programlara katılanlar, ceza infaz kurumları ile tutukevleri bünyesinde oluşturulan tesis, atölye ve benzeri ünitelerde çalıştırılan hükümlü ve tutuklular çalışan sayısının hesabında dikkate alınmaz.

    ç) İşyerinde çeşitli nedenlerle ay içinde çalışması bulunmayan ve ücret ödenmeyen sigortalılar toplam çalışan sayısına dahil edilir.

    d) Her bir ayda Kuruma verilmiş asıl ve ek nitelikteki aylık prim ve hizmet belgelerinde kayıtlı sigortalı sayısından, iptal nitelikteki aylık prim ve hizmet belgelerinde kayıtlı sigortalı sayısı düşülür.

    e) Ay içinde işe giren veya işten çıkan sigortalılar, toplam sigortalı sayısına dahil edilir.

    f) Kamu kurum ve kuruluşlarının çok tehlikeli sınıfta yer alan işyerlerinde, sadece 5510 sayılı Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamında bildirilen sigortalılar toplam çalışan sayısına dahil edilir.

    Örnek 1: Her ay 8 gün süreyle 21 çalışan istihdam eden A işyeri, çalışan sayısının hesabı bakımından teşvikten yararlanmaya esas şartları sağlamaktadır.

    Örnek 2: Her ay 30 gün süreyle 10 çalışan istihdam eden B işyeri, çalışan sayısı bakımından teşvikten yararlanmaya esas şartları sağlamamaktadır.

    ÜÇÜNCÜ BÖLÜM

    Başvuru, Uygulama ve Son Verme Halleri

    Teşvikten yararlanmak için Kurumca yapılacak işlemler ve başvuru

    MADDE 8 – (1) Bu Tebliğin 4 üncü maddesinde belirtilen şartlardan birinin sağlanmaması nedeniyle teşvik uygulamasına son verilmiş işverenler dışında teşvikten yararlanmak isteyen işverenler için başvuru şartı bulunmamaktadır. Sosyal Güvenlik İl Müdürlükleri/Sosyal Güvenlik Merkezlerine herhangi bir belge ibraz edilmesine gerek yoktur.

    (2) İşyerinin, teşvikten yararlanılacak takvim yılından önceki üç yıl süreyle bu Tebliğin 4 üncü maddesinde aranılan tüm şartları sağlayıp sağlamadığı kurum sistemi tarafından otomatik olarak kontrol edilecektir. İşyerinin söz konusu şartları sağladığının tespit edilmesi durumunda,  işveren takip eden takvim yılından itibaren üç yıl süreyle bu teşvikten yararlanabilecektir.

    (3) Teşvikten yararlanılan üç yıllık sürede, teşvikten yararlanma şartlarından herhangi birinin kaybedilmesi durumunda, teşvikten tekrar yararlanılabilmesi için işverenin başvuruda bulunması gerekmektedir. Başvurular, teşvikten yararlanılacak takvim yılından önceki yılın son gününe (Aralık ayının son günü) kadar işveren sisteminden  “Çok Tehlikeli İşyerleri İçin İşsizlik Sigortası Primi Teşvik Yönetimi” ekranından yapılacaktır. Sistem tarafından gerekli kontrolün yapılmasının ardından başvuru onaylanacaktır.

    Örnek 1: 2021/Ocak ila 2023/Aralık döneminde bu Tebliğin 4 üncü maddesinde belirtilen şartları sağlayan M işyeri 2024/Ocak ayında teşvikten yararlanmaya başlamıştır. M işyerinin çalışan sayısı 2024/Mart ayında 10’dur. İşyerinin teşvik uygulamasına 2024/Mart ayından itibaren son verilecektir. M işyeri 2025/Ocak ila 2027/Aralık ayında 4 üncü maddede belirtilen şartları sağlaması ve işverenin 2027/Aralık ayı sonuna kadar işveren sisteminden  “Çok Tehlikeli İşyerleri İçin İşsizlik Sigortası Primi Teşvik Yönetimi” ekranından başvuru yapması halinde 2028/Ocak ayında teşvikten tekrar yararlanmaya başlayabilecektir.

    (4) Teşvikten yararlanılacak üç yıllık sürede her bir ayda, işverenin Türkiye genelinde ondan fazla sigortalısı olup olmadığı hususu aylık prim ve hizmet belgelerinin Kuruma gönderilmesi sırasında kurum sistemi tarafından tespit edilemediği için, bu husus, aylık prim ve hizmet belgelerinin yasal verilme süresi sona erdikten sonra, aynı işverene ait çok tehlikeli sınıfta yer alan işyerlerinden aynı aya ilişkin verilen tüm aylık prim ve hizmet belgelerinde kayıtlı sigortalı sayısı kontrol edilmek suretiyle sistem tarafından tespit edilecektir. Ancak, teşvikten yararlanmaya başlayan işverenlerin, teşvikten yararlanma şartlarını taşıyıp taşımadıklarını teşvikten faydalandığı süre boyunca kontrol etme sorumluluğu bulunmaktadır.

    Teşvikin hesaplanması

    MADDE 9 – (1) Bu Tebliğin 4 üncü maddesinde aranılan şartların kurum sistemi tarafından otomatik olarak kontrol edilmesinin ardından, işsizlik sigortası primi işveren payı, teşvikten yararlanmaya esas şartların sağlandığı üç yıllık süreyi takip eden takvim yılının başından itibaren üç yıl süreyle her ay/dönem için ilgili ayda Kuruma bildirilen sigortalılara ilişkin prim ödeme gün sayısı dikkate alınmak suretiyle prime esas kazançlar üzerinden %1 olarak hesaplanarak tahsil edilir.

    Örnek 1: Teşvikten yararlanan A işyerinin 2019/Ocak ayında her biri 30 gün çalışan 20 sigortalıyı toplam 80.000,00 TL prime esas kazanç üzerinden bildirdiği varsayıldığında, 2019/Ocak ayında bu sigortalılara ilişkin 80.000,00x0,01=800,00 TL işsizlik sigortası primi işveren hissesi uygulanacaktır.

    Teşvik uygulamasının sona erdiği haller

    MADDE 10 – (1) Teşvikten yararlanılacak üç yıllık sürede aşağıda belirtilen durumlardan herhangi birinin oluşması halinde teşvik uygulamasına son verilir:

    a) İşyerinin tehlike sınıfının çok tehlikeli sınıftan tehlikeli veya az tehlikeli sınıfa dönüşmesi halinde tehlike sınıfı değişiklik tarihini takip eden ay/dönem başından itibaren işyerinin teşvik uygulamasına son verilir.

    b) Çalışan sayısının on ve altına düşmesi halinde, çalışan sayısının on ve altına düştüğü ay/dönem başından itibaren işyerinin teşvik uygulamasına son verilir.

    c) Ölümlü veya sürekli iş göremezlikle sonuçlanan iş kazası meydana gelmesi halinde, ilgili durumun Bakanlıkça veya Kurumca tespit edildiği tarihi takip eden ay/dönem başından itibaren işyerinin teşvik uygulamasına son verilir.

    ç) İşyerinin, İSG-KATİP’e kayıtlı onaylanmış ve devam eden iş sağlığı ve güvenliği hizmetlerinin verilmesine ilişkin, iş güvenliği uzmanı ve işyeri hekimi ya da İş Sağlığı ve Güvenliği Hizmetleri Yönetmeliğine göre Bakanlıkça yetkilendirilmiş kurum ve kuruluşlar ile yapılmış bir sözleşmesinin bulunmaması halinde, iş sağlığı ve güvenliği hizmetlerinin alınmadığı ay başından itibaren işyerinin teşvik uygulamasına son verilir.

    Örnek 1: A işyerinin mevcut işkolunun tehlike sınıfı, İş Sağlığı ve Güvenliğine İlişkin İşyeri Tehlike Sınıfları Tebliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Tebliğ uyarınca 15/6/2019 tarihinde çok tehlikeliden tehlikeliye düşürülmüştür. A işyerince yararlanılan teşvik uygulamasına 2019/Temmuz ayı itibarıyla son verilecektir.

    Örnek 2: 2019/Ocak ayından itibaren teşvikten yararlanan çok tehlikeli sınıfta yer alan B işyerinin, Kuruma yaptığı başvuruya istinaden 8/4/2019 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere tehlike sınıfı tehlikeli olarak güncellenmiştir. İşyerinin teşvik uygulamasına 2019/Mayıs ayından itibaren son verilecektir.

    Örnek 3: Türkiye genelinde sadece bir işyeri bulunan ve 2020/Ocak ayından itibaren bu teşvikten yararlanan C işyerinde; 2020/Mart ayında çalışan 11 sigortalıdan 5’i işten ayrılmıştır. 2020/Nisan ayında bu işyerinde toplam sigortalı sayısı 6 olacağından işyerinin teşvik uygulamasına 2020/Nisan ayından itibaren son verilecektir.

    Örnek 4: 2019/Ocak ayından itibaren bu teşvikten yararlanan D işyerinde 1 Kasım 2020 tarihinde ölümlü bir iş kazası meydana gelmiş ve işveren tarafından kazaya ilişkin gerekli bildirimler yapılmıştır. Yaşanan ölümün bir iş kazası sonucu olduğunun Kurumca tespit edilmesini takip eden ay itibarıyla işyerinin teşvik uygulamasına son verilecektir.

    Örnek 5: 2020/Ocak ayından itibaren bu teşvikten yararlanan E işyerinde 2021/Eylül ayında bir iş kazası meydana gelmiştir. İş kazası geçiren sigortalının sürekli iş göremezlik kararı Kurumca 1/9/2023 tarihinde verilmiştir. Kalan teşvik uygulamasına 2023/Ekim ayı itibarıyla son verilecektir.

    Örnek 6: M işyerinde görevli olan iş güvenliği uzmanının 11/3/2019 tarihinde doğum iznine ayrılması sebebiyle sözleşmesi askıya alınmıştır. 30 günlük yasal süre içerisinde işyerinde İSG-KATİP sistemi üzerinden iş güvenliği uzmanı görevlendirmesi gerçekleştirilmemiştir. Yasal sürenin sona erdiği tarih olan 10/4/2019 tarihi itibarıyla yeniden iş güvenliği uzmanı görevlendirmesi yapılmaması durumunda teşvik uygulamasına 2019/Nisan ayından başlamak üzere son verilir.

    Örnek 7: N işyerinde görevli olan işyeri hekiminin 30/5/2020 tarihinde İSG-KATİP sözleşmesi feshedilmiştir. Yasal sürenin sonu olan 29/6/2020 tarihine kadar yeniden işyeri hekimi görevlendirmesi yapılmaması durumunda teşvik uygulamasına 2020/Haziran ayı itibarıyla son verilir.

    Örnek 8: P işyerinde görevli olan iş güvenliği uzmanı 18/9/2020 tarihinde vefat etmiştir. İşyeri, 2/10/2020tarihinde başka bir iş güvenliği uzmanı ile sözleşme imzalayarak yasal süre içinde yeniden görevlendirme yapmıştır. Bu durumda teşvik uygulamasına kesintisiz devam edilir.

     (2) Teşvikten haksız olarak yararlanma durumunun olması halinde işverenlerin eksik ödedikleri işsizlik sigortası işveren hissesi primleri 5510 sayılı Kanunun 89 uncu maddesinin ikinci fıkrası kapsamında gecikme cezası ve gecikme zammı ile birlikte işverenden tahsil edilir. Tahsil edilen prim ve gecikme cezası ile gecikme zammı Kurum tarafından işsizlik sigortası fonuna aktarılır.

    (3) İşsizlik sigortası primi işveren payı teşvikinden yararlanma süresinde işyerinin kapanması halinde, işyerinin 5510 sayılı Kanun kapsamından çıktığı tarihten itibaren teşvik uygulamasına son verilir. Bu işyeri herhangi bir hak iddiasında bulunamaz.

    (4) Teşvikten yararlandıktan sonra, teşvikten yararlanmaya esas şartların arandığı üç yıllık sürede veya teşvikten yararlanılan üç yıllık sürede, ölümlü veya sürekli iş göremezlikle sonuçlanan iş kazasının meydana gelmesi hariç bu Tebliğin 4 üncü maddesinde belirtilen diğer şartların sağlanmadığının tespit edilmesi halinde, eksik ödenen işsizlik sigortası işveren hissesi primleri işverenlerden tahsil edilmeyecektir.

    (5) Teşvikten yararlandıktan sonra, teşvikten yararlanmaya esas şartların arandığı üç yıllık sürede veya teşvikten yararlanılan üç yıllık sürede, bu Tebliğin 4 üncü maddesinde belirtilen diğer şartlar hariç ölümlü veya sürekli iş göremezlikle sonuçlanan iş kazasının meydana geldiğinin tespit edilmesi halinde, teşvikten yersiz yararlanılmış sayılacağından,  teşvikten yararlanılan tüm aylara ilişkin ödenen işsizlik sigortası işveren hissesi primleri 5510 sayılı Kanunun 89 uncu maddesinin ikinci fıkrası kapsamında gecikme cezası ve gecikme zammı ile birlikte işverenden tahsil edilir. Tahsil edilen prim ve gecikme cezası ile gecikme zammı Kurum tarafından işsizlik sigortası fonuna aktarılır.

     (6) Teşvikten yararlanmaya esas şartların arandığı üç yıllık sürede veya teşvikten yararlanılan üç yıllık sürede, bu Tebliğin 4 üncü maddesinde belirtilen şartlardan herhangi birinin sağlanmaması nedeniyle bu teşvikten yararlanamayan veya teşvik uygulamasına son verilen işverenlerce, teşvikten yararlanamadığı sürelere ilişkin bu Tebliğin 4 üncü maddesinde belirtilen tüm şartların sonradan sağlanması ve işverence talepte bulunulması halinde geriye yönelik bu teşvikten yararlanılamaz.

    (7) Asıl işveren alt işveren ilişkisinin kurulduğu işyerlerinde alt işverenin asıl işverene bağlı işyerinde ölümlü veya sürekli iş göremezlik ile sonuçlanan iş kazası yaşanması halinde alt işverenin ve asıl işverenin teşvik uygulamasına son verilir. Asıl işverenin işyerinde ölümlü veya sürekli iş göremezlik ile sonuçlanan iş kazası yaşanması halinde alt işverenin teşvik uygulamasına son verilmez.

    Teşvikten yasaklama

    MADDE 11 – (1) Teşvikten yararlanan işverenlerden, ölümlü veya sürekli iş göremezlikle sonuçlanan iş kazalarını bildirmeyenlerin veya geç bildirenlerin kapsama giren tüm işyerleri için iş kazasının meydana geldiği tarihten itibaren eksik ödedikleri işsizlik sigortası işveren hissesi primleri, 5510 sayılı Kanunun 89 uncu maddesinin ikinci fıkrası kapsamında gecikme cezası ve gecikme zammı ile birlikte tahsil edilir. Tahsil edilen prim ve gecikme cezası ile gecikme zammı Kurum tarafından işsizlik sigortası fonuna aktarılır.  Bu işverenler, teşvikten iş kazasının tespit edildiği tarihi takip eden aydan itibaren beş yıl süre ile yasaklanırlar.

    (2) Haklarında yasaklama kararı verilen tüzel kişilerin;

    a) Şahıs şirketi olması halinde, şirket ortaklarının tamamı hakkında,

    b) Sermaye şirketi olması halinde ise sermayesinin yarısından fazlasına sahip olan gerçek veya tüzel kişi ortaklar hakkında,

    yasaklama kararı verilir.

    (3) Haklarında yasaklama kararı verilenlerin gerçek veya tüzel kişi olması durumuna göre; ayrıca bir şahıs şirketinde ortak olmaları halinde bu şahıs şirketi hakkında da, sermaye şirketinde ortak olmaları halinde ise sermayesinin yarısından fazlasına sahip olmaları kaydıyla bu sermaye şirketi hakkında da aynı şekilde yasaklama kararı verilir.

    (4) Bu madde kapsamında yasaklama kararı verilen işverenler beş yıl süreyle teşvikten yararlanamaz, yasaklı olduğu sürece teşvik başvurusu yapamaz, başvuru yapanların başvuruları dikkate alınmaz.

    (5) Bu madde kapsamında yasaklama kararı verilen işverenler, beş yıl dolduktan sonra takip eden üç yıl için 4 üncü maddedeki şartları sağlamaları ve talep etmeleri halinde teşvikten tekrar yararlanabilir.

    Örnek 1: Teşvikten 2020/Mayıs-2025/Nisan ayları itibarıyla yasaklanmış A işyeri, 2026/Ocak ila 2028/Aralık ayları arasında teşvikten yararlanmaya esas şartları sağlaması ve işverenin başvuruda bulunması halinde 2029/Ocak itibarıyla teşvikten tekrar yararlanabilecektir.

    (6) Asıl işveren alt işveren ilişkisinin kurulduğu işyerlerinde bu madde kapsamında alt işverene verilen yasaklama kararı asıl işverene de uygulanır. Asıl işveren için verilen yasaklama kararı alt işverene uygulanmaz.

    DÖRDÜNCÜ BÖLÜM

    Çeşitli ve Son Hükümler

    Tereddütlerin giderilmesi

    MADDE 12 – (1) Bu Tebliğin uygulamasına ilişkin olarak ortaya çıkabilecek tereddütleri gidermeye Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı yetkilidir.

    İş sağlığı ve güvenliği hizmetlerine ilişkin yükümlülük

    GEÇİCİ MADDE 1 – (1) Bu Tebliğin 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (ç) bendinde yer alan teşvikten yararlanmaya esas şartların sağlanması gereken üç yıllık süre boyunca; işyerinin, İSG-KATİP’e kayıtlı onaylanmış ve devam eden iş sağlığı ve güvenliği hizmetlerinin verilmesine ilişkin, iş güvenliği uzmanı, işyeri hekimi ya da İş Sağlığı ve Güvenliği Hizmetleri Yönetmeliğine göre Bakanlıkça yetkilendirilmiş kurum ve kuruluşlar ile yapılmış bir sözleşmesinin bulunması şartı, bu Tebliğin yürürlüğe girdiği tarihten sonra aranır. Bu Tebliğin yayımından önceki tarihler için bu şart aranmaz.

    (2) Kamu kurum ve kuruluşlarında bu Tebliğin 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (ç) bendinde belirtilen yükümlülük, 6331 sayılı Kanunun 38 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinin (1) numaralı alt bendinde yer alan yürürlük tarihine kadar aranmaz.

    Yürürlük

    MADDE 13 – (1) Bu Tebliğin 9 uncu maddesi 1/1/2019 tarihinde, diğer maddeleri ise yayımı tarihinde yürürlüğe girer.

    Yürütme

    MADDE 14 – (1) Bu Tebliğ hükümlerini Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanı yürütür.

     

    Gelir Vergisi Kanununda Yer Alan Maktu Tutarlar 2019 Yılı İçin Arttırıldı

    ÖZET

    305 seri No.lu Gelir Vergisi Genel Tebliğinde, 2019 yılında uygulanacak Gelir Vergisi Kanunu’nda yer alan had ve tutarlar belirlendi.

    İlgili TÜRMOB Mevzuat Sirkülerini (2019/9) görüntülemek için tıklayınız.

    31 Aralık 2018 Tarihli ve 30642 Sayılı 3. Mükerrer Resmi Gazete'de yayımlanan Gelir Vergisi Genel Tebliği (Seri No: 305) ni görüntülemek için tıklayınız

    İade Konusu Yapılamayacak KDV Tutarı ile İlgili Sınır Yeniden Belirlendi

    ÖZET

    Bakanlar Kurulunca vergi oranları indirilen teslim ve hizmetler dolayısıyla yüklenilen ve indirim yoluyla giderilemeyen KDV tutarının iade konusu yapılamayacak kısmıyla ilgili sınır, 2019 yılı için 14.100 TL olarak belirlendi.

    İlgili TÜRMOB Mevzuat Sirkülerini (2019/17) görüntülemek için tıklayınız.

    31 Aralık 2018 Tarihli ve 30642 Sayılı 3. Mükerrer Resmi Gazete'de yayımlanan Katma Değer Vergisi Genel Uygulama Tebliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Tebliğ (Seri No: 22) i görüntülemek için tıklayınız. 

    KDV, ÖTV ve Tapu Harcında Uygulanmakta Olan İndirimli Oran Uygulaması 31 Mart 2019 Tarihine Uzatıldı

    ÖZET:

    535 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı ile bazı malların teslimine ilişkin ÖTVve KDV oranları ile gayrimenkul alım satımlarında uygulanan tapu harcı oranında 287 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı ile 31 Aralık 2018 tarihine kadar yapılan geçici süreli indirimler, 31 Mart 2019 tarihine kadar uzatıldı.

    İlgili TÜRMOB Mevzuat Sirkülerini (2019/1) görüntülemek için tıklayınız.

    31 Aralık 2018 Tarihli ve 30642 Sayılı 4. Mükerrer Resmi Gazete'de yayımlanan “Bazı Bakanlar Kurulu Kararları ile 31/10/2018 Tarihli ve 287 Sayılı Cumhurbaşkanı Kararının Eki Kararlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Karar (Karar Sayısı: 535)" görüntülemek için tıklayınız

    ÖTV Kanunu’na Ekli (II) Sayılı Listede Yer Alan Bazı Motosiklet Ürünlerinin Özel Tüketim Vergisi Oranları Sıfır Olarak Belirlendi

    ÖZET

    540 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı uyarınca, 1.1.2019 tarihinden itibaren 31/3/2019 tarihine kadar (bu tarih dâhil) uygulanmak üzere, 4760 sayılı Kanuna ekli (II) sayılı listede yer alan bazı malların özel tüketim vergisi oranları “sıfır” olarak belirlenmiştir.

    İlgili TÜRMOB Mevzuat Sirkülerini (2019/3) görüntülemek için tıklayınız.

    31 Aralık 2018 Tarihli ve 30642 Sayılı 4. Mükerrer Resmi Gazete'de yayımlanan "Bazı Mallara Uygulanacak Özel Tüketim Vergisi Oranlarının Yeniden Belirlenmesi Hakkında Karar (Karar Sayısı: 540)" sayılı kararı görüntülemek için tıklayınız.

    Bazı Taşıt Teslimlerinde %1 KDV Uygulanmasının Kapsamı Genişletildi

    ÖZET

    541 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı 287 sayılı Cumhurbaşkanı Kararında yapılan değişiklik uyarınca bazı taşıt teslimlerinde %1 KDV uygulanmasının kapsamı genişletilmiştir. 25/12/2017 tarihli ve 2017/11170 sayılı Bakanlar Kurulu Karan ile yürürlüğe konulan İstatistik Pozisyonlarına Bölünmüş Türk Gümrük Tarife Cetvelinin; 87.16.20.00.00.00, 87.16.31.00.00.00, 87.16.39. ve 87.16.40.00.00.00 gümrük tarife istatistik pozisyon numaralarında yer alan malların katma değer vergisi oranı 1.1.2019 tarihinden geçerli olmak üzere 31.03.2019 tarihine kadar %1 olarak uygulanacaktır.

    İlgili TÜRMOB Mevzuat Sirkülerini (2019/4) görüntülemek için tıklayınız.

    31 Aralık 2018 Tarihli ve 30642 Sayılı 4. Mükerrer Resmi Gazete'de yayımlanan “Bazı Bakanlar Kurulu Kararları ile 31/10/2018 Tarihli ve 287 Sayılı Cumhurbaşkanı Kararının Eki Kararlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Karar (Karar Sayısı: 535)" görüntülemek için tıklayınız

    31 Aralık 2018 Tarihli ve 30642 Sayılı 4. Mükerrer Resmi Gazete'de yayımlanan " 31/10/2018 Tarihli ve 287 Sayılı Cumhurbaşkanı Kararının Eki Kararda Değişiklik Yapılmasına Dair Karar (Karar Sayısı: 541)" görüntülemek için tıklayınız

    2019 Yılı Damga Vergisi Tutarları

    ÖZET

    63 seri No.lu Damga Vergisi Genel Tebliğ ile vergiye tabi kağıtların 2019 yılında tabi olacakları maktu damga vergisi tutarları arttırıldı. 2019 yılında beyannamelerden alınacak damga vergisi tutarları aşağıdaki gibidir.

    Yıllık gelir vergisi beyannameleri (72,70 TL)

    Kurumlar vergisi beyannameleri (97,10 TL)

    Katma değer vergisi beyannameleri 

    (48,00 TL)Muhtasar beyannameler (48,00 TL)

    Diğer vergi beyannameleri (damga vergisi beyannameleri hariç) (48,00 TL)

    Gümrük idarelerine verilen beyannameler (97,10 TL)

    Belediye ve il özel idarelerine verilen beyannameler (35,70 TL)

    Sosyal güvenlik kurumlarına verilen sigorta prim bildirgeleri (35,70 TL)

    Muhtasar ve prim hizmet beyannamesi (56,90 TL)

    Bir kağıttan alınacak damga vergisine ilişkin üst sınır, 1 Ocak 2019 tarihinden itibaren 2.642.810,00 Türk Lirası olmuştur.


    İlgili TÜRMOB Mevzuat Sirkülerini (2019/6) görüntülemek için tıklayınız.

    31 Aralık 2018 Tarihli ve 30642 Sayılı 3. Mükerrer Resmi Gazete'de yayımlanan Damga Vergisi Kanunu Genel Tebliği (Seri No: 63) görüntülemek için tıklayınız

    7143 Sayılı Kanun kapsamında yapılandırma ve Matrah artırımında bulunduğu halde taksitleri zamanında ödemeyerek hakları ihlal olanlar, ihlale neden olan tutarları ile Aralık ve Ocak 2019 da ödenmesi gereken taksitlerin 28 Şubat tarihine kadar ödenebilmesi ile ilgili 7159 Sayılı kanun Resmi Gazetede yayınlanarak yürürlüğe girmiştir.

    7143 Sayılı Kanun kapsamında yapılandırma ve Matrah artırımında bulunduğu halde taksitleri zamanında ödemeyerek hakları ihlal olanlar, ihlale neden olan tutarları ile Aralık ve Ocak 2019 da ödenmesi gereken taksitlerin 28 Şubat tarihine kadar ödenebilmesi ile ilgili 7159 Sayılı kanun Resmi Gazetede yayınlanarak yürürlüğe girmiştir.


    28 Aralık 2018 CUMA

    Resmî Gazete

    Sayı : 30639

    KANUN

    KARAYOLLARI TRAFİK KANUNU İLE BAZI KANUNLARDA
    DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KANUN


    Kanun No. 7159                                                                                                   
    Kabul Tarihi: 27/12/2018
    MADDE 1 – 4/6/1937 tarihli ve 3201 sayılı Emniyet Teşkilat Kanununun 90 ıncı maddesine ikinci fıkrasından sonra gelmek üzere aşağıdaki fıkra eklenmiştir.
    “Bu fıkranın yürürlüğe girdiği tarihten sonra Emniyet Genel Müdürlüğü kadrosunda göreve başlayan memurlar görevleri süresince Sandığın daimi ortağıdır.”

    MADDE 2 – 15/5/1957 tarihli ve 6964 sayılı Ziraat Odaları ve Ziraat Odaları Birliği Kanununun 20 nci maddesinin üçüncü fıkrasında yer alan “yüzde ikisi” ibaresi “yüzde biri” şeklinde değiştirilmiştir.

    MADDE 3 – 13/10/1983 tarihli ve 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununa aşağıdaki geçici madde eklenmiştir.
    “GEÇİCİ MADDE 25 – Bu Kanundaki fiiller için uygulanan ceza tutarları hakkında ek 3 üncü maddenin birinci fıkrası hükmü 2019 yılında uygulanmaz.”

    MADDE 4 – 3/5/1985 tarihli ve 3194 sayılı İmar Kanununun geçici 16 ncı maddesinin dördüncü fıkrasına “bu Kanun” ibaresinden sonra gelmek üzere “ve 2960 sayılı Kanun” ibaresi eklenmiş ve maddeye bağlı 18/11/1983 tarihli ve 2960 sayılı Boğaziçi Kanununda tanımlanan Boğaziçi sahil şeridi ve öngörünüm bölgesine ait kroki ile sınır ve koordinat listesi ekteki şekilde değiştirilmiştir.

    MADDE 5 – 25/6/2010 tarihli ve 6001 sayılı Karayolları Genel Müdürlüğünün Hizmetleri Hakkında Kanuna aşağıdaki geçici madde eklenmiştir.
    “GEÇİCİ MADDE 4 – (1) 2/11/2016 tarihinden bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihe kadar, araç sınıfları itibarıyla kullanılması yasak olan 15 Temmuz Şehitler Köprüsü ile Fatih Sultan Mehmet Köprüsünden geçilmesi nedeniyle 30 uncu maddenin ikinci fıkrası uyarınca idari para cezası verilmez, verilmiş olanlar tebliğ edilmez, tebliğ edilmişlerin tahsilatından vazgeçilir, varsa yapılmış itirazlar veya açılmış davalar hakkında resen karar verilmesine yer olmadığına karar verilir, yargılama ve takip giderleri taraflar üzerinde bırakılır ve vekâlet ücretine hükmedilmez. Söz konusu cezalar kapsamında bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önce yapılan tahsilatlar 28/2/2019 tarihine kadar başvurulması hâlinde 29/3/2019 tarihine kadar red ve iade edilir.”

    MADDE 6 – 12/11/2012 tarihli ve 6360 sayılı On Dört İlde Büyükşehir Belediyesi ve Yirmi Yedi İlçe Kurulması ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun geçici 1 inci maddesinin onbeşinci fıkrasında yer alan “altı yıl süreyle” ibareleri “31/12/2022 tarihine kadar (bu tarih dâhil)” şeklinde, “31/12/2020” ibaresi “31/12/2022 (bu tarih dâhil)” şeklinde ve son fıkrasında yer alan “beş yıl süreyle” ibaresi “31/12/2022 tarihine kadar (bu tarih dâhil)” şeklinde değiştirilmiştir.

    MADDE 7 – 1/12/2012 tarihli ve 6253 sayılı Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığı İdari Teşkilatı Kanununa aşağıdaki geçici madde eklenmiştir.
    “GEÇİCİ MADDE 13 – Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihte, Türkiye Büyük Millet Meclisi İdari Teşkilatında hangi statüde olursa olsun, Destek Hizmetleri Başkanlığı tarafından fiilen en az 5 yıldır kavas görevini yürüttüğü tespit edilenler, hiçbir işleme gerek kalmaksızın hâlen bulundukları kadro derecelerine uygun kavas unvanlı kadrolara atanmış sayılırlar. Bunların atandıkları tarih itibarıyla diğer kanunlardaki hükümlere bakılmaksızın ve başka hiçbir işleme gerek kalmaksızın kadroları ihdas edilmiş ve bu Kanuna ekli (1) sayılı cetvele eklenmiş sayılır. Bu madde kapsamında kavas kadrosuna atananlara, bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihteki mükteseplerine uygun kavas kadrolarına uygulanmakta olan her türlü mali ve özlük haklar uygulanır.”

    MADDE 8 – 6/12/2012 tarihli ve 6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanununun 16 ncı maddesinin üçüncü fıkrasının birinci cümlesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiş ve üçüncü cümlesi yürürlükten kaldırılmıştır.
    “Pay sahibi sayısı en az beş yüz olan kooperatiflerin veya kendisine ortak olan kooperatiflerin pay sahibi sayısı tek başına ya da toplam olarak en az beş yüz olan kooperatif birliklerinin veya kooperatif merkez birliklerinin yönetim kontrolüne sahip olduğu ve yıllık en az elli milyon Türk lirası satış hasılatı yapmış olan anonim ortaklıkların payları halka arz olunmuş sayılır.”

    MADDE 9 – 6362 sayılı Kanunun 61 inci maddesine aşağıdaki fıkra eklenmiştir.
    “(6) Üçüncü fıkranın ikinci cümlesi ile dördüncü fıkra hükümleri, 5411 sayılı Kanun hükümleri çerçevesinde gerçekleştirilen ve katılım bankalarının fon kullanıcısı olduğu ilave ana sermaye ve katkı sermaye niteliğindeki kira sertifikası ihraçlarında uygulanmaz.”

    MADDE 10 – 30/11/2017 tarihli ve 7062 sayılı Yüksek Seçim Kurulunun Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanunun geçici 1 inci maddesinin birinci fıkrasının ikinci cümlesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
    “Kurul üyelerinden; 2019 yılında görevi sona ereceklerin yerine 2020 yılı Ocak ayında, 2022 yılında görevi sona ereceklerin yerine ise 2023 yılı Ocak ayında yenileme seçimi yapılır.”

    MADDE 11 – 11/5/2018 tarihli ve 7143 sayılı Vergi ve Diğer Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılması ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına İlişkin Kanuna aşağıdaki geçici madde eklenmiştir.
    “GEÇİCİ MADDE 2 – (1) Bu Kanun hükümlerine göre yapılandırma başvurusunda bulunduğu hâlde bu maddenin yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla ödenmesi gereken tutarları süresinde ödemeyerek bu Kanun hükümlerini ihlal edenler, ihlale neden olan tutarları, 2019 yılı Şubat ayı sonuna kadar, ödemeleri gerektiği tarihten ödeme tarihine kadar (bu tarih dâhil) geçen süre için bu Kanunun 9 uncu maddesinin altıncı fıkrasında belirlenen geç ödeme zammı ile birlikte, ödemeleri şartıyla bu Kanun hükümlerinden yararlandırılır. Ancak bu fıkra kapsamında yapılacak ödemeler için bu Kanunun 9 uncu maddesinin üçüncü fıkrasının (a) ve (b) bentleri hükümleri uygulanmaz.
    (2) Bu Kanunun 10 uncu maddesinin on üçüncü fıkrası hükümleri hariç olmak üzere bu Kanun kapsamında 2018 yılı Aralık ve 2019 yılı Ocak ayında ödenmesi gereken taksitlerin ödeme süreleri, 2019 yılı Şubat ayı sonuna kadar uzatılmıştır.
    (3) Bu Kanunun 3 üncü maddesinin dokuzuncu fıkrası ile 8 inci maddesinin altıncı fıkrasında vadesinde ödenmesi öngörülen alacakların anılan fıkra hükümlerine göre ödenmemesi nedeniyle bu maddenin yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla bu Kanun hükümlerini ihlal etmiş olan borçluların ihlale neden olan tutarları, bu maddenin birinci fıkrasında belirtilen sürede ödemeleri ya da bu süre içinde veya bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önce yaptıkları başvurulara dayanılarak 6183 sayılı Kanunun 48 inci maddesine göre çok zor durumda olduklarının tespit edilmesi hâlinde bu borçlular da bu Kanun hükümlerinden yararlandırılır.      
    (4) Bu Kanunun 4 üncü maddesinin onuncu fıkrası hükümlerinden yararlanmak üzere başvuruda bulunduğu hâlde bu maddenin yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla bu Kanun hükümlerini ihlal eden borçluların ihlale neden olan tutarları, bu maddenin birinci fıkrasında belirtilen süre ve şekilde, ödeme süresi gelmemiş taksitleri ise bu Kanunda öngörülen şekilde tamamen ödemeleri hâlinde ilgili mevzuat uyarınca kesilmesi gereken vergi cezaları ve idari para cezalarının kesilmesinden ve tahakkuk edip etmediğine bakılmaksızın bu alacaklardan ve bunlara ilişkin fer’i alacakların tahsilinden vazgeçilir.
    (5) Bu Kanunun 5 inci maddesi hükümlerine göre matrah ve/veya vergi artırımında bulunduğu hâlde tahakkuk eden vergileri süresinde ödemeyerek maddeden yararlanma hakkını kaybetmiş olanlar, ihlale neden olan tutarları bu maddenin birinci fıkrasında belirtilen süre ve şekilde, ödeme süresi gelmemiş taksitleri ise bu Kanunda öngörülen şekilde tamamen ödemeleri hâlinde 5 inci madde hükümlerinden yararlandırılır. Bu takdirde bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önce matrah ve/veya vergi artırımına konu yıllar ve vergi türleri ile ilgili olarak;
    a) Başlanılmış olan vergi incelemeleri ile tarhiyat öncesi uzlaşma, takdir ve tarh işlemleri,
    b) Vergi/ceza ihbarnamesi tebliğ edilmiş olan vergi ve cezalara ilişkin olarak;
    1) Dava açma süresi geçmemişse, dava açma, uzlaşma ve cezada indirim talebi süreleri,
    2) Uzlaşmaya başvurulmuş ise uzlaşma işlemleri, dava açılmışsa davaya ilişkin yargılama işlemleri ile mahkemelerce verilmiş kararların infazı,
    c) Açılmış davalarla ilgili kanun yollarına başvuru süreleri ile yargılama işlemleri ve mahkemelerce verilmiş kararların infazı,
    ç) Matrah ve/veya vergi artırımı hükümlerinin ihlal edilmiş olması sebebiyle ikmalen, re’sen veya idarece yapılmış tarhiyatlar üzerine tahakkuk etmiş alacakların takip ve tahsil işlemleri,
    bu Kanun hükümleri ihlal edilmediği sürece durur. Bu Kanun hükümlerine uygun ödeme yapılmadığı takdirde duran süreler ve işlemler, ihlale neden olan taksitin ödeme süresinin son gününü takip eden günden itibaren devam eder. Bu Kanunun 5 inci maddesi hükümlerine göre tahakkuk eden vergilerin bu Kanun hükümlerine göre ödenmesi şartıyla; bu fıkrada belirtilen başlanılmış olan vergi incelemeleri, tarhiyat öncesi ve sonrası uzlaşma, takdir, tarh işlemlerinden vazgeçilir, davalar sonlandırılır, mahkemelerce verilmiş kararlar infaz edilmez, yargılama giderleri taraflarca talep edilmez, tahakkuk etmemiş alacaklar ile tahakkuk etmiş vergiler ve bunlara bağlı gecikme faizi, gecikme zammı ile vergi cezalarının tahsilinden vazgeçilir.
    (6) Bu Kanun hükümlerine göre yapılandırma başvurusunda bulunduğu hâlde bu maddenin yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla ödenmesi gereken tutarları süresinde ödemeyerek bu Kanun hükümlerini ihlal eden borçlulardan, bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önce bu Kanun kapsamında yapılandırılan alacaklara karşılık cebren ya da rızaen tahsil edilen tutarlar, bu Kanuna göre ödenmesi gereken taksitlerin en eski vadeli olanından başlamak üzere ve tahsil edildikleri tarihler dikkate alınarak bu madde hükmüne göre mahsup edilir. Bu şekilde yapılan mahsup sonrasında bu Kanun hükümlerine göre ödenmesi gereken tutarlardan fazla ödendiği tespit edilen tutarlar ilgili mevzuat hükümlerine göre red ve iade edilir.
    (7) Bu Kanunun 5 inci maddesi hükümlerine göre matrah ve/veya vergi artırımında bulunduğu hâlde tahakkuk eden vergileri süresinde ödemeyerek maddeden yararlanma hakkını kaybetmiş olan mükelleflerden bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önce ödenmesi gereken tutarların tamamının tahsil edilmiş olması hâlinde, bu mükellefler de anılan madde hükümlerinden yararlanır.”

    MADDE 12 – Bu Kanunun;
    a) 5 inci maddesi 1/1/2019 tarihinde,
    b) Diğer maddeleri yayımı tarihinde,
    yürürlüğe girer.

    MADDE 13 – (1) Bu Kanunun;
    a)  7 nci maddesini Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanı,
    b) Diğer hükümlerini Cumhurbaşkanı,
    yürütür.

    27/12/2018

     

    Ekleri için tıklayınız

     



     

    2019/Ocak KDV Beyannamesinde Yapılacak Olan Değişiklik Hk.

    Gelir İdaresi Başkanlığı WEB sitesinde aşağıdaki açıklamayı yapmıştır.

       “1 No.lu KDV beyannamesinde Ocak/2019 vergilendirme döneminden (1 Şubat2019'da uygulamaya koyulacak versiyondan) itibaren "İndirimler" tablosunda yer alan"102 - Bu Döneme Ait İndirilecek KDV" satırı kaldırılarak, bu kodda beyan edilen tutarların "108 - Yurtiçi Tevkifatsız Alımlar Nedeniyle Ödenen KDV", "109 - Sorumlu Sıfatıyla Beyan Edilen KDV", "110 - İthalde Ödenen KDV" olarak 3 ayrı satır üzerinden beyan edilmesine yönelik değişik yapılacaktır.  Şubat ayında verilecek Ocak/2019 vergilendirme dönemi beyannamelerinde sorun yaşanmaması için, mükelleflerimizin Ocak ayına ilişkin işlemlerinin yeni duruma uygun olarak kayıt altına alınması ve muhasebe programlarının Şubat ayında verilecek Ocak/2019 vergilendirme dönemi beyannamelerinde yeni kodların kullanılacağı şekilde düzenlenmesi önem arz etmektedir.”

    Açıklamadan da anlaşılacağı gibi cari dönem İndirilecek KDV ayrıştırması yapılacaktır.Muhasebe programı yazılıma yapan firmaların yukarıdaki açıklamalar göre programlarını uygun hale getirmeleri gerektiği belirtilmiş olup, bdp programından verilecek beyannamelerde de yeni açılacak kodlara göre indirilecek KDV vergileri 3 ayrı satırda beyan edilecektir.

    108 - Yurtiçi Tevkifatsız Alımlar Nedeniyle Ödenen KDV,

    109 - Sorumlu Sıfatıyla Beyan Edilen KDV,

    110 - İthalde Ödenen KDV

    Kaynak: https://ebeyanname.gib.gov.tr/index.html



    Plastik Poşetlerin Ücretlendirilmesine İlişkin Usul ve Esaslar

    Bilindiği üzere, Çevre Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun yürürlüğe girmesiyle, 1 Ocak 2019'dan itibaren kaynakların verimli yönetimi ve plastik poşetlerden kaynaklanan çevre kirliliğinin önlenmesi amacıyla plastik poşetler satış noktalarında kullanıcıya veya tüketiciye ücreti karşılığı verilecektir.

    Bu kapsamda, plastik poşetlerin satışı, beyanı, geri kazanım katılım payı tahsili ile birlikte izleme, kontrol ve denetimine ilişkin hususları içeren Plastik Poşetlerin Ücretlendirilmesine İlişkin Usul ve Esaslar Bakanlığımızca hazırlanmıştır.
    Plastik poşetlerin ücretli olarak satışı, faaliyet türü ne olursa olsun uzaktan satışlar da dahil olmak üzere, istisnasız tüm satış noktalarında (tekstil, oyuncak, elektronik, gıda ve benzeri) 1 Ocak 2019 tarihinden itibaren 25 kuruş taban fiyatı ile gerçekleştirilecektir.

    Ücretlendirme uygulaması kapsamı dışında kalan plastik poşetler ise; ekmek, sebze, meyve, peynir, zeytin, hayvansal gıda gibi açık satılan gıdaların hijyenini sağlamak için kullanılan, çift kat kalınlığı 15 mikron ve altında olan, 500x350 milimetre (körük kalınlığı ve sap uzunluğu dahil) ebadından küçük saplı/sapsız poşetler, plastik içeren malzemelerden, dokumalı veya dokumasız metotlarla üretilen, tekstil ürünü çok kullanımlık poşetler, canlı sucul hayvan satışında kullanılan sapsız poşetler, yumrulu ve/veya benzer tohumlu bitkilerin satışında kullanılan sapsız poşetler, kuru temizleme, lostra ve benzeri iş yerleri gibi sadece hizmet verilen fakat ürün satışı gerçekleştirmeyen yerlerde kullanıcıya veya tüketiciye verilen poşetler, kargo poşetleri ile gümrüksüz mağazadan alınan ürünler için ilgili mevzuatı gereği kullanılması zorunlu olan özel poşetlerdir.

    Plastik poşetlerin, ücretsiz teminine imkan verecek herhangi bir promosyona veya kampanyaya da dahil edilemeyecek olup, satış noktaları, her bir poşetin satışında tüketiciden en az 25 kuruş talep edilecektir. Satış noktaları bu ücret içerisinden 15 kuruşu, 'Geri Kazanım Katılım Payı' olarak Bakanlık Merkez Saymanlık Müdürlüğü hesabına yatıracaktır.

    Satış noktalarında ücretlendirmeye tabi olan plastik poşetlerin 1 Ocak itibarıyla barkodlu olarak sunulması zorunludur. Ancak stoklarında barkodsuz plastik poşet olan satış noktaları, barkodsuz poşetlerin kullanımını 31 Mart 2019 tarihine kadar gerçekleştirebileceklerdir.

    Plastik poşetle gönderimi sağlanan uzaktan satışlarda ise alternatif taşıma ekipmanı kullanım seçeneği tüketiciye sunulacaktır. Tüketici tarafından plastik poşet tercih edilmesi halinde poşetlerin satışı zorunludur. Uzaktan satış yapan işletmelerin bu satışlarda plastik poşete alternatif taşıma seçeneğini 31 Mart 2019 tarihine kadar oluşturması gerekmektedir.

    Bu çerçevede, plastik poşet üretici/ithalatçıları ile satış noktalarının söz konusu Usul ve Esaslarda yer alan hükümler doğrultusunda gerekli iş ve işlemleri gerçekleştirmeleri gerekmektedir.

    Bahse konu Usul ve Esasları görüntülemek için tıklayınız.

    İlgili TÜRMOB Mevzuat Sirkülerini (2019/20) görüntülemek için tıklayınız.

    Asgari Ücret Tespit Komisyonu Kararı

    İşçinin bir günlük normal çalışma karşılığı asgari ücreti; 1 Ocak 2019 - 31 Aralık 2019 tarihleri arasında 85,28 (Seksen Beş Lira Yirmi Sekiz Kuruş) Türk Lirası olarak belirlenmiştir.

    27 Aralık 2018 tarihli Resmi Gazete'de yayınlanan ilgili kararı görüntülemek için tıklayınız.

    22 Aralık 2018 Cumartesi The Garden - Batıkent

    28. Geleneksel Gecemiz , 22 Aralık Cumartesi gecesi The Garden'da yapılacaktır.


    Defter Tasdiklerinde Sınıf Değiştirme Hadleri Hakkında Ek Açıklama Konulu 2018/192 Sayılı TÜRMOB Sirküleri

    ÖZEL MEVZUAT SİRKÜLERİ 2018/190

    2019 YILINDA İŞLETME HESABI ESASI VE BİLANÇO ESASINA GÖRE DEFTER TUTMA VE SINIF DEĞİŞTİRME HADLERİ 

    ÖZET :2019 yılında mükelleflerin Vergi Usul Kanunu hükümlerine göre işletme hesabı esası ve bilanço esasına göre sınıf değiştirmede dikkate almaları gereken hadler.

    213 Sayılı Vergi Usul Kanunu’nun 176’ncı maddesinde tüccarlar defter tutma bakımından ikiye ayrılmış; I’nci Sınıf Tüccarların Bilanço Esasına göre, II’nci Sınıf Tüccarların ise İşletme Hesabı Esasına göre defter tutacakları belirtilmiştir.

    Hangi mükelleflerin I’inci Sınıf Tüccar ya da II’nci Sınıf Tüccar sayılacağı, sınıfların tespitine ilişkin hadler ve sınıflar arasındaki geçişe ilişkin düzenlemelere, VUK’nun 177-181’inci maddeleri arasında yer verilmiştir.

    İşletme hesabı esası ve bilanço esasına göre defter tutma ayrımına ilişkin hadler, Vergi Usul Kanunu Tebliğleri ile yayımlanmaktadır. 20161, 20172 ve 20183 yılları için belirlenmiş olan bu hadler aşağıdaki TÜRMOB 2018/190 sayılı Mevzuat Sirkülerindeki gibidir.

    İlgili TÜRMOB Mevzuat Sirkülerini (2018/190) görüntülemek için tıklayınız.


    2018/190 SAYILI TÜRMOB SİRKÜLERİNE İLİŞKİN EK AÇIKLAMA 2018/192

    2018/190 No.lu “2019 Yılında İşletme Hesabı Esası Ve Bilanço Esasına Göre Defter Tutma Ve Sınıf Değiştirme Hadleri” başlıklı TÜRMOB Sirkülerinde, 2019 yılında mükelleflerin Vergi Usul Kanunu hükümlerine göre işletme hesabı esası ve bilanço esasına göre sınıf değiştirmede dikkate almaları gereken hadler konusunda açıklamalar yer almıştır. Ancak meslek mensuplarımızdan çok sayıda soru gelmesi dolayısıyla bu konuda ek bir açıklamanın yapılması ihtiyacı doğmuştur.

    Söz konusu hadlerin hesaplanması 2018 yılı için 1 Ocak 2018 tarihinde yürürlüğe giren 29.12.2017 tarihli ve 30285 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 490 Sıra No.lu VUK Genel Tebliği’nde belirlenen hadlerin 2018 yılı gayrisafi satış hasılatlarının tespitinde dikkate alınmasına dayanmaktadır.

    Diğer taraftan, söz konusu TÜRMOB 2018/190 sayılı Sirkülerde yapılan hesaplamalar “hukuki güvenlik” ve“vergilendirmede belirlilik” ilkeleri çerçevesinde TÜRMOB yorumuna dayanmakta olup, bu konuda, defterlerin kullanılmaya başlanılacağı yılın başında yürürlüğe girecek olan hadlerin geçerli olması gerektiği yönünde görüşlerin olduğu da dikkate alınmalıdır.

    Kısaca TÜRMOB görüşü, 2018 yılı için 1 Ocak 2018 tarihinde yürürlüğe giren 29.12.2017 tarihli ve 30285 sayılı m. Resmi Gazetede yayımlanan 490 Sıra No.lu VUK Genel Tebliği’nde belirlenen hadlerin 2018 yılı gayrisafi satış hasılatlarının tespitinde dikkate alınmasına dayanmaktadır. Buna karşılık 2018 yılı hadlerinde 1 Ocak 2019 tarihinde yürürlüğe girecek Tebliğ hükümlerinin dikkate alınması gerektiği yönünde farklı görüşlerde bulunmaktadır.

    Defter tasdiklerinin süresi dikkate alındığında, yılın son günlerinde yayınlanan ve yürürlük tarihide yeni yılın başı olarak gösterilen Tebliğ’de belirtilecek hadlere göre hareket edilmesinin mümkün olmayacağı düşünülmekle beraber, Gelir İdaresi Başkanlığı’nın aksi yönde özelgesinin olduğunu ve bu özelgelere göre defter tasdiki yapılmasının istenildiğini bilgilerinize sunma zorunluluğu doğmuştur. Buna göre 2018 yılı için ilan edilen yeniden değerleme oranı dikkate alınarak 2019 yılında geçerli olacak hadlerin açıklanacağı ve 1 Ocak 2019 tarihinde yürürlüğe girecek olan ve henüz yayımlanmamış olan yıl sonu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliğinde açıklanacak tutarların 2018 yılı gayrisafi satış tutarlarına uygulanarak hesaplama yapılmasının Gelir İdaresi Başkanlığı’nca daha önce yayınlanan özelgelere uygun olacağı değerlendirilmektedir.

    2018/190 Sayılı TÜRMOB Mevzuat Sirkülerine ilişkin ek açıklama Siskülerini (2018/192) görüntülemek için tıklayınız.

    Konkordato ve Ticari Davalarda Arabuluculuk Müessesinin İşletilmesi ile ilgili 7155 Sayılı Kanun



    19 Aralık 2018 ÇARŞAMBA

    Resmî Gazete

    Sayı : 30630

    KANUN

    ABONELİK SÖZLEŞMESİNDEN KAYNAKLANAN PARA ALACAKLARINA

    İLİŞKİN TAKİBİN BAŞLATILMASI USULÜ HAKKINDA KANUN

    Kanun No. 7155                                                                                                                                      Kabul Tarihi: 6/12/2018
    Amaç
    MADDE 1- (1) Bu Kanunun amacı; abonelik sözleşmelerinden ve bu sözleşmelerin ifası amacıyla tüketiciye sunulup bedeli faturaya yansıtılan mal veya hizmetten kaynaklanan para alacaklarına ilişkin haciz yoluyla ilamsız icra takiplerinin, Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) bünyesinde oluşturulan Merkezî Takip Sistemi üzerinden başlatılmasına ve haciz aşamasına kadar yürütülmesine ilişkin usul ve esasları düzenlemektir.
    Kapsam
    MADDE 2- (1) Bu Kanun, 7/11/2013 tarihli ve 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunda ve diğer mevzuatta düzenlenen abonelik sözleşmeleri ile bu sözleşmelerin ifası amacıyla tüketiciye sunulup bedeli faturaya yansıtılan mal veya hizmetten kaynaklanan ve avukatla takip edilen para alacaklarına ilişkin icra takiplerini kapsar.
    (2) Birinci fıkra kapsamındaki icra takipleri ancak bu Kanunda belirlenen yöntemle başlatılabilir. Aksi hâlde icra dairesi takip talebini reddeder.
    Merkezî Takip Sistemi
    MADDE 3- (1) Bu Kanunda belirtilen takip işlemlerinin elektronik ortamda yapılmasını sağlamak amacıyla UYAP bünyesinde Merkezî Takip Sistemi oluşturulur.
    Takip talebi
    MADDE 4- (1) Alacaklı avukatı, icra takibini başlatmak için Merkezî Takip Sisteminde yer alan takip talebini doldurur.
    (2) Takip talebinde aşağıdaki hususlar yer alır:
    a) Alacaklının ve varsa kanuni temsilcisi ile avukatının adı ve soyadı, Türkiye Cumhuriyeti kimlik numarası; tüzel kişi ise unvanı, vergi kimlik numarası, ticaret sicil numarası ve Merkezi Sicil Kayıt Sistemi numarası; adresi, telefonu ve elektronik iletişim bilgileri
    b) Alacaklının veya avukatının münhasıran Merkezî Takip Sistemi ile ilişkilendirilmiş hesap numarası
    c) Borçlunun ve varsa kanuni temsilcisinin adı ve soyadı, Türkiye Cumhuriyeti kimlik numarası; tüzel kişi ise unvanı, vergi kimlik numarası, biliniyorsa ticaret sicil numarası ve Merkezi Sicil Kayıt Sistemi numarası; adresi, biliniyorsa telefonu ve elektronik iletişim bilgileri
    ç) Terekeye karşı yapılan takiplerde kendilerine tebligat yapılacak mirasçıların adı ve soyadı, Türkiye Cumhuriyeti kimlik numarası ile adresi
    d) Alacağın tutarı ve faizli alacaklarda faizin türü, oranı, miktarı ve işlemeye başladığı gün; alacak yabancı para ise harca esas olmak üzere takip tarihindeki Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası efektif satış kuru üzerinden Türk lirası karşılığı, alacağın hangi tarihteki kur üzerinden talep edildiği ve faizli alacaklarda faizin türü, oranı, miktarı ve işlemeye başladığı gün
    e) Takip dayanağı belgelerin tarih ve numarası ile alacağın son ödeme tarihi
    f) Haciz ve müteakip işlemler için yetkili icra dairesi
    (3) Son ödeme tarihi belirtilen alacağa ilişkin fatura veya benzeri belgeler sisteme yüklenir.
    (4) Takip talebi ikinci fıkra uyarınca doldurulduktan, ilgili belgeler taranıp sisteme yüklendikten ve takip harç ve masrafları elektronik ortamda ödendikten sonra, güvenli elektronik imzayla onaylanır, sisteme kaydedilir ve takip, Merkezî Takip Numarası alır. İcra takibi, sisteme kaydedilmekle başlar.
    Ödeme emri
    MADDE 5- (1) Takip talebinin sisteme kaydedilmesinden sonra sistem tarafından ödeme emri düzenlenir. Ödeme emrinde, takip talebinde yer alan bilgiler yanında aşağıdaki hususlar yer alır:
    a) Toplam borç miktarı ile takip harç ve masraflarının, tebliğden itibaren yedi gün içinde alacaklının veya avukatının Merkezî Takip Sistemi ile ilişkilendirilmiş hesap numarasına ödenmesi gerektiği
    b) Yetkiye, borcun tamamına veya bir kısmına ya da alacaklının takibat icrası hakkına dair bir itirazı varsa bunun da aynı süre içinde beyan edilmesi gerektiği
    c) Sadece yetkiye itiraz hâlinde yeniden ödeme emri tebliğ edilmeksizin alacaklının talebi üzerine, yetki itirazında gösterilen veya mahkemece yetkili görülen icra dairesinden haciz işlemlerinin başlatılacağı
    ç) İtirazların, herhangi bir icra dairesi aracılığıyla veya güvenli elektronik imza kullanılarak Merkezî Takip Sistemi üzerinden yapılabileceği
    d) Borç ödenmez veya itiraz olunmazsa yetkili icra dairesi aracılığıyla cebrî icraya devam edileceği
    (2) Bu Kanun kapsamındaki takiplerde Merkezî Takip Sistemi harcı alınır; ayrıca icraya başvurma harcı ile tahsil harcı alınmaz.
    (3) Merkezî Takip Numarası alan ödeme emri ile tebliğ mazbatalı kapalı zarfa ilişkin bilgiler, sistem üzerinden ilgili Posta ve Telgraf Teşkilatı Anonim Şirketi (PTT) birimine iletilir.
    Ödeme emrinin tebliği ve borcun ödenmesi
    MADDE 6- (1) Ödeme emrini sistem üzerinden alan PTT birimi, ödeme emrinin ve tebliğ mazbatalı kapalı zarfın çıktısını alır ve 11/2/1959 tarihli ve 7201 sayılı Tebligat Kanunu hükümleri uyarınca borçluya tebliğ eder.
    (2) Borçlu, tebligatın elektronik yolla yapılması zorunlu olan kişilerden ise zorunlu elektronik tebligata ilişkin hükümler uygulanır.
    (3) Tebliğ durumunu belgeleyen mazbata, ilgili PTT birimi tarafından sisteme yüklenir ve mazbatanın aslı, alacaklı avukatının takip talebinde bildirdiği icra dairesine gönderilir. Alacaklı avukatı, buna ilişkin gideri, takibi başlatırken yatırmak zorundadır.
    (4) Adresin tebligata elverişli olmadığının anlaşılması veya tebligat yapılamaması hâlinde, takibe devam etmek isteyen alacaklı avukatı, sistem üzerinden, borçlunun adres kayıt sisteminde yer alan yerleşim yeri adresine tebligat çıkarılmasını sağlar.
    (5) Borçluya dördüncü fıkra uyarınca da tebligat yapılamaması veya borçlunun yerleşim yeri adresinin yurt dışında bulunduğunun anlaşılması hâlinde, alacaklı avukatının talebi üzerine, harçlar ikmal edilerek icra dairesinde takibe devam edilir. Bu durumda sistem üzerindeki takip kapatılır.
    (6) Takip konusu borç, takip harç ve masrafları ile birlikte, ödeme emrinde belirtilen hesap numarasına ödendiğinde takip sona erer.
    (7) Ödenen para, 30/6/1934 tarihli ve 2548 sayılı Ceza Evleriyle Mahkeme Binaları İnşası Karşılığı Olarak Alınacak Harçlar ve Mahkûmlara Ödettirilecek Yiyecek Bedelleri Hakkında Kanun uyarınca alacaklıdan alınması gereken harç miktarı ayrıldıktan sonra ilgili hesaba aktarılır.
    Ödeme emrine itiraz
    MADDE 7- (1) Borçlu, ödeme emrinin tebliğinden itibaren yedi gün içinde, herhangi bir icra dairesine başvurarak ödeme emrine itiraz edebilir. İcra dairesi, itiraza ilişkin evrakı, en geç iki iş günü içinde sisteme yükler, aslını alacaklının takip talebinde bildirdiği icra dairesine gönderir. Borçluya, itiraz ettiğine ilişkin ücretsiz bir alındı belgesi verilir.
    (2) Merkezî Takip Sistemi üzerinden güvenli elektronik imza kullanılarak da itiraz edilebilir.
    (3) Süresi içinde borca yapılan itiraz üzerine icra takibi durur. Duran takip hakkında, 9/6/1932 tarihli ve 2004 sayılı İcra ve İflas Kanununun ilgili hükümleri uygulanır.
    (4) İtiraz, itirazın sisteme yüklendiği tarihi izleyen beşinci günün sonunda alacaklı avukatına tebliğ edilmiş sayılır.
    (5) Sadece yetkiye itiraz hâlinde alacaklı avukatı, yetki itirazında gösterilen icra dairesinde haciz işlemlerini başlatabilir. Takip talebinde belirtilen icra dairesinde haciz işlemlerinin başlatılabilmesi için bu dairenin bağlı bulunduğu mahkemede yetki itirazının kaldırılması şarttır. Mahkeme, yetki itirazını dosya üzerinden inceleyip kesin olarak karara bağlar. Mahkemenin yetkili gördüğü icra dairesinde haciz işlemlerinin başlatılabilmesi için yeniden ödeme emri tebliği gerekmez.
    Ödeme emrine itiraz edilmemesi veya itirazın hükümden düşürülmesi
    MADDE 8- (1) Ödeme emrine itiraz edilmemesi veya itirazın hükümden düşürülmesine rağmen süresi içinde ödeme yapılmaması hâlinde, alacaklının yetkili icra dairesi nezdinde yapacağı talep üzerine 2004 sayılı Kanunun ilgili hükümleri uyarınca cebrî icraya devam olunur.
    (2) İcra müdürü, cebrî icraya devam edilmesi talep edildiğinde; alacağın bu Kanun kapsamında bulunduğunu, ödeme emrinin tebliğ edildiğini, takibe itiraz edilmediğini veya itirazın hükümden düşürüldüğünü tespit ederse cebrî icra işlemlerine devam eder. Aksi hâlde gerekçesini belirterek talebi reddeder. Verilen kararlara karşı alacaklı veya borçlu şikâyet yoluna başvurabilir.
    (3) İkinci fıkra uyarınca cebrî icra işlemlerine devam edilmesinin mümkün olduğu hâllerde, alacaklı avukatı dilerse haciz talebinde bulunmaksızın UYAP üzerinden, bu sisteme entegre bilişim sistemleri vasıtasıyla borçlunun mal, hak veya alacağı olup olmadığını sorgulayabilir. Sorgulama sonunda sistem mal, hak veya alacağın mahiyeti ve detayı hakkında bilgi veremez; sadece mal, hak veya alacağın genel olarak olup olmadığı konusunda bilgi verebilir. Borçlunun mal, hak veya alacağının varlığının tespiti hâlinde UYAP üzerinden de haciz talep edilebilir.
    (4) Ödeme emrinin tebliği tarihinden itibaren iki yıl içinde haciz talep edilmezse takip düşer. İtirazın hükümden düşürülmesine ilişkin dava açılması hâlinde davanın açıldığı tarihten hükmün kesinleşmesine kadar geçen süre hesaba katılmaz.
    Hüküm bulunmayan hâller ve yönetmelik
    MADDE 9- (1) Bu Kanunda hüküm bulunmayan hâllerde 2004 sayılı Kanun hükümleri uygulanır.
    (2) Bu Kanunun uygulanmasına ilişkin hususlar Adalet Bakanlığınca yürürlüğe konulan yönetmelikle düzenlenir.
    Geçiş hükmü
    GEÇİCİ MADDE 1- (1) Bu Kanunun abonelik sözleşmesinden kaynaklanan para alacaklarının takibine ilişkin hükümleri, Kanunun yürürlüğe girdiği tarihte derdest olan takipler hakkında uygulanmaz; bu takipler, açıldıkları tarihte yürürlükte bulunan hükümler uyarınca yürütülür.
    MADDE 10- 2004 sayılı Kanunun 8/a maddesine beşinci fıkrasından sonra gelmek üzere aşağıdaki fıkra eklenmiştir.
    “Alacaklı, Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi üzerinden bu sisteme entegre bilişim sistemleri vasıtasıyla dosya safahat bilgileri ile borçlunun mal, hak veya alacağını elli kuruş karşılığında sorgulayabilir veya sorgulanmasını talep edebilir. Bu miktar her yıl, bir önceki yıla ilişkin olarak 4/1/1961 tarihli ve 213 sayılı Vergi Usul Kanununun mükerrer 298 inci maddesi hükümleri uyarınca tespit ve ilan edilen yeniden değerleme oranında artırılır. Adalet Bakanlığı yeniden değerleme oranında artırılan ücreti beş katına kadar artırmaya ve azaltmaya ayrıca gün ve dosya esaslı olmak üzere belirli sayıdaki sorgulamayı ücretten istisna tutmaya yetkilidir. Genel yönetim kapsamındaki kamu idarelerinden bu ücret alınmayacağı gibi alacaklının bir gün içinde aynı dosya üzerinden beş kez yapacağı sorgudan da ücret alınmaz. Bu kapsamda alınacak ücret Adalet Bakanlığının belirleyeceği usule göre tahsil edilir ve takip gideri olarak borçluya yüklenemez.”
    MADDE 11- 2004 sayılı Kanunun 78 inci maddesinin birinci fıkrasına aşağıdaki cümleler eklenmiştir.
    “Ancak, alacaklı dilerse haciz talebinde bulunmaksızın Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi üzerinden, bu sisteme entegre bilişim sistemleri vasıtasıyla borçlunun mal, hak veya alacağı olup olmadığını sorgulayabilir. Sorgulama sonunda sistem mal, hak veya alacağın mahiyeti ve detayı hakkında bilgi veremez; sadece mal, hak veya alacağın genel olarak olup olmadığı konusunda bilgi verebilir. Borçlunun mal, hak veya alacağının varlığının tespiti hâlinde Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi üzerinden de haciz talep edilebilir.”
    MADDE 12- 2004 sayılı Kanunun 89 uncu maddesine aşağıdaki fıkra eklenmiştir.
    “Bu madde uyarınca haciz ihbarnamelerinin bildirimi ve bu ihbarnamelere verilecek cevaplar, güvenli elektronik imza kullanılmak suretiyle Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi ve bu sisteme entegre bilişim sistemleri üzerinden de yapılabilir. Bu usulle yapılan bildirim tebliğ yerine geçer.”
    MADDE 13- 2004 sayılı Kanunun 286 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi aşağıdaki şekilde değiştirilmiş, ikinci fıkrası yürürlükten kaldırılmış ve maddeye aşağıdaki fıkralar eklenmiştir.
    “e) Kamu Gözetimi, Muhasebe ve Denetim Standartları Kurumunca yetkilendirilen bağımsız denetim kuruluşu tarafından Türkiye Denetim Standartlarına göre yapılacak denetim kapsamında hazırlanan ve konkordato ön projesinde yer alan teklifin gerçekleşeceği hususunda makul güvence veren denetim raporu ile dayanakları.”
    “Birinci fıkranın (e) bendi kapsamında düzenlenecek raporlar ve bu raporlara dayanak olacak denetimlerde, denetim kuruluşlarının faaliyetleri, hak ve yükümlülükleri, raporların inceleme ve denetimleri, bu raporlar sebebiyle doğacak idari ve hukuki sorumluluk ile diğer hususlar hakkında 26/9/2011 tarihli ve 660 sayılı Kamu Gözetimi, Muhasebe ve Denetim Standartları Kurumunun Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararname hükümleri uygulanır.
    Bu maddenin uygulanmasına ilişkin usul ve esaslar Adalet Bakanlığınca yürürlüğe konulan yönetmelikle belirlenir.”
    MADDE 14- 2004 sayılı Kanunun 287 nci maddesinin üçüncü fıkrasına ikinci cümlesinden sonra gelmek üzere aşağıdaki cümle eklenmiştir.
    “Üç komiser görevlendirilmesi durumunda komiserlerden biri, mahkemenin bulunduğu ilde faaliyet göstermek şartıyla Kamu Gözetimi, Muhasebe ve Denetim Standartları Kurumu tarafından yetkilendirilmiş bağımsız denetçiler arasından seçilir.”
    MADDE 15- 2004 sayılı Kanunun 290 ıncı maddesinin beşinci ve altıncı fıkraları aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
    “Komiserler, bilirkişilik bölge kurulları tarafından oluşturulan komiser listesinden seçilir. Listeye kayıt için Adalet Bakanlığı tarafından izin verilen kurumlardan alınacak eğitimin tamamlanmış olması zorunludur. Ayrıca, Kamu Gözetimi, Muhasebe ve Denetim Standartları Kurumu, komiser olarak görevlendirilebilecek, yetkilendirilmiş bağımsız denetçileri liste hâlinde bilirkişilik bölge kurullarına bildirir. Listede görevlendirilecek komiser bulunmaması hâlinde liste dışından görevlendirme yapılır ve bu durum bölge kuruluna bildirilir. Bir kişi eş zamanlı olarak beşten fazla dosyada geçici komiser ve komiser olarak görev yapamaz. Komiserin sorumlulukları hakkında 227 nci maddenin dördüncü ve beşinci fıkrası hükümleri uygulanır.
    Konkordato komiserinin nitelikleri, eğitimi, eğitim verecek kurumlar ve eğitimden muaf tutulacaklar ile komiserliğe ilişkin diğer hususlar Adalet Bakanlığınca yürürlüğe konulan yönetmelikle belirlenir.”
    MADDE 16- 2004 sayılı Kanunun 292 nci maddesinin birinci fıkrasının (c) bendinde yer alan “uymazsa” ibaresinden sonra gelmek üzere “ya da borçlunun alacaklıları zarara uğratma amacıyla hareket ettiği anlaşılıyorsa” ibaresi eklenmiştir.
    MADDE 17- 2004 sayılı Kanuna aşağıdaki geçici madde eklenmiştir.
    “GEÇİCİ MADDE 15- Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihte görülmekte olan konkordato talepleri hakkında talep tarihinde yürürlükte bulunan hükümlerin uygulanmasına devam olunur.
    290 ıncı maddenin beşinci fıkrası uyarınca komiser listesi oluşturuluncaya kadar listeden görevlendirme usulü dikkate alınmaksızın komiser görevlendirilir. Bir kişinin eş zamanlı olarak beşten fazla dosyada komiser olarak görev alma yasağının takibi amacıyla, görevlendirilen geçici komiser ve komiserler mahkemenin bağlı bulunduğu bölge adliye mahkemesi bilirkişilik bölge kuruluna bildirilir.”
    MADDE 18- 2/7/1964 tarihli ve 492 sayılı Harçlar Kanununun 29 uncu maddesinden sonra gelmek üzere aşağıdaki madde eklenmiştir.
    “Merkezî Takip Sistemi harcı:
    MADDE 29/A- 6/12/2018 tarihli ve 7155 sayılı Abonelik Sözleşmesinden Kaynaklanan Para Alacaklarına İlişkin Takibin Başlatılması Usulü Hakkında Kanun uyarınca yapılan takiplerde, Merkezî Takip Sistemi harcı peşin alınır.
    Haciz aşamasına geçilmeden Merkezî Takip Sistemi aracılığıyla sonuçlanan icra takipleri için ayrıca icraya başvurma harcı ile tahsil harcı alınmaz.
    İcra takibinin Merkezî Takip Sistemi kapsamında sonuçlandırılamaması veya takipten vazgeçilmesi hâlinde tahsil edilmiş olan Merkezî Takip Sistemi harcı iade edilmez. Ancak, kesinleşen takibe icra dairesinde devam edilmesi hâlinde, tahsil edilmiş Merkezî Takip Sistemi harcının ödendiği tarihte geçerli olan icraya başvurma harcı tutarını aşan kısmı takip sonunda alınacak tahsil harcına mahsup olunur.”
    MADDE 19- 492 sayılı Kanuna bağlı (1) sayılı Tarifenin “B) İcra ve iflas harçları:” başlıklı bölümünün “I- İcra harçları:” başlıklı alt bölümüne aşağıdaki bent eklenmiştir.
    “5. 7155 sayılı Kanun kapsamındaki icra takiplerinde              Yüzde 2”
    takibe konu alacak tutarı üzerinden
    (Bu suretle alınacak harç tutarı icraya başvurma
    harcından düşük olamaz.)
    MADDE 20- 13/1/2011 tarihli ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 5 inci maddesinden sonra gelmek üzere aşağıdaki madde eklenmiştir.
    “3. Dava şartı olarak arabuluculuk
    MADDE 5/A- (1) Bu Kanunun 4 üncü maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır.
    (2) Arabulucu, yapılan başvuruyu görevlendirildiği tarihten itibaren altı hafta içinde sonuçlandırır. Bu süre zorunlu hâllerde arabulucu tarafından en fazla iki hafta uzatılabilir.”
    MADDE 21- 6102 sayılı Kanuna aşağıdaki geçici madde eklenmiştir.
    “GEÇİCİ MADDE 12- (1) Bu Kanunun dava şartı olarak arabuluculuğa ilişkin hükümleri, bu hükümlerin yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla ilk derece mahkemeleri ve bölge adliye mahkemeleri ile Yargıtayda görülmekte olan davalar hakkında uygulanmaz.”
    MADDE 22- 7/6/2012 tarihli ve 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 3 üncü maddesinin birinci fıkrasına aşağıdaki cümle eklenmiştir.
    “Şu kadar ki dava şartı olarak arabuluculuğa ilişkin 18/A maddesi hükmü saklıdır.”
    MADDE 23- 6325 sayılı Kanuna Dördüncü Bölümden sonra gelmek üzere “Dava Şartı Olarak Arabuluculuk” başlığıyla Beşinci Bölüm ve aşağıdaki madde eklenmiş, diğer bölümler buna göre teselsül ettirilmiştir.
    “Dava şartı olarak arabuluculuk
    MADDE 18/A- (1) İlgili kanunlarda arabulucuya başvurulmuş olması dava şartı olarak kabul edilmiş ise arabuluculuk sürecine aşağıdaki hükümler uygulanır.
    (2) Davacı, arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini dava dilekçesine eklemek zorundadır. Bu zorunluluğa uyulmaması hâlinde mahkemece davacıya, son tutanağın bir haftalık kesin süre içinde mahkemeye sunulması gerektiği, aksi takdirde davanın usulden reddedileceği ihtarını içeren davetiye gönderilir. İhtarın gereği yerine getirilmez ise dava dilekçesi karşı tarafa tebliğe çıkarılmaksızın davanın usulden reddine karar verilir. Arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması hâlinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilir.
    (3) Daire Başkanlığı, sicile kayıtlı arabuluculardan bu madde uyarınca arabuluculuk yapmak isteyenleri, varsa uzmanlık alanlarını da belirterek, görev yapmak istedikleri adli yargı ilk derece mahkemesi adalet komisyonlarına göre listeler ve listeleri ilgili komisyon başkanlıklarına bildirir. Komisyon başkanlıkları, bu listeleri kendi yargı çevrelerindeki arabuluculuk bürolarına, arabuluculuk bürosu kurulmayan yerlerde ise görevlendirecekleri sulh hukuk mahkemesi yazı işleri müdürlüğüne gönderir.
    (4) Başvuru, uyuşmazlığın konusuna göre yetkili mahkemenin bulunduğu yer arabuluculuk bürosuna, arabuluculuk bürosu kurulmayan yerlerde ise görevlendirilen yazı işleri müdürlüğüne yapılır.
    (5) Arabulucu, komisyon başkanlıklarına bildirilen listeden büro tarafından belirlenir. Ancak tarafların listede yer alan herhangi bir arabulucu üzerinde anlaşmaları hâlinde bu arabulucu görevlendirilir.
    (6) Başvuran taraf, kendisine ve elinde bulunması hâlinde karşı tarafa ait her türlü iletişim bilgisini arabuluculuk bürosuna verir. Büro, tarafların resmî kayıtlarda yer alan iletişim bilgilerini araştırmaya da yetkilidir. İlgili kurum ve kuruluşlar, büro tarafından talep edilen bilgi ve belgeleri vermekle yükümlüdür.
    (7) Taraflara ait iletişim bilgileri, görevlendirilen arabulucuya büro tarafından verilir. Arabulucu bu iletişim bilgilerini esas alır, ihtiyaç duyduğunda kendiliğinden araştırma da yapabilir. Elindeki bilgiler itibarıyla her türlü iletişim vasıtasını kullanarak görevlendirme konusunda tarafları bilgilendirir ve ilk toplantıya davet eder. Bilgilendirme ve davete ilişkin işlemlerini belgeye bağlar.
    (8) Arabulucu, görevlendirmeyi yapan büronun yetkili olup olmadığını kendiliğinden dikkate alamaz. Karşı taraf en geç ilk toplantıda, yetkiye ilişkin belgeleri sunmak suretiyle arabuluculuk bürosunun yetkisine itiraz edebilir. Bu durumda arabulucu, dosyayı derhâl ilgili sulh hukuk mahkemesine gönderilmek üzere büroya teslim eder. Mahkeme, harç alınmaksızın dosya üzerinden yapacağı inceleme sonunda en geç bir hafta içinde yetkili büroyu kesin olarak karara bağlar ve dosyayı büroya iade eder. Mahkeme kararı büro tarafından 11/2/1959 tarihli ve 7201 sayılı Tebligat Kanunu hükümleri uyarınca taraflara tebliğ edilir. Yetki itirazının reddi durumunda aynı arabulucu yeniden görevlendirilir ve dokuzuncu fıkrada belirtilen süreler yeni görevlendirme tarihinden başlar. Yetki itirazının kabulü durumunda ise kararın tebliğinden itibaren bir hafta içinde yetkili büroya başvurulabilir. Bu takdirde yetkisiz büroya başvurma tarihi yetkili büroya başvurma tarihi olarak kabul edilir. Yetkili büro, beşinci fıkra uyarınca arabulucu görevlendirir.
    (9) Arabulucu, yapılan başvuruyu görevlendirildiği tarihten itibaren üç hafta içinde sonuçlandırır. Bu süre zorunlu hâllerde arabulucu tarafından en fazla bir hafta uzatılabilir.
    (10) Arabulucu; taraflara ulaşılamaması veya taraflar katılmadığı için görüşme yapılamaması ya da tarafların anlaşması yahut tarafların anlaşamaması hâllerinde arabuluculuk faaliyetini sona erdirir ve son tutanağı düzenleyerek durumu derhâl arabuluculuk bürosuna bildirir.
    (11) Taraflardan birinin geçerli bir mazeret göstermeksizin ilk toplantıya katılmaması sebebiyle arabuluculuk faaliyetinin sona ermesi durumunda toplantıya katılmayan taraf, son tutanakta belirtilir ve bu taraf davada kısmen veya tamamen haklı çıksa bile yargılama giderinin tamamından sorumlu tutulur. Ayrıca bu taraf lehine vekâlet ücretine hükmedilmez. Her iki tarafın da ilk toplantıya katılmaması sebebiyle sona eren arabuluculuk faaliyeti üzerine açılacak davalarda tarafların yaptıkları yargılama giderleri kendi üzerlerinde bırakılır.
    (12) Tarafların arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaları hâlinde, arabuluculuk ücreti, Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesinin eki Arabuluculuk Ücret Tarifesinin İkinci Kısmına göre aksi kararlaştırılmadıkça taraflarca eşit şekilde karşılanır. Bu durumda ücret, Tarifenin Birinci Kısmında belirlenen iki saatlik ücret tutarından az olamaz.
    (13) Arabuluculuk faaliyeti sonunda taraflara ulaşılamaması, taraflar katılmadığı için görüşme yapılamaması veya iki saatten az süren görüşmeler sonunda tarafların anlaşamamaları hâllerinde, iki saatlik ücret tutarı Tarifenin Birinci Kısmına göre Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenir. İki saatten fazla süren görüşmeler sonunda tarafların anlaşamamaları hâlinde ise iki saati aşan kısma ilişkin ücret aksi kararlaştırılmadıkça taraflarca eşit şekilde uyuşmazlığın konusu dikkate alınarak Tarifenin Birinci Kısmına göre karşılanır. Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen ve taraflarca karşılanan arabuluculuk ücreti, yargılama giderlerinden sayılır.
    (14) Bu madde uyarınca arabuluculuk bürosu tarafından yapılması gereken zaruri giderler; arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılması hâlinde anlaşma uyarınca taraflarca ödenmek, anlaşmaya varılamaması hâlinde ise ileride haksız çıkacak taraftan tahsil olunmak üzere Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanır.
    (15) Arabuluculuk bürosuna başvurulmasından son tutanağın düzenlendiği tarihe kadar geçen sürede zamanaşımı durur ve hak düşürücü süre işlemez.
    (16) Dava açılmadan önce ihtiyati tedbir kararı verilmesi hâlinde 6100 sayılı Kanunun 397 nci maddesinin birinci fıkrasında, ihtiyati haciz kararı verilmesi hâlinde ise 9/6/1932 tarihli ve 2004 sayılı İcra ve İflas Kanununun 264 üncü maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen dava açma süresi, arabuluculuk bürosuna başvurulmasından son tutanağın düzenlendiği tarihe kadar işlemez.
    (17) Arabuluculuk görüşmeleri, taraflarca aksi kararlaştırılmadıkça, arabulucuyu görevlendiren büronun bağlı bulunduğu adli yargı ilk derece mahkemesi adalet komisyonunun yetki alanı içinde yürütülür.
    (18) Özel kanunlarda tahkim veya başka bir alternatif uyuşmazlık çözüm yoluna başvurma zorunluluğunun olduğu veya tahkim sözleşmesinin bulunduğu hâllerde, dava şartı olarak arabuluculuğa ilişkin hükümler uygulanmaz.
    (19) İlgili kanunlarda dava şartı olarak arabuluculuğa ilişkin kabul edilen özel hükümler saklıdır.
    (20) Bu bölümde hüküm bulunmayan hâllerde niteliğine uygun düştüğü ölçüde bu Kanunun diğer hükümleri uygulanır.”
    MADDE 24- 3/11/2016 tarihli ve 6754 sayılı Bilirkişilik Kanununun 7 nci maddesinin dördüncü fıkrasında yer alan “bölge adliye mahkemesi adalet komisyonu” ibaresi “Bakanlık” şeklinde değiştirilmiştir.
    MADDE 25- 6754 sayılı Kanunun 11 inci maddesinin birinci fıkrası aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
    “(1) Bilirkişiliğe başvuru, ilgilinin yerleşim yerinin veya mesleki faaliyetlerini yürüttüğü yerin bağlı olduğu bölge kuruluna ilgili belgeler eklenmek suretiyle yapılır. Başvuru şekline ilişkin usul ve esaslar Bakanlıkça belirlenir.”
    Yürürlük
    MADDE 26- (1) Bu Kanunun;
    a) 10, 20 ve 21 inci maddeleri 1/1/2019 tarihinde,
    b) 1 ila 9 uncu maddeleri, geçici 1 inci maddesi, 18 ve 19 uncu maddeleri 1/6/2019 tarihinde,
    c) Diğer maddeleri yayımı tarihinde,
    yürürlüğe girer.
    Yürütme
    MADDE 27- (1) Bu Kanun hükümlerini Cumhurbaşkanı yürütür.

    18/12/2018

    İnternet Ortamında Reklam Hizmeti Verenlere Yapılacak Ödemelerde Tevkifat Yapılması ile İlgili 476 Sayılı Cumhurbaşkanı Kararı

    19 Aralık 2018 Tarihli ve 30630 Sayılı Resmi Gazete'de yayınlanan 476 Sayılı Cumhurbaşkanı Kararı'nı görüntülemek için tıklayınız.

    İlgili TÜRMOB Mevzuat Sirkülerini (2018/195) görüntülemek için tıklayınız.

    e-gazete ve e-kitapta KDV %1’den %18’e, e-dergide KDV %8’den %18’e yükseltilmiştir!

    19 Aralık 2018 Tarihli ve 30630 Sayılı Resmi Gazete'de yayınlanan 475 Sayılı Cumhurbaşkanı Kararı ile elektronik ortamda satışa sunulan;

    e-gazete ve e-kitapta KDV %1’den %18’e,

    e-dergide KDV %8’den %18’e yükseltilmiştir!

    İlgili Kararı "Mal ve Hizmetlere Uygulanacak Katma Değer Vergisi Oranlarının Tespitine İlişkin Kararda Değişiklik Yapılmasına Dair Karar (Karar Sayısı: 475)" görüntülemek için tıklayınız.

    İlgili TÜRMOB Mevzuat Sirkülerini (2018/194) görüntülemek için tıklayınız.

    İlgili TÜRMOB Mevzuat Sirkülerini (2019/13) görüntülemek için tıklayınız.

    Elektronik Tebligat Yönetmeliği

    06 Aralık 2018 tarih ve 30617 sayılı Resmi Gazete'de "Elektronik Tebligat Yönetmeliği" yayımlanarak yürürlüğe girmiştir.

    Resmi Gazete'de yayımlanan Elektronik Tebligat Yönetmeliği ile birlikte 01 Ocak 2019 tarihinden itibaren kamu kurumlarına ve müracaatları halinde tüm vatandaşlara tebligatların elektronik ortamda yapılmasına başlanacaktır.

    Elektronik Tebligat Yönetmeliği'ni görüntülemek için tıklayınız.

    İlgili TÜRMOB Mevzuat Sirkülerini (2018/194) görüntülemek için tıklayınız.

    Elektronik Tebligata İlişkin PTT Duyurusu

    5 Mart 2018 tarihinde yayınlanan 7101 sayılı kanun doğrultusunda PTT A.Ş'ne Ulusal Elektronik Tebligat Sistemi'ni (UETS) kurma ve işletme görevi verilmiştir.  Değişiklik kapsamında Kamu Kurum ve Kuruluşları ile özel şirketler, avukatlar, noterler v.b. kanun kapsamında bulunan tüm gerçek ve tüzel kişiliklere tebligatın elektronik yolla yapılması zorunluluğu getirilmiştir.

    6 Aralık 2018 tarihinde söz konusu kanun kapsamında Adalet Bakanlığınca “Elektronik Tebligat Yönetmeliği" yayınlanmıştır.

    Söz konusu hizmetin verilebilmesi için halen hizmetin yürütüldüğü Kayıtlı Elektronik Posta Sisteminden farklı, Ulusal Elektronik Tebligat Sistemi  adıyla yeni bir altyapı kurulmaktadır.  

    1 Ocak 2019'dan itibaren elektronik tebligat gönderimi UETS sisteminden yapılacak tebligat gönderici ve alıcı adresleri de söz konusu sistem üzerinden verilecektir.

    Kanun kapsamında zorunlu olarak adres verilmesi gereken gerçek ve tüzel kişiliklere ait bilgi ve belgeler PTT A.Ş tarafından, 7101 sayılı Kanunun 50. Maddesinde belirtildiği şekilde ilgili kuruluşlardan talep edilmiştir. Adresler oluşturulduktan sonra yine aynı kuruluşlar vasıtasıyla adres sahiplerine ulaştırılacaktır.

    Gerçek kişiler UETS adreslerini, 1 Ocak 2019'dan sonra internet üzerinden online başvuru ile veya PTT Merkezlerimizden alabilecektir. E-devlet kullanıcısı olan gerçek kişiler kurulacak entegrasyon üzerinden UETS hesaplarına da giriş yapabilecektir.

    Kanun ve Yönetmelik doğrultusunda Ulusal Elektronik Tebligat Sistemi 1 Ocak 2019'da devreye alınacaktır.

    İlgili duyuruyu görüntülemek için tıklayınız

    2018 Yılı Yeniden Değerleme Oranı % 23,73 Olarak Belirlendi


    30 Kasım 2018 CUMA

    Resmî Gazete

    Sayı : 30611

    TEBLİĞ

         Hazine ve Maliye Bakanlığı (Gelir İdaresi Başkanlığı)’ndan:

    VERGİ USUL KANUNU GENEL TEBLİĞİ
    (SIRA NO: 503)


         Bilindiği üzere, 213 sayılı Vergi Usul Kanununun mükerrer 298 inci maddesinin (B) fıkrasına göre, yeniden değerleme oranı, yeniden değerleme yapılacak yılın Ekim ayında (Ekim ayı dâhil) bir önceki yılın aynı dönemine göre Türkiye İstatistik Kurumunun Yurt İçi Üretici Fiyat Endeksinde meydana gelen ortalama fiyat artış oranı olup, bu oranın Hazine ve Maliye Bakanlığınca Resmî Gazete ile ilan edilmesi gerekmektedir.
         Bu hüküm uyarınca yeniden değerleme oranı 2018 yılı için % 23,73 (yirmiüç virgül yetmişüç) olarak tespit edilmiştir.
         Bu oran, aynı zamanda 2018 yılına ait son geçici vergi dönemi için de uygulanacaktır.
         Öte yandan, bu konuda daha önce yayımlanmış olan tebliğler de yürürlükte bulunmaktadır.
         Tebliğ olunur.



    30 Kasım 2018 tarih ve 30611 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren ilgili tebliği görüntülemek için tıklayınız.

    İlgili TÜRMOB Mevzuat Sirkülerini (2018/187) görüntülemek için tıklayınız.


    7143 Sayılı Kanunun 10 uncu Maddesinin Onüçüncü Fıkrasının (a), (b), (c) ve (e) Bentlerinde Yer Alan Sürelerin, Bitim Tarihinden İtibaren 6 Ay Uzatılmasına Dair 405 Sayılı Cumhurbaşkanı Kararı

    •Gerçek ve tüzel kişilerin yurt dışında bulunan para, döviz, altın, menkul kıymet ve diğer sermaye piyasası araçlarının yurda getirilerek milli ekonomiye kazandırılmasında,

    •Yurt içinde bulunan ancak gelir ve kurumlar vergisi mükelleflerinin kanuni defter kayıtlarında yer almayan para, döviz, altın, menkul kıymetler, diğer sermaye piyasası araçları ve taşınmazların vergi dairesine beyan edilerek kanuni defter kayıtlarına alınabilmesinde,

    •Yurt dışından elde edilen bazı kazançların gelir veya kurumlar vergisinden istisna edilmesinde

    Başvuru süreleri 31 Mayıs 2019 tarihine uzatılmıştır.

    30 Kasım 2018 Tarihli ve 30611 Sayılı Mükerrer Resmî Gazete'de yayınlanan 405 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı'nı görüntülemek için tıklayınız.

    Eğitim Takiplerinin TÜRMOBKart Aracılığıyla Yapılması Hakkında Önemli Duyuru

    Bilindiği üzere, 23/06/2018 tarihli ve 30457 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren TÜRMOB Sürekli Mesleki Geliştirme Eğitimi Yönetmeliği uyarınca 2019 yılı için planlamalara geçilmiştir.

    Sürekli Mesleki Geliştirme Eğitimi Merkezi Yönetim Kurulu’nun 14/11/2018 tarihli ve 7 sayılı kararı ile sürekli mesleki eğitim uygulamalarında TÜRMOBKart kullanımı değerlendirilmiş ve eğitim sicilinin oluşturulmasında TÜRMOBKart kullanılmasına karar verilmiştir. Buna göre yüz yüze eğitimlerin takibi elektronik ortamda ve TÜRMOBKart aracılığıyla yapılacaktır.

    TÜRMOBKart, meslek mensuplarımız ve aday meslek mensuplarımız için hazırlanmış, ön ödemeli ve akıllı bir kimlik kartıdır. Yukarıda da belirtildiği üzere, sürekli mesleki geliştirme eğitimlerinin takibinde kullanımı zorunlu olacaktır. Öte yandan bu kart, meslek mensuplarımızın müşterilerinden olan alacaklarını taksitle veya tek çekimde tahsil etme imkanı (e-tahsilat) sağlayacak bir tahsilat aracı olduğu gibi, çeşitli harcama kanallarında da meslektaşlarımıza özel indirim ve avantajlar sağlamaktadır. TÜRMOBKart, gerek fiziksel tasarımı ve gerekse yazılım alt yapısı itibariyle en modem güvenlik unsurlarını içermektedir.

    TÜRMOBKart, başvuran üyelerimize bir defaya mahsus olmak üzere ücretsiz olarak hazırlanacak ve gönderilecektir. Kartın kaybı ya da sair suretle zayi olması halinde basılacak kartlar ücrete tabi olacaktır.

    Kamu kaynaklarının etkin kullanımı için, basılacak kartlardaki bilgilerin ve fotoğrafın güncel olması, e-Birlik sistemi üzerinden yapılan başvurularda, sisteme yüklenilen fotoğrafların BİYOMETRİK özelliklerini taşıması gerekmektedir. 

    Başvuru esnasında e-Birlik sistemine BİYOMETRİK fotoğraf haricinde fotoğraf  (Vesikalık veya cep telefonu kamerası ile çekilmiş fotoğraf vb.) yüklenmesi durumunda başvurunuz iptal edilecektir. Başvurunuzun iptali sonucunda e-Birlik sistemine BİYOMETRİK fotoğraf yükleyerek tekrar başvuru yapmanız gerekecektir.

    Henüz TÜRMOBKart başvurusu yapmamış olan meslek mensuplarımızın herhangi bir mağduriyet yaşamamaları için bir an evvel TÜRMOBKart başvurularını tamamlamaları gerekmektedir.

    BİYOMETRİK Fotoğraf Kullanım Kılavuzu hakkındaki belgeyi aşağıdaki DOSYALAR bölümünden görüntüleyebilirsiniz.

    TÜRMOB Sürekli Mesleki Geliştirme Eğitimi Yönetmeliğini görüntülemek için tıklayınız.



    17-26 Kasım 2018 tarihleri arasında Ankara ilinde yapılacak olan Yeminli Mali Müşavirlik Sınav programı aşağıdaki gibidir.

    Katılımcılar, Sınav Giriş Belgesi ile birlikte T.C. Nüfus Cüzdanı, T.C. Kimlik Kartı, süresi geçerli pasaport ile sınava katılabileceklerdir. Sınav Giriş Belgeleri, sınavdan bir (1) hafta önce http://tesmer.org.tr internet adresinde açıklanacaktır.


    2019/Ocak KDV Beyannamesinde Yapılacak Olan Değişiklik Hk.

    Gelir İdaresi Başkanlığı WEB sitesinde aşağıdaki açıklamayı yapmıştır.

       “1 No.lu KDV beyannamesinde Ocak/2019 vergilendirme döneminden (1 Şubat2019'da uygulamaya koyulacak versiyondan) itibaren "İndirimler" tablosunda yer alan"102 - Bu Döneme Ait İndirilecek KDV" satırı kaldırılarak, bu kodda beyan edilen tutarların "108 - Yurtiçi Tevkifatsız Alımlar Nedeniyle Ödenen KDV", "109 - Sorumlu Sıfatıyla Beyan Edilen KDV", "110 - İthalde Ödenen KDV" olarak 3 ayrı satır üzerinden beyan edilmesine yönelik değişik yapılacaktır.  Şubat ayında verilecek Ocak/2019 vergilendirme dönemi beyannamelerinde sorun yaşanmaması için, mükelleflerimizin Ocak ayına ilişkin işlemlerinin yeni duruma uygun olarak kayıt altına alınması ve muhasebe programlarının Şubat ayında verilecek Ocak/2019 vergilendirme dönemi beyannamelerinde yeni kodların kullanılacağı şekilde düzenlenmesi önem arz etmektedir.”

    Açıklamadan da anlaşılacağı gibi cari dönem İndirilecek KDV ayrıştırması yapılacaktır.Muhasebe programı yazılıma yapan firmaların yukarıdaki açıklamalar göre programlarını uygun hale getirmeleri gerektiği belirtilmiş olup, bdp programından verilecek beyannamelerde de yeni açılacak kodlara göre indirilecek KDV vergileri 3 ayrı satırda beyan edilecektir.

    108 - Yurtiçi Tevkifatsız Alımlar Nedeniyle Ödenen KDV,

    109 - Sorumlu Sıfatıyla Beyan Edilen KDV,

    110 - İthalde Ödenen KDV

    Kaynak: https://ebeyanname.gib.gov.tr/index.html


    287 Sayılı Cumhurbaşkanı Kararının Eki Karar

    31 Ekim 2018 Tarihli ve 30581 Sayılı Resmî Gazete - Mükerrer sayısında yayınlanan Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi ile yıl sonuna kadar geçerli olmak üzere

    * 150 metrekare üzeri Konut ve İşyeri satışlarında KDV % 8 olarak uygulanmaya devam edecek.

    * Tapu harçları % 3 olarak uygulanmaya devam edecek.

    * Mobilyada KDV % 8'e indirilmiştir.

    *Beyaz eşyada ÖTV sıfırlanmıştır.

    * 1600 CC altı motorlu araçlarda ÖTV 15'er puan indirilmiştir.

    * Ticari araçlarda KDV % 1'e indirilmiştir.


    İlgili Cumhurbaşkanı Kararını görüntülemek için tıklayınız.

    İlgili TÜRMOB Mevzuat Sirkülerini (2018/176) görüntülemek için tıklayınız.


    Eski nesil Ödeme Kaydedici Cihazların (Yazar Kasa) Aylık Hasılat ve KDV bildirimleri 01.01.2019 tarihine ertelenmiştir.

    Eski nesil Ödeme Kaydedici Cihazların (Yazar Kasa) Aylık Hasılat ve KDV bildirimleri 01.01.2019 tarihine ertelenmiştir.


    31 Ekim 2018 ÇARŞAMBA

    Resmî Gazete

    Sayı : 30581

    TEBLİĞ

    Hazine ve Maliye Bakanlığı (Gelir İdaresi Başkanlığı)’ndan:
    VERGİ USUL KANUNU GENEL TEBLİĞİ (SIRA NO: 483)’NDE
    DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR TEBLİĞ
    (SIRA NO: 502)


    MADDE 1 – 30/9/2017 tarihli ve 30196 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği (Sıra No: 483)’nin 4 üncü maddesinin birinci fıkrasında ve 5 inci maddesinin birinci fıkrasında yer alan “1/10/2018” ibareleri “1/1/2019” şeklinde değiştirilmiştir.

    MADDE 2 – Bu Tebliğ yayımı tarihinde yürürlüğe girer.

    MADDE 3 – Bu Tebliğ hükümlerini Hazine ve Maliye Bakanı yürütür.

    29 Ekim 2018 Pazartesi Saat: 20:00

    29 Ekim 2018 Pazartesi günü saat 20:00 da Oda binamızda ESMMMO Türk Müziği Korosu Atatürk ve Cumhuriyet Konseri düzenlenecektir. Cumhuriyetimizin kuruluşunun 95. Yılında sizlerle birlikte olmaktan onur duyarız.


    Muhtasar ve Prim Hizmet Beyanı Sistemine Geçiş 1 Temmuz 2019 Tarihine Ertelenmiştir.

    Hazine ve Maliye Bakanlığı (Gelir İdaresi Başkanlığı)’ndan:

    MUHTASAR VE PRİM HİZMET BEYANNAMESİ GENEL TEBLİĞİ

    (SIRA NO: 1)’NDE DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR

    TEBLİĞ (SIRA NO: 5)

     

    Resmi Gazete Sayısı
    30578
    Resmi Gazete Tarihi
    27.10.2018

     

    MADDE 1 – 18/2/2017 tarihli ve 29983 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Muhtasar ve Prim Hizmet Beyannamesi Genel Tebliği (Sıra No:1)’nin 15 inci maddesinin birinci fıkrasının (ç) bendi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

    “ç) Diğer maddeleri 1/7/2019 tarihinde”

    MADDE 2 – Bu Tebliğ yayımı tarihinde yürürlüğe girer.

    MADDE 3 – Bu Tebliğ hükümlerini Hazine ve Maliye Bakanı ile Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanı müştereken yürütür.


    Katılımcılar  Meslek mensubu, stajyer veya büro  çalışanlarından oluşabilir.

    Takımlar 7 Asil , 3  Yedek olmak üzere en fazla 10 kişiden oluşabilir.

    Fikstür katılımcı  listelerine göre belirlenecektir.

    Maçlar tek maç üzerinden  eleme usulü yapılacaktır.

    Katılacak takımlar spor  kıyafetlerini kendileri temin edecektir.

    Katılacak takımların  aşağıdaki DOSYALAR bölümündeki formları doldurarak 15 Ekim 2018 tarihine kadar  odamız sekreteryasına teslim etmesi gerekmektedir.

    Katılımcı listeleri spor  komisyonu tarafından kontrol edilecektir.

    Katılım ücretsizdir.

    KDV Genel Uygulama Tebliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair 21 Seri Nolu Tebliğ

    Katma Değer Vergisi Genel Uygulama Tebliğinde aşağıdaki konularda değişiklikler yapıldı.

    1. Sorumlu sıfatıyla beyan edilmeyen veya eksik beyan edilen KDV tutarının satıcı tarafından beyan edilmiş olması halinde sorumlu adına yapılacak tarhiyatta vergi aslı aranmaması için söz konusu verginin satıcı tarafından Hazineye ödenmiş olması şartı getirilmiştir. Sorumlu tarafından beyan edilip ödenmesi gerekirken satıcı tarafından beyan edilen ve Hazineye ödenen bu verginin normal vade tarihinden ödendiği tarihe kadar hesaplanan gecikme faizi alıcıdan aranacaktır. 

    Söz konusu vergi satıcı tarafından beyan edilmiş olmakla birlikte, tahakkuk eden verginin ödenmemesi veya ödenecek KDV çıkmaması nedenleriyle Hazineye ödenmeyen vergi ile buna bağlı ceza, faiz ve zamlar alıcıdan aranacaktır.

    2. KDV Kanunun 13/1-k maddesinde yer alan “Genel ve Özel Bütçeli Kamu İdarelerine, İl Özel İdarelerine, Belediyelere ve Köylere Bağışlanan Tesislerin İnşasına İlişkin İstisna” uygulamasında Üniversitelere yapılacak bağışlarda, uygulama imar planı, parselasyon planı veya vaziyet planı olmaması gibi nedenlerle inşaat ruhsatı alınamaması halinde, istisna kapsamında alınacak mal ve hizmet listesinin onayında ruhsat yerine üniversitenin inşaatla ilgili sorumlu biriminin uygun görüşü aranacaktır.

    İndirimli orana tabi teslim veya hizmetle ilgili olarak yüklenilen verginin ay içi hesaplamalarında “doğrudan yüklenimler nedeniyle azami iade edilebilir tutar” dikkate alınacaktır. Daha önce “azami iade edilebilir tutar” dikkate alınıyordu.


    10 Ekim 2018 tarih ve 30561 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren ilgili tebliği görüntülemek için tıklayınız.

    İlgili TÜRMOB Mevzuat Sirkülerini (2018/172) görüntülemek için tıklayınız.

    7143 Sayılı kanun kapsamında 01.10.2018 tarihinde ödenmesi gereken ilk taksit ödeme süreleri 15.10.2018 tarihine uzatılmıştır.

    7143 Sayılı kanun kapsamında 01.10.2018 tarihinde ödenmesi gereken ilk taksit ödeme süreleri 15.10.2018 tarihine uzatılmıştır.

    02 Ekim 2018 Tarihli ve 30553 Sayılı Resmî Gazete'de yayınlanan 140 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı'nı görüntülemek için tıklayınız.


    Taşınmazları Yeniden Değerleme imkanı 30/09/2018 tarihinde sona ermektedir.

    Vergi Usul Kanununa, 7144 sayılı Kanunun 5 inci maddesi ile eklenen geçici 31 inci madde ile bilanço esasına göre defter tutan tam mükellef gelir / kurumlar vergisi mükelleflerine aktiflerinde yer alan taşınmazları yeniden değerleme imkanı getirildi.

    Taşınmazların değerlerinin Yİ-ÜFE değerindeki artış oranı dikkate alınmak suretiyle yeniden hesaplanması uygulamasına ilişkin usul ve esasların belirlendiği 500 Seri No.lu VUK Genel Tebliği 6.07.2018 tarih 30470 sayılı Resmi Gazete’de yayımlandı.

    Yeniden değerleme  uygulamasından bilanço esasına göre defter tutan tam mükellef gelir ve  kurumlar vergisi mükellefleri yararlanabilecektir.

    Tam mükellefiyete tabi ve bilanço esasına göre defter tutan gelir ve kurumlar vergisi mükellefleri için yeniden değerleme yapılması zorunlu olmayıp kapsama giren  mükelleflerin tercihine bırakılmıştır.

    Yeniden değerleme; mükelleflerin 25.5.2018 tarihi itibarıyla yasal defter kayıtlarında yer alan taşınmazlar ile bunlara ait amortismanlar esas alınmak suretiyle 30.9.2018 tarihine kadar yapılabilecektir.

    Yeniden değerleme  neticesinde, değer artışı tutarı üzerinden %5 oranında hesaplanan vergi,  yeniden değerleme işleminin yapıldığı tarihi izleyen ayın 25 inci günü akşamına  kadar gelir veya kurumlar vergisi yönünden bağlı olunan vergi dairesine beyan  edilerek aynı süre içerisinde ödenecektir.

    VUK‘nun Geçici 31 inci maddesi ve 500 Sıra No.lu VUK Genel Tebliği hükümleri doğrultusunda taşınmazların yeniden değerlendirilmesine ilişkin açıklamalar ile beyanname ve envanter bilgilerinin oluşturulmasında kullanılmak üzere hazırlanan Değer Artışı Hesaplama Tablosu ektedir.

    TAŞINMAZLARIN YENİDEN DEĞERLEMEYE TABİ TUTULMASI

    DEĞER ARTIŞI HESAPLAMA TABLOSU

    Çalışma için ANKARA SMMM ODASI’na teşekkür ediyoruz.

    Basit Usule Tabi Mükelleflerin Defter-Beyan Sistemine Başvuru ve Sisteme Kayıt Süreleri Hakkında

    486 sıra No’lu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliğleri uyarınca BASİT USULE TABİ OLAN MÜKELLEFLER;

    -Defter-Beyan Sistemini kullanmak üzere 30 Eylül 2018 tarihine kadar başvuru yapmaları,

    -01/01/2018 - 30/09/2018 tarihleri arasındaki gelir ve giderlerini ise üçer aylık dönemler halinde 31 Ekim 2018 tarihine kadar sisteme kaydetmeleri gerekmektedir.

     

    Defter-Beyan Sistemini kullanmak üzere başvuru;

    - Basit usule tabi mükelleflerin kendileri,

    - Aralarında (486 sıra No.lu) Tebliğ ekinde (Ek:1) yer alan “Defter-Beyan Sistemi Kullanımı Aracılık ve Sorumluluk Sözleşmesi (Meslek Odaları ile Basit Usulde Vergilendirilen Üyeleri İçin)” düzenledikleri meslek odaları veya

    - 340 Sıra No.lu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği ekinde yer alan “Elektronik Beyanname Gönderme Aracılık ve Sorumluluk Sözleşmesi” imzaladıkları meslek mensupları aracılığıyla,

    yapılabilecektir.

    486 No'lu VUK  Tebliğini görüntülemek için tıklayınız

    499 No'lu VUK  Tebliğini görüntülemek için tıklayınız.

    Eskişehir Vergi Dairesi Başkanlığı'nın 27.09.2018 tarihli Defter Beyan Sistemi Hakkındaki yazısını görüntülemek için tıklayınız


    Eski Nesil Ödeme Kaydedici Cihazlara (ÖKC) İlişkin Aylık Mali Rapor Bildirimi Süresinde Güncelleme Yapılmıştır

    ESKİ NESİL ÖDEME KAYDEDİCİ CİHAZLARA (ÖKC) İLİŞKİN AYLIK MALİ RAPOR BİLDİRİMİ SÜRESİNDE GÜNCELLEME YAPILMIŞTIR

    Eski nesil ÖKC'lere ilişkin aylık mali rapor bildirimi süresinde güncelleme yapılmıştır. Yapılan güncelleme ile; eski nesil ödeme kaydedici cihazdan bir aylık dönemde gerçekleşen toplam satış  tutarı  ile  toplam  KDV  tutarı  bilgisi,  bu  aya  ait  verilmesi gereken 1  No.lu  KDV beyannamesinin verilme süresi içinde, tercih edilmiş bildirim yöntemine göre; 

    a) ÖKC TSM Merkezi üzerinden veya 

    b) e-Arşiv Özel Entegratörleri aracılığıyla doğrudan entegrasyon yapanlarda kendilerince e-Arşiv  uygulaması  üzerinden  yada 

    c) İnternet Vergi Dairesi uygulaması üzerinden bildirilecektir. 

    (Güncelleme yapılmadan önceki düzenlemeye göre, bir aya ait bildirim izleyen ayın 15 inci günü sonuna kadar gerçekleştirilmesi gerekmekteydi.) 

    Yapılan güncelleme ile ayrıca 1 No.lu KDV beyannamesi eki tablolarda Gelir İdaresi Başkanlığı tarafından  gerekli  geliştirme  çalışmalarının  yapılması  ve  mükelleflere  duyurulmasından sonra, mükerrer bildirim  yapılmamak  kaydıyla, KDV  Beyannamesi  ile bildirim  yapabilme imkanı da getirilmiştir.

    ESKİ NESİL ÖDEME KAYDEDİCİ CİHAZLARDA DÜZENLENEN GÜNLÜK (Z) RAPORLARINI GİB'E BİLDİRİLMESİ HAKKINDA.

    483 Sıra Nolu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği’nin 4 üncü maddesine göre, Eski nesil ödeme kaydedici cihazlardan gerçekleştirilen satışlara ait ÖKC günlük kapanış (Z) raporlarına ait mali bilgilerin Gelir İdaresi Başkanlığı Bilgi Sistemine elektronik ortamda aktarılmasına; 1 Ekim 2018 tarihinden itibaren başlanacağından kapsamda olan mükelleflerin Ekim 2018 dönemine ait KDV Beyannamesinin verilme süresi içerisinde gönderme yöntemini belirleyerek bildirmelerini yapmaları gerekmektedir.

    Yeni nesil ödeme kaydedici cihazlara ait mail bilgilerin GİB’e iletilmesi ÖKC TSM* Merkezleri aracılığı ile yapıldığından ayrıca bir bildirimde bulunmalarına gerek yoktur.

    Ancak mükelleflerden teknik sorunları nedeni ile Yeni nesil ödeme kaydedici cihazlara ait mail bilgileri, ÖKC TSM Merkezleri ile iletemeyecek durumda olanlar, GİB’den izin almak şartı ile E-Arşiv izni almış Özel Entegratör firmalar veya GİB Portal üzerinden bildirimde bulunabileceklerdir.

    Gelir İdaresine gönderilecek bilgiler her bir cihaz bazında; Toplam Satış Tutarı ve Toplam KDV Tutarı ÖKC Z Raporuna ait mali bilgiler AYLIK dönemler halinde olmak üzere ilgili olduğu ayı takip eden KDV Beyan süresi içerisinde GİB’e göndermek zorundadırlar.

    Tercih Bildirim Ekranının kullanımına ve bildirimde bulunacakların kapsamı ile başvuru ve bildirimlere ilişkin uyulacak diğer usul ve esaslara yönelik “Teknik Kılavuz” güncellenmiştir. Söz konusu kılavuza ulaşmak için tıklayınız.


    20. Türkiye Muhasebe Kongresi Duyurusu

    XX. TÜRKİYE MUHASEBE KONGRESİ YAKLAŞIYOR… 

    (*) Kongre Katılımcıları KGK Bağımsız Denetçiler İçin Sürekli Eğitim Düzenlemeleri Kapsamında 2 Temel Mesleki Eğitim Kredisi kazanacaklardır. 

    DİJİTALLEŞME SÜRECİNDE DEĞİŞEN İŞ HAYATI ve MUHASEBE MESLEĞİNİN YENİDEN YAPILANMASI

     “Yerel/Küresel Meseleler, Küresel/Yerel Çözümler”

    5-6 EKİM 2018

    Hilton Bomonti Kongre Merkezi, İstanbul 

    5-6 Ekim 2018 tarihlerinde Hilton Bomonti Kongre Merkezi İSTANBUL’da, TÜRMOB ev sahipliğinde gerçekleşecek olan XX. Türkiye Muhasebe Kongresi kayıtlarının elektronik olarak alınmasına www.tmk2018.org Kongre sitesinden devam edilmektedir.

    Her 4 yılda bir düzenlenen ve Türkiye’nin Muhasebe Olimpiyatları olarak kabul görmüş “Türkiye Muhasebe Kongreleri” muhasebe mesleğinin sorunlarının, geleceğe dönük gelişmelerinin Dünya ve Türkiye’deki gelişmelerle beraber tartışıldığı mesleki ve akademik bir platformdur.

    Muhasebe mesleği yasal statüsüne kavuştuktan sonra, 1992 yılından bu yana Kongreler TÜRMOB’un organizasyonu ile gerçekleştirilmektedir. Kongre ana temaları mesleğin önemli sorunları ile mesleki gelişim alanları dikkate alınarak güncel ve geleceği kavrayarak belirlenmektedir.

    5-6 Ekim 2018’de XX. Türkiye Muhasebe Kongresi İstanbul’da toplanacaktır. Yaklaşık 2500 katılımcının beklendiği, XX. Türkiye Muhasebe Kongresi’nin ana teması "Dijitalleşme Sürecinde Değişen İş Hayatı ve Muhasebe Mesleğinin Yeniden Yapılanması-Yerel/Küresel Meseleler, Küresel/Yerel Çözümler” olarak belirlenmiştir.

    Kongre katılımcıları Kamu Gözetimi Kurumu “Bağımsız Denetçiler İçin Sürekli Eğitim Tebliği” düzenlemeleri kapsamında 2 Temel Mesleki Eğitim kredisine hak kazanacaklardır.

    Siz değerli meslek mensuplarını, akademisyenleri, kamu ve özel sektörün temsilcilerini, iş dünyasını ve tüm ilgilileri teknik ve akademik zengin programa sahip Kongremize bekliyoruz……

    http://www.tmk2018.org/

    Kongre ile ilgili broşürü aşağıdaki DOSYALAR bölümünden görüntüleyebilirsiniz.

    XX. Türkiye Muhasebe Kongresi Taslak Programını görüntülemek için tıklayınız>>>

    2018 Yılı 2. Dönem Etik Eğitimi

    Başvurular 01 Ağustos - 31 Ağustos 2018 tarihleri arasında http://etik.turmob.org.tr adresinden online olarak yapılabilecektir.

    2018/2 Dönem Etik Eğitimi ile ilgili TÜRMOB'un Odamıza göndermiş olduğu yazıya, Etik Eğitim Yardım Klavuzuna, Etik Eğitim 2018/2 Dönem Takvimine aşağıdaki DOSYALAR bölümünden ulaşabilirsiniz.

    FCM 16. Yıllık Konferansı 2018 14 Eylül 2018 Cuma


    The Marmara Taksim-İstanbul : 14 Eylül 2018 Cuma

    Denetim ve Mevcut Perspektifi:

    FCM 16. Yıllık Konferansı’nda “Denetimi Etkileyen Kamu Yararı Zorlukları & KOBİ’ler İçin Denetim” konuları ele alınacaktır.

    Bu yıl 16’ncısı düzenlenen FCM Yıllık Konferansında, dünyanın farklı bölgelerinden 300’den fazla kişinin katılım sağladığı Atina’da düzenlenen 15. Yıllık Konferansında elde edilen veriler ve çıkarılan sonuçlar ışığında dijital dünyanın getirdiği gelişmeler ve bu yeni teknolojik ortamda muhasebe mesleğinin rolü ele alınacaktır.

    FCM 16. Yıllık Konferansı, 14 Eylül 2018 tarihinde TÜRMOB’un ev sahipliğinde İstanbul The Marmara Hotel Taksim’de düzenlenecektir.

    Daha fazla bilgi için https://www.fcmweb.org/ adresini ziyaret edebilir veya

    international@turmob.org.tr adresi ile temasa geçebilirsiniz.

    Konferansa katılım ücretsiz olup, kayıt ve otel rezervasyonu için tıklayınız.

    Konferansa ilişkin broşürü aşağıdaki DOSYALAR bölümünden görüntüleyebilirsiniz.



    Sözleşme Bedelleri ve Bu Sözleşmelerden Kaynaklanan Diğer Ödeme Yükümlülüklerinin Döviz Cinsinden veya Dövize Endeksli Olarak Ödeneceği şeklinde karar alınamayacağına dair Türk Parası Kıymetini Koruma Hakkında 32 Sayılı Kararda Değişiklik Yapılmasına Dair Karar (Karar Sayısı: 85)

    32 sayılı Türk Parası Kıymetini Koruma Hakkında Kararda yapılan değişiklik uyarınca; Türkiye'de yerleşik kişilerin, Bakanlıkça belirlenen haller dışında, kendi aralarındaki menkul ve gayrimenkul alım satım, taşıt ve finansal kiralama dâhil her türlü menkul ve gayrimenkul kiralama, leasing ile iş, hizmet ve eser sözleşmelerinde sözleşme bedeli ve bu sözleşmelerden kaynaklanan diğer ödeme yükümlülükleri döviz cinsinden veya dövize endeksli olarak kararlaştırılamayacaktır.


    Öte yandan 13.09.2018 tarihinden itibaren otuz gün içinde, söz konusu bentte belirtilen ve daha önce akdedilmiş yürürlükteki sözleşmelerdeki döviz cinsinden kararlaştırılmış bulunan bedeller, Bakanlıkça belirlenen haller dışında; Türk parası olarak taraflarca yeniden belirlenecektir.


    Bu düzenleme yurtdışında işçi, serbest meslek ve müstakil iş sahibi Türk vatandaşları dahil Türkiye’de kanuni yerleşim yeri bulunan gerçek ve tüzel kişileri kapsamaktadır.Diğer taraftan yeni bir sözleşme düzenlenmesi durumunda damga vergisi yükümlülüğünün ortaya çıkabileceği dikkate alınmalıdır.


    13.09.2018 tarihli ve 30534 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 85 sayılı Türk Parası Kıymetini Koruma Hakkında 32 Sayılı Kararda Değişiklik Yapılmasına Dair Cumhurbaşkanı Karı ile 32 sayılı Kararda değişiklik yapılmıştır.


    13 Eylül 2018 Tarihli ve 30534 Sayılı Resmî Gazete'de yayınlanan 85 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı'nı görüntülemek için tıklayınız.


    İlgili TÜRMOB Mevzuat Sirkülerini (2018/159) görüntülemek için tıklayınız.


    Matrah Artırımı Yapan Mükelleflerin Özel Esaslardan Çıkarılması ile İlgili KDV Genel Uygulama Tebliğinde Değişiklik Yapan 20 Seri Nolu Tebliğ

    Aralık 2017 ve öncesi vergilendirme dönemlerine ilişkin olarak haklarında Katma Değer Vergisi Genel Uygulama Tebliği kapsamında;

    — Sahte belge veya muhteviyatı itibarıyla yanıltıcı belge kullanma olumsuz raporu ile

    — Sahte belge veya muhteviyatı itibarıyla yanıltıcı belge kullanma,

    — Beyanname vermeme,

    — Adresinde bulunamama,

    — Defter ve belge ibraz etmeme,

    olumsuz tespitleri bulunan ve bu nedenle özel esaslara tabi olan mükelleflerden 2013, 2014, 2015, 2016 ve 2017 takvim yıllarında faaliyette bulundukları dönemlerin tamamına ilişkin olarak 7143 sayılı Kanunun 5’inci maddesi kapsamında KDV artırımında bulunanlar (Bu yıllardan herhangi birinde faaliyete başlanması halinde faaliyete başlanan yıl ve sonraki yıllar için; faaliyetin terk edilmesi halinde ise faaliyetin terk edildiği yıl ve önceki yıllar için artırımda bulunulması gerekir.), artırım tutarlarının tamamını ödedikleri tarihten itibaren özel esaslar kapsamından çıkarılacaktır.

    Bunlar dışındaki sebepler dolayısıyla haklarında özel esaslar uygulananların KDV artırımında bulunmaları ise bunların genel esaslara dönüşlerini sağlamayacaktır. Aynı şekilde yukarıda belirtilenler dışındaki sebepler dolayısıyla haklarında özel esaslar uygulanması gerekenlerin KDV artırımında bulunmaları bunların özel esaslara tabi tutulmasını engellemeyecektir.

    Vergi incelemesi devam edenler için 7143 sayılı Kanunun 5’inci maddesinin dokuzuncu fıkrası kapsamında yer alan mükelleflerden, 213 sayılı Kanunun 359’uncu maddesinin (b) fıkrasında yer alan defter, kayıt ve belgeleri yok etme veya defter sahifelerini yok ederek yerine başka yapraklar koyma veya hiç yaprak koymama veya belgelerin asıl veya suretlerini tamamen veya kısmen sahte olarak düzenleme fiillerinden hareketle yapılan vergi incelemesinin tamamlanması sonucu bu fiillerin varlığı tespit edilemeyenler de haklarında yürütülen incelemelerin sonuçlanmasını müteakip mezkûr fıkrada belirlenen süre ve şekilde KDV artırımında bulunmaları halinde Tebliğ hükümlerinden yukarıda yer alan açıklamalar doğrultusunda yararlanmaları mümkün bulunmaktadır.

    İlgili TÜRMOB Mevzuat Sirkülerini (2018/156) görüntülemek için tıklayınız.

    6 Eylül 2018 Tarihli ve 30527 Sayılı Resmî Gazete'de yayınlanan ilgili tebliği görüntülemek tıklayınız.

    Amme Alacakları İçin Uygulanan Gecikme Zammı Oranı %2 ye Çıkarılmıştır.

    6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanunun 51’inci maddesine göre 19/10/2010 tarihinden bu yana aylık % 1,4 oranında uygulanmakta olan gecikme zammı oranı, %2’ye çıkarıldı.

    Gecikme zammındaki değişime bağlı olarak Vergi Usul Kanununun

    112’nci maddesine göre uygulanan “gecikme faizi oranı”

    370’nci maddesine göre uygulanan “izahat zammı oranı”

    371’inci maddesine göreuygulanan“pişmanlık zammı oranı”da aylık % 2 ye çıkmış oldu.

    Buna göre gecikme zammı, gecikme faizi, izahat zammı ve pişmanlık zammı oranları yıllık bazda % 24 olmuştur.

    İlgili TÜRMOB Mevzuat Sirkülerini (2018/151) görüntülemek için tıklayınız.

    5 Eylül 2018 Tarihli ve 30526 Sayılı Resmî Gazete'de yayınlanan 62 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı'nı görüntülemek için tıklayınız.

    Altı Ay Süre ile İhracat Bedellerinin 180 Gün İçerisinde Türkiye’ye Getirilme ve %80’nin Bankaya Bozdurma Zorunluluğu Getirildi

    2018-32/48 sayılı Türk Parası Kıymetini Koruma Hakkında 32 Sayılı Karara İlişkin Tebliğ (İhracat Bedelleri Hakkında) ile 4 Eylül 2018 tarihinden itibaren altı ay süre ile ihracat bedellerinin 180 gün içerisinde Türkiye’ye getirilme ve % 80’nın bankaya bozdurma zorunluluğu getirildi.

    Türkiye’de yerleşik kişilerce bu Tebliğin yürürlükte bulunduğu süre içinde fiili ihracı gerçekleştirilen ihracat işlemlerine ilişkin bedel getirme süresinin Tebliğin yürürlükten kalktığı tarihten sonra sona ermesi halinde,  Tebliğ hükümleri uygulanmaya devam edilecektir.

    İhraç edilen malların bedelinin süresinde yurda getirilerek, bankalara satılmasından ve ihracat hesabının süresinde kapatılmasından öncelikle ihracatçılar sorumlu olacaktır.

    Ticari amaçla mal ihracında, bedelleri yurda getirilme süresi içinde gelen ihracat ile ilgili hesaplar aracı bankalarca kapatılacaktır.

    Süresi içinde kapatılmayan ihracat hesapları aracı bankalarca 5 iş günü içinde muamelenin safhalarını belirtecek şekilde yazılı olarak ilgili Vergi Dairesi Başkanlığına veya Vergi Dairesi Müdürlüğüne ihbar edilecektir.

    Mücbir sebep halleri ile ilgili olarak yurtdışından temin edilecek belgelerin dış temsilciliklerimizce veya Lahey Devletler Özel Hukuku Konferansı çerçevesinde hazırlanan Yabancı Resmi Belgelerin Tasdik Mecburiyetinin Kaldırılması Sözleşmesi hükümlerine göre onaylanmış olması gerekmektedir.

    İlgili TÜRMOB Mevzuat Sirkülerini (2018/150) görüntülemek için tıklayınız.

    4 Eylül 2018 tarihli ve 30525 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan ilgili Tebliği görüntülemek için tıklayınız.





    Muhtasar ve KDV Beyannamelerinin Verilme Süresi 28 Ağustos Salı Gününe Uzatılmıştır.


    T.C.

    MALİYE BAKANLIĞI

    Gelir İdaresi Başkanlığı

      

    VERGİ USUL KANUNU SİRKÜLERİ/110

       Konusu: 27 Ağustos 2018 günü sonuna kadar verilmesi gereken Muhtasar Beyannameler, Damga Vergisi Beyannameleri ve Katma Değer Vergisi Beyannamelerinin verilme süreleri ile bu beyannameler üzerine tahakkuk eden vergilerin ödeme sürelerinin uzatılması.

     

    Tarihi: 27/08/2018

    Sayısı: VUK-110 / 2018-14

     1. Giriş:

    Bakanlığımıza iletilen talepler nedeniyle, Vergi Usul Kanununun mükerrer 28 inci maddesindeki yetkiye dayanılarak; 27 Ağustos 2018 günü sonuna kadar verilmesi gereken Muhtasar Beyannameler, Damga Vergisi Beyannameleri ve Katma Değer Vergisi beyannamelerinin verilme süreleri ile bu beyannameler üzerine tahakkuk eden vergilerin ödeme sürelerinin uzatılması bu sirkülerin konusunu oluşturmaktadır.

    2. Muhtasar, Damga Vergisi ve Katma Değer Vergisi Beyannamelerinin Verilme ve Ödeme Sürelerinin Uzatılması:

    27 Ağustos 2018 günü sonuna kadar verilmesi gereken Muhtasar Beyannameler, Damga Vergisi Beyannameleri ve Katma Değer Vergisi Beyannamelerinin verilme süreleri ile bu beyannameler üzerine tahakkuk eden vergilerin ödeme süreleri 28 Ağustos 2018 Salı günü sonuna kadar uzatılmıştır.

    Duyurulur.

     

       Necmi KESKİNSOY

    Gelir İdaresi Başkanı V.

    Yapı Ruhsatları Hakkındaki SGK Duyurusu

    T.C

    SOSYAL GÜVENLİK KURUMU BAŞKANLIĞI

    Eskişehir Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğü

    09/08//2018

    Sayı: 63422323-202.99-E.10124827 

    Konu : Yapı Ruhsatları Hk. 


          Bilindiği üzere, 10/3/2018 tarihli ve 30356 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 7099 sayılı Yatırım Ortamının İyileştirilmesi Amacıyla Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun 18 inci ve 19 uncu maddesi ile 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunun 11 inci maddesinin üçüncü fıkrasının ikinci cümlesi;

         “Şirket kuruluşunun ticaret sicil müdürlüklerine bildirilmesi halinde yapılan bu bildirim Kuruma yapılmış sayılır ve ilgililerce ayrıca işyeri bildirgesi düzenlenmez.” şeklinde değiştirilmiş, aynı maddenin altıncı fıkrasına “Bu bildirimlerden hangisinin işyerinin bildirilmesi yerine geçeceği Kurumca belirlenir, belirlenenlerle ilgili ayrıca işyeri bildirgesi düzenlenmez” hükmü eklenmiştir.

         5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunun 11 inci maddesinin altıncı fıkrası ‘’Valilikler, belediyeler ve ruhsat vermeye yetkili diğer kamu ve özel hukuk tüzel kişileri, yapı ruhsatı ve diğer tüm ruhsat veya ruhsat niteliği taşıyan işlemlerine ilişkin bilgi ve belgeler ile varsa bunların verilmesine esas olan istihdama ilişkin bilgileri, verildiği tarihten itibaren bir ay içinde Kuruma bildirmekle yükümlüdürler. (Ek cümle: 15/2/2018-7099/18 md.) Bu bildirimlerden hangilerinin işyerinin bildirilmesi yerine geçeceği Kurumca belirlenir, belirlenenlerle ilgili ayrıca işyeri bildirgesi düzenlenmez.” Denilmektedir.

         Konuyla ilgili ayrıntılı bilgi için 16.03.2018 tarih 2018/11 sayılı genelgemizin 3-Valilikler Belediyeler ve Ruhsat vermeye yetkili Diğer Kamu ve Özel Hukuk Tüzel Kişilerince verilen yapı ruhsatlarına istinaden otomatik işyeri tescili başlıklı bölümünün incelenmesi ve gerekli işlemlerin bu doğrultuda yapılması hususunu,

         Bilgilerinize arz ederim.


    Ahmet PERKGÖZ

    Sosyal Güvenlik İl Müdürü a.

    Sosyal Güvenlik İl Müdür Yardımcısı


    Not: Hali hazırda Yapı Ruhsatı Bildirim yükümlülüğünüz devam etmekte olup ruhsat tarihinden itibaren 1 ay içerisinde bildirilmeyen veya süresi geçtikten sonra yapılan bildirimler ile ilgili her bir ruhsat için ayrı ayrı İdari Para Cezası uygulanmaktadır. Yapı ruhsatlarının süresi, içerinde elden veyahut taahhütlü posta ile kurumumuza gönderilmesi gerekmektedir. Bu hususa da dikkat edilmesi önem arz etmektedir.

    İlgili SGK Duyurusunu aşağıdaki DOSYALAR bölümünden görüntüleyebilirsiniz.

    Büyük ve Küçükbaş Hayvanların Kamu Menfaatine Yararlı Dernekler ve Vergi Muafiyeti Tanınan Vakıflara Teslimlerinde Uygulanacak KDV Oranı 10.09.2018 Tarihine Kadar %1’e İndirildi

    ÖZET

    14/8/2018 tarihli ve 22 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı ile 15 Ağustos 2018 tarihinden itibaren büyük ve küçükbaş hayvanların, 10 Eylül 2018 tarihine kadar (bu tarih dahil) kamu menfaatine yararlı dernekler ve Cumhurbaşkanınca vergi muafiyeti tanınan vakıflara teslimlerinde uygulanacak KDV oranı %1 olarak belirlendi.

    Halen 2007/13033 sayılı BKK ile küçük ve büyükbaş hayvanların toptan teslimlerinde KDV oranı %1, perakende teslimlerinde ise %8 olarak uygulanmaktadır. 

    Kararda perakende safhadaki teslim; ürünlerin aynen veya işlendikten sonra satışını yapanlar ile işletmelerinde kullanacak olanlar dışındakilere atılması olarak tanımlanmakta, ürünleri, aynen ya da işlendikten sonra satanlar ile işletmesinde kullanacak olanların gerçek usulde katma değer vergisi mükellefi olmamaları halinde bunlara yapılan teslimler perakende teslim sayılmaktadır.

    15 Ağustos 2018 Tarihli ve 30510 Sayılı Resmî Gazete'de yayınlanan 22 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı'nı görüntülemek için tıklayınız.

    İlgili TÜRMOB Mevzuat Sirkülerini (2018/136) görüntülemek için tıklayınız.

    7143 Sayılı Kanun gereği SGK ve Vergi borcu yapılandırma başvuru süresi 27 Ağustos 2018 tarihine kadar uzatılmıştır

    7143 Sayılı Kanun gereği SGK ve Vergi borcu yapılandırma başvuru süresi 27 Ağustos 2018 tarihine kadar uzatılmıştır. Oda ve diğer aidat borçlarının yapılandırılması ile ilgili süre uzaması söz konusu değildir.

    31 Temmuz 2018 Tarihli ve 30495 Sayılı mükerrer Resmi Gazetede yayınlanan kararı görüntülemek için tıklayınız.

    ESOGÜ İşletme Tezsiz İkinci Öğretim Yüksek Lisans Programı

    • ALES ve yabancı dil şartı bulunmamaktadır.
    • Dersler ağırlıklı olarak hafta için akşam ve/veya Cumartesi  günleri gerçekleştirilmektedir.
    • Program 1 yıl ders ve projeden oluşur.
    • Başvurular 13-17 Ağustos 2018 tarihlerinde online olarak sosbilen.ogu.edu.tr adresinden alınacaktır.

    Ayrıntılı Bilgi için http://sosbilen.ogu.edu.tr

    Tel : 0222 239 37 50 / 1301


    Muhtasar ve KDV Beyannamelerinin Verilme Süresi 26 Temmuz 2018 Perşembe Gününe Uzatılmıştır.

    T.C.

    HAZİNE ve MALİYE BAKANLIĞI

    Gelir İdaresi Başkanlığı

     

     

    VERGİ USUL KANUNU SİRKÜLERİ/109

     

    Konusu: 25 Temmuz 2018 günü sonuna kadar verilmesi gereken Muhtasar Beyannameler, Damga Vergisi Beyannameleri ile Katma Değer Vergisi Beyannamelerinin verilme sürelerinin uzatılması

    Tarihi: 25/07/2018

    Sayısı: VUK-109 / 2018-13

    1. Giriş:

    Bakanlığımıza iletilen talepler nedeniyle, Vergi Usul Kanununun mükerrer 28 inci maddesindeki yetkiye dayanılarak; 25 Temmuz 2018 günü sonuna kadar verilmesi gereken Muhtasar Beyannameler, Damga Vergisi Beyannameleri ile Katma Değer Vergisi Beyannamelerinin verilme sürelerinin uzatılması bu Sirkülerin konusunu oluşturmaktadır.

    2. Muhtasar, Damga Vergisi ve Katma Değer Vergisi Beyannamelerinin Verilme Sürelerinin Uzatılması:

    25 Temmuz 2018 günü sonuna kadar verilmesi gereken Muhtasar Beyannameler, Damga Vergisi Beyannameleri ile Katma Değer Vergisi Beyannamelerinin verilme süreleri 26 Temmuz 2018 Perşembe günü sonuna kadar uzatılmıştır.

    Beyanname verme sürelerinin uzatılması ödeme süresini etkilemeyeceğinden, mükelleflerin beyan ettikleri vergileri kanuni süresinde (26 Temmuz 2018 Perşembe) ödeyecekleri tabiidir.

    Duyurulur.  

    Defter Beyan Sistemi ile İlgili GİB Duyurusu


    Sistemde 20.7.2018 tarihinde yapılan güncelleme ile söz konusu duyuruda belirtilen kodlar için “Muhtasar Beyanname” ile “Muhtasar ve Prim Hizmet Beyannamesi”nin gider kayıtlarından hareketle otomatik olarak oluşması mümkün hale gelmiştir. Bahse konu beyannamelerin otomatik akışla oluşabilmesi için yapılması gereken işlemler “3 aylık” ve “aylık” dönemler için aşağıda belirtilmiştir. “3 aylık” döneme ilişkin olarak verilecek beyannamelerde, beyannamenin otomatik akışla oluşabilmesi için, öncellikle Nisan ve Mayıs ayına ilişkin olarak “stopajsız” seçeneği ile yapılan personel ve/veya kira gideri gibi kayıtların düzeltilmesi gerekmektedir.Bunun için “Gider Listele” menüsünden ilgili kaydı bulup “belgeye git” seçeneği ile ilgili belgeye ulaşılır.Belge üzerinde, “gider kalemleri” bölümünde “(gider) stopajlı alım vardır”ı ve “stopaj” kısmında ilgili kodu seçerek “stopaj tutarı” alanına kesinti tutarını yazdıktan sonra sırasıyla “satır güncelle” ve “belgeyi güncelle” işlemleri yapıldığında ilgili kayıtlar, beyannameye otomatik olarak yansıyacak şekilde güncellenmiş olacaktır. Haziran ayına ilişkin giderleri ise “gider ekle” menüsünden “belge bilgisi” bölümüne bilgi girişi yaptıktan sonra “gider kalemleri” bölümünde “(gider) stopajlı alım vardır”ı ve “stopaj” kısmında ilgili kodu seçerek “stopaj tutarı” alanına kesinti tutarını yazarak kaydedebilirsiniz. Bu işlemler sırasında “stopaj” alanına kaydettiğiniz tür kodları “Muhtasar Beyanname” ile “Muhtasar ve Prim Hizmet Beyannamesi”ne otomatik olarak aktarılacaktır.Bu tür kodlarına ilişkin olarak gider kaydı sırasında girilen “Brüt Tutar”, beyannamedeki “Matrah ve Vergi Bildirimi” tablosunda “Ödemelerin Gayrisafi Tutarı”nı oluştururken, “Stopaj Tutarı” ise beyannamedeki “Matrah ve Vergi Bildirimi” tablosundaki “Vergi Kesinti Tutarı”nı oluşturmaktadır. “aylık” döneme ilişkin olarak Haziran ayına ilişkin giderleri “gider ekle” menüsünden “belge bilgisi” bölümüne bilgi girişi yaptıktan sonra “gider kalemleri” bölümünde “(gider) stopajlı alım vardır”ı ve “stopaj” kısmında ilgili kodu seçerek “stopaj tutarı” alanına kesinti tutarını yazarak kaydedebilirsiniz. Bu işlemler sırasında “stopaj” alanına kaydettiğiniz tür kodları “Muhtasar Beyanname” ile “Muhtasar ve Prim Hizmet Beyannamesi”ne otomatik olarak aktarılacaktır.Bu tür kodlarına ilişkin olarak gider kaydı sırasında girilen “Brüt Tutar”, beyannamedeki “Matrah ve Vergi Bildirimi” tablosunda “Ödemelerin Gayrisafi Tutarı”nı oluştururken, “Stopaj Tutarı” ise beyannamedeki “Matrah ve Vergi Bildirimi” tablosundaki “Vergi Kesinti Tutarı”nı oluşturmaktadır.

    23.07.2018

    09 Temmuz 2018 tarih ve 30473 sayılı Resmi Gazete'de yayınlanarak yürürlüğe giren ilgili Tebliği görüntülemek için tıklayınız.

    İlgili TÜRMOB Mevzuat Sirkülerini (2018/127) görüntülemek için tıklayınız.

    İlave İstihdam Teşviği Kapsamında Gelir Vergisi Stopaj Teşviği ile İlgili 304 Seri Nolu Gelir Vergisi Genel Tebliği

    İlave istihdam teşviği kapsamında Gelir Vergisi Stopaj Teşviği ile ilgili 304 Seri Nolu Gelir Vergisi Genel Tebliği'ini görüntülemek için tıklayınız.

    İlgili TÜRMOB Mevzuat Sirkülerini (2018/128) görüntülemek için tıklayınız.

    Yurt Dışından Getirilen Varlıklar ile Yurt İçinde Bulunan Varlıklara İlişkin 3 Seri Nolu 7143 Sayılı Kanun Genel Tebliği




    4 Temmuz 2018 ÇARŞAMBA

    Resmî Gazete

    Sayı : 30468

    TEBLİĞ

    Maliye Bakanlığı (Gelir İdaresi Başkanlığı)’ndan:
    VERGİ VE DİĞER BAZI ALACAKLARIN YENİDEN YAPILANDIRILMASI İLE BAZI KANUNLARDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA İLİŞKİN 7143 SAYILI KANUN GENEL TEBLİĞİ 
    (SERİ NO: 3)
    Amaç ve kapsam
    MADDE 1 – (1) Bu Tebliğin amacı, 7143 sayılı Vergi ve Diğer Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılması ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına İlişkin Kanunun 10 uncu maddesinin onüçüncü fıkrası hükümlerinin uygulanmasına ilişkin usul ve esasların belirlenmesidir.
    (2) Bu Tebliğ;
    a) Gerçek ve tüzel kişilerin yurt dışında bulunan para, döviz, altın, menkul kıymet ve diğer sermaye piyasası araçlarının yurda getirilerek milli ekonomiye kazandırılmasına,
    b) Yurt içinde bulunan ancak gelir ve kurumlar vergisi mükelleflerinin kanuni defter kayıtlarında yer almayan para, döviz, altın, menkul kıymetler, diğer sermaye piyasası araçları ve taşınmazların vergi dairesine beyan edilerek kanuni defter kayıtlarına alınabilmesine,
    c) Yurt dışından elde edilen bazı kazançların gelir veya kurumlar vergisinden istisna edilmesine ilişkin açıklamaları kapsamaktadır.

    Dayanak
    MADDE 2 – (1) Bu Tebliğ, 7143 sayılı Kanunun 10 uncu maddesinin onüçüncü fıkrasının (ı) bendi hükmüne dayanılarak hazırlanmıştır.

    BİRİNCİ KISIM
    Yurt Dışından Getirilen Varlıklar ile Yurt İçinde Bulunan Varlıklara İlişkin Uygulama Esasları

    BİRİNCİ BÖLÜM
    Yurt Dışında Bulunan Varlıkların Bildirilmesi, Türkiye’ye Getirilmesi ve Verginin Ödenmesi

    Yurt dışında bulunan varlıklara ilişkin bildirim
    MADDE 3 – (1) Yurt dışında bulunan para, altın, döviz, menkul kıymet ve diğer sermaye piyasası araçlarını, 7143 sayılı Kanunun 10 uncu maddesinin onüçüncü fıkrasındaki hükümler çerçevesinde, 30/11/2018 tarihine (bu tarih dahil) kadar Türkiye’deki banka veya aracı kurumlara bildiren gerçek ve tüzel kişiler, söz konusu varlıkları serbestçe tasarruf edebileceklerdir.
    (2) Birinci fıkra kapsamında gerçek ve tüzel kişilerce yapılacak bildirimlerin, yetkili kılınmış vekiller veya kanuni temsilciler tarafından da yapılabilmesi mümkündür.
    (3) Birinci fıkra kapsamında bildirime konu edilecek varlıkların, bildirim tarihinden itibaren üç ay içinde Türkiye’ye getirilmesi koşuluyla, bu varlıklara yurt dışında hangi tarih itibarıyla sahip olunduğunun anılan fıkra hükmünden yararlanılması açısından herhangi bir önemi bulunmamaktadır.
    (4) Gerçek ve tüzel kişilerce, yurt dışında bulunan söz konusu varlıklar, 18/5/2018 tarihinden 30/11/2018 tarihine kadar, Ek-1'de yer alan form ile bankalara veya (menkul kıymet ve diğer sermaye piyasası araçlarına münhasır olmak üzere) aracı kurumlara bildirilebilecektir. Gerçek ve tüzel kişilerce, söz konusu varlıklara ilişkin olarak vergi dairelerine herhangi bir beyanda bulunulmayacaktır.
    (5) Gerçek ve tüzel kişilerce, yurt dışında bulunan varlıklar için tek bir bildirim verilmesi esas olup, 30/11/2018 tarihine kadar birden fazla bildirimde bulunulması mümkündür.
    a) Bildirimde bulunduktan sonra, bu bildirime konu edilen varlıkları artırıcı bir bildirimde bulunmak istenilmesi halinde, ilave olarak bildirilmek istenilen varlıklar için yeni bir bildirimde bulunulacaktır.
    b) Bildirimde bulunduktan sonra, yapılan hataların düzeltilmesi ya da bildirime konu edilen varlıkların azaltılması amacıyla yeni bir bildirimde bulunmak istenilmesi halinde, 30/11/2018 tarihine kadar söz konusu bildirimin düzeltilmesi mümkün bulunmaktadır.
    c) Düzeltme kapsamı dışında verilen tüm bildirimler yeni bir bildirim olarak kabul edilecek ve önceki bildirimle ilişkilendirilmeyecektir.
    Örneğin; 2018/Ağustos ayında banka veya aracı kuruma 100.000 TL karşılığı varlık bildiriminde bulunan bir gerçek kişinin, bildirdiği tutarı 2018/Eylül ayında 50.000 TL'ye düşürmek istemesi halinde, ilk bildirimine ilişkin düzeltme bildirimi vermesi, 150.000 TL'ye çıkarmak istemesi halinde ise ilave olarak bildirilmek istenilen 50.000 TL için yeni bir bildirimde bulunması gerekecektir.
    ç) Bildirim süresi (30/11/2018) sona erdikten sonra bildirimlere ilişkin yapılan düzeltme talepleri dikkate alınmayacaktır.

    Yurt dışında bulunan varlıkların Türkiye’ye getirilmesi
    MADDE 4 – (1) 7143 sayılı Kanunun 10 uncu maddesinin onüçüncü fıkrası kapsamında bildirilen varlıklar nedeniyle hiçbir suretle vergi incelemesi ve vergi tarhiyatı yapılmayacaktır. Bu hükümden faydalanılabilmesi için bildirilen tutarlara ilişkin tarh edilen verginin vadesinde ödenmesi ve bildirime konu edilen varlıkların, bildirimin yapıldığı tarihten itibaren üç ay içinde Türkiye’ye getirilmesi veya Türkiye’deki banka ya da aracı kurumlarda açılacak bir hesaba transfer edilmesi şarttır.
    (2) Yurt dışında bulunan varlıklar, yurt dışında bulunan banka veya finansal kurumlardan kullanılan ve 18/5/2018 tarihi itibarıyla kanuni defterlerde kayıtlı olan kredilerin en geç 30/11/2018 tarihine kadar kapatılmasında kullanılabilecektir. Bu takdirde, defter kayıtlarından düşülmesi kaydıyla, borcun ödenmesinde kullanılan varlıklar için Türkiye’ye getirilme şartı aranmayacaktır. Bu hükümden yararlananların, kredilerini kapattıklarına dair yurt dışında bulunan banka veya finansal kurumlardan alacakları tevsik edici belgelerin bir örneğini bildirimlerine eklemeleri gerekmekte olup bu bildirimi alan banka veya aracı kurumun, defter kayıtlarından düşme işlemine ilişkin kontrol yükümlülüğü bulunmamaktadır.
    (3) 18/5/2018 tarihi itibarıyla kanuni defterlerde kayıtlı olan sermaye avanslarının, yurt dışında bulunan para, altın, döviz, menkul kıymet ve diğer sermaye piyasası araçlarının bu tarihten önce Türkiye’ye getirilmek suretiyle karşılanmış olması halinde, söz konusu avansların defter kayıtlarından düşülmesi kaydıyla 7143 sayılı Kanunun 10 uncu maddesinin onüçüncü fıkrası hükümlerinden yararlanılabilecektir.
    (4) Yurt dışında bulunan ancak kapsama girmeyen varlıkların (örneğin taşınmazların) 30/11/2018 tarihine kadar kapsamdaki varlıklara dönüştürülmek suretiyle söz konusu fıkra hükümleri çerçevesinde Türkiye’ye getirilmesi mümkündür.
    (5) Türkiye’ye getirilmekten maksat;
    - Para, döviz, altın, menkul kıymet ve diğer sermaye piyasası araçlarının fiziki olarak Türkiye’ye getirilmesi veya bu varlıkların Türkiye’deki banka veya aracı kurumlarda açılacak bir hesaba transfer edilmesi,
    - Fiziki olarak Türkiye’ye getirilmesi veya aracı kurumlarda açılacak bir hesaba transfer edilmesi mümkün olmayan menkul kıymet ve diğer sermaye piyasası araçlarının aracı kurumlara bildirilmesidir.
    (6) Yurt dışında bulunan para, altın, döviz, menkul kıymet ve diğer sermaye piyasası araçlarının Türkiye’deki banka veya aracı kurumlarda mevcut ya da yeni açılan bir hesaba transfer edilmesi durumunda, banka dekontu veya aracı kurum işlem sonuç formları, varlıkların Türkiye’ye getirilmiş olduğunun tevsikinde kullanılabilecektir.
    (7) 30/11/2018 tarihine kadar banka veya aracı kurumlara bildirilmesi kaydıyla, yurt dışında bulunan söz konusu varlıkların Türkiye’ye fiziki olarak getirilmesi sırasında yapılan deklarasyon/bildirime istinaden Gümrük İdaresinden alınan belgeler, varlıkların Türkiye’ye getirilmiş olduğunun tevsikinde kullanılabilecektir.
    (8) Kapsama giren varlıkların Türkiye’ye getirilmesi nedeniyle, hiçbir suretle vergi incelemesi ve tarhiyatı yapılmayacaktır.

    Yurt dışında bulunan varlıkların bildirimi üzerine banka veya aracı kurumlarca yapılacak işlemler ve verginin ödenmesi
    MADDE 5 – (1) Gerçek ve tüzel kişiler yurt dışında bulunan varlıkları, iki nüsha olarak hazırlayacakları Ek-1'de yer alan form ile bankalara veya aracı kurumlara bildireceklerdir. Formun bir nüshası, ilgili banka veya aracı kurum tarafından, varsa bildirim nedeniyle açılan hesaba ilişkin bilgiler yazılıp tasdik edildikten sonra, düzenlenen banka dekontları veya işlem sonuç formlarıyla birlikte ilgilisine geri verilecektir.
    (2) Bildirimin gerçek veya tüzel kişinin vekili ya da kanuni temsilcisi tarafından yapılması halinde, bankalar veya aracı kurumlarca söz konusu vekil veya kanuni temsilcinin yetkili olup olmadığı hususu kontrol edilecektir.
    (3) Bildirime konu edilen varlıklara ilişkin olarak banka veya aracı kurumlar tarafından, bildirimde bulunanlardan herhangi bir belge istenilmeyecektir.
    (4) Banka ve aracı kurumlar, kendilerine bildirilen varlıklara ilişkin olarak %2 oranında hesapladıkları vergiyi, 31/12/2018 tarihine (bu tarih dahil) kadar vergi sorumlusu sıfatıyla ve Ek-2'de yer alan beyanname ile bağlı bulundukları vergi dairesine 340 ve 346 sıra no.lu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliğlerinde belirtilen usul ve esaslar doğrultusunda beyan edecektir. Beyan edilen varlıkların değerleri üzerinden, vergi dairelerince %2 oranında tarh edilen vergi, 31/12/2018 tarihine kadar banka ve aracı kurumlarca vergi sorumlusu sıfatıyla ödenecektir.
    (5) Banka veya aracı kurumlardan, bildirime konu edilen varlıklara ilişkin olarak vergi dairelerince herhangi bir belge istenilmeyecektir.

    İKİNCİ BÖLÜM
    Türkiye’de Bulunan Varlıkların Beyanı ve Verginin Ödenmesi

    Türkiye'de bulunan varlıkların beyanı
    MADDE 6 – (1) Gelir veya kurumlar vergisi mükelleflerince sahip olunan ve Türkiye’de bulunan, ancak kanuni defter kayıtlarında yer almayan; para, altın, döviz, menkul kıymet ve diğer sermaye piyasası araçları ile taşınmazlar, 30/11/2018 tarihine (bu tarih dahil) kadar Ek-3’te yer alan beyanname ile gelir veya kurumlar vergisi yönünden bağlı olunan vergi dairelerine doğrudan beyan edilebileceği gibi 340 sıra no.lu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliğinde belirtilen usul ve esaslar doğrultusunda elektronik ortamda da beyan edilebilecektir.
    (2) Yıllık gelir veya kurumlar vergisi beyannamelerini elektronik ortamda vermek zorunda olan mükellefler, Ek-3’te yer alan beyannamelerini de 340 ve 346 sıra no.lu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliğlerinde belirtilen usul ve esaslar doğrultusunda elektronik ortamda vermek zorundadırlar.
    Verginin ödenmesi

    MADDE 7 – (1) Vergi dairelerine beyan edilen varlıkların değerleri üzerinden vergi dairelerince %2 oranında vergi tarh edilecektir. Bu şekilde hesaplanan vergi, 31/12/2018 tarihine (bu tarih dahil) kadar ödenecektir.
    ÜÇÜNCÜ BÖLÜM
    Ortak Hükümler
    Şirketlerin kanuni temsilcileri, ortakları veya vekilleri adına görünen varlıkların durumu

    MADDE 8 – (1) Şirketlerin kanuni temsilcileri, ortakları ya da şirket veya şirketin ortakları adına Kanun kapsamına giren varlıkları 18/5/2018 tarihinden önce yetkili kuruluşlarca düzenlenen bir vekalet veya temsil sözleşmesine istinaden değerlendirmeye yetkili olanların, bu tarih itibarıyla sahip oldukları ve yurt dışında bulunan varlıklarının, Tebliğde yapılan açıklamalar çerçevesinde şirket adına bildirime konu edilerek Türkiye’ye getirilmesi veya Türkiye’deki banka veya aracı kurumlarda açılacak bir hesaba transfer edilmesi ya da Türkiye'de bulunan ancak 18/5/2018 tarihi itibarıyla kanuni defter kayıtlarında yer almayan varlıklarının Tebliğde yapılan açıklamalar çerçevesinde şirket adına beyan edilmek suretiyle Kanun hükümlerinden yararlanılabilmesi mümkündür.
    Varlıkların bildirim veya beyan değeri

    MADDE 9 – (1) Gerek yurt dışında bulunan varlıkların banka veya aracı kurumlara bildirilmesinde gerekse yurt içinde bulunan varlıkların vergi dairelerine beyan edilmesinde, bildirildiği veya beyan edildiği tarih itibarıyla varlıklar, aşağıdaki değerleme ölçütleri ile değerlenecektir:
    a) Türk lirası cinsinden para, itibari (nominal) değeriyle.
    b) Altın, rayiç bedeliyle.
    c) Döviz, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası döviz alış kuruyla.
    ç) Menkul kıymet ve diğer sermaye piyasası araçlarından;
    -  Hisse senedi gibi pay senetleri, varsa borsa rayiciyle, borsa rayici yoksa rayiç bedeliyle, bu bedel tespit edilemiyorsa alış bedeliyle, alış bedeli de belli değilse itibari (nominal) değeriyle.
    -  Tahvil, bono, eurobond gibi borçlanma araçları, varsa borsa rayiciyle, borsa rayici yoksa rayiç bedeliyle, bu bedel tespit edilemiyorsa alış bedeliyle, alış bedeli de belli değilse itibari (nominal) değeriyle.
    -  Yatırım fonu katılma belgeleri, ilgili piyasasında belirlenmiş kapanış fiyatıyla.
    -  Vadeli işlem ve opsiyon sözleşmeleri gibi türev araçlar, varsa borsa rayiciyle, borsa rayici yoksa rayiç bedeliyle, bu bedel tespit edilemiyorsa alış bedeliyle, alış bedeli de belli değilse itibari (nominal) değeriyle.
    d) Taşınmazlar, rayiç bedeliyle.
    (2) Bildirim veya beyanlarda, söz konusu varlıkların Türk Lirası karşılığı bedelleri esas alınacaktır.
    (3) Bu Tebliğin uygulanmasında rayiç bedel, söz konusu varlıkların bildirildiği veya beyan edildiği tarih itibarıyla belirlenen alım-satım bedeli olup bu bedelin gerçek durumu yansıtması gerekmektedir.
    (4) Borsa rayiciyle değerlenecek varlıkların borsa rayicinin belirlenmesinde, söz konusu varlıkların bildirildiği veya beyan edildiği tarihte işlem gördüğü yurt içi veya yurt dışındaki borsalarda oluşan değerler dikkate alınacaktır.
    (5) Döviz cinsinden varlıklarda, bunların bildirildiği veya beyan edildiği tarihteki Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası döviz alış kuru dikkate alınacaktır.
    (6)  Bildirimde bulunduktan sonra, yapılan hataların düzeltilmesi ya da bildirime konu edilen varlıkların azaltılması amacıyla 30/11/2018 tarihine kadar yapılacak düzeltmelerde varlıkların ilk bildirim tarihindeki değerleri esas alınır.
    Bildirilen veya beyan edilen varlıkların kanuni defter kayıtlarına intikal ettirilmesi

    MADDE 10 – (1) Bildirilen veya beyan edilen varlıklar, Vergi Usul Kanunu uyarınca defter tutan mükelleflerce, kanuni defterlere kaydedilebilecektir.
    (2) Yurt dışında bulunan varlıkların; şirket adına beyan edilmesi durumunda ilgili şirket, şahıslar adına beyan edilmesi halinde bu şahısların kendileri, 7143 sayılı Kanunun 10 uncu maddesinin onüçüncü fıkrasının sağladığı imkanlardan yararlanabileceğinden, şirket adına bildirime konu edilen varlıklar, şirketin kanuni defter kayıtlarına intikal ettirilebilecektir.
    (3) Vergi Usul Kanunu uyarınca defter tutan mükelleflerce, Türkiye’ye getirilen varlıklar ile gelir veya kurumlar vergisi mükelleflerince kanuni defterlere kaydedilen varlıklar, dönem kazancının tespitinde dikkate alınmaksızın işletmelerine dahil edilebileceği gibi, aynı varlıklar vergiye tabi kazancın ve kurumlar için dağıtılabilir kazancın tespitinde dikkate alınmaksızın işletmelerinden çekilebilecektir.
    (4) Bilanço esasına göre defter tutan mükellefler, kanuni defterlerine kaydettikleri kıymetleri için pasifte özel fon hesabı açacaklardır. Söz konusu hesap serbestçe tasarrufa konu edilebilecek, sermayeye eklenebileceği gibi ortaklara da dağıtılabilecektir. Fon hesabında tutulan bu tutarlar, işletmenin tasfiye edilmesi halinde vergilendirilmeyeceği gibi 193 sayılı Kanunun 81 inci maddesi ile 5520 sayılı Kanunun 18, 19 ve 20 nci maddeleri uyarınca gerçekleşecek birleşme, devir ve bölünme hallerinde de vergilendirilmeyecektir. Ayrıca söz konusu varlıklara ilişkin tutarların, kurumlar vergisi mükellefleri tarafından ortaklara dağıtılması halinde kar dağıtımına bağlı stopaj yapılmayacak, gerçek kişi ortaklar ile kurumlar vergisi mükellefi olan ortaklar tarafından elde edilen bu tutarlar da vergilendirilmeyecektir.
    (5) Serbest meslek kazanç defteri ile işletme hesabı esasına göre defter tutan mükellefler, söz konusu kıymetleri defterlerinde ayrıca gösterebileceklerdir.
    (6) Bildirilen veya beyan edilen varlıklar, Vergi Usul Kanunu uyarınca defter tutan mükelleflerce, banka veya aracı kurumlara bildirildiği ya da vergi dairelerine beyan edildiği tarih itibarıyla, bu Tebliğin 9 uncu maddesinde yer alan esaslar çerçevesinde belirlenen Türk Lirası karşılığı bedelleriyle, kanuni defterlere kaydedilebilecek ve söz konusu varlıkların elden çıkarılması halinde satış kazancının tespitinde bu bedel dikkate alınacaktır.
    Gider ve amortisman uygulaması

    MADDE 11 – (1) Tebliğin 5 inci ve 7 nci maddeleri kapsamında ödenen vergilerin, hiçbir suretle gelir veya kurumlar vergisi matrahının tespitinde gider olarak dikkate alınması ya da başka bir vergiden mahsup edilmesi mümkün değildir.
    (2) Beyan edilerek kanuni defter kayıtlarına intikal ettirilen taşınmazlar hakkında Vergi Usul Kanununda yer alan amortismanlara ilişkin hükümler uygulanmayacaktır.
    (3) Kayıtlara alınan bu varlıkların daha sonra elden çıkarılmasından doğan zararlar, gelir veya kurumlar vergisi uygulaması bakımından gelirin veya kurum kazancının tespitinde gider veya indirim olarak kabul edilmeyecektir.
    Vergi ödenmeyecek haller

    MADDE 12 – (1) 31/7/2018 tarihine (bu tarih dahil) kadar;
    a) Yurt dışında bulunan para, altın, döviz, menkul kıymet ve diğer sermaye piyasası araçlarının;
    -  Bildirilerek Türkiye’ye getirilmesi,
    -  18/5/2018 tarihi itibarıyla kanuni defterlerde kayıtlı olan ve yurt dışındaki banka veya finansal kurumlardan kullanılan kredilerin defter kayıtlarından düşülerek kapatılmasında kullanılması,
    -  18/5/2018 tarihinden önce Türkiye’ye getirilmek suretiyle, bu tarih itibarıyla kanuni defterlerde kayıtlı olan sermaye avanslarının karşılanmış olması halinde, söz konusu avansların defter kayıtlarından düşülmesi,
    b) Gelir veya kurumlar vergisi mükelleflerince sahip olunan ve Türkiye’de bulunan ancak kanuni defter kayıtlarında yer almayan para, altın, döviz, menkul kıymet ve diğer sermaye piyasası araçları ile taşınmazlarının beyan edilerek kanuni defterlere kaydedilmesi
    halinde, bu varlıklara ilişkin olarak 7143 sayılı Kanunun 10 uncu maddesinin on üçüncü fıkrası kapsamında vergi tarh edilmeyecektir.
    (2) 31/7/2018 tarihine kadar bildirilen varlıklara ilişkin olarak vergi tarh edilmemesi için, söz konusu varlıkların Türkiye’ye getirildiğine dair belgelerin anılan tarihe kadar ilgili banka veya aracı kuruma ibraz edilmesi gerekmektedir.
    (3) 31/7/2018 tarihine kadar banka veya aracı kurumlara bildirilerek Türkiye’ye getirilen varlıklara ilişkin olarak bu kurumlarca vergi dairesine herhangi bir beyanda bulunulmayacaktır.
    (4) 31/7/2018 tarihine kadar gelir veya kurumlar vergisi mükelleflerince vergi dairelerine beyan edilen varlıklar nedeniyle, bu tarihe kadar kanuni defterlere kaydedilmesi şartıyla, vergi dairelerince 7143 sayılı Kanunun 10 uncu maddesinin on üçüncü fıkrası kapsamında vergi hesaplanmayacaktır.
    İnceleme ve tarhiyat yapılmayacak haller

    MADDE 13 – (1) 7143 sayılı Kanunun 10 uncu maddesinin on üçüncü fıkrasının (ğ) bendi uyarınca, bildirilen veya beyan edilen tutarlara ilişkin tarh edilen verginin vadesinde ödenmesi ve bildirilen varlıkların, bildirimin yapıldığı tarihten itibaren üç ay içinde Türkiye’ye getirilmesi veya Türkiye’deki banka ya da aracı kurumlarda açılacak bir hesaba transfer edilmesi şartıyla, bildirilen veya beyan edilen varlıklar nedeniyle hiçbir suretle vergi incelemesi ve vergi tarhiyatı yapılmayacaktır.
    (2) Bildirilen veya beyan edilen varlıklar nedeniyle vergi incelemesi ve vergi tarhiyatı yapılmaması imkanından yararlanılabilmesi için, bildirilen veya beyan edilen varlıklara ilişkin tarh edilen verginin vadesinde ödenmesi; bildirilen varlıkların, bildirimin yapıldığı tarihten itibaren üç ay içinde Türkiye’ye getirilmesi ya da Türkiye’deki banka veya aracı kurumlarda açılacak bir hesaba transfer edilmesi gerekmektedir.
    (3) Bildirilen varlıkların, yurt dışında bulunan banka veya finansal kurumlardan kullanılan ve 18/5/2018 tarihi itibarıyla kanuni defterlerde kayıtlı olan kredilerin en geç 30/11/2018 tarihine kadar kapatılmasında kullanılması mümkün olup, defter kayıtlarından düşülmesi kaydıyla, borcun ödenmesinde kullanılan varlıklar için Türkiye’ye getirilme şartı aranmaksızın vergi incelemesi ve vergi tarhiyatı yapılmaması imkanından yararlanılacaktır.
    (4) 18/5/2018 tarihi itibarıyla kanuni defterlerde kayıtlı olan sermaye avanslarının, yurt dışında bulunan para, altın, döviz, menkul kıymet ve diğer sermaye piyasası araçlarının anılan tarihten önce Türkiye’ye getirilmek suretiyle karşılanmış olması halinde, söz konusu avansların defter kayıtlarından düşülmesi kaydıyla, vergi incelemesi ve vergi tarhiyatı yapılmaması imkanından yararlanılabilecektir.
    Diğer hususlar

    MADDE 14 – (1) İlgili kurum ve kuruluşlar, gerçek veya tüzel kişilerin 7143 sayılı Kanunun 10 uncu maddesinin on üçüncü fıkrası uyarınca yapılacak işlemlere ilişkin taleplerini yerine getirmek zorundadırlar. Banka veya aracı kurumlara bildirimi yapılan varlıklara ilişkin bildirim değeri üzerinden %2 oranında hesaplanan tutarın ödenmemesi durumunda, banka veya aracı kurumların söz konusu bildirimi alma zorunluluğu yoktur.
    (2) Tahakkuk eden verginin vadesinde ödenmemesi veya anılan fıkrada yer alan diğer şartların yerine getirilememesi, vergi aslının gecikme zammı ile birlikte 6183 sayılı Kanun uyarınca takip ve tahsiline engel teşkil etmemektedir. Ayrıca, bildirim veya beyanlar nedeniyle tahsil edilen vergiler red ve iade edilmeyecektir.

    İKİNCİ KISIM
    Yurt Dışından Elde Edilen Kazançlara İlişkin İstisna Uygulaması
    İstisna kapsamına giren kazançlar ve istisnadan yararlanacak olanlar
    MADDE 15 – (1) 7143 sayılı Kanunun 10 uncu maddesinin on üçüncü fıkrasının (h) bendi ile yurt dışından elde edilen bazı kazançlar, gelir veya kurumlar vergisinden istisna edilmektedir. İstisna kapsamına 31/10/2018 (bu tarih dahil) tarihine kadar elde edilenler de dahil olmak üzere;
    -  Kanuni ve iş merkezi Türkiye’de bulunmayan kurumlara ilişkin iştirak hisselerinin yurt dışında satışından doğan kazançlar,
    -  Kanuni ve iş merkezi Türkiye’de bulunmayan kurumlardan elde edilen iştirak kazançları,
    -  Yurt dışında bulunan işyeri veya daimi temsilci aracılığıyla elde edilen ticari kazançlar
    girmektedir.
    (2) Kanuni ve iş merkezi Türkiye’de bulunmayan kurumların tasfiyesinden doğan ve 31/12/2018 (bu tarih dahil) tarihine kadar Türkiye’ye transfer edilen kazançlar da gelir ve kurumlar vergisinden istisna edilecektir.
    (3) İstisna uygulamasından, bu kazançlarını Türkiye’ye transfer etmeleri şartıyla, Türkiye'de tam mükellef olan gerçek kişiler ve kurumlar (serbest bölgelerde faaliyet gösteren mükellefler dahil) yararlanabileceklerdir.
    İstisna uygulamasının şartları

    MADDE 16 – (1) 7143 sayılı Kanunun 10 uncu maddesinin on üçüncü fıkrasının (h) bendi kapsamına giren ve yurt dışından elde edilen kazançlara ilişkin istisna uygulamasından yararlanılabilmesi için; yurt dışı iştirak kazancı, yurt dışı iştirak hissesi satış kazancı, yurt dışı şube kazancı ile kanuni ve iş merkezi Türkiye’de bulunmayan kurumların tasfiyesinden doğan kazancın 31/12/2018 tarihine kadar, Türkiye’ye transfer edilmiş olması gerekmektedir.
    (2) Bu kazançların ilgili mevzuat çerçevesinde Türkiye’ye getirildiği, mükelleflerce kanaat verici belgelerle ispat edilecektir.
    İstisna uygulamasına konu yurt dışı kazançların beyanı

    MADDE 17 – (1) İstisna hükmünün yürürlüğe girdiği tarihten itibaren, 31/10/2018 tarihine kadar elde edilen ve 31/12/2018 tarihine kadar Türkiye’ye transfer edilen yurt dışı iştirak kazançları ile yurt dışı iştirak hisselerinin elden çıkarılmasından sağlanan kazançlar, 2018 yılına ilişkin verilecek yıllık gelir veya kurumlar vergisi beyannamelerinde gelire veya kurum kazancına dahil edilmek ve beyannamelerin ilgili satırında gösterilmek suretiyle vergiden istisna edilebilecektir.
    (2) Yurt dışında bulunan işyeri veya daimi temsilci aracılığıyla elde edilen şube kazançlarının, 31/10/2018 tarihine kadar elde edilen kısmı tespit edilecek ve bu kazanç, 2018 yılında geçici vergi dönemleri itibarıyla geçici vergi beyanına konu edilmiş olsa dahi, istisna hükmünün yürürlüğe girdiği tarihten 31/12/2018 tarihine kadar Türkiye’ye transfer edilmek şartıyla, 2018 yılına ilişkin verilecek yıllık gelir veya kurumlar vergisi beyannamelerinde gelire veya kurum kazancına dahil edilmek ve beyannamelerin ilgili satırında gösterilmek suretiyle istisnaya konu edilecektir.
    (3) Aynı şekilde kanuni ve iş merkezi Türkiye’de bulunmayan kurumların, istisna hükmünün yürürlüğe girdiği tarihten 31/12/2018 tarihine kadar gerçekleşen tasfiyelerinden doğan ve 31/12/2018 tarihine kadar Türkiye’ye transfer edilen kazançları da 2018 yılına ilişkin verilecek yıllık gelir veya kurumlar vergisi beyannamelerinde gelire veya kurum kazancına dahil edilmek ve beyannamelerin ilgili satırında gösterilmek suretiyle istisnaya konu edilecektir.
    (4) Özel hesap dönemine tabi olan mükellefler ise belirtilen tarihler arasında elde ettikleri söz konusu kazançlarını, hesap dönemlerine göre 2018 ve 2019 yıllarına ilişkin verilecek yıllık gelir veya kurumlar vergisi beyannamelerinde gelire veya kurum kazancına dahil etmek ve beyannamelerin ilgili satırında göstermek suretiyle istisnaya konu edebileceklerdir.
    (5) 1/1/2018 tarihinden önce elde edildiği halde kayıtlara intikal ettirilmeyen ve beyan dışı bırakılan iştirak kazançları, iştirak hisselerinin elden çıkarılmasından sağlanan kazançlar, yurt dışı şube kazançları ile bu tarihten önce elde edilen yurt dışında bulunan kurumların tasfiyesinden doğan kazançlar ile ilgili olarak bu istisna hükmünden yararlanılması mümkün bulunmamaktadır. Ancak, söz konusu kazançların 7143 sayılı Kanunun onuncu maddesinin on üçüncü fıkrasının (a) bendinde belirtilen hükümden yararlanarak Türkiye’ye getirilme imkanı bulunmaktadır.
    Tebliğ olunur.


    4 Temmuz 2018 Tarihli ve 30468 Sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren, ilgili Tebliği görüntülemek için tıklayınız.

    Türkiye Serbest Muhasebeci Mali Müşavirler ve Yeminli Mali Müşavirler Odaları Birliği Sürekli Mesleki Geliştirme Eğitimi Yönetmeliği

    23 Haziran 2018 CUMARTESİ

    Resmî Gazete

    Sayı : 30457

    YÖNETMELİK

    Türkiye Serbest Muhasebeci Mali Müşavirler ve Yeminli Mali Müşavirler Odaları Birliğinden:
    TÜRKİYE SERBEST MUHASEBECİ MALİ MÜŞAVİRLER VE YEMİNLİ MALİ
    MÜŞAVİRLER ODALARI BİRLİĞİ SÜREKLİ MESLEKİ
    GELİŞTİRME EĞİTİMİ YÖNETMELİĞİ

    BİRİNCİ BÖLÜM
    Genel Hükümler
    Amaç
    MADDE 1 – (1) Bu Yönetmeliğin amacı; Serbest Muhasebeci Mali Müşavir ve Yeminli Mali Müşavirlerin,  yaşam boyu öğrenme sürecini benimsemelerini, uzmanlık alanları, üst unvanlar ve yeni iş alanları için hazırlanmalarını, uygulama, mevzuat ve yöntem bilgilerinde yeterli ve yetkin olmalarını, müşterilerine ve diğer paydaşlara yüksek kaliteli hizmet sunmaları için mesleki yetkinliklerini artırmalarını ve geliştirmelerini sağlamak; sürekli mesleki gelişim fırsat ve kaynaklarına erişimlerini kolaylaştırmak; kamu çıkarının korunması ve kamu güveninin sağlanması için mesleki yeterliklerini geliştirmek ve korumak; mesleki standartlar ile etik kurallara uyumunu tesis ve teşvik etmek üzere gerçekleştirilecek katılımı zorunlu eğitim faaliyetlerini, bu faaliyetlerin gerçekleştirilme yöntemlerini, zorunlu eğitim faaliyetlerine katılmama halinde uygulanacak yaptırımları belirlemektir.
    Kapsam
    MADDE 2 – (1) Bu Yönetmelik hükümleri; Serbest Muhasebeci Mali Müşavir ve Yeminli Mali Müşavirlerin; çalışma yeri, çalışma şekli ve çalışma unvanı ne olursa olsun, tamamının, meslek ruhsatlarını edindikleri günden başlayarak, meslekle ilişiklerinin kesildiği güne kadar tabi olacakları geliştirme eğitimine ilişkin düzenlemeleri kapsar.  
    Dayanak
    MADDE 3 – (1) Bu Yönetmelik, 3568 sayılı Serbest Muhasebeci Mali Müşavirlik ve Yeminli Mali Müşavirlik Kanununun 44 üncü maddesi uyarınca hazırlanmıştır.
    Tanımlar
    MADDE 4 – (1) Bu Yönetmelikte geçen;
    a) Birlik: Türkiye Serbest Muhasebeci Mali Müşavirler ve Yeminli Mali Müşavirler Odalar Birliğini (TÜRMOB),
    b) Kanun: 3568 sayılı Serbest Muhasebeci Mali Müşavirlik ve Yeminli Mali Müşavirlik Kanununu,
    c) Mentor: Yanında staj yapılan meslek mensubunu,
    ç) Meslek Mensubu: Yeminli Mali Müşavir ve Serbest Muhasebeci Mali Müşavirleri,
    d) Mesleki Geliştirme Eğitimi: Meslek mensuplarının yeteneklerini geliştiren, koruyan ve yetkin bir şekilde görev yapmalarına olanak sağlayan; planlı, programlı, doğrulanabilir ve ölçülebilir öğrenme faaliyetlerini,
    e) Oda: Serbest muhasebeci mali müşavirler ve yeminli mali müşavirler odalarını,
    f) Serbest Muhasebeci Mali Müşavir: Kanunun 2 nci maddesinin (A) fıkrasında belirtilen işleri yapan ve 4 üncü maddesindeki genel şartlar ile 5 inci maddesindeki özel şartları taşıyan meslek mensuplarını,
    g) Sürekli Mesleki Geliştirme Eğitimi Merkezi (SMGM): Meslek mensuplarının mesleki yeterliliklerini ve yetkinliklerini geliştirmek amacıyla sürekli mesleki geliştirme eğitim faaliyetlerini planlayan, programlayan ve yürüten, yöneticileri TÜRMOB Yönetim Kurulu tarafından atanan merkezi,
    ğ) Temel Eğitim ve Staj Merkezi (TESMER): Eğitim ve staj programlarının hazırlanması, yürütülmesi ve denetlenmesi ile görevli, Birlik bünyesinde oluşturulan merkezi,
    h) Temel Eğitim ve Staj Merkezi (TESMER) Şubesi: Eğitim ve staj programlarının yürütülmesi ile görevli, Odalar bünyesinde oluşturulan şubeyi; bu şubelerin bulunmadığı yerlerde odayı,
    ı) TÜRMOB: Türkiye Serbest Muhasebeci Mali Müşavirler ve Yeminli Mali Müşavirler Odaları Birliğini,
    i) Yeminli Mali Müşavir: Kanunun 2 nci maddesinin (B) fıkrası ile 12 nci maddesinde belirtilen işleri yapan ve 4 üncü maddesindeki genel şartlar ile 9 uncu maddesindeki özel şartları taşıyan meslek mensuplarını,
    ifade eder.
    İKİNCİ BÖLÜM
    Sürekli Mesleki Geliştirme Eğitiminin Esasları
    Sürekli mesleki geliştirme eğitim programlarının amaçları
    MADDE 5 – (1) Sürekli Mesleki Geliştirme Eğitim Programlarının amaçları şunlardır:
    a) Meslek mensuplarının, müşterilerine ve diğer paydaşlara yüksek kaliteli hizmet sunmalarını sağlamak üzere sahip oldukları teknik bilgilerini ve mesleki yetkinliklerini artırmak, geliştirmelerini sağlamak,
    b) Meslek mensuplarının, uygulama, mevzuat ve yöntem bilgilerinde yetkin profesyoneller olmalarını sağlamak,
    c) Yeni tekniklerin uygulanması ve iktisadi gelişmelerin kavranması; yeni tekniklerinin uygulanmasının ve iktisadi gelişmelerin, müşteriler ile meslek mensuplarının çalışmaları üzerindeki etkilerinin değerlendirilerek, değişen sorumluluklar ve beklentilerin karşılanması için meslek mensuplarına yardımcı olmak,
    ç) Meslek mensuplarının, vermeyi üstlendikleri hizmetleri yerine getirmeleri için gerekli teknik bilgi ve mesleki becerilere sahip oldukları konusunda kamu güveni oluşturmak,
    d) Mesleki faaliyetin ifasında, kamu çıkarının her an gözetilmesi sağlanarak kamuya mal olmuş meslek statüsü oluşumunu sağlamak,
    e) Meslek mensupları arasındaki iletişim, ilişki, dayanışma ve koordinasyonu güçlendirmek,
    f) Mesleki çalışma standartları ile etik kurallara uyumu en üst düzeyde tesis ederek; disiplin olaylarını, anlaşmazlıkları ve şikâyetleri azaltmak,
    g) Meslek mensuplarında "Mensubiyet ve Aidiyet" duygularının geliştirilmesi, güdülenmesi ve meslek mensuplarının kişisel gelişimlerini sağlamak,
    ğ) Meslek mensuplarının; bilgi teknolojilerinin sağladığı olanaklardan yararlanmak suretiyle meslek etkinliklerinde yüksek verim ve kaliteye ulaşmalarını sağlamak,
    h) Meslek mensuplarının; ulusal ve uluslararası standartları bilmelerini, uygulamalarını yapabilmelerini ve standartlardaki değişimleri takip edebilmelerini sağlamak,
    ı) Meslek mensuplarının; bilgi teknolojileri ve yabancı dil konularında yetişmelerini sağlamak,
    i) Meslek mensuplarının; mesleki uzmanlık alanları, üst unvanlar ve yeni iş alanları için hazırlanmalarını sağlamak.
    Sürekli Mesleki Geliştirme Eğitimi Merkezi Yönetim Kurulu
    MADDE 6 – (1) Sürekli Mesleki Geliştirme Eğitimi Merkezi Yönetim Kurulu, Birlik Yönetim Kurulu tarafından seçilen beş üyeden oluşur.
    (2) Yönetim Kurulu ilk toplantısında kendi arasında Başkan, Başkan Yardımcısı, Sekreter ve Sayman seçer.
    (3) Yönetim Kurulu ayda en az 2 kez olağan toplantı yapar.
    (4) Yönetim Kurulu, aşağıdaki görevleri yapar ve Merkezi temsil eder:
    a) Sürekli Mesleki Geliştirme Eğitimi Merkezi (SMGM)'de görülecek hizmetlerin esaslarını belirlemek ve bu konulara ilişkin yönergeler hazırlamak,
    b) Sürekli Mesleki Geliştirme Eğitimi Merkezi (SMGM) hizmetlerinin aksamadan ve eksiksiz yürütülmesi için gerekli personel kadrosunu oluşturmak,
    c) SMGM eğitim politikalarını belirleyerek, uzun dönemli eğitim programlarının oluşturulmasına ilişkin genel ilke ve esasları kararlaştırmak,
    ç) SMGM eğitim programlarının oluşturulması ve uygulanmasıyla ilgili genel ilke ve esasları kararlaştırmak,
    d) SMGM eğitim faaliyetlerinin uygulanmasıyla ilgili usul ve esaslara ilişkin yönerge, genelge ve özelgelerhazırlamak, eğitim faaliyetlerini yürütmek, koordinasyonunu sağlamak ve faaliyetleri denetlemek.
    Sürekli Mesleki Geliştirme Merkezi Denetleme Kurulu
    MADDE 7 – (1) Sürekli Mesleki Geliştirme Merkezi Denetleme Kurulu, Birlik Denetleme Kurulu üyeleridir.
    Sürekli mesleki geliştirme eğitim programları
    MADDE 8 – (1) Sürekli mesleki geliştirme eğitim programlarına ilişkin sınıflandırma aşağıdaki gibidir:
    a) Mesleki ve Teknik Bilgilerin Korunması ve Geliştirilmesi Eğitim Programı,
    b) Yeni Teknikler ve İktisadi Gelişmelerin Kavranması, Değişen Sorumluluklar ve Meslekten Beklentiler Eğitim Programı,
    c) Kamu Güveni, Kamu Çıkarı, Kalite ve Mesleki Statü Geliştirme Eğitim Programı,
    ç) Mesleki Çalışma Standartları ve Etik İlkeler Eğitim Programı,
    d) Kişisel Gelişim, Aidiyet ve Moral Değerler Eğitim Programı,
    e) Ulusal ve Uluslararası Mesleki Standartlar Eğitim Programı,
    f) Bilgi Teknolojileri, Yabancı Dil ve Yeni İş Olanakları Eğitim Programı,
    g) Mevzuat Eğitim Programı,
    ğ) Muhasebe ve Finansal Raporlama Eğitim Programı,
    h) Denetim ve Güvence Standartları Eğitim Programı (yılda bir kez).
    Sürekli mesleki geliştirme eğitim programlarına katılım
    MADDE 9 – (1) Tüm meslek mensuplarının, meslek ruhsatlarını edindikleri yılı takip eden yılın ilk gününden başlayarak, meslekle ilişiklerinin kesildiği güne kadar sürekli mesleki geliştirme eğitim programlarına düzenli olarak katılımı zorunludur.
    Yaptırım
    MADDE 10 – (1) Sürekli mesleki geliştirme eğitim programlarına katılmayan meslek mensupları hakkında 31/10/2000 tarihli ve 24216 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Serbest Muhasebeci Mali Müşavirlik ve Yeminli Mali Müşavirlik Kanunu Disiplin Yönetmeliği hükümleri uygulanır.
    (2) Katılım zorunluluğu yerine getirilinceye kadar, çalışanlar listesine kayıtlı meslek mensuplarının büro tescil belgeleri vize edilmez, çalışanlar listesi kayıt ve faaliyet belgesi alma talepleri yerine getirilmez. Sürekli mesleki geliştirme eğitim programını tamamlamayan meslek mensupları stajyer mentorluğu yapamazlar.
    Sürekli mesleki geliştirme eğitim süreleri
    MADDE 11 – (1) Her meslek mensubunun yılda en az 30 saatlik ve her üç yılda en az 120 saatlik sürekli mesleki geliştirme eğitim programına katılması gereklidir. Üç yıllık dönemde 120 saatin üzerinde mesleki gelişim eğitimi alınması halinde, bu eğitimler izleyen üç yıla devredilmez.
    Sürekli mesleki geliştirme eğitiminde en az sürelerin yerine getirilmesi
    MADDE 12 – (1) Sürekli mesleki geliştirme eğitiminde en az sürelerin yerine getirilmesi konusunda aşağıdaki hususlar uygulanır:
    a) Uzaktan Eğitim: Meslek mensubu; SMGM tarafından planlanarak programlanmış, “Sürekli Mesleki Geliştirme Eğitim Programı”nın uzaktan eğitim yöntemi ile yürütülen kısmına; her yıl için en az 10 saat eğitim alacak şekilde katılır. Uzaktan eğitim faaliyeti TESMER tarafından gerçekleştirilir. Eğitime katılan meslek mensuplarının eğitimlere katılım ve eğitim konularını takip durumları merkezi olarak izlenir. Uzaktan eğitime katılan meslek mensubuna, eğitimin istenilen koşullarla gerçekleştirdiğine dair yine uzaktan eğitim sistemi kullanılarak belge verilir. Belgenin bir örneği eğitim sicil dosyasına konulmak üzere meslek mensubu tarafından kayıtlı olduğu Odaya ibraz edilir.
    b) Yüz Yüze Eğitim: Meslek mensubu; SMGM tarafından planlanarak programlanmış, “Sürekli Mesleki Geliştirme Eğitim Programı”nın yüz yüze eğitim yöntemi ile Odalarda (TESMER Şubelerinde) yürütülen kısmına; her yıl için en az 10 saat eğitim alacak şekilde katılır. Yüz yüze eğitim faaliyeti Odalar (TESMER Şubeleri) tarafından gerçekleştirilir. Eğitime katılan meslek mensuplarının, eğitime devam durumu, SMGM tarafından dijital ortamda merkezi sistemle izlenir. Meslek mensupları eğitim salonlarına giriş ve çıkışlarında kendilerinde bulunan manyetik tanıtım kartlarını okutarak, eğitim izleme sistemine bilgi aktarılmasını sağlarlar. Odalar (TESMER Şubeleri) yüz yüze eğitime katılan meslek mensubuna, eğitimin istenilen koşullarla gerçekleştirdiğine dair belge verir ve belgenin bir örneği meslek mensubunun eğitim sicil dosyasına konulur. Meslek mensubunun kayıtlı olduğu Oda ya da bu ildeki TESMER şubelerinin yüz yüze eğitimleri gerçekleştirememesi ya da yeterince gerçekleştirememesi halinde, o ile en yakın oda ya da TESMER Şubesinin gerçekleştireceği faaliyetlere katılım sağlanır. Makul gerekçelerle, bunun da olanaklı olmaması halinde TESMER uzaktan eğitim faaliyetleri ile asgari eğitim saatinin tamamlanmasını sağlar. TESMER Şubeleri ya da Odalar; her yılın Kasım ayında, bir sonraki yıla ilişkin gerçekleştirmeyi planladıkları, sürekli mesleki geliştirme eğitim programı çerçevesinde gerçekleştirecekleri etkinlikleri SMGM’ye duyurur.
    c) Sürekli Mesleki Geliştirme Eğitim Kapsamında Değerlendirilecek Diğer Faaliyetler: Meslek mensubu; 13 üncü maddede belirtilen faaliyetlere her yılda en az 10 saat katılır.
    (2) Meslek mensubu; her üç yılda, en az 120 saatlik sürekli mesleki geliştirme eğitim programına katılma zorunluluğunu; birinci fıkranın (a), (b) ve (c) bentlerinde belirtilen en az süreleri tamamladıktan sonra  13 üncü maddede belirtilen faaliyetler ile yerine getirir.
    Sürekli mesleki geliştirme eğitimi kapsamında değerlendirilecek diğer faaliyetler
    MADDE 13 – (1) 8 inci maddede belirtilen programlar çerçevesinde gerçekleşen ve aşağıda sayılan faaliyetler, SMGM tarafından belirlenecek esaslar çerçevesinde mesleki eğitim ve sürekli mesleki eğitim programları kapsamında değerlendirilir:
    a) SMGM’ye akretide olmuş kurum ya da kuruluşlar tarafından gerçekleştirilecek kurs, konferans, seminer, sempozyum, araştırma çalışmaları vb. etkinliklere katılım,
    b) Akredite olmuş meslek ile ilgili teknik komitelere ve komisyonlara katılım ve görev alma,
    c) Konferans, sempozyum vs. etkinliklere konuşmacı olarak katılma ya da bildiri sunma, toplantı moderatörlüğü.
    (2) Bu faaliyetlere katılan meslek mensuplarının, eğitime devam durumu, SMGM tarafından dijital ortamda merkezi sistemle izlenir. Meslek mensupları eğitim salonlarına giriş ve çıkışlarında kendilerinde bulunan manyetik tanıtım kartlarını okutarak, eğitim izleme sistemine bilgi aktarılmasını sağlarlar.
    (3) Manyetik tanıtım kartlarının okutulmasının olanaklı olmadığı faaliyetler için odaya ya da TESMER Şubelerine beyan formu ile bildirimde bulunulur ve katılım belgelerle doğrulanır.
    Sürekli mesleki geliştirme eğitim sicili
    MADDE 14 – (1) Odalar, eğitim etkinliklerine katılan meslek mensupları için eğitim sicili oluştururlar. Eğitim sicilinde yer alan bilgiler, SMGM yetki verilmiş görevliler tarafından aktarılır. Meslek mensubunun odalar arası nakil yapması halinde, eğitim sicili nakil gittiği odaya gönderilir.
    (2) SMGM bünyesinde de bilgisayar ortamında eğitim sicili oluşturulur. Bu sicil, meslek mensuplarının eğitim faaliyetlerine katılımını dijital ortamda izleyecek şekilde yapılandırılır.
    Sürekli mesleki geliştirme eğitim sertifikası
    MADDE 15 – (1) Sürekli Mesleki Geliştirme Eğitimine tabi meslek mensuplarına, her bir üç yıllık eğitim süreci için, ilk yılın tamamlanmasından itibaren kayıtlı oldukları oda tarafından "Eğitim Sertifikası" verilir.
    (2) Eğitim sertifikaları SMGM tarafından numara içerecek şekilde hazırlanır ve zimmet evrakı karşılığı Odalara gönderilir.
    (3) Eğitim sertifikasında meslek mensubunun katılım sağladığı eğitim kredi saati SMGM tarafından her yıl için ayrı ayrı belirtilir ve ilgili yıl Oda tarafından vize edilir.
    (4) Sürekli Mesleki Geliştirme Eğitim Sertifikasının, meslek ruhsatı ile birlikte işyerlerinin görülebilecek yerlerinde asılı bulundurulması zorunludur.

    ÜÇÜNCÜ BÖLÜM
    Sürekli Mesleki Geliştirme Eğitiminin Yürütülmesi
    Odalar ve TESMER Şubelerince yürütülecek programlarda eğitmenler
    MADDE 16 – (1) Bu Yönetmelik kapsamında odalar ya da TESMER Şubeleri tarafından yürütülecek eğitim programları, “Tesmer Eğitici (Formatör) Eğitimi Yönergesi”nde belirtilen eğiticiler tarafından bu yönergede belirtilen esaslar çerçevesinde yürütülür.
    Eğitim sorumluları
    MADDE 17 – (1) Eğitim faaliyetleri ile ilgili esasların tespiti, planlama, programlama, koordinasyon, denetleme ve danışmanlık hizmetlerinin yerine getirilmesinden sorumlu birimler SMGM'dir.
    (2) TESMER Şubeleri: TESMER ve Oda yönetim kurulunun gözetim ve denetiminde, TESMER Şubeleri ve Oda bünyesinde yürütülen eğitim faaliyetlerinden sorumludur.
    (3) SMMM ve YMM Odaları: TESMER Şubesi bulunmayan İl ve Bölge Odalarında eğitim faaliyetleri Oda Yönetim Kurullarının sorumluluğunda yürütülür.
    Eğitimin faaliyetlerinin planlanması
    MADDE 18 – (1) SMGM tarafından belirlenen eğitim politikaları ve eğitim programlarının oluşturulması ve uygulanmasıyla ilgili genel ilke ve esaslar göz önünde bulundurmak suretiyle; TESMER, TESMER Şubeleri ve Odalarda bir takvim yılı içinde uygulanacak eğitim programlarının planı hazırlanır.
    Eğitimin faaliyetlerinin yürütülmesine ilişkin faaliyetler
    MADDE 19 – (1) Eğitim programlarının uygulanması aşamasında aşağıdaki işlemler yürütülür:
    a) Eğitim programı, bu programa katılan meslek mensupları ve eğiticilere yeter sayıda çoğaltılır ve bunlara gönderilir.
    b) Dershane veya yoklama çizelgeleri, anket formları, bilgi formları, eğitim sertifikaları, çoğaltılmış ders notları, kanun, yönetmelik ve ilgili mevzuat eğitim araç ve gereçleri temin edilir ve eğitime hazır hale getirilir.
    c) Eğitim görevlilerince ders planları yapılır.
    ç) Eğitim sicili ve eğitim istatistiklerinde kullanılmak üzere, kursiyer bilgi formunun doldurulması sağlanır.
    d) Eğitim görevlileri ile ilgili bilgi formunun doldurulması sağlanır.
    e) Program sonunda kursiyerler veya katılımcılara verilecek "Sürekli Eğitim Sertifikası" hazırlanır.
    f) Programın değerlendirilmesi amacıyla kursiyer veya katılımcılara anket formları dağıtılır ve anket formlarının değerlendirilmesi yapılır.
    Sürekli mesleki geliştirme eğitimi kapsamında değerlendirilecek diğer faaliyetlere ilişkin esaslar
    MADDE 20 – (1) Meslek mensubunun katılım sağlamış olduğu; seminer, panel, sempozyum, konferans, araştırma ve inceleme görevleri ile yabancı dil ve bilgisayar kursları gibi faaliyetlerin sürekli mesleki geliştirme eğitim kapsamında değerlendirilebilmesi için bu faaliyetlerin SMGM’ye akredite olmuş kurum ya da kuruluşlar tarafından yürütülmüş olması gereklidir. Akreditasyona ilişkin esaslar SMGM tarafından belirlenir ve duyurulur.
    Akreditasyon
    MADDE 21 – (1) Sürekli mesleki geliştirme eğitiminde kabul edilecek kurs, konferans, seminer, sempozyum, araştırma çalışmalarını SMGM tarafından akredite edilmesi şarttır. Yukarıda sayılan faaliyetleri gerçekleştiren kurum ya da kuruluşlar ile mesleki ilgili teknik komiteler ve komisyonlarında akredite edilmesi şarttır. Akredite işlemi SMGM Akreditasyon Komitesi tarafından gerçekleştirilir. SMGM Akreditasyon Komitesi, 2 SMGM Yönetim Kurulu Üyesi, TESMER Temsilcisi ve SMGM Yönetim Kurulu tarafından atanmış meslekte tanınmış 2 meslek mensubu ve/veya akademisyenden oluşur. Akreditasyon kriterleri, Akreditasyon Komitesi tarafından belirlenir ve SMGM Yönetim Kurulunun onayına sunulur.

    DÖRDÜNCÜ BÖLÜM
    Sürekli Mesleki Geliştirme Merkezinin Mali Kaynakları

    Merkezin mali kaynakları
    MADDE 22 – (1) Sürekli Mesleki Geliştirme Merkezinin mali kaynakları, Birlik bütçesi içinde yer alır.
    (2) Sürekli Mesleki Geliştirme Merkezinin kaynakları şunlardır:
    a) Birlik bütçesinden ayrılacak fon,
    b) SMGM'nin faaliyetleri dolayısı ile sağladığı gelirler,
    c) Özel ve kamu kuruluşlarından SMGM'ye yapılan bağış ve yardımlar,
    ç) Çeşitli fonlardan SMGM'ye yapılan aktarmalar,
    d) Diğer çeşitli gelirler.
    Merkezin giderleri
    MADDE 23 – (1) Sürekli Mesleki Geliştirme Merkezinin giderleri şunlardır:
    a) Sürekli Mesleki Geliştirme Merkezi ya da Oda veya şubelerdeki eğitim amaçlı yatırım ve demirbaş giderleri,
    b) Görsel ya da basılı eğitim materyali hazırlama ve buna ilişkin yatırım giderleri,
    c) Personel giderleri,
    ç) Yol ve seyahat giderleri,
    d) Huzur hakları.

    BEŞİNCİ BÖLÜM
    Çeşitli ve Son Hükümler

    Faaliyette bulunmayanların durumu
    MADDE 24 – (1) Faaliyette bulunmayan meslek mensupları Oda ve SMGM'ne başvurup, Sürekli Mesleki Gelişme Eğitimi almak istemediklerini beyan edebilirler. Bu kapsamdaki meslek mensupları faal olmak istemeleri durumunda işe başlamadan önce 60 saat teorik eğitim almak zorundadır. Bu, eğitimi izleyen yıl başlayacak Sürekli Mesleki Gelişme Eğitimi süresinden mahsup edilmez.
    GEÇİCİ MADDE 1 – (1) 3568 sayılı Kanunda 5786 sayılı Kanunla yapılan düzenleme çerçevesinde; Serbest Muhasebeci unvanı ile çalışmaya devam edenler de bu Yönetmelikte belirtilmiş gerekleri yerine getirirler.
    Yürürlük
    MADDE 25 – (1) Bu Yönetmelik yayımı tarihinde yürürlüğe girer.
    Yürütme
    MADDE 26 – (1) Bu Yönetmelik hükümleri TÜRMOB Yönetim Kurulu tarafından yürütülür.


    23 Haziran 2018 tarihli ve 30457 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Türkiye Serbest Muhasebeci Mali Müşavirler ve Yeminli Mali Müşavirler Odaları Birliği Sürekli Mesleki Geliştirme Eğitimi Yönetmeliği'ni görüntülemek için tıklayınız


    2018/Mayıs Ayına Ait Aylık Prim ve Hizmet Belgeleri ile Muhtasar ve Prim Hizmet Beyannameleri Verime Süresi 26 Haziran 2018 Tarihine Uzatılmıştır.

    Aylık Prim ve Hizmet Belgeleri ile Muhtasar ve Prim Hizmet Beyannamelerinin Verilme Süresinin Uzatılması

    22.06.2018

    Bilindiği üzere 2018/Mayıs ayına ilişkin Aylık Prim ve Hizmet Belgeleri ile Amasya,  Bartın,  Çankırı ve Kırşehir illeri için 23/6/2018 günü sonuna kadar verilmesi gereken Muhtasar ve Prim Hizmet Beyannamesinin verilme son süresi 23/6/2018 tarihi ve bu tarihin de hafta sonu tatiline denk gelmesi nedeniyle 25/6/2018 tarihi olmakla birlikte; yaşanabilecek aksaklıklar öngörülerek, söz konusu belgelerin verilme süresi 26/6/2018 Salı günü sonuna kadar uzatılmıştır.

    Bu tarihe (26/6/2018) kadar verilen 2018/Mayıs ayına ait Aylık Prim ve Hizmet Belgeleri ile Muhtasar ve Prim Hizmet Beyannameleri yasal süresi içinde verilmiş sayılacaktır.

    Kamuoyuna Saygıyla Duyurulur

    4447 Sayılı Kanunun Geçici 19 uncu Maddesinde Yer Alan Prim Desteğine İlişkin (İlave istihdam ile ilgili )2018/22 Sayılı SGK Genelgesi

    4447 Sayılı Kanunun geçici 19 uncu maddesinde yer alan prim desteğine ilişkin (İlave istihdam ile ilgili ) 2018/22 Sayılı SGK Genelgesini aşağıdaki DOSYALAR bölümünden görüntüleyebilirsiniz.

    Mali Tatil 3-20 Temmuz 2018 Tarihleri Arasında Uygulanacaktır.

    5604 sayılı Mali Tatil İhdas Edilmesi Hakkında Kanun hükümlerine göre meslek mensuplarına ve yükümlülere kolaylıklar getiren “Mali Tatil”uygulaması, bu yıl 3 Temmuz 2018 günü başlayıp 20 Temmuz 2018 Cuma günü sona erecektir.

    2018 yılı için

    • Beyan süresi 3-20 Temmuz 2018 tarihleri arasında olan vergilereilişkin beyannamelerin verilme süresi 27 Temmuz 2018 Cuma bu beyannamelere göre tahakkuk eden vergilerin ödeme süresi 30 Temmuz 2018 Pazartesi günü,

    • Beyan süresinin son günü 20 Temmuz 2018 gününü izleyen tarihten itibaren beşinci günü mesai saati bitimine kadar olan vergilere ilişkin beyannamelerin verilme süresi 25 Temmuz 2018 Çarşamba, bu beyannamelere göre tahakkuk eden vergilerin ödeme süresi 26 Temmuz 2018 Perşembe günü mesai saati bitimi olacaktır. 

    Özel tüketim vergisi, banka ve sigorta muameleleri vergisi, özel iletişim vergisi, şans oyunları vergisi ile gümrük idareleri, il özel idareleri ve belediyeler tarafından tarh ve/veya tahsil edilen vergi, resim ve harçlarla ilgili olarak malî tatil düzenlemeleri uygulanmamaktadır.

    İlgili TÜRMOB Mevzuat Sirkülerini (2018/106) görüntülemek için tıklayınız.

    Bu durumda 21-25 Temmuz 2018 tarihleri arasında verilmesi gereken temel bazı beyannamelere ilişkin beyan ve ödeme süreleri aşağıdaki gibi olmaktadır.


    GVK Mükerrer Madde 121 Kapsamında
    Mahsuben İade Başvurularının Alınmaya Başlaması Hakkında Duyuru;

    193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun “Vergiye Uyumlu Mükelleflere Vergi İndirimi” başlıklı Mükerrer Madde 121 kapsamında Gelir ve Kurumlar vergisi mükelleflerinin mahsuben iade işlemlerinin yapılabilmesi için Gelir / Kurumlar Vergisi İade Talep Dilekçesi (1 A) ve Gelir/Kurumlar Vergisi İade Talebi Girişi (GEKSİS) ekranlarında gerekli değişiklikler yapılarak Başkanlığımızın https://intvrg.gib.gov.tr adresindeki İnternet Vergi Dairesi ekranlarında mükelleflerin kullanımına açılmıştır. 21.06.2018


    Kaynak : https://ebeyanname.gib.gov.tr/index.html

    Vergiye uyumlu mükelleflerin %5'lik Vergi iade alacaklarının mahsubu hakkındaki GİB duyurusunu aşağıdaki DOSYALAR bölümünden görüntüleyebilirsiniz.

    2017 Yılına Ait Yevmiye Defterleri Kapanış Tasdiklerinin 29 Haziran 2018 Tarihine Kadar Noterlere Yaptırılması Gerekmektedir.

    YEVMİYE DEFTERLERİNİN

    KAPANIŞ TASDİKLERİ

    Türk Ticaret Kanunu’na göre 2017 yılında fiziki ortamda tutulan yevmiye defterlerinin, 29 Haziran 2018’e kadar notere ibraz edilip son kaydın altına noterce "Görülmüştür" ibaresi yazılarak mühür ve imza ile onaylanması gerekmektedir. 

    Ticari defterlerin elektronik ortamda tutulması hâlinde defterlerin açılışlarında ve yevmiye defteri ile yönetim kurulu karar defterinin kapanışında noter onayı aranmamaktadır. 

    Türk Ticaret Kanunu’nda, ticari defterlerin açılış veya kapanış onaylarını noterde zamanında yaptırmayanlara 2018 yılı için 6.190 TL idari para cezası öngörülmüştür

    İlgili TÜRMOB Mevzuat Sirkülerini (2018/108) görüntülemek için tıklayınız.

    Ocak - Eylül 2018 Ayları Arasında Uygulanacak 100 TL lik SGK Prim Desteğine İlişkin BKK

    Ocak - Eylül 2018 ayları arasında uygulanacak 100 TL'lik SGK Prim desteğine ilişkin 2018/11668 Sayılı Bakanlar Kurulu Kararı 20 Haziran 2018 tarihli ve 30454 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girmiştir.

    İlgili Bakanlar Kurulu Kararı'nı görüntülemek için tıklayınız.

    İlgili TÜRMOB Mevzuat Sirkülerini (2018/107) görüntülemek için tıklayınız.




    Basit Usule Tabi Mükelleflerden Alınan Muhasebe Ücretleri Hk.

    Birlik Yönetim Kurulu’nun 24/05/2018 tarihli ve 51 sayılı kararı ile 2018 yılı Asgari Ücret Tarifesinin Tablo II-3 “Diğer Beyannameler” bölümünün C/d “Yıllık E-Beyannameler” bölümünde yer alan ücretin (aylık 28 TL) basit usul mükellefleri de kapsadığı görülmüş,dolayısıyla uygulanacak asgari ücretin buna göre belirlenmesi gerektiği kararı verilmiştir.

    TÜRMOB Başkanlığı'nın 08.06.2018 tarih ve 4159 Sayılı Basit usule tabi mükelleflerden alınan muhasebe ücretleri hk. yazısını aşağıdaki DOSYALAR bölümünden görüntüleyebilirsiniz.

    Teknoloji Geliştirme Bölgeleri Kanununda ve AR-GE Faaliyetlerinde Değişiklik Yapan 16 Sıra Nolu Kurumlar Vergisi Genel Tebliği

    12 Haziran 2018 Tarihli ve 30449 Sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren, Teknoloji Geliştirme Bölgeleri Kanununda ve AR-GE faaliyetlerinde değişiklik yapan 16 Sıra Nolu Kurumlar Vergisi Genel Tebliği'ni görüntülemek için tıklayınız.

    7103 Sayılı Kanunun Uygulanmasıyla İlgili 303 Seri Nolu Gelir Vergisi Genel Tebliği

    - İhtiyaç fazlası elektrik enerjisinin satışında vergi muafiyeti

    - Kadın hizmet erbabına sağlanan yardımlarda vergi muaafiyeti

    - Hizmet erbabına ödenen tazminatların vergilendirmesi ve istisnası

    - İlave asgari geçim indirimi ilavesi 

    11 Haziran 2018 Tarihli ve 30448 Sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7103 Sayılı Kanunun uygulanmasıyla ilgili 303 Seri Nolu Gelir Vergisi Genel Tebliğini görüntülemek için tıklayınız.